Sabitlenmiş Tweet
jonathan moore | anti-vaxxer 🇷🇺🇵🇸
1.7K posts

jonathan moore | anti-vaxxer 🇷🇺🇵🇸
@ustalyipapa
siyah bir aynanın içine hapsolmuş bedenleriz. gurbetçi. trenseksüel.
Bournemouth, England Katılım Kasım 2018
32 Takip Edilen37 Takipçiler

@mertkaandr zamanında çıkmayan aklıma sokayım piç konsolosluğun işgüzarlığından dolayı nisan zammına denk geldim sırf “orijinal” dosya istiyorlar diye gelmesi haftalar sürüyor geldiğinde tekrar gittim fotokopi bile çekmediler millet de sanıyor ki 7 bin pound kolay kazanılıyor
Türkçe

400 bin de degil 600 e çıkarmışlar valla 7 bin pound a ben burada direkt araba ya da ev için depozito öderim niye bunu ödeyim
Bu kişi maalesef haklı
Etkili Haber@etkilihaberyeni
Almanya'da yaşayan bir Türk: "Kimse vatanseverliğimi sorgulamasın ama bedelli askerliğe 400 bin TL vermemek için Türk vatandaşlığından çıkacağım."
Türkçe

@lordHenry1606 2026’da nepotizm savunmak da ne bileyim..
Türkçe

@karmatihallac hayır kardelen başak şerif faysal yıldırım’ın eski kırığı
Türkçe

@sametdgn1 akp’ye oy vermeyen müslümanları makbul müslüman görmeyen zihniyetin gazetecisinin dediğine bak hele
Türkçe

Siyaset yüzünden adam mezhepten atılır mı ya?
miğfer@migferhaber
Alevi dedeler Kemal Kılıçdaroğlu'nu düşkün ilan etti.
Türkçe

@bilaliizm @user3829482929 @canimsenkimdin @banyedim123 o zaman ne tantana yapıyorsun anasını siktiğimin orospu dölü
Türkçe

@ustalyipapa @user3829482929 @canimsenkimdin @banyedim123 lan kes amını siktiğimin salağı biliyoz leşin haram olduğunu dalyarak
Türkçe

@bilaliizm @user3829482929 @canimsenkimdin @banyedim123 allah diyor yenmeyeceğini sen de buradan bakınca adını koyamadığım bir cinse benziyorsun
Türkçe

@romankaptan şaka bir yana iyi ki taşınmışım buraya
Türkçe

testosteron ile mizah arasında bir bağ olduğunu söylerler. erkeklerde de bu hormon azaldığı için kadınların mizah yapabileceği ihtimalini artık düşünemez oldu birçok erkek. bu ve vitesli araçlar hakkında konuştuğu video vs derken kimsede basit bir şakayı anlama kapasitesi kalmadı
Alexi Zorba@CagriKent
Komik kızmış aslında. Erkeklerin komiklik aramadığını da böylece anlamış oldunuz. Yine de yan özellik olarak mizah anlayışı iyidir.
Türkçe

@avaminbiri @sozdemolla sikicem sizi de ya normalde din diyanet aklına gelmeyen insanlar dünya görüşlerine meşruiyet kazandırmak için hadis paylaşıyor ya tam nefretlik sözün bağlamını bilmez gelir burada cami halısını pisleyen kediyi savunur
Türkçe

@sozdemolla "O (kedi) necis/pis değildir; o aranızda dolaşanlardan biridir"
Türkçe

@R1iEjh @emreerbirer amınakodumun londra’sındaki old street istasyonunun ismi değişti diye aynısını biz de mi yapmak zorundayız yok metrolara reklam gelir yok spor takımlarına reklam gelir reklam sevdalısıysan götüne reklam tabelası astır öyle gez madem
Türkçe

@emreerbirer Kamu işlerini bu şekilde ya da yapmak istedikleri bir başka iş için ön koşul olarak özel sektöre yıkmak herkes için faydalı bir iş.

Türkçe

Tren ve metro duraklarımızın ismine sponsor almak korkunç bir karar. Kentsel hafızamıza hakaret, turistlere karmaşa ve ulaşım ağına gereksiz yük.
emir@kaptan_nemo_
devlet bazen tren garına reklam alır
Türkçe

@sinasi04 @romankaptan kahve ile tanıştıklarında bu şeytanın içeceği diye yaftalayan avrupa’nın amk türkiye olmasa kahveyi bilemeyeceklerdi belki şimdi de ekspresso amerikano makiyato ays çaklıt moka zırt pırt diye sizin gibi mankurtlara kültür aşılıyorlar
Türkçe

@romankaptan Anneniz yanılıyor ve eksik bilgiye sahip espresso İtalyan kökenli olsada bir çok ülkede çok sıkça kullanılır örneğin Fransada espresso İtalya’dan daha çok yaygın kullanılıyor. Türk kahvesi bazı orta doğu ülkelerinde ve Türkiye dışında bilinmiyor.
Türkçe

@bogac1990 @mesutozbilir odaklanma sürenin düşük olması hocaefendi’nin sorunu değil bence ayrıca 140 karaktere sığamayacak kadar önemli meseleler olabiliyor
Türkçe

@mesutozbilir Hocam uzun yazıyorsun üşenip okumuyoruz. Twitter burası el ezher doktora jürisi değil. İstifade edebilmemiz için kısa yazın lütfen.
Türkçe

Bir kardeşim gittikleri bir konferansta hocanın: “Erkeğin boşanmaya dair söylediği en ufak bir şeyin bile -hanımı duymasa da- boşanmaya sebep olacağını, Müslümanların çoğunun nikâhsız olduğunu, zina ettiklerini ve doğan çocukların veled-i zina olacağını” söylediğini iletti.
Söyleyen nasıl ve hangi bağlamda dile getirdi, nakleden ne kadar aslına uygun aktarabildi, bilemiyorum; ancak bir kısım hocaların bu meseleleri son derece dikkatsiz, doğuracağı sonuçları hesaba katmadan ve lafızcı bir yaklaşımla ele aldığını biliyorum. Bununla birlikte görselde gördüğünüz üzere Yeşilçam filmlerinden kaynaklı toplumun büyük bölümü boşanmak için üç kere "boş ol" demek gerektiğini zannediyor ve bu çok büyük sıkıntılara sebep oluyor. Bu sebeple talak ile ilgili birkaç hususa dikkat çekmek istiyorum.
İslâm'da hükümler diyanet ve kaza (dinî ve hukukî) olmak üzere ikiye ayrılır. Fıkıh kitaplarımızın talak bahislerinde yer alan hükümlerin çok büyük bir kısmı kazaî, yani hukukî hükümlerdir. Karı-koca mahkemelik olup kadı huzuruna çıkmadıkça bu hükümlerin fiilî bir geçerliliği yoktur.
Hanefî fakihi İbnü’l-Hümâm'ın benzer bir konuya dair açıklamasının hülasası şudur:
“Talak (boşama) lafzı, 'Allah katında' ancak kasıtla hüküm doğurur ki bu, babın en açık/sarih lafzıdır. Kişi lafza yönelmiş, onu bilerek ve o lafzın şer‘an sonuç doğuran bir sebep olduğunu idrak ederek söylemişse; bu durumda, sonucu ayrıca istemese bile hüküm terettüp eder. (Yani bilerek ve kastederek söylemişse dinen de hukuken de boşama gerçekleşir) Ancak kişi ne söylediğini bilmiyor, kastetmiyor yahut dili sürçerek o lafzı ağzından çıkarıyorsa; 'lafzın hükmüne de lafzın kendisine de razı değilken', sırf ağızdan çıkmış olması sebebiyle Allah katında boşanmanın vâki olduğunu söylemek, şer‘î kaidelerin kabul etmediği bir yaklaşımdır. Nitekim Yüce Allah, ﴾Allah sizi yeminlerinizdeki lağvdan (kast dışı sözlerden) dolayı sorumlu tutmaz﴿ buyurmuştur. (İbnü’l-Hümâm, Fethu'l-kadîr, [Halebî, 1970, y.y.] IV,5)
Karı koca mahkemelik olup kadı huzuruna çıkarlarsa kadı ağızdan çıkan lafza göre hüküm verir. Bu noktada kasıt ve niyet dikkate alınmaz. Zira kadim dönemlerde hukuk, bugün olduğu gibi yazılı değil; sözlüydü. Günümüzde bir kimse, okumadan imzaladığı bir belgenin sonuçlarından sorumlu tutuluyorsa ve “Yanlış anladım” demesi hükmü değiştirmiyorsa, o dönemde de söz imza hükmündeydi ve hukukî bağlayıcılığı vardı.
Dolayısıyla kadın mahkemeye çıkıp “Kocam bana 'boşsun' dedi” dediğinde, koca: “Ben 'kafan boş, saçmalıyorsun, boş yapıyorsun' anlamında dedim, boşanma gibi bir niyetim ve kastım yoktu” dese de kadı zahire göre hükmedebilir ve evliliği sona erdirebilir. Bu kazaî hükümle birlikte evlilik, fiilen ve şer‘an sona ermiş olur. Buna karşılık, taraflar mahkemeye başvurmamış ve hâkimin boşaması söz konusu olmamışsa, bu gibi durumlarda dinen boşamanın gerçekleştiği söylenemez. İzahını yukarıda yapmıştık.
Ancak şaka ve eğlence konusu yaparak boşama bundan istisnadır. Çünkü bunda nas vardır, Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Evlenmenin ve boşamanın şakası da ciddidir, ciddisi de ciddidir” buyurmuştur. Dolayısıyla şakayla da olsa boşama beyanıyla boşama gerçekleşir.
Ben görseldeki gibi meselelerde cehaletin ve bilgisizliğin de belli şartlarda özür kabul edilebileceği hususunun düşünülmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum. Türkiye dârü’l-İslâm kabul edilse de, İslâm hukuku fiilen câri değildir. Bugün hukuk fakültesi okumamış yahut medeni kanun metinlerini incelememiş olsak bile, resmî boşanmanın doğurduğu sonuçları biliriz: boşanmada kusurlu taraf tazminat öder, varlıklı taraf yoksul tarafa nafaka verir vb. Çünkü uygulama vardır; çevremizde insanlar evlenip boşanmakta ve toplum bu sonuçlara aşina olmaktadır.
Oysa İslam hukuku bugün ne ilmî olarak tahsil edilmekte ne de amelî olarak uygulanıp halk tarafından bilinmektedir. Aksine çok yanlış bilinmektedir. Bu sebeple, böyle bir zeminde cehaletin mutlak bir mazeret olduğu söylenemese bile, herkesin ağzından çıkan her lafzın dinen bağlayıcı olduğunu kabul etmek de hakkaniyetli olmaz. Fetva verecek kişinin mutlaka kocayı sorgulaması; kastını, niyetini, bilgisini ölçmeli ona göre hüküm vermelidir.
Türkiye’de cehaletin de ötesinde, bir yanlış bilme vakası vardır. Pek çok kimse, boşamanın gerçekleşmesi için üç defa boşama lafzının söylenmesi gerektiğini zannetmekte ve bu sebeple üç defa söylemektedir. Hâlbuki bir defa söylemek boşanmak için yeterlidir. Üç defa söylemek, beynûnet-i kübrâ denilen ve tarafların yeniden evlenmesini ya imkânsız hâle getiren ya da son derece ağır şartlara bağlayan bir hükümdür. Yukarıda İbnü’l-Hümâm’dan nakledilen esaslar dikkate alındığında, bilgisizlikten kaynaklanan bu uygulamanın dinen tek talak mesabesinde değerlendirilebileceğini fıkıh erbabının dikkatine sunuyorum. Halka yönelik fetva değildir! Vallâhu a‘lem.
Son olarak biri halka diğeri hocalara olmak üzere iki mühim hatırlatmada bulunmak istiyorum:
Halkımıza tavsiyem şudur: Boşamanın da sünnet ve bid‘at olanı vardır. Evlenirken nasıl sünnet üzere evleniyorsak -şahitler huzurunda icap kabulde bulunduğumuz- resmi nikâhı dahi yeterli görmeyip ayrıca hocaya dini nikâh yaptırıyorsak; boşanmayı da hocalara danışarak yapmamız gerekir. Kesinlikle ehline danışmadan boşama yoluna gitmeyelim. Hele tartışma ve öfke anında asla boşama lafızlarına müracaat etmeyelim. Zira öfkeliyken kasıt ve niyet mevcut olduğundan her halükârda boşama gerçekleşir. Bir de hiçbir şekilde “üç” ifadesini ve üç kere tekrarı kullanmayalım. Bunun artık geri dönüşü yoktur. Allahu Teala şöyle buyurmuştur: "Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir." (Bakara, 230) Ve filmlerdeki gibi formalite bir hulleci ile değil nikahlandığı yeni koca ile bilfiil zifafa girip boşandıktan sonra eski koca ile tekrar evlenebilirler. Onun için üç lafzı ve üç tekrar kesinlikle yok.
Hocalarımıza gelince: Talak ve elfâz-ı küfür bahislerini gelişigüzel biçimde halka arz etmemek gerekir. Vesvese ve kaygı bozuklarının zirveye ulaştığı günümüzde; tahkikten yoksun, faydadan hâli hükümlerin insanların saçlarını ağartacak travmalara sebep olduğunu ve bunun çok ağır vebal doğurduğunu belirtmek isterim. “Ben kitaptan okuyorum, kitaptan naklediyorum” diye bir savunma geçerli değildir. Zira kitaptan nakledilen her hüküm, aynı zamanda bir tercihi ve fiilî bir içtihadı ifade eder. “Bugün de hüküm budur” demek anlamına gelir ve bunun sorumluluğu da nakledene aittir.
Son olarak İslâm Hukuku'na Giriş - Nikâh derslerimiz sona yaklaşıyor ve kayıtları Youtube kanalımda mevcuttur. Özellikle imam, müezzin, vaiz, Kuran Kursu hocaları, medrese ve ilahiyat talebelerinin, bir de evlilik yolunda olanların bu dersleri takip etmelerini şiddetle tavsiye ederim. Derslerimizi bu yazıdaki perspektif üzere yapıyoruz ve güncel çok önemli konulara temas ediyoruz. Halk belki bilmemekle mazur görülebilir ama din görevlileri mazur görülmez; bunları bilmekle mesullerdir. Şuan sona yaklaştık, zannediyorum 20 ders gibi biter; çok büyük mesailer harcamanıza gerek yok.
Hayır dualarınıza talip olarak; Selâm, hidâyete tâbi olanlara...

Türkçe

@DokurMehmet @FightningFalcon kurbanın amacı sadece kurban kesmek kanka araştırmanı öneririm
Türkçe

@FightningFalcon Kurbanın amacı nerde kalır, eti böyle yaptırırsanız.
Türkçe

Abi et dediğin budur senelerce bu millet kurbanda steak’i bifteği kıymadan geçiriyor hepsini kuşbaşı yapıyor bizim kasaplara şunu yaptıramazsın derisini yüzüp karkasları parçalamaktan başka bir şey bilmezler
SİYAH SANCAK@siyahsancakx
🔵 Bir kasap, tek bir inekten çıkan tüm eti düzenli ve profesyonel bir şekilde sergiledi.
Türkçe

the substance. böylesine müthiş ötesi derecede rahatsız edici bir filmi uzun zamandır izlememiştim. daha önce izlediğim rahatsız edici filmler arasında kesinlikle birinci sırayı aldı. yayında ve yapımda emeği geçen herkesi ayrı ayrı. #thesubstance
Türkçe










