theaei24
571 posts

theaei24 retweetledi
theaei24 retweetledi

Bu aralar yoğunluktan çok az okuyabiliyorum. Ama uzuun bir tatile, istediğim gibi okuyabileceğim sayılı günler kaldı. Şu aralar merak ettiğim bir kitaba daha nihayet başladım ve çook güzel gidiyor.

Goodreads@goodreads
It's Friday! What are you reading this weekend?
Türkçe

@burcuu_unlu @pinhankitap Çok güzel kitabı özetlemişsiniz. Okumak isteyen için güzel bir fikir oluşturuyor.
Türkçe

Dürüst olayım, bu kitabı okurken birkaç kez Rousseau’ya dönüp “İyi misin gerçekten?” diye sormak istedim. :) Çünkü burada karşımızda yalnızca bir filozof yok; kendi hakkında açılmış görünmez bir mahkemede hem sanık, hem tanık, hem savcı, hem de avukat olan bir adam var. Ve bütün bunları büyük bir kırgınlık, paranoya ve haklılık hissi arasında gidip gelerek anlatıyor.
Rousseau’yu çoğu kişi “Toplum Sözleşmesi” ya da “İtiraflar” ile bilir. Fakat Jean-Jacques’in Yargıcı Rousseau, onun zihinsel ve duygusal anlamda belki de en kırılgan, en savunmasız döneminin ürünü. Kitap, adından da anlaşılacağı gibi bir “yargılama” metni. Ama burada ilginç olan şu: Rousseau kendisini doğrudan anlatmıyor. Bunun yerine kurduğu diyaloglarda “Rousseau”yu üçüncü bir kişi gibi masaya yatırıyor. Bir anlamda kendi kendisini dışarıdan incelemeye çalışıyor. İnsan kendi hakkında dedikoduyu kendisi yapar mı? Rousseau yapıyor. 😂
Kitabın merkezinde “iftira” var. Daha doğrusu Rousseau’nun, çevresi tarafından sistemli biçimde karalandığına, yanlış anlaşıldığına ve toplum dışına itildiğine dair güçlü inancı. Onun gözünde insanlar yalnızca onu eleştirmiyor; bilinçli biçimde karakterini bozuyor, onu “canavarlaştırıyor.” Bu yüzden kitap, bir savunma metni gibi ilerliyor. Ama klasik anlamda bir savunma değil bu. Daha çok, kırılmış bir insanın dünyaya dönüp “Ben gerçekten anlatıldığı kişi miyim?” diye sorması gibi.
Rousseau bazen çok haklı geliyor, bazen de korkutucu derecede takıntılı. Kitabı okurken sürekli ikilemde kalıyorsunuz. Bu adam gerçekten büyük bir iftira kampanyasının mağduru muydu, yoksa yalnızlığın ve güvensizliğin içinde herkesi düşman görmeye mi başlamıştı?
Bir yandan da çok tuhaf biçimde bugüne ait bir metin bu. Çünkü sosyal medyada linç edilen, yanlış anlaşıldığını düşünen, bir cümlesi üzerinden karakteri yeniden yazılan insanları düşününce Rousseau’nun öfkesi bir anda çok tanıdık geliyor. Sanki iki yüz elli yıl öncesinden “Hakkımda konuşuyorlar ama beni dinlemiyorlar” diye bağırıyor. Bu açıdan kitap, yalnızca bir filozofun kişisel hesaplaşması değil; toplumun insanı nasıl kurban seçtiğine dair de oldukça sert bir metin.
Kitabın en etkileyici taraflarından biri, dürüstlük kavramını ele alış biçimiydi. Rousseau kendisini savunurken aslında sürekli “Bir insan hakkında anlatılan şey mi gerçektir, yoksa insanın kendi vicdanında bildiği şey mi?” sorusunu soruyordu sanki. Çok zor bir soru bu. Çünkü hepimiz bir noktada başkalarının bizi gördüğü kişiyle, kendimizi bildiğimiz kişi arasında sıkışmıyor muyuz?
Benim için bu kitap, Rousseau’nun filozof kimliğinden çok insan tarafını açtı. Kibirli, kırgın, hassas, zaman zaman yorucu ama bir o kadar da savunmasız bir adam gördüm. Büyük fikirlerin arkasındaki yalnız insanı.
Herkese önerir miyim? Açıkçası hayır. Ama Rousseau’nun zihnine biraz daha yaklaşmak, bir insanın kendisini dünyaya karşı nasıl savunduğunu görmek istiyorsanız; bu kitap epey sarsıcı bir deneyim olabilir. Özellikle de yanlış anlaşılmanın ne kadar ağır bir şey olduğunu hayatınızda bir kez bile yaşamışsanız.

Türkçe
theaei24 retweetledi
theaei24 retweetledi
theaei24 retweetledi

"Demek ki insan için, içimizdeki akıl ve düşünme gücü olarak bulunan şeyden başka çaba harcamaya değer tanrısal ya da bizi mutlu kılacak hiçbir şey yoktur." Syf. 59
#kitap #book #Aristotle #Aristoteles

Türkçe

"Mükemmel yaşam, felsefe yaparak felsefi bilgi edinenler için vardır." Syf. 49
#kitap #book #Aristotle #Aristoteles

Türkçe

"Zira ruhun bilen kısmı, kendi başına ya da diğer kısımlarla birlikte, ruhun geri kalan kısmından daha değerlidir, ve onun mükemmelliği, bilmedir." Syf. 41
#kitap #book #Aristotle #Aristoteles

Türkçe

"Düşünmenin ya da ruhumuzun düşünen yanının değerli işinin, gerçekliğin araştırılmasından başkası olduğunu söylemem, çünkü gerçekliğin araştırılması zaten aslen bu ruh kısmının işidir." Syf. 40
#kitap #book #Aristotle #Aristoteles

Türkçe
theaei24 retweetledi

"Bu yüzden tüm diğer şeyleri, insanın kendi içinde de var bulunan iyi şey için yapmak gerekir; bunlardan bedensel şeyleri, ruhsal şeyler için, erdemi ise düşünmek için yapmalıdır, zira düşünmek, en yüce şeydir." Syf. 18
#kitap #book #Aristoteles #Aristotle

Türkçe












