Baris
6.5K posts

Baris
@traderbrs
♐️⚛️📚🎬🎶⚽️💲👨🏻💻👨🏻🎓🦅 🎈 | 😎 memento mori, memento vivere | 🙏bagimsizlik benim karakterimdir | 🇹🇷
Katılım Ağustos 2025
254 Takip Edilen73 Takipçiler

Baris retweetledi
Baris retweetledi

Eine der grössten Herausforderungen für intelligente Menschen besteht darin, das Ausmass an Dummheit zu begreifen, von dem sie umgeben sind.
Sie meisten Menschen sind unabhängig von ihrem Bildungsgrad so unfassbar dumm sind, dass man sie als geistig behindert betrachten muss.
Wenn man das einmal begriffen hat, verliert die Demokratie viel von ihrem Zauber.
Deutsch
Baris retweetledi

“Türklerin Araplaşmasının nedeni Osmanlı’dır. Bu süreç sarayda başladı.
Kendisi Arap olan Ebussuud Efendi ile bu süreç başladı.
Memlükler Mısır’da olmasına rağmen Araplaşmadı, ancak Osmanlı Araplaştı.
Araplaşmanın faturası Türklere çok ağır oldu; bilimden uzaklaştılar, geriye gittiler.”
— Prof. Dr. Ahmet Taşağıl
Türkçe

Bir adamın paylaşımı:
"2 yıldır sevdiğim kadınla evlenmek için yola çıktık ama kız evi hazırlık sürecini resmen bir ticarete döktü. İmkanlarım dahilinde her şeyin en iyisini yapmaya çalıştım; evi tuttum, mobilyaları aldım. Ama istekleri asla bitmedi.
Gelinlik için en lüks moda evi, takı listesinde kilolarca altın, ‘olmazsa olmaz’ diye direttikleri gereksiz çeyiz masrafları derken iş çığırından çıktı.
Son damla düğüne bir hafta kala; nişanlım ‘Ablama 300 gram altın takıldı ben 350 gram istiyorum altta kalamam’ dedi.
O an anladım ki sevilmiyorum, sadece bir ‘finans kaynağı’ olarak görülüyorum. Sabrım taştı, yapılan bu şımarıklıklara ve hadsiz isteklere daha fazla dayanamadım.
Evi de, eşyaları da, düğünü de olduğu gibi bıraktım ve her şeyi bitirdim. Nişanlım şimdi pişmanım diyor ama o günkü o hırslı gözlerini unutamıyorum.
Sizece bu kadar masraf ve altın istemek normal mi? Sırf bu gereksiz istekler yüzünden yuvayı dağıttım haklı mıyım? Yoksa sevgi her şeyin üstünde mi olmalıydı?"

Türkçe

12 KEZ REDDEDİLDİ AMA DÜNYAYI DEĞİŞTİRDİ
Bir kadın düşün.
Hayatının en güçlü döneminde değil. Tam tersine, dağılmış bir dönemden geçiyor. Annesini kaybetmiş. Evliliği bitme noktasına gelmiş. Küçük çocuğuyla birlikte hayata yeniden tutunmaya çalışıyor. Parası yok, düzeni yok, önünü net görebildiği bir gelecek yok.
Ama elinde bir şey var.
Aklından çıkmayan bir fikir.
Bir çocuk.
Bir büyücü.
Ve gideceği bir okul.
Bu fikir ona 1990 yılında geciken bir tren yolculuğunda geliyor. Sonra oturup yazmaya başlıyor. Kafelerde, çocuğu bebek arabasında uyurken, sayfalarca yazıyor. Alkış yok. Garanti yok. Kimsenin ona “devam et” dediği bir hayat yok. Sadece içinde susmayan bir hikaye var.
İlk kitabı bitirmesi yıllar sürüyor.
Sonra onu yayınevlerine göndermeye başlıyor.
Bir kez reddediliyor.
Sonra bir kez daha.
Sonra yine.
Toplam 12 kez.
Birçok insan burada kendisiyle ilgili karar verirdi. “Demek ki ben yeterince iyi değilim” derdi. “Demek ki bu iş olmayacak” derdi. O ise bunu yapmıyor. Hayatının en zor dönemlerinden birinde, elindeki tek şey bu hikayeymiş gibi yazmaya devam ediyor.
Sonunda Bloomsbury dosyayı kabul ediyor.
İlk kitap 1997’de yayımlanıyor.
O kadın J.K. Rowling’ti.
O yüzden reddedilmekten utanma. İlk seferde olmadı diye kendin hakkında nihai hüküm verme. Çünkü bazen hayat seni başarısız olduğuna ikna etmeye çalışmıyor. Sadece ne kadar dayanıklı olduğunu test ediyor.
Eğer J.K. Rowling bir gün oturup “Ben galiba başarısız biriyim” diye karar verseydi, dünya Harry Potter’la hiç tanışmayacaktı.
Türkçe
Baris retweetledi
Baris retweetledi
Baris retweetledi
Baris retweetledi
Baris retweetledi
Baris retweetledi

Bunu kendine sakla. Hayatta iş değişir, insanlar değişir, hatta aşk bile yeniden gelebilir. Ama sen bir kere harcanan zamanını geri alamazsın. Yanlış yerde, yanlış insanlarla geçirilen her gün, sessizce senden bir parça götürür.
Bazen en zor karar, gitmektir. Ama kalbin artık nefes almıyorsa, orada kalmak kendine haksızlıktır. Gerekirse her şeye yeniden başla… çünkü bu hayat sana aynı anları bir daha geri getirmez....
Türkçe
Baris retweetledi
















