TekTengriAllah

13.8K posts

TekTengriAllah banner
TekTengriAllah

TekTengriAllah

@tekTengriAllah

- MuslimTurk: Sakha Yakut Sibir Hakas Tuva Altay Başkurt Sincan Uygur Ötüken Baykal Issık Çoyr Bugut - Atatürkçü karşıtı değilim Kemalist karşıtıyım!

Sakha (Yakutistan) Turkiye Katılım Eylül 2013
1.3K Takip Edilen558 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
M. Kamal'ı, ilke ve inkılaplarını ilahlaştıranlar olduğu gibi, şeyhini, üstadını, hoca efendisini ve yazdıkları kitapları, mezhebini, Rasulullah'ın soyunu, kendi ırkını, yaşadığı ülkenin toprağını, ekolünü, vakfını, partisini ilahlaştıranlar da sürüsüyle mevcut bu ülkede.
Türkçe
2
1
11
3.6K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@TurkOrthodox Türk Ortodokslar kadar bile olamadınız lan Kemalist putperest kefere sürüsü.
Türkçe
0
0
1
14
Türk Ortodoks Topluluğu
Türk Ortodoks Topluluğu@TurkOrthodox·
Türk Ortodoks Topluluğu olarak, İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutlar; birlik, beraberlik ve esenlik içinde nice bayramlar dileriz. Tanrı'nın sevgisi ve bereketi hepimizle olsun. 🙏🏻🇹🇷
Türk Ortodoks Topluluğu tweet media
Türkçe
70
191
3.4K
31.3K
Hin Avibi
Hin Avibi@hinavibimiz·
Hiçbir ateist dini inkar edemez.
Türkçe
12
2
73
5.1K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@serbestiyetweb Utanmadan kabeye gelmiş münafık sürüsü, Hz Ali'nin kabrini tavaf edin putperest kefere sürüsü.
Türkçe
0
0
1
40
serbestiyet
serbestiyet@serbestiyetweb·
İranlı kadın hacı adayları, Arafe günü Mekke’de İsrail ve ABD karşıtı sloganlar attı, Ayetullah Hamaney’i andı. 🔺Hac sırasında siyasi sloganın yasak olduğu Suudi Arabistan’da yetkililer İranlı hacı adaylarına müdahale etmedi.
Türkçe
5
14
115
19.2K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@betulsoysalb İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gidecekler.
Türkçe
0
0
0
30
Betül SOYSAL BOZDOĞAN 🇹🇷
ŞULE: SENİN HİKÂYEN Mevzu; TRT’nin dijital platformu olan Tabii’nin Yazar Şule Yüksel Şenler’in hayatını konu alan ‘Şule; Senin Hikayen’ dizisini yayınlamasıyla başladı. Bir avuç marjinal, bir avuç kafatasçı zihniyet mensubu yine düşmanlıklarını kustu. Ve kurumsal hesaplar da dahil hepsi meydan okudu. “Hain” dediler, ‘düşman’ ilan ettiler, yine çirkinleştiler, yine kin kustular. Bakınız! Bu klikle mücadelemiz yeni değil. Bence hiç bitmeyecek de! ✍🏻 tmd.yt/u9ci8
Türkçe
28
31
108
4.5K
tabii
tabii@tabiiresmi·
Şule Senin Hikâyen 💚
tabii tweet media
Türkçe
1K
188
1.6K
8.2M
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@tulaygokcimen 'Her kim benim adıma yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlasın' Buhari, ilim 38, cenaiz 33. Siz ne utanmazsınız ya, herkes uydurma hadis yazmış ama hala paylaşımı kaldırmıyorsunuz. Gerçi Muhammed Aleyhisselamın sözünü dinlemeyen münafıklar bizi hiç dinlemez.
Türkçe
0
0
0
12
Tülay Gökçimen
Tülay Gökçimen@tulaygokcimen·
“Ey Hatice bana kim inanır?”
Türkçe
102
1.1K
8.3K
93.5K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@malikejder 'Her kim benim adıma yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlasın' Buhari, ilim 38, cenaiz 33. Malik kanka sen ne utanmaz adamsın la, olum uydurma diyoruz kaynak olarak Yenişafak gazetesi veriyorsun. Gerçi Muhammed Aleyhisselamın sözünü dinlemeyen bizi hiç dinlemez.
Türkçe
0
0
0
75
Malik Ejder
Malik Ejder@malikejder·
610: "Ya Hatice, bana kim inanacak?? " 2026: ⬇️
Malik Ejder tweet media
Türkçe
135
509
6.5K
395.8K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@alp031903 @tabiiresmi İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
11
alpƴ
alpƴ@alp031903·
@tabiiresmi bu dizide oynayan arkadaşlar umarım sonra millî bayramlarda atatürk paylaşma gafletinde bulunmazlar. omurgaları vardır umarım.
Türkçe
8
62
5.7K
68.1K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@Sahib_kiran_ @tabiiresmi İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
1
0
0
28
Sâhib-kırân
Sâhib-kırân@Sahib_kiran_·
@tabiiresmi Abdullah öcalanın da hikayesini çok merak ediyoruz. Orevlatları serisi yapıyorsunuz anlaşılan lawrence ve öcalanı da bekliyoruz 🙏
Türkçe
4
32
1.8K
25.4K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@AzizRuh_1881 @tabiiresmi İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
2
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@mujercombativaa İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
7
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@issamzahreddin1 İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
14
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@ucaktakiatheist İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
10
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@TarihteOan İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
5
Tarihte O An
Tarihte O An@TarihteOan·
Türkiye'nin ilk akademisyeni, bilim insanı Bahriye Üçok.
Tarihte O An tweet media
Türkçe
41
253
3.5K
1.3M
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@vilanelle_ İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
11
DeepTechTR 🇹🇷
DeepTechTR 🇹🇷@DeepTechTR·
🚨 Google Antigravity'nin hızı ve kavrayışı inanılmaz! Google Cloud ve Codex'e karşı müthiş bir rakip. Sadece fikrinizi söyleyin... ve dosyalar arasındaki ilişkileri anlayarak, test ederek, düzelterek ve sanki arka planda çalışan bir ekip gibi tamamlayarak eksiksiz bir proje sunuyor. Geçişlerin mantığını anlıyor... Ve Google'ın programlarının entegrasyonunu hayal edin... Beni en çok etkileyen şey inanılmaz hızı oldu! Doğrudan bağlantı 👇🏻 antigravity.google Daha fazlası için beni takip edin @DeepTechTR<
Türkçe
1
2
28
2.1K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@meryem_e_meltem İslamın görünen yüzü olduğu için başörtüsünden bu kadar rahatsız oluyorlar. Kemalist kefere sürüsü, İslam düşmanlığında hindistan ve İsrail ile yarışıyor. Aynı cehenneme gideceksiniz :)
Türkçe
0
0
0
5
Έλεανα Meltem (✿◠‿◠)
Sahte bir Azize : Şule Sinema, kitleleri peşinden sürükleyen muazzam bir sanat dalı olduğu kadar, egemen güçlerin elinde geçmişi yeniden yazma ve toplumsal hafızayı bulandırma amacıyla kullanılan güçlü bir propaganda aracına da dönüşebilir. Bunun son ve en somut örneklerinden biri, TRT TV filmleri projesi kapsamında izleyiciye sunulan ve Şule Yüksel Şenler’in hayatını konu alan "Şule" filmidir. Ekrandan taşan hüzünlü müzikler, ustaca ayarlanmış ışık oyunları ve baştan sona mağduriyet üzerine kurulan sinematik dil, izleyiciye bir "özgürlük havarisi" ve "çilekeş bir kahraman" portresi sunmayı hedefler. Ancak bu yapımın arkasındaki ideolojik ambalajı soyduğumuzda, karşımıza sanatsal bir biyografi değil, gerçekleri çarpıtan profesyonel bir propaganda aygıtı çıkar. Film, sinema literatüründe "hagiografi" yani azizlerin hayat hikayesini kutsayarak anlatma formülüyle inşa edilmiştir. Hikayede Şenler; her türlü haksızlığa uğrayan, sadece fikri ve inancı yüzünden acı çeken, naif ve barışçıl bir figür olarak karikatürize edilir. Bu kurguyu yapabilmek için sinematik bir kurnazlığa başvurulmuş ve karakterin tarihsel gerçeklikteki ajitatif, ayrıştırıcı ve toplumsal barışı zedeleyen sert söylemleri tamamen sansürlenmiştir. Oysa sinema tarihi, gerçekleri bu denli ayıklayan yapımların kalıcı olamadığını ve er ya da geç estetik bir fukaralığa mahkum olduğunu gösterir. Filmde karakterler siyah ve beyaz olarak ikiye bölünmüştür: Cumhuriyet değerlerini savunan modern insanlar adeta birer karikatür "kötü" olarak resmedilirken, Şule ve çevresi hatasız birer "melek" gibi yansıtılır. Sanatsal derinlikten yoksun, sadece kendi kitlesini konsolide etmeyi amaçlayan bu yapım, 90’ların militarist "Milli Sinema" akımının yüksek bütçeli ve cilalanmış bir devamından başka bir şey değildir. Görsel illüzyonu bir kenara bırakıp sosyolojik ve tarihsel belgelere baktığımızda ise filmin yaratmaya çalıştığı bu sahte kimlik hızla un ufak olur. Şule Yüksel Şenler, iddia edildiği gibi bireysel bir hak ve özgürlük savunucusu değil, Türkiye’nin modernleşme hamlelerine, Cumhuriyet’in getirdiği aydınlanmaya ve en başta aydınlık, modern Türk kadınına karşı adeta savaş açmış radikal bir figürdür. 1960’lı ve 70’li yıllarda gazete köşelerinden ve Anadolu’yu karış karış gezerek verdiği konferans kürsülerinden savurduğu nefret dili, dönemin arşivlerinde tüm çıplaklığıyla durmaktadır. Kendisi gibi yaşamayan, sokağa çıkan, okuyan, modayı takip eden ve saçını boyatan çağdaş Türk kadınlarını doğrudan "ahlaksızlıkla", "yozlaşmışlıkla" ve hatta açıkça "fahişelikle" itham edecek kadar ileri giden bir üslubun sahibidir. Bugün onu bir "kadın hareketi öncüsü" gibi pazarlamaya çalışan yandaş anlatının aksine, Şenler’in sosyolojik misyonu kadını kamusal alandan, üretimden ve eğitimden koparıp dört duvar arasına, mutfağa ve mutlak bir biat kültürüne hapsetme projesidir. Onun savunduğu model kadının özgürleşmesi değil, dini dogmaların ve erkek egemenliğinin altında yeniden köleleştirilmesidir. Bu kadın düşmanlığı ve toplumsal ayrıştırma misyonunun hemen arkasında ise onun asıl ideolojik temeli, yani radikal Cumhuriyet ve Atatürk karşıtlığı yatmaktadır. Sipariş yapımlarda bu boyut bilinçli bir biçimde unutturulmak istenmiştir, çünkü onun harf devriminden kılık kıyafete, laiklikten ulus devlet kimliğine kadar Cumhuriyet’in kurucu felsefesine duyduğu derin öfkeyi ortaya koymak, "özgürlükçü aktivist" yalanını tamamen çökertecektir. Şenler, Türkiye’nin modern ve laik bir ulus devlet olarak inşa edilmesini hiçbir zaman sindirememiş, ömrünü bu yapıyı geriye sarmaya adamıştır. Cumhuriyet’in ilanını bir "kopuş", modernleşme hamlelerini ise "batı taklitçiliği" olarak nitelendiren bu zihniyet, seküler eğitim sistemini hedef alarak cehaleti kutsamıştır. Kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanmasını bir ilerleme değil, "kültürel bir yozlaşma" olarak görmüştür. Bu karşıtlığın en somut ve hukuksal vesikası ise doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun mirasına yönelik saldırgan tutumudur. Yazılarında sergilediği bu tavır, o dönemde "Atatürk’e hakaret" suçlamasıyla yargılanmasına ve hapis cezası almasına yol açmıştır. Bugün yandaş medya onun hapis yattığı dönemi büyük bir mağduriyet hikayesi gibi pazarlasa da, gerçek mağduriyet, bir ülkenin kurtarıcısına ve kurucu liderine karşı sistemli bir şekilde nefret kusulmasıdır. Onun aldığı cezalar, inançlarından dolayı değil, bu ülkenin ortak değerlerine ve kurucu iradesine yönelik açık saldırganlığının doğrudan bir sonucudur. Arkasında iddia edildiği gibi yalnız ve çaresiz bir kadın da yoktur, Şenler, o dönemin anti komünist dalgasından beslenen, toplumu kutuplaştırarak siyasi rant elde etmeye çalışan aşırı sağ organizasyonların (örneğin Komünizmle Mücadele Derneklerinin) vitrin projesi olarak parlatılmıştır. Bu filmi göklere çıkaranların, geçmişi temize çekmeye çalışan yandaşların asla cevap veremeyeceği ve tarih karşısında köşeye sıkışacağı mutlak hakikat de işte bu tarihsel arşivlerde gizlidir. Özgürlük mücadelesi, sadece kendi inandığı yaşam tarzına alan açmak ve kendisinden olmayan milyonlarca kadına en ağır hakaretleri kusarak onları şeytanlaştırmak olamaz. Cumhuriyet ve Atatürk sayesinde özgürce yazabilen, yayın yapabilen bir kadının, kendisine bu alanı açan rejime ve onun liderine düşmanlık beslemesi, tarihsel bir nankörlük ve ideolojik bir körlüktür. Şenler’in mücadelesi, ezilenlerin özgürlük mücadelesi değil; Cumhuriyet’in aydınlığına, aklın ve bilimin rehberliğine karşı karanlığın ve bağnazlığın rövanş arayışıdır. Sonuç olarak, karşımızda nesnel bir yakın tarih anlatısı veya sanatsal bir değer bulunmuyor. Geçmişin karanlık, ayrıştırıcı ve saldırgan bir figürünü "mağduriyet" zırhıyla kaplayıp bugünün siyasi konjonktürüne meze etmeye çalışan, aynı zamanda Atatürk’e karşı ömür boyu yürütülmüş bir düşmanlığı sinematik bir estetikle aklamaya yeltenen bir illüzyon var. Ancak Cumhuriyet’in yetiştirdiği rasyonel akıl için bu propaganda hamlesi hükümsüzdür. Tarih, sinema ekranlarında dökülen sahte gözyaşlarını değil; bu ülkenin modern ve onurlu kadınlarına edilmiş o iğrenç hakaretleri, yazılan o karanlık satırları ve toplumu bölen o radikal zihniyeti kaydetmiştir. Ekrandaki yalanlar, Cumhuriyet’in sarsılmaz gerçeği ve Atatürk’ün ölümsüz mirası karşısında her zaman yenilmeye mahkumdur. @meryem_e_meltem
Έλεανα Meltem (✿◠‿◠) tweet media
Türkçe
51
98
354
7.4K
TekTengriAllah
TekTengriAllah@tekTengriAllah·
@CharlAikaterine What the hell is a Canadian nationalist? There’s no such thing as a ‘Canadian nation’, you daft woman. You know nothing about Turkish history.
English
0
0
0
54
🍁
🍁@CharlAikaterine·
If Canada is an illegitimate 'colonial project,' then so is Turkey. The Ottomans took the region only 44 years before the first part of Canada (Newfoundland) was claimed by the Kingdom of England, and Turkey is the successor state to the Ottomans. Better yet, Canada's colonizers never stole any infrastructure, unlike the Ottomans, who did with the Hagia Sophia, a sacred and monumental Byzantine Christian cathedral built in 537 CE by Emperor Justinian I. This Church was one of the greatest engineering and architectural achievements of the ancient world: a massive dome, an innovative design, and the center of Eastern Orthodox Christianity for nearly 1,000 years. The only reason Turkey has its ancient, grand vibe today is because the Ottomans seized, preserved, and repurposed what the Christian Byzantines and earlier Romans and Greeks had built, most famously converting Hagia Sophia and countless churches into mosques, while reducing the original Christian population to second-class dhimmi status, subjecting them to restrictions, special taxes, and periodic persecution, and eventually driving most of them out altogether. In contrast, in the region now Canada, the British and French settlers encountered no comparable infrastructure. No cathedrals, no stone cities, no aqueducts, no large-scale administrative buildings, no writing systems, no wheeled vehicles, no iron metallurgy, and so on. We cleared forests, built farms, towns, roads, ports, railways, and institutions from scratch on a landscape with low population density (only ~200,000 Indigenous people in the entire region) and pre-state-level tribal societies. The Indigenous people were not treated by the settlers as the dhimmi were treated by the Ottomans. Instead, they were granted exclusive reserves where White settlement was legally prohibited, treaty rights, and a distinct legal status designed to protect them from full demographic absorption by the settler majority. The exclusive demonization of the British and French settlers of Canada, and of the British in other parts of the Anglosphere, speaks volumes about what makes a country's claim valid in the eyes of the world. Those conquerors who are abusive, merciless, without compassion, devoid of merit in producing the fruits of civilization, and so on, are idealized, and their claims are considered legitimate, while those who dare to take the opposite path are heretically condemned as 'original sinners' by their own States. The Turks do not apologize for the Conquest of Istanbul (May 29, 1453). Each anniversary, they celebrate the fall of the Byzantines with official events, mehter bands, parades, fireworks, official speeches, and national Islamic pride, framing it as a glorious achievement for their people.
🍁 tweet media
English
329
331
1.4K
166.9K