İbr Kar
400 posts


@ThePenguinBTC Peki böyle bir senaryo karşısında çinin senaryoları nasıl olacak? Japonyanın durumuna düşmemek için ne gibi çözümler üretebilir?
Türkçe

TRUMP NEDEN KASITLI OLARAK KAOS ÇIKARTIYOR?
Kimse Trump'ın ne yaptığını anlamıyor. "Deli" diyorlar. "Kontrolden çıkmış" diyorlar. "Her gün yeni bir kriz" diyorlar.
Ben Trump'ın son 90 gündeki her hareketini tek tek analiz ettim. Her tehdidi, her hamleyi, her açıklamayı inceledim.
Bir şey gördüm: Bu kaos değil. Hesap var. Matematik var. Tarih var. Ve 40 yıl önce Japonya'ya uygulanan stratejinin aynısı şimdi Çin için uygulanıyor olabilir.
Dikkatli okuyun çünkü önce size Trump'ın son 3 ayda neler yaptığını göstereceğim.
TRUMP'IN SON 90 GÜNDEKİ HAREKETLERİ
-Venezuela lideri Maduro yakalandı.
-Küba'ya tehdit.
-Kolombiya'ya tehdit.
-Meksika'ya tehdit.
-Rus gemileri/tankerleri ele geçirildi.
-Grönland ilhak teklifi/tehdidi.
-Kanada'ya iki ayrı tehdit. Önce %25 gümrük vergisi, sonra %100'e çıkardı.
-BRICS ülkelerine %100 gümrük vergisi tehdidi.
-Avrupa Birliği'ne %10 gümrük vergisi uygulandı.
-Kredi kartı şirketlerine tehdit.
-Kurumsal ev alıcılarına tehdit.
-JP Morgan ve CEO'su Jamie Dimon'a dava açıldı.
-Jerome Powell hakkında soruşturma başlatıldı.
-Powell'a "ahmak" dedi.
-Suriye/Nijerya hava saldırıları.
-66 uluslararası örgütten çekilme.
-İran'a 3.5 aydır tehdit ediyor ama girmiyor.
Mahkeme Trump'ın gümrük tarifelerini hukuka aykırı bulup iptal etti. Trump "bizi engelleyemeyecekler" dedi. Önce %10 küresel gümrük vergisi uyguladı. Ardından %15'e çıkardı.
BİR ŞEY DİKKATİNİZİ ÇEKTİ Mİ?
Sürekli kaos. Sürekli belirsizlik. Sürekli tehdit. Her gün yeni bir hamle.
Normalde bu hareketlerden sadece bir tanesi bile piyasaları sarsardı. Ekonomiye zarar verirdi. Yatırımcılar korkardı.
Ama Trump hepsini aynı anda yapıyor. Ve dolar zayıflıyor.
Tesadüf mü?
Trump doları kasıtlı olarak zayıflatıyor. Sürekli belirsizlik yaratarak. Sürekli kaos çıkararak. Yatırımcıları korkutarak.
Neden? İşte asıl konu burada.
AMA ÖNCE 1985 JAPONYA HİKAYESİNİ ANLATMALIYIM
1985'te Amerika'nın Japonya'ya ne yaptığını anlamazsanız Trump'ın şimdi ne yaptığını anlayamazsınız. Çünkü aynı strateji tekrarlanıyor olabilir.
1980'lerin başında Japonya Amerika için varoluşsal bir tehdit haline gelmişti.
Toyota Amerikan otomotiv endüstrisini yok ediyordu. Otomotiv fabrikaları birer birer kapanıyordu.
Sony, Canon, Panasonic elektronik pazarını tamamen ele geçirmişti. Amerikan şirketleri rekabet edemiyordu. Japon bankaları dünyanın en büyükleri haline gelmişti. 1985'te dünyanın en büyük 10 bankasının 8'i Japon bankasıydı.
Amerika'nın ticaret açığı $150 milyara ulaşmıştı. Kongre çok öfkeliydi. Senatörler "Japonya'ya %50 gümrük vergisi koyalım, ticaret savaşı başlatalım" diye bağırıyordu.
Reagan yönetimi farklı bir plan uyguladı. Ve bu plan Japonya'yı 40 yıllığına bitirdi.
22 Eylül 1985, Plaza Hotel, New York. 5 ülke toplandı: Amerika, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere.
Reagan yönetimi masaya çok net bir teklif koydu: "Dolar şu an çok güçlü ve bizim ihracatımız çöküyor. Koordineli müdahale yapacağız ve doları %50 zayıflatacağız."
Japonya'ya mesaj çok açıktı: "Ya bu anlaşmayı kabul edersin ya da Kongre %50 gümrük vergisi koyar ve tam ticaret savaşı başlar. Seç."
Japonya köşeye sıkışmıştı. Kabul etti.
Plaza Anlaşması imzalandıktan sonra 5 ülkenin merkez bankası aynı anda koordineli şekilde dolar sattı. Yen, Mark, Frank aldı. Piyasalara müdahale ettiler.
Sonuç yıkıcı oldu.
24 ay içinde Japon Yeni %100 değer kazandı. Japon ürünleri Amerikan pazarında aniden 2 kat pahalandı.
Toyota, Sony, Canon, Honda, Panasonic hepsi aynı kaderi paylaştı. Satışlar çöktü.
Japon ihracatı 3 yılda %43 düştü. 1985'te $175 milyar ihracat yapıyorlardı. 1988'de $100 milyara düştü.
Toyota, Sony, Honda zarar etmeye başladı. Fabrikalar kapandı. İşten çıkarmalar başladı. Japon ekonomisi çökmeye başladı.
Japonya Merkez Bankası panik yaptı. İhracat bitmiş, işsizlik artıyor, ekonomi daralıyordu. İki seçenekleri vardı: Ya faiz düşüreceklerdi ya da ekonominin çökmesine izin vereceklerdi.
Faizi agresif şekilde indirmeye başladılar:
1985: %5 faiz
1990: %2.5 faiz
1995: %0.5 faiz
2000: %0.1 faiz
2016: -%0.1 faiz (negatif faiz!)
30 yıl boyunca sıfır faiz politikası uyguladılar ama ekonomi hiç büyümedi.
Düşük faizle birlikte Japonya Merkez Bankası trilyonlarca yen bastı. "Ekonomiyi canlandıracağız" dediler. Ama basılan para üretim ekonomisine gitmedi. Varlık balonuna gitti.
1986-1989 arası Tokyo'da emlak fiyatları inanılmaz yükseldi. Tokyo'daki arazi değeri tüm California eyaletinden daha değerli hale geldi.
Japon borsası 10,000'den 38,900'e çıktı.
1990'da balon patladı. Nikkei %82 düştü. 13 yıl süren bir çöküş başladı.
Balon patladıktan sonra Japonya deflasyon tuzağına düştü.
Fiyatlar düşmeye başladı:
1991: %3 enflasyon
1995: %0 enflasyon
1999: -%1 deflasyon
2009: -%2 derin deflasyon
Deflasyon neden bu kadar kötü?
Çünkü insanlar "fiyatlar düşüyor, bekleyelim" dedi ve tüketimi erteledi. Şirketler satış yapamadı, kâr edemedi, işten çıkarmalar başladı. İşsizlik arttı, insanlar daha az harcadı, fiyatlar daha fazla düştü. Kısır döngü 20 yıl sürdü.
Ve en kötüsü: Carry trade başladı.
Japonya'da faiz %0.1, Amerika'da faiz %5 olunca yatırımcılar şunu yaptı:
1. Japonya'dan yen borç aldılar
2. Yeni dolara çevirdiler
3. Amerikan tahvili aldılar
4. Yıl sonunda tahvili sattılar
5. Japonya'ya yen borcu ödediler
6. Risksiz kâr elde ettiler
Goldman Sachs yaptı. Morgan Stanley yaptı. Tüm hedge fonlar bu yöntemi kullandı.
Japonya'nın parası 30 yıl boyunca dünya tarafından bedava kullanıldı. Sermaye sürekli dışarı çıktı. Ekonomi büyümedi.
Japonya faizi 2026'da hâlâ %0.75 civarında. Carry trade hâlâ devam ediyor. 40 yıl geçti. Japonya hâlâ toparlanamadı.
ŞİMDİ AYNI SENARYO ÇİN İÇİN UYGULANIYOR OLABİLİR Mİ?
Çin bugün Amerika için Japonya'nın 1985'teki konumunda.
Enerji üretiminde Amerika'nın 2 katı fazla üretiyor. Dünya üretiminin %28'ini Çin yapıyor, Amerika %16. 2030 yılına kadar bu oranın %45'e çıkması bekleniyor.
Teknolojide: BYD elektrikli araçta Tesla'yı geçti. 5G'de dünya lideri. Yapay zekada Amerika'ya hızla yaklaşıyor. Robot üretiminde önde.
Analistler söylüyor: 10 yıl içinde Çin dünyanın 1 numarası olacak. Amerikan hegemonyası bitecek.
Amerika bunu engellemek zorunda. Ya şimdi durdurur ya hiç durduramaz.
1985'te Japonya'yı Plaza Anlaşması ile durdurdu. 40 yıl kaybettirdi.
2026'da Çin'i aynı stratejiyle durdurabilir mi?
Amerika'nın şu an iki varoluşsal krizi var. İkisi de çözülmezse Amerika batar.
Kriz 1: Borç. $39 trilyon. Faiz ödemesi yılda $1 trilyon. Toplanan her 4 dolar vergiden 1 doları sadece eski borcun faizine gidiyor. 2026'da $10 trilyon borç yenilenecek. Sürdürülemez.
Kriz 2: Çin yükselişi. 10 yıl içinde Çin dünyanın 1 numarası olacak. Amerikan hegemonyası bitecek.
Trump'ın çözümü: Zayıf dolar stratejisi. Bu iki krizi birden çözebilir.
Nasıl?
Dolar %50 zayıflarsa kağıtta $39 trilyon borç aynı kalır ama gerçek değeri yarıya iner. Basit matematik. Borç eridi.
Aynı anda yuan güçlenir. Çin ürünleri pahalanır. İhracat zayıflar. Çin'in yükselişi durur.
Bir taş iki kuş.
TRUMP NEDEN SÜREKLİ KAOS YARATIYOR? İŞTE ASIL SEBEP
Normal bir lider istikrar yaratır. Piyasaları sakinleştirir. Belirsizliği azaltır.
Trump tam tersini yapıyor. Kasıtlı olarak kaos yaratıyor. Sürekli belirsizlik üretiyor. Her gün yeni bir tehdit. Yeni bir hamle.
Neden?
Çünkü kaos ve belirsizlik yatırımcıları dolardan kaçırıyor. Piyasaları istikrarsız tutuyor. Doların zayıflamasını hızlandırıyor.
İran örneğine bakın. 3.5 aydır "İran'a gireceğiz" diyor. Ama girmiyor.
Eğer gerçekten girmek isteseydi hızlı girerdi. Operasyon biterdi. "İran liderleriyle anlaştık" derdi. Piyasalar toparlanırdı.
Ama Trump oyalıyor. "Yarın gireriz." "Anlaşma var." "Anlaşma yok." "Gemilerimiz yaklaşıyor."
Sürekli belirsizlik. Sürekli kaos.
Amaç çok net: Piyasaları dalgalandırmak. Yatırımcıları tedirgin etmek. Dolardan kaçışı kolaylaştırmak.
Son 3 ayda G10 para birimleri dolara karşı değer kazandı. İsveç kronu, Avustralya doları, Norveç kronu hepsi güçlendi. Dolar zayıfladı.
Trump "zayıf dolar beni endişelendirmiyor" diyor. Normal bir başkan bunu söylemez. Ama Trump söylüyor.
KRİTİK SORU: DOLAR ZAYIFLARSA ENFLASYON YÜKSELMEZ Mİ?
Herkes şunu soruyor: "Dolar zayıflarsa ithalat pahalanır. Enflasyon yükselir. Halk fakirleşir. Trump bunu nasıl önleyecek?"
Çok kritik soru.
Normal şartlarda cevap açık: Evet, dolar zayıflarsa enflasyon gelir ve halk fakirleşir.
Ama Trump'ın planında farklı bir şey var. İşte burada Kevin Warsh ve Elon Musk devreye giriyor.
Kevin Warsh yeni Fed başkanı olacak. Kasım 2025'te bir makale yazdı. Bu makalede şunu söyledi:
"Yapay zeka güçlü bir deflasyonist güç. Verimlilik patlaması enflasyon olmadan büyüme sağlar."
Bu cümle Trump'ın tüm planını açıklıyor.
Normal senaryo: Dolar zayıf → İthalat pahalı → Enflasyon yükselir → Halk fakirleşir.
Warsh'ın senaryosu: Dolar zayıf → Yapay zeka üretimi artırır → Mal bolluğu → Enflasyon gelmez.
Elon Musk 2040 yılına kadar 10 milyar insansı robot üretmeyi planlıyor. Her evde, her fabrikada, her sokakta.
Robotlar işçilik maliyetini sıfıra yaklaştırır. Üretimi yükseltir. Mal bolluğu yaratır.
Nasıl çalışıyor?
Robotlar gıda üretiyor → Gıda fiyatları düşüyor.
Robotlar konut inşa ediyor → Konut fiyatları düşüyor.
Robotlar her şeyi üretiyor → Mal bolluğu oluşuyor → Fiyatlar kontrol altında kalıyor.
Dolar zayıf ama mal ucuz. İkisi birbirini dengeliyor.
Sonuç: Enflasyon gelmeyen dolar zayıflaması. Tarihte hiçbir zaman olmadı. Ama yapay zeka çağında mümkün olabilir.
ÇİN'İN 30 YILLIK UCUZ İŞÇİLİK AVANTAJI NASIL BİTİYOR?
Şu anki durum:
Çin üretim maliyeti düşük. Ucuz işçilik var. Enerji ucuz.
Amerika üretim maliyeti yüksek. Pahalı işçilik. Enerji daha pahalı.
Güçlü dolar: Amerikan ürünleri daha pahalı. Çin ürünleri daha ucuz.
Sonuç: Çin 30 yıldır kazanıyor.
Yeni plan:
Zayıf dolar: Amerikan ürünleri ucuzluyor.
Robot üretimi: İşçilik maliyeti sıfıra yaklaşıyor.
Yapay zeka optimizasyonu: Verimlilik maksimum seviyede.
Sonuç: Amerika kazanıyor. İhracat yükseliyor. Ekonomi büyüyor. Çin'in avantajı kayboluyor.
Eski kafa (Powell): Enflasyon gelirse faiz artır. Ekonomi yavaşlar. Enflasyon düşer.
Yeni kafa (Warsh): Yapay zeka var. Üretim artır. Faiz düşür. Enflasyon gelmez çünkü mal bolluğu var.
Bu radikal bir değişim. Ve Trump'ın tüm planı bu teoriye dayanıyor.
RİSKLER VAR AMA ALTERNATİF DAHA KÖTÜ
Risk 1: Robotlar beklendiği gibi çalışmazsa dolar zayıf, üretim artmadı, enflasyon patladı, halk fakirleşti.
Risk 2: İşsizlik artar. Robotlar işçilerin yerini alır. Sosyal kriz çıkar.
Ama alternatif ne?
Hiçbir şey yapmazlarsa: 2030'da $50 trilyon borç. 2035'te $70 trilyon. Faiz ödemeleri vergi gelirinin %50'sine çıkar. Sistem çöker.
Trump riskli bir oyun oynuyor. Ama oyunun tek seçenek olduğunu düşünüyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz ??


Türkçe

BİR AVUÇ İNSAN DÜNYAYI KONTROL EDİYOR !! EKONOMİK EŞİTSİZLİĞİN 4 KORUMA MEKANİZMASI.
Herkes ekonomik eşitsizlikten bahsediyor. "En zengin %1 çok zengin" diyorlar. Sosyal medyada Oxfam raporları paylaşılıyor. "Milyarderler vergi ödemiyor" tartışmaları yapılıyor.
Yüzeysel bir bakış.
Ben son 3 Ay boyunca küresel servet akışını analiz ettim. Family office yatırımlarını inceledim. Private credit piyasasının nasıl büyüdüğünü araştırdım. 2000 dotcom balonu, 2008 krizi, 2020 pandemi her krizde servetin nasıl el değiştirdiğini takip ettim. Medya sahipliklerini, lobi ağlarını, offshore yapıları tek tek gözden geçirdim.
Bir şey gördüm ve size bunu göstereceğim: Bu sadece eşitsizlik değil. Kendi kendini besleyen, krizleri yakıt olarak kullanan, çökmemek için trilyonlarca dolarlık savunma mekanizması kurmuş bir döngü.
Size şunu anlatacağım: Bir stadyum dolusu insan dünya servetinin önemli bir kısmını kontrol ediyor. Ama asıl önemli olan bu değil. Bu servetin nerede saklandığı, her krizde nasıl büyüdüğü, sistemi kimin kontrol ettiği ve neden hiç kimsenin bunu durduramadığı.
Dikkatli okuyun çünkü bu bağlantıları medyada görmeyeceksiniz.
Dünya üzerindeki toplam bireysel servet yaklaşık $470 trilyon. Emlak, hisse senedi, nakit, altın, şirketler her şey dahil.
Nasıl dağılıyor bu servet?
En zengin %1: $225 trilyon tutuyor. Toplam servetin %48'i.
En fakir %50 (4 milyar insan): $9 trilyon tutuyor. Toplam servetin sadece %2'si.
Bu rakamları herkes biliyor. Her yıl Oxfam raporu çıkıyor. Medyada 2-3 gün konuşuluyor. Sonra unutuluyor.
Ama kimse bir alt katmana bakmıyor. Asıl güç orada.
En zengin %0.001'e baktığınızda gerçek ortaya çıkıyor. Bu grup yaklaşık 60,000 kişi.
Bu 60,000 kişinin elinde $28+ trilyon var. Toplam küresel servetin %6'sından fazlası.
Karşılaştırma yapalım: Dünyanın en fakir yarısı, yani tam 4 milyar insan, toplam servetin sadece %2'sine sahip. Bu $9 trilyon ediyor.
60 bin insan: $28 trilyon
4 milyar insan: $9 trilyon
Bir stadyum dolusu insan, dünyanın yarısından 3 kat daha zengin.
Ve bu oran durmadan artıyor. 1995'te bu 60,000 kişilik grup servetin %4'ünü tutuyordu. 2025'te %6'sını tutuyor.
En üstteki 560 kişi her yıl ortalama %8.4 büyüyor. Dünya ekonomisi %2-3 büyürken onların serveti %8.4 büyüyor.
Nasıl oluyor bu? Neden bu insanların serveti dünya ekonomisinden 3 kat daha hızlı büyüyor?
ÇÜNKÜ HER KRİZDE DAHA ZENGİN ÇIKIYORLAR
Şimdi en önemli kısma geliyoruz. Çok dikkatli okuyun.
Ekonomik kriz geldiğinde herkes kaybediyor diye düşünürsünüz. Mantıklı gelir. Kriz var, ekonomi küçülüyor, herkes fakir oluyor.
Tam tersi oluyor.
Normal insanlar kaybediyor. Ultra-zenginler kazanıyor. Her seferinde. İstisnasız.
2008 Mortgage Krizi: Mortgage balonu patladı. Normal insanlar evlerini kaybetti. Milyonlarca insan işsiz kaldı. Emeklilik fonları eridi. Orta sınıf 10 yıl toparlanamadı.
Ultra-zenginler ne yaptı? İlk 2 yılda kağıt üzerinde %30 kaybettiler. Ama bu sadece kağıt üzerindeydi. Çünkü satmadılar. Beklediler. 3. yıldan itibaren toparladılar. Kriz sırasında en düşük fiyatlardan emlak aldılar. Hisse aldılar. Tahvil aldılar. Piyasa'lar toparlanmaya başladı. Servetlerine servet kattılar.
2020 Pandemisi: Tarihin en hızlı servet transferi. Normal insanlar işini kaybetti. Küçük işletmeler kapandı. Milyonlarca insan yoksulluğa düştü.
Ultra-zenginler ne yaptı? Servetlerini 2 yılda ikiye katladılar. Oxfam verisi: 2020'de en zengin %1'in serveti $5 trilyondu. 2022'de $10 trilyon oldu. İkiye katlandı.
Nasıl oluyor bu?
Kriz öncesi: Zenginler piyasanın çökeceğini görüyor. Varlıklarını satıp nakde geçiyorlar. Bekliyorlar.
Kriz sırasında: Varlık fiyatları çöküyor. Hisse senedi düşüyor. Emlak düşüyor. Tahvil düşüyor. Normal insanlar ne yapıyor? İşini kaybetmiş, paraya ihtiyacı var, panik yapıp satıyor.
Zenginler o satışların hepsini alıyor. Tarihin en düşük fiyatlarından.
Kriz sonrası: Hükümetler kurtarma paketi açıklıyor. Merkez bankaları para basıyor. Faizleri düşürüyor. Piyasa toparlanıyor. Varlık fiyatları eski seviyelerine dönüyor. Hatta daha yükseğe çıkıyor.
Zenginler %50-100 kâr ediyor. Normal insan? En dipte satmış. Toparlanmayı dışarıdan izliyor.
Bu döngü her krizde tekrar ediyor. 1987 borsa çöküşü. 2000 dotcom balonu. 2008 mortgage krizi. 2020 pandemisi. Her seferinde aynı.
ESKİ YÖNTEMLER ÖLMÜŞ DURUMDA
2010'lara kadar ultra-zenginler servetlerini İsviçre bankalarında saklıyorlardı. Offshore hesaplar kullanıyorlardı. Panama ve Cayman Adaları'nda anonim şirketler kuruyorlardı. Sistem sessizce işliyordu ve dünya bilmiyordu.
2016 yılında her şey değişti. Panama Papers adında 11.5 milyon gizli belge sızdırıldı. 214,000 offshore şirketi bir anda dünyaya ifşa oldu. Dünya liderleri, milyarderler, ünlüler, ünlü sporcular hepsinin isimleri listede çıktı. Nasıl vergi kaçırdıkları, nasıl para sakladıkları, hangi yapıları kullandıkları hepsi ortaya döküldü.
Dünya şok oldu. Sokak protestoları yapıldı. "Zenginler hesap versin, vergi ödesin" diye bağırıldı.
Ama asıl şok edici olan bu ifşadan sonra ne olduğu.
16 Ekim 2017, Maltada bir araştırmacı gazeteci Paradise Papers belgelerini kullanarak Malta'daki karmaşık offshore yapılarını araştırıyordu. Malta Başbakanı'nın ailesinin de bu yapıları kullanarak servet sakladığını yazmıştı.
O sabah evinden çıktı. Arabasına bindi. Arabasına önceden yerleştirilmiş bomba patladı. Araç paramparça oldu. Olay yerinden korkunç görüntüler dünyaya yayıldı. Gazeteci olay yerinde öldü.
Mesaj tüm dünyaya çok net bir şekilde verildi: "Çok derine inme. Yoksa bedeli ağır olur."
Panama Papers'ı ilk sızdıran gazetecilerden bazıları sistematik ölüm tehditleri aldı. Offshore yapıları derinlemesine araştıran muhabirler tacize uğradı. Bazı ülkelerde hukuki soruşturmalarla susturulmaya çalışıldı.
Peki sonuç ne oldu? Eski offshore yöntemler dünyaya ifşa olmuş oldu ama şaşırtıcı şekilde neredeyse hiç kimse cezalandırılmadı. Listede isimleri çıkan milyarderlerin ve liderlerin %95'i hiçbir yaptırım görmedi. Bazıları istifa etti. Bazıları özür diledi. Ama kimse hapse girmedi. Kimsenin servetine el konulmadı.
Sistem sadece eski yöntemleri terk etti. Yeni, daha görünmez, daha karmaşık, daha yasal görünen yöntemler geliştirildi.
Family office yapıları. Private credit piyasası. Özel ekonomik bölgeler. Vatandaşlık ticareti.
Bu sefer ifşa olmayacak. Çünkü tamamen yasal çerçevede. Çünkü çok daha karmaşık. Çünkü medya artık kontrol altında.
YENİ YÖNTEM 1: FAMILY OFFICE
Family office nedir? Çok basit anlatayım.
Bir ailenin serveti $100 milyon veya daha fazlasına ulaştığında artık normal yatırım fonlarını kullanmıyor. Kendi özel yatırım şirketini kuruyor. Buna family office deniyor. Bu şirket sadece ve sadece o ailenin parasını yönetiyor. Başka hiçbir müşterisi yok.
Ne yapıyor bu şirketler? Ailenin parasını en verimli şekilde yatırıma yönlendiriyor. Vergi planlaması yaparak vergi yükünü minimize ediyor. Varlık koruması sağlıyor. Yeni nesile servet transferini organize ediyor.
Neden bu kadar güçlü bir araç? Çünkü raporlama zorunluluğu çok az. Normal yatırım fonları SEC'e her çeyrek detaylı rapor vermek zorunda. Neye yatırım yaptıklarını açıklamak zorundalar. Ama family office'ler açıklamıyor. Tamamen gizli kalabiliyor.
Dünyada kaç tane family office var? 10,000'den fazla. Yönettikleri toplam para $3.1 trilyon dolar.
Ama bu rakam sadece bilinen, raporlanan family office'ler için geçerli. Gerçek sayı çok daha yüksek olabilir çünkü raporlama zorunluluğu olmadığı için çoğu gizli kalıyor.
YENİ YÖNTEM 2: PRIVATE CREDIT
Private credit nedir? Daha da basit anlatayım çünkü bu terim çoğu insanın bundan haberi yok.
Normal senaryo şöyle işliyor: Bir şirketin büyümek için paraya ihtiyacı var. Bankaya gidiyor. Kredi başvurusu yapıyor. Banka şirketi inceliyor, kredi notu veriyor, risk analizi yapıyor. Uygun görürse kredi veriyor. Şirket bu parayı kullanıyor ve bankaya faiz ödüyor. Genelde %5-7 arası.
Yeni senaryo tamamen farklı: Şirket artık bankaya gitmiyor. Direkt olarak zengin bir fona veya family office'e gidiyor. Onlardan özel anlaşmayla kredi alıyor. Banka yok ortada. Tüm işlem banka dışında, özel olarak yapılıyor.
Neden şirketler bunu tercih ediyor? Çünkü bankalar 2008 mortgage krizinden sonra çok sıkı düzenlemelere girdi. Özellikle orta ölçekli şirketlere kredi vermekte çok zorlanıyor. Evrak işleri çok uzun sürüyor. Onay almak aylar alabiliyor.
Zenginler bu boşluğu gördü. "Biz direkt kredi verelim" dediler. Kendi aralarında devasa bir özel kredi piyasası kurdular.
Ne kazanıyorlar? %8-12 arası yıllık faiz. Bazı riskli kredilerde %15'e kadar çıkabiliyor. Normal tasarruf hesabında %2-3 faiz alırsınız. Devlet tahvilinde %4-5 alırsınız. Onlar %8-12 alıyor.
Risk yok mu? Tabii ki var. Şirket batarsa ne oluyor? İşte burada kritik nokta var: Ultra-zenginler aptal değil. Teminatlı kredi veriyorlar. Şirketin fabrikası, makineleri, binaları, patentleri, alacakları hepsi teminat olarak konuluyor.
Şirket batarsa bu varlıklar satılıyor. Para önce onlara geliyor. Diğer alacaklılar sonra sıraya giriyor. Tarihsel verilere göre %60-80 arası geri alıyorlar.
Karşılaştırma: Hisse senedi alsanız şirket batınca ne alırsınız? Sıfır. Tahvil alsanız belki %20-30 alırsınız. Private credit'te şirket batsa bile %60-80 geri alıyorsunuz.
Bu piyasa ne kadar büyük? 2025 sonu itibarıyla $2 trilyon. 2030 tahminlerine göre bu piyasanın $4 trilyon dolar olacağı düşünülüyor.
Kimse bilmiyor. Neden? Çünkü bu piyasa tamamen özel. Borsada işlem görmüyor. Haberler yapmıyor. Finansal medya konuşmuyor. Sessizce büyüyor. Ultra-zenginler her yıl yüz milyarlarca dolar buradan kazanıyor.
Ve en önemlisi: Regülasyon çok az. "Shadow banking" gibi çalışıyor. Fed bile "bu sistematik risk yaratabilir" diyor ama dokunamıyor. Çünkü bu piyasa çökerse zincirleme etki yaratır.
ZENGİNLERİN KURDUĞU SİSTEM 4 MEKANİZMAYLA KORUNUYOR.
Herkes soruyor: "Bu eşitsizlik sürdürülebilir mi? Bir gün çökmez mi?"
Matematik açık. Sürdürülemez. Ama sistem çökmüyor. Neden? Çünkü çökmeme mekanizmaları kurulmuş. 4 tane. Hepsi birbirine kilitlenmiş.
MEKANİZMA 1: "ÇÖKERSE HEPİMİZ BATARIZ" KORKUSU
Private credit'te $2 trilyon var. Family office'ler $3.1 trilyon yönetiyor. Offshore yapılarda trilyonlarca dolar daha.
Ama işin püf noktası şu: Bu yapılar artık normal bankalarla iç içe geçmiş durumda. JP Morgan $50 milyar private credit ortaklığı yaptı. Citibank $25 milyar. Goldman Sachs da dahil.
Yani sistem tek parça değil artık. Her şey birbirine bağlı. Private credit çökerse bankalar etkilenir. Bankalar etkilenirse ekonomi çöker. Ekonomi çökerse hükümetler düşer.
Fed ne yapıyor? "Risk görüyoruz" diyor. Ama dokunamıyor. Çünkü dokunursa domino etkisi başlar. 2008 gibi kriz tetiklenir.
Sistem rehin alınmış. Çöktüremezsin. Çöktürürsen herkesi batırırsın.
MEKANİZMA 2: SİYASET LOBİYLE KİLİTLENMİŞ
Amerika Kongresi'nin %85'i AIPAC gibi lobiler tarafından desteklenen adaylar. Sadece İsrail lobisi değil. Her sektörün lobisi var.
Finans lobisi. Teknoloji lobisi. İlaç lobisi. Petrol lobisi. Silah lobisi.
Vergi reformu getirmek istersiniz. Finans lobisi engelliyor.
Zenginlere daha yüksek vergi koymak istersiniz. Kongre geçirmiyor. Çünkü Kongre üyelerinin %85'i lobi desteğiyle seçiliyor.
Offshore yasağı getirmek istersiniz. Lobiler durduruyor.
Sistem siyaseti kilitlemiş. Değişim yapılamıyor. Yapılsa bile çok yüzeysel kalıyor.
MEKANİZMA 3: MEDYA 6 ŞİRKETİN ELİNDE
Amerika'daki tüm televizyon haberleri, gazeteleri, haber sitelerinin %90'ı sadece 6 dev şirket tarafından kontrol ediliyor: Comcast, Disney, Warner Bros Discovery, Paramount, Sony, Amazon.
Bu 6 şirketin sahipleri kim? Milyarderler.
Rupert Murdoch ailesi: Fox News, Wall Street Journal, New York Post'a sahip. Günlük 5.46 milyar haber görüntülemesini kontrol ediyorlar.
Bob Iger: Disney CEO. ABC, ESPN kontrol ediyor. Serveti milyarlarca dolar.
Larry Ellison ailesi: Paramount'a büyük yatırım yaptı. Oracle'ın kurucusu. Serveti $200+ milyar.
Bu insanlar ekonomik eşitsizlikten kazanıyor. Düşük vergi onların işine geliyor. Az düzenleme onların işine geliyor.
Peki medyaları eşitsizliği nasıl sunuyor? "Milyarder" hikayeleri anlatıyor. "Amerikan rüyası gerçek" diyor. "Çalışırsan zengin olursun" propagandası yapıyor.
Ama sistematik eşitsizlikten bahsetmiyor. Lobilerden bahsetmiyor. Her krizde zenginlerin nasıl daha zengin olduğundan bahsetmiyor.
Neden bahsetmiyor? Çünkü o medyanın sahipleri kendileri sistemin en tepesinde.
MEKANİZMA 4: BİR SONRAKİ KRİZE ZATEN HAZIRLANIYORLAR
En derin mekanizma bu.
Distressed debt (batık borç) fonlarına bakın. Son 2 yılda $100+ milyar topladılar.
Ne bu? Kriz fonları. Şirketler batınca onların borcunu ucuza alıp sonra kurtarıp kâr eden fonlar.
Neden şimdi bu kadar para topluyorlar? Çünkü önümüzdeki dönemde kriz bekliyorlar.
Yine kazanacaklar.
Kriz onlar için felaket değil. Fırsat. Her seferinde olduğu gibi.
Bu içeriği hazırlamak için yoğun emek verdim. Beğenip takip ederseniz çok mutlu olurum.

Türkçe

Bu çöküşü asıl amacı yükseliş marjı yaratmak. Altcoin boğası için Bitcoin’deki bu düşüş şarttı.
İyi oku anlayacaksın. Bitcoin 2024 Mart ayında ETF onayı geldi o günlerde fiyatı 40.000$ seviyesindeydi. ETF onayı ile birlikte 2024 Kasım ayında 100.000$ seviyesine ulaşarak Bitcoin boğası gerçekleşti. Bu yükseliş sürecinde ne Ethereum nede Altcoin’ler Bitcoin’nin boğa rallisine eşlik edebildi. Sadece Bitcoin yükseldi.
Sonrasında Bitcoin 110.000$ seviyesinden 80.000$ kadar düzeltme yaptı. (Trump’ın Nisan 2025 tarihinde gümrük tarihileri sebebiyle yaşadığımız düşüş. Ethereum o dönemde 1300$ kadar düştü. O tarih itibariyle Bitcoin 80.000$ dan 126.000$ kadar yükselerek boğanın 2. Bacak hareketini yaptı bu aşamada ki yükselişe ETH’de eşlik etti ve 5000$ seviyesine kadar ulaşarak rekor kırdı.
İşte tam olarak burada problem başlıyor. Problemin sebebi ise “LİKİDİTE” piyasasının yükseliş marjı kalmadı benzini bitti yani pili yetersiz kaldı. Altcoin’lere sıra bile gelmedi. Ethereum ise 5000$ bile geçemedi.
Şöyle düşünün 2021 boğa tepesi Bitcoin 69.000$ Ethereum 5000$.
Bugün Bitcoin 69.000$ seviyelerine yakın Ethereum ise 1750$ seviyesinde.
Amaçları ve gelecek planları nedir? Gördülerki Bitcoin’de 150.000$ üzerine aşmak için yeterli likidite bulmak zor tekrar FOMO yaratmak için yükseliş marjı yaratmak gerekiyor. Ne yapalım, Bitcoin’nin fiyatını aşağıya çekelim 60.000$ kadar düşürdüler.
Ne oldu başlangıç bölgemize geri döndük.
Bundan sonra ki senaryoda Bitcoin’ni tekrar 150.000$ kadar yürütüp fomo yatırıp yani ralli çoşku paralelinde Ethereum’u 10.000$ yürütüp Altcoin’lerde boğa coşkunu yaratıp “MAL KİTLEME” operasyonunu geçirip sezonu kapatmaları olacak!
Artık çok fazla vaktimiz kalmadı. Finale yakınız. Herşey çok hızlı olup ve bitecek.
Bugün bence tarihi bir fırsat verdi piyasa.
YOLU BİLİYORUM.
Türkçe

BUGÜN BİTCOİN VE ALTCOİNLER İÇİN KRİTİK GÜN. PMI VERİSİ AÇIKLANIYOR. BU SAYI HER ŞEYİ DEĞİŞTİRECEK.
Bugün saat 18:00'de bir sayı açıklanacak.
O sayı altcoinlerin geleceğini belirleyecek.
PMI.
Herkes Bitcoin'e bakıyor. Kimse PMI'ya bakmıyor.
Ama ben biliyorum: Bugün açıklanacak sayı altcoinler için Bitcoin'inin yükselmesinden daha önemli.
Anlatıyorum.
SAAT 18:00'DE NE AÇIKLANACAK?
ISM İmalat PMI. Amerika'nın fabrikalarının durumu.
Her ay fabrika yöneticilerine soruluyor: "İşler nasıl?"
Cevaplar toplanıyor. Bir sayı çıkıyor:
50 üstü: İyi. Ekonomi büyüyor.
50 altı: Kötü. Ekonomi küçülüyor.
Son veri: 47.9 (Aralık 2025)
2025'te 10 aydır ISM PMI 50 altında. Daralma sürüyor.
Bitcoin 2024-2025'te 16 bin dolardan 100 bin dolara yükseldi.
Altcoinler? %80 düştü.
Nasıl olur? Bitcoin rekor kırıyor ama altcoin çöküyor.
Cevap: PMI.
PMI düşükken Bitcoin yükseldi çünkü kurumsal alım vardı.
PMI düşükken altcoin düştü çünkü küçük yatırımcı yoktu.
Bitcoin'i kim alıyor?
BlackRock, MicroStrategy, Abu Dabi, Emeklilik fonları yani kurumlar alıyor.
Kurumlara para fonlardan geliyor. Merkez Bankası rezervlerinden.
PMI düşük olsa bile alıyorlar.
Altcoin'i kim alıyor?
Sen. Ben. Sıradan yatırımcılar.
Paramız nereden geliyor. Maaşımızdan, birikimimizden. İşimizden.
PMI düşükse maaş yok. İş yok. Para yok.
Para yoksa altcoin alamazsın.
İşte bu yüzden:
Bitcoin 2024-2025'te %525 yükseldi. Kurumlar PMI'ya bakmadı.
Altcoinler %80 düştü. İnsanlar para kazanamadı.
ISM PMI 47.9 NE DEMEK?
Fabrikalar küçülüyor.
İşten çıkarmalar var. Maaşlar donuyor. Bonuslar yok.
İnsanlar para kazanamıyor.
Para kazanamazsan risk alamazsın. Risk alamazsan altcoin alamazsın.
Bitcoin'i kurumlar alıyor. Ama altcoin alan yok.
İşte bu yüzden Bitcoin yükseliyor ama altcoin çöküyor.
TARİH
2017: PMI 50'yi geçti.
Fabrikalar büyüdü. İnsanlar para kazandı. Altcoin aldılar.
6 ay içinde bazı altcoinler %1000+ yükselişler yaptı.
2021: PMI 50'yi geçti.
Ekonomi genişledi. İnsanlar para kazandı. Risk aldılar.
4 ay içinde genel altcoin marketcap %1000+ yükseldi.
2022: PMI 50 altına düştü.
İnsanlar işten çıkarıldı. Para yok.
Altcoinler %85 değer kaybetti.
BUGÜN 18:00
PMI açıklanacak.
Beklenen: 48.3-48.5 civarı.
Hâlâ 50 altı. Ama Aralık'tan iyi. 47.9'dan 48.5'e.
Eğer 50+ gelirse: 10 ay sonra ilk kez büyüme. Altcoinler için yeşil ışık.
Eğer 48.5 gelirse: İyileşme var. Trend yukarı. 3-5 ay içinde 50'yi geçebilir.
Eğer 48 altı gelirse: Düşüş sürüyor. Altcoin için kötü.
PMI YÜKSELİRSE
PMI 50'yi geçerse ne olur?
Fabrikalar büyümeye başlar. Daha çok üretim.
İnsanlar işe alınır. Maaşlar artar.
Para kazanırlar.
Para kazanınca risk alırlar. Nereye gider risk parası? Altcoinlere.
Herkes Bitcoin'e bakıyor. Kimse PMI'ya bakmıyor.
Ama PMI altcoinlerin kaderi.
Bitcoin 1 milyon olsa bile PMI düşükse altcoin düşer.
PMI yükselirse Bitcoin 50 bin olsa bile altcoin yükselir.
2017 ve 2021 bunu gösterdi.
Burada önemli olan kaliteli ve güvenilir altcoin filtrelemesi yapmak. Çünkü günümüz de o kadar fazla altcoin var ki tüm altın ve gümüş piyasası Kriptoya kaysa bile bazı altcoinler gene yükselmeyecek.
Bugün 18:00'de öğreneceğiz.
Takipte kalın.
Sen ne düşünüyorsun?


Türkçe
İbr Kar retweetledi

BOBAFETT PRESALE IS NOW LIVE!
The First NFT Project Powered by USD1 on Solana.
WHAT IS $bobafett ?
10,000 Mandalorian warriors. One mission. Pioneering the intersection of meme culture and real NFT utility on Solana.
PRESALE DETAILS
Network: Solana
Minimum: 0.5 SOL
Maximum: 10 SOL
Presale Wallet:
Et4XTY8ubL9DQKHFWvFzgcXLBtuBnAiHpygzG7jkp6np
⏰ PRESALE ENDS: January 9th, 21:00 UTC (48 Hours)
EXCLUSIVE: FIRST 100 WALLETS
The first 100 wallets to participate in presale will receive a FREE Bobafett NFT.
No extra cost. No lottery. First come, first served.
Be early. Be rewarded.
FOUNDING WARRIORS
Early believers will have priority access to the Founding Mandalorian NFT collection.
Limited supply. Never minted again.
Details dropping soon. Stay tuned.
1,000,000 $bobafett AIRDROP
To celebrate the presale launch:
① Follow BobaFettNFT
② Like this post
③ Retweet this post
④ Drop your Solana wallet in the replies
All valid entries qualify. Winners announced after presale closes.
$bobafett sits at the center of all three.
History doesn't repeat. But it rhymes.
Join the clan.
⚠️ IMPORTANT: Only send from Solana-supported wallets (Phantom, Solflare, etc.). NEVER send from exchanges. Exchange transactions will not be eligible for presale.
English

🚀 $BOBAFETT AIRDROP – PART 1 CLOSED! SNAPSHOT TAKEN 🔥
Part 1 is officially over! First 100 valid wallets recorded.
Winners pinned soon + listed in next tweet.
NOW PART 2 IS LIVE – 100 Solana wallets (48 hours only!)
Only 300 Founding Mandalorians left... forever!
PART 2 (48 hours only):
1️⃣ Reply with your Telegram username + Solana wallet address
2️⃣ Follow BobafettNFT + RT this tweet
3️⃣ Join our Telegram group
⏰ Snapshot: Exactly 48 hours from this post
└ First 100 valid replies win automatically
└ Winners pinned here + listed in next tweet
Phases:
Part 2 → 100 wallets (LIVE RIGHT NOW 🔥)
Part 3 → 100 wallets
Part 4 → 100 wallets (final)
No extra spots. No second chance.
Real OG status continues. This is the way.
Drop your Telegram username + Solana wallet below 🪖
#BOBAFETT #Solana #Airdrop #ThisIsTheWay
English

M2 PARA ARZI YÜKSELİYOR. BİTCOİN NEDEN GERİDE KALDI?
İki grafik var önümde. İkisi de aynı şeyi söylüyor. Birincisi uzun vadeli korelasyonu gösteriyor. İkincisi şu anki ayrışmayı.
M2 NEDİR?
Dünyada dolaşan toplam para miktarı. Merkez bankaları para basınca M2 yükseliyor. Para çekince M2 düşüyor.
TARİHSEL KORELASYON
Son 10 yıla baktım.
2017: M2 yükseldi. Bitcoin 1.000 dolardan 19.000 dolara gitti.
2021: M2 rekor kırdı. Bitcoin 10.000 dolardan 69.000 dolara gitti.
2022: M2 negatife döndü. Bitcoin 69.000'den 16.000'e düştü.
Pattern net. İstisna yok.
ŞU AN NE OLUYOR?
M2 2020'den beri en hızlı yükselişlerinden bir tanesini yaşıyor. Ama Bitcoin 126.000 dolardan 92.000 dolara düştü. Ayrışma var.
NEDEN AYRIŞTIK?
Dört sebep görüyorum.
BİR: MSCI BELİRSİZLİĞİ
MSCI dünyanın en büyük endeks sağlayıcısı. Trilyonlarca dolarlık fonlar bu endeksleri takip ediyor. Ekim'de "Bitcoin tutan şirketleri endekslerden çıkarabiliriz" dediler. MicroStrategy hedef tahtasındaydı. Piyasa panik yaptı. Tek günde 19 milyar dolar silindi. Bu belirsizlik hâlâ fiyatlanıyor.
İKİ: JEOPOLİTİK RİSKLER
Dünya genelinde belirsizlik var. Savaşlar. Yaptırımlar. Ticaret savaşı tehditleri. Belirsizlik arttığında yatırımcılar risk almaktan kaçınıyor. Bitcoin riskli varlık kategorisinde. En son ona geliyorlar.
ÜÇ: EKONOMİ DARALIYOR
PMI 47.9 seviyesinde. 6 aydır 50'nin altında. 50 altı ne demek? Fabrikalar yavaşlıyor. Ekonomi küçülüyor. Tarihsel olarak Bitcoin rallileri ekonomi büyürken oldu. Şu an ekonomi zayıf. Risk iştahı düşük.
DÖRT: JAPONYA FAİZ ARTIRDI
Japonya yıllarca sıfır faiz uyguladı. Hatta negatif faiz. Yatırımcılar ucuz Yen borç alıyordu. Bu parayı Bitcoin'e, hisselere, her şeye yatırıyorlardı. Buna carry trade deniyor.
Japonya faiz artırınca Yen borçlanmak pahalılaştı. Carry trade çözülmeye başladı. Yatırımcılar pozisyonlarını kapatıyor. Risk varlıklarından çıkıyorlar. Bitcoin de bundan nasibini alıyor.
AMA ASIL HİKAYE BU DEĞİL
Şimdi kritik veriye geliyorum. Bitcoin şu an tarihindeki en sessiz dönemini yaşıyor.
Ne demek sessiz? Fiyat hareket etmiyor. Yukarı da gitmiyor aşağı da gitmiyor. Yerinde duruyor.
Bu veriye nasıl ulaşıyoruz ?
Geçmiş 30 günde fiyat ne kadar hareket etti diye bakıyoruz. Şu anki rakamlar tarihin dip seviyelerinde. Bitcoin tarihinin yüzde 98'inde bugünden daha hareketliydi. Sadece yüzde 2'sinde bu kadar sessizdi.
BU NEDEN ÖNEMLİ?
Bir yayı düşün. Yayı gerdiğinde enerji birikiyor. Ne kadar çok gerersen o kadar sert fırlıyor.
Bitcoin şu an o yay gibi. Fiyat hareket etmiyor. Ama enerji birikiyor. Ve tarih diyor ki: Bu sessizlik her seferinde büyük patlamanın habercisi oldu. İstisnası yok.
OPSİYON PİYASASI NE DİYOR?
Opsiyon piyasasında insanlar gelecekteki fiyat hareketine kumar oynuyor. Şu an insanlar büyük hareket beklentisine oynuyor. Ama gerçekte hareket yok. Bu fark çok açılmış.
İki şeyden biri olacak. Ya beklentiler düşecek ya da gerçekten büyük hareket gelecek. Tarih diyor ki: Büyük hareket gelecek.
30 OCAK'TA NE OLACAK?
100.000 dolar seviyesinde devasa bir baskı var. Bu baskı fiyatın hareket etmesini engelliyor. 30 Ocak'ta bu baskının neredeyse yarısı kalkıyor. Yani yayı tutan el gevşeyecek.
DİĞER SİNYALLER
Kaldıraçlı Pozisyonlar: Normalde insanlar borçla Bitcoin alıyor. Fiyat düşünce tasfiye oluyorlar. Bu satış baskısı yaratıyor. Şu an kaldıraçlı pozisyon çok az. Tasfiye edilecek fazla pozisyon yok. Temiz bir piyasa var.
Kurumlar Ne Yapıyor? Büyük kurumlar hâlâ alıyor. Sessizce biriktiriyorlar.
ŞÖYLE DÜŞÜN
Bitcoin tarihinin en sessiz dönemi. Kaldıraçlı pozisyon az. Satış baskısı düşük. Kurumlar biriktiriyor. M2 para arzı 2020'den beri en hızlı yükselişlerinden birini yaşıyor. 30 Ocak'ta baskı kalkacak.
Yay gerilmiş. Enerji birikmiş. Baskı kalkınca ne olur?


Türkçe

2025 yılında en zor günlerinde canlı yayınlarda beraberdik! Çok emek verdik. JrKripto Ailesine hediye ettiğim Web sitemiz ve Mobil uygulamamızı kullanımınıza sunduk. +100 videodan oluşan Ücretsiz teknik analiz eğitimimizi sizlere sunduk.
2026’da daha fazlasını yapacağız!
2025 yılında bir eksik Altcoin Boğası kaldı. Oda 2026 yılında gelecek ve kazanan %1 azınlıkta biz olacağız!
Bu boğa benim ustalık eserimdir! Yolu biliyorum!
2026 yılında az uyuyacağız çok çalışacağız!
Türkçe

@sakallimaco 3. keyfime gelmeyen yerde reddettiğim kişilerin ürünleri sonucu ortaya konulmuş sözlüklere bakar keyfimin seçtiği anlamı alır yorumlarım ve bunu da Allah böyle demiştir diye ilan ederim diyor. Fıkra bu kadar
Türkçe

@sakallimaco 1. Allah kitabı 1500 yıl önce Arapça konuşan bir topluma Arapça konuşan bir peygambere yaşanılan olanlar üzerine Arapça vahiy indirmiştir.
Türkçe

Adamların iddiası şu;
Allah bir kitap göndermiş, bu kitap eksik, yetersiz ve ANLAŞILMAZ, kitabın anlaşılması için hadislere, Buhariye, Müslime ihtiyaç var.
Kul gelmiş Allah'ın eksik kitabını tamamlamış ve anlaşılır hale getirmiş.
Allah'ı düzeltmişler, dini ve kitabı kurtarmışlar.
Sonra da çıkıp Buhari, Müslim olmazsa İslam çöker demişler.
Adamlar buna iman ediyor ve sadece Kur'an'a tabi olana kafir diyorlar.
Nasıl fıkra ama....
Türkçe

@sakallimaco 2. Bugün adamın biri çıkmış, Allahın kitabını anlamak için Arapça bilmeye gerek yok, hangi olay üzerine hangi ayet indirilmiştir bunu bilmeye gerek yok, ben yüzlerce meal içerisinden keyfime geleni alır,
Türkçe


