Üzeyir İlbak

2.8K posts

Üzeyir İlbak banner
Üzeyir İlbak

Üzeyir İlbak

@uilbak

Dil ve Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Türkiye Katılım Ağustos 2011
560 Takip Edilen668 Takipçiler
Üzeyir İlbak
Üzeyir İlbak@uilbak·
@turankislakci Zeki Çıkman, bir hekim. Kitabı okudum. Menkıbe ve anlatı ötesi bir değeri yok. Maalesef Necip Fazıl, bir Erzurum ziyaretinde bu hekimden duyduğu zanlarla Hamidillah hakkında zanda bulunmuş.
Türkçe
0
0
0
51
Turan Kışlakçı
Turan Kışlakçı@turankislakci·
Zamanın gürültüsüne karışmadan yaşayan, sessizliği ilme dönüştüren ender simalardandı Dr. Muhammed Hamidullah. Çağımızın büyük mütefekkirlerinden biri olarak Türkiye’de ve Fransa’da ders verdi; talebe yetiştirdi, metinler bıraktı, iz sürdü. Onun hayatı, akademik bir kariyerden çok, uzun ve sabırlı bir tefekkür yolculuğunu andırır. İslam tarihini, tozlu raflardan çıkarıp yaşayan bir hafızaya dönüştüren bu müstesna âlim, 1994 yılında kendisine takdim edilen Kral Faysal Ödülü’nü reddederken, çağımıza ağır gelen bir cümle kurmuştu: “Ben yazdıklarımı yalnızca Allah rızası için yazdım; dinimi bana bozmayın.” Bu cümle, bir reddiyeden çok, modern zamanlara karşı söylenmiş bir ahlâk beyannamesiydi. Fransız vatandaşlığı teklif edildiğinde de aynı sükûnetle geri çevirdi. Haydarabadlı kimliğini bir aidiyet nişanı gibi taşıdı; onunla yetindi, onunla iftihar etti. Fransa’da geçirdiği yarım asır boyunca, sessiz ama derin bir tesir bıraktı; onun vesilesiyle kırk bini aşkın insan İslam’la tanıştı. Bu, hiçbir istatistiğin hakkını veremeyeceği bir irşad hâlidir. Yirmi iki dili konuşurdu; son öğrendiği dil, seksen dört yaşında söktüğü Tayca idi. Hiç evlenmedi. Zira o, hayatını ilimle kurmuştu; kalemle bir yuva, kitaplarla bir nesil inşa etmişti. Dört yüz elliyi aşkın kitap, dokuz yüzü geçen makale… Her biri, uzun bir suskunluğun kelimeye bürünmüş hâliydi. İlmî makamının erişilmezliğine rağmen, gündelik hayatın en sade işlerinde talebeleriyle yan yana durmaktan geri durmazdı. Fransa yollarında, bir sofradan sonra bulaşıkları öğrencileriyle birlikte yıkayan o büyük âlim, ilmin kibirle değil, tevazu ile taşındığını hatırlatırdı. Pakistan Cumhurbaşkanı Muhammed Ziyaülhak tarafından, siyer alanındaki çalışmaları sebebiyle kendisine verilen en yüksek nişanı kabul ettiğinde bile, ödülün maddî karşılığını dünyaya emanet etti. Bir milyon rupiyi İslamabad’daki İslami Araştırmalar Enstitüsü’ne bağışlarken sorduğu soru, hâlâ vicdanları rahatsız eder: “Bu fani dünyada ödülü kabul edersem, baki âlemde bana ne kalır?” 1908 yılında Güney Hindistan’ın Haydarabad şehrinde doğdu. Kökleri Kureyş’e uzanan ailesi, tarihin sert rüzgârlarıyla Hicaz’dan Basra’ya, oradan Hindistan’a savrulmuştu. Bu uzun göç, sanki onun kaderini de çizmişti: Doğunun hafızasını Batı’nın diliyle konuşmak… 1934’te Sorbonne Üniversitesi’ne girdi. “Nebevî Dönem ve Raşid Halifeler Döneminde İslam Diplomasisi” başlıklı teziyle ikinci doktorasını aldı. Bu çalışma, daha sonra Arapça olarak yayımlanan ve İslam siyaset düşüncesinin temel metinlerinden biri hâline gelen Nebevî Dönem ve Raşid Halifeler Dönemine Ait Siyasi Belgeler adlı eserinin çekirdeği oldu. Kur’an-ı Kerim’i Fransızcaya tercüme etmekle şereflendirildi. Bununla da yetinmedi; Berlin’de ulaştığı Hemmâm bin Münebbih’in Sahifesi üzerinden, hadislerin Hz. Peygamber döneminde yazıya geçirildiğini ilmî delillerle ortaya koydu. Bu sahife, Ebû Hüreyre’nin Resûlullah’tan yazdığı hadisleri ihtiva eder; yazılı sünnetin bize ulaşan en eski tanığıdır. Berlin’de bulunan nüshayı, Şam’daki Zâhiriyye Kütüphanesi’ndeki ikinci nüshayla karşılaştırdı; titiz bir mukaddimeyle hadislerin erken dönemde yazıldığını ispat etti. Böylece, hadislerin hicrî üçüncü asırdan önce yazılmadığı yönündeki iddiaları ilmin sükûnetiyle boşa çıkardı. Tahric ettiği 138 hadis, daha sonra birçok dile tercüme edildi. Hamidullah, vefatından iki yıl öncesine kadar yazmaya devam etti. Hayatının son demlerini Amerika’da, yeğeninin kızının yanında geçirdi. 2002 yılında, doksan dört yıllık bir ömrün ardından, ardında ağır bir sessizlik ve derin bir iz bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Onun ardından söylenecek en doğru cümle belki de şudur: Bazı insanlar yaşarken değil, sustuklarında büyürler. Yüce Allah, Muhammed Hamidullah’a rahmet eylesin….
Turan Kışlakçı tweet media
Türkçe
37
127
455
19.1K
Üzeyir İlbak retweetledi
Mustafa ERİM
Mustafa ERİM@mustafaerimm·
Kazım Sekili kardeşimiz vefat etti.2011 yılındaTDED vesilesi ile yollarımız kesişti.Osmancık’ta yaşıyordu ama aynı şehirdeymişiz gibi yakınlığını hissettiriyordu.Davasının dertlisiydi. Okuyan,inandığını yaşayan,dünya için üzülmeyen biriydi. Allah rahmet etsin.Mekanı cennet olsun
Mustafa ERİM tweet mediaMustafa ERİM tweet mediaMustafa ERİM tweet media
Türkçe
0
3
12
667
Üzeyir İlbak retweetledi
Yeni Şafak
Yeni Şafak@yenisafak·
Kudüs’le olmayı gönüllerine, dillerine, kalemlerine yerleştiren ve bunu Kudüs’le ilgili bir çalışmayla teyit eden herkesi Özel Hocamızın şahsında tebrik ediyorum. 🖊 @OmerLekesiz ysafak.com/4722908/p/x
Türkçe
0
6
27
4.2K
Üzeyir İlbak retweetledi
Davut GÜL
Davut GÜL@gul_davut·
Bir kamu yöneticisi olarak görev yaptığım süre içerisinde siyasi tartışmalara girmemeye azami özen gösterdim - göstermekteyim. Ancak Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın “Devlet yetmiyor, kurumlar çöktü, izin versinler okulları temizleyeceğiz.” şeklindeki açıklamaları, siyasi polemikten ziyade devletimizi ve devletimizin kurumlarını acz içinde gösterme amacı taşıdığını değerlendirdiğim için bu açıklamayı yapma gereği hissettim. İstanbul’umuzda toplam 3.963 ilk ve orta dereceli okul bulunuyor. Bu okullarımızda çeşitli statülerde toplam 18.465 temizlik personeli görev yapmaktadır. Bu personelin tüm özlük hakları, kamu kaynaklarından karşılanmaktadır. Temizlik yapmak istiyorlarsa, pislikten geçilmeyen arka sokaklardan başlayabilirler. Çok paraları varsa, yıllardır ödemedikleri borçlarını ödeyebilirler. Kendi asli işlerini yaptıktan sonra diğer kamu hizmetlerine ya da öğrencilerimize destek vermek isterlerse bir protokol dahilinde tamamına destek de olabilirler. Ama 3.963 okuldan 5 tanesine temizlik personeli desteği, 3 milyon öğrenciden 250 tanesine yemek desteği vererek sosyal medya belediyeciliğiyle laf cambazlığı yapmalarına ve binlerce emekçinin ortaya koyduğu hizmeti karalamalarına müsade etmeyeceğiz.
Türkçe
0
5.6K
18.8K
2.5M
Üzeyir İlbak retweetledi
Muharrem KÖSE
Muharrem KÖSE@muharremkose33·
YÜREĞİMDESİN FİLİSTİN Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği olarak, değerli müdürümüz Mehmet Akyol'a: Üniversite öğrencilerinin Filistin'e destek konulu deneme yazılarının değerlendirilmesi sürecinde verdiği emeğe teşekkür ederiz. @akyolmehmet @erdemekrem @mustafaerimm
Muharrem KÖSE tweet mediaMuharrem KÖSE tweet mediaMuharrem KÖSE tweet media
Türkçe
0
3
14
487
Üzeyir İlbak retweetledi
Muharrem KÖSE
Muharrem KÖSE@muharremkose33·
MERSİN'DE KÜLTÜR EDEBİYAT... Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Mersin şubesi olarak, bu rengarenk bahar gününden; şehrimize güzellik katacak istişaremiz sonrası değerli bir hatıra... @erdemekrem @mustafaerimm
Muharrem KÖSE tweet media
Türkçe
0
3
18
464
Üzeyir İlbak retweetledi
Muharrem KÖSE
Muharrem KÖSE@muharremkose33·
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Mersin Şubesi olarak; sayın valimizi @ahpehlivan53 ziyaretimizde üniversite öğrencilerinin katıldığı Yüreğimdesin Filistin konulu deneme yarışması hakkında bilgi verdik. 15 Mayıs'taki ödül töreni davetiyemizi takdim ettik. @mustafaerimm
Muharrem KÖSE tweet mediaMuharrem KÖSE tweet media
Türkçe
0
3
17
655
Üzeyir İlbak retweetledi
Ali Şükrü Çoruk
Ali Şükrü Çoruk@alisukrucoruk·
Necip Fazıl'dan Gaziantep Lisesi öğrencisi Sezai Karakoç'un mektubuna cevap: "Cevabın gecikmesi mektubunuzun fazla sevilmesinden oldu..." (Büyük Doğu, 15 Temmuz 1949)
Ali Şükrü Çoruk tweet mediaAli Şükrü Çoruk tweet media
Türkçe
1
11
113
8.2K
Üzeyir İlbak retweetledi
Celâl Fedai
Celâl Fedai@CelaliFedai·
Türkiye kritik eşikte: Uçaktan otomobile pek çok mühendislik hamlesini başaran Türkiye maalesef bu başarıların ne anlama geldiğini halkına anlatamıyor. Çünkü mühendislik hamlelere kültürel hamleler eşlik edemedi. "Kültür irade planı" ise hâlâ ortada yok. mucerret.com/yazarlar/turki…
Türkçe
0
22
66
2.1K