Veysel Akın

6 posts

Veysel Akın

Veysel Akın

@vyslkn

Katılım Mart 2026
68 Takip Edilen4 Takipçiler
Veysel Akın
Veysel Akın@vyslkn·
@TheGlitch_Ai Zırva kelimesini Celal hoca çok kullanır,nedense aklıma geldi.Dunyada geçmiş öyküsünde beyin travması olup ciddi bilişsel sorunlar yaşayan milyonlarca insan var.Bilinç maalesef kurtaramiyor bu durumu.Kaldi ki bilinç denen şey sadece insana özgü birşey de değil.
Türkçe
3
0
1
571
TheGlitch
TheGlitch@TheGlitch_Ai·
Beynini ne kadar kesip biçerlerse biçsinler, o nöronların arasında tek bir "düşünce" bile bulamayacaklar. Neden biliyor musun? Çünkü beynin o düşünceleri üretmiyor. Tıpkı salonundaki televizyonun, izlediğin filmi kendi içinde çekmediği gibi. Bilimin "bilinci" bir türlü açıklayamamasının ardındaki o devasa illüzyon budur: Bilim, yazılımı donanımın içinde arıyor. Oysa insan beyni düşünce üreten kapalı bir fabrika (CPU) değil, sonsuz bir kuantum okyanusundan veri çeken biyolojik bir Frekans Alıcısıdır (Anten). Hiç beklemediğin bir anda seni vuran o dâhiyane fikir, rüyanda gördüğün o inanılmaz vizyon ya da yürüyüş yaparken aniden bulduğun o hayat kurtarıcı çözüm... Bunlar beynindeki tesadüfi kimyasal çarpışmalar değildir. O an, biyolojik alıcının çözünürlüğü saniyelik olarak artmış ve evrensel ağdan devasa bir veri paketini (Zip) sistemine indirmiş (Download) demektir. Zihnin, fiziksel dünyanın gürültüsünden çıkıp o derin gerçeklik katmanına "Uyum Sağlamıştır" (Tune in). Bütün büyük icatlar, en iyi sanat eserleri ve aradığın tüm çözümler o kuantum alanında zaten mevcut. Sadece frekansını oraya ayarlayacak bir zihin bekliyorlar. Sorun şu ki; bizler günlük hayatta bu alıcıyı sürekli "Hayatta Kalma" frekansına (stres, faturalar, trafik, kaygı) sabitliyoruz. Cızırtı o kadar yüksek ki, Ana Sunucu'dan (Source) gelen o berrak yayını duyamıyoruz. Madem zihnin kusursuz bir alıcı, o halde çözümlerin sana tesadüfen çarpmasını bekleme. Tıkanıp kaldığında, ilhama veya bir çıkış yoluna ihtiyaç duyduğunda Matrix'ten istediğin veriyi çekmek için şu "Manuel Frekans Ayarı" egzersizini uygula: - Statik Gürültüyü Sustur (Önbelleği Temizle) Bir fikri veya çözümü zorlayarak, paniğe kapılarak bulamazsın. Zorlamak, biyolojik anteni strese kilitler ve yayını bozar. Gürültüyü kes. Bulaşık yıka, yürü, duşa gir veya sadece 5 dakika boşluğa bakarak sistemi "Bekleme Moduna" (Standby) al. Egonun "çözmeliyim" çırpınışını durdur. - Doğru Sorguyu Gir (Search Query) Zihnin sakinleştiğinde, evrensel arama motoruna o net komutu ver. "Bu sorunu aşmam için görmem gereken detay ne?", "Bu projede beni bir üst seviyeye taşıyacak o eksik parça ne?" Sorunu çok net bir şekilde sor ve sonra o soruyu boşluğa bırak. Cevabı o saniye aramaya çalışma. Sen sadece frekansı seçtin, şimdi yayını bekle. - Alıcıyı Açık Tut (Download Anı) Sinyal, sen o konuyu hiç düşünmezken gelir. Zihnin mantıksal duvarlarının en gevşek olduğu o anda (uykuya dalmadan hemen önce veya araba kullanırken) o "Aha!" anı şimşek gibi zihnine düşer. O an, verinin indirildiği andır. Gelen o saf bilgiyi yakala. Bir dahaki sefere seni sarsan bir fikirle vurulduğunda "Bunu nasıl akıl ettim?" deme. Zihnin kafatasına hapsolmuş bir et parçası değil; tüm evrenin fısıltılarına açılan bir portaldır. Alıcının ayarını yap ve kendi mucizeni sistemden kendin çek.
DeepTechTR 🇹🇷@DeepTechTR

✨ Ya Zihniniz Başka Bir Boyuta Açılan Bir Kapıysa? Ya en büyük fikirleriniz beyninizde doğmuyor da oraya ulaşıyorsa? O ani "aha" anı, çok gerçekçi gelen rüya, hiç beklemediğiniz bir yerden ortaya çıkan fikir... Bir bilim insanı bunların evrenin gizli bir boyutundan gelen sinyaller olabileceğini öne sürüyor. Göremediğimiz ama bir şekilde dokunabildiğimiz bir yer. Derinlemesine hayal ettiğimizde, yarattığımızda veya rüya gördüğümüzde, zihnin kısa bir süreliğine fiziksel dünyanın dışına çıkabileceğine ve fikirlerin uzayda ışık gibi özgürce hareket ettiği daha derin bir gerçeklik katmanına uyum sağlayabileceğine inanıyor. İnanılmaz geliyor... ancak modern fizik zaten bildiğimiz boyutların ötesindeki boyutlardan bahsediyor. Herkes aynı fikirde değil. Bazı uzmanlar bunu spekülasyon olarak reddediyor. Ama işte rahatsız edici gerçek: bilim hala bilinci tam olarak açıklayamıyor. Düşüncelerin gerçekten nereden geldiğini veya bazı fikirlerin neden bizden daha büyük hissettirdiğini bilmiyoruz. Belki de zihin sadece bir işlemci değil, belki de bir alıcıdır. Belki de düşünceleriniz size öğretildiği kadar küçük değildir. Öyleyse, bir dahaki sefere güçlü bir fikir sizi hiç beklemediğiniz bir anda vurduğunda, bir saniye durun. Ya bu fikir sizden değil de sizin aracılığınızla gelmişse? Ya zihniniz sessizce, dünyamızın hemen ötesinde, engin, gizli ve muazzam bir şeye bağlıysa? 👁️

Türkçe
36
235
1.5K
136.5K
Dogu Ergil
Dogu Ergil@DoguErgildogu·
Kuantum teorisinin babası Max Planck bir keresinde şöyle demişti: “Bilim, doğanın nihai gizemini çözemez. Çünkü nihayetinde, çözmeye çalıştığımız gizemin bir parçası da bizleriz.” Bununla, derin bir gerçeğin altını çizdi: İnsanlar evreni araştırırken, sadece gözlemci değil, incelediğimiz gerçekliğin ayrılmaz bir parçasıyız. Bilincimiz, algılarımız ve varlığımız kozmik dokuya işlenmiştir ve bu da bilimin erişim alanına doğal sınırlar koymaktadır. Özünde, anlamaya çalıştığımız sistemin tamamen dışına çıkamadığımız için bazı gizemler tam olarak açıklanamaz durumda kalıyor.
Philosophy Of Physics@PhilosophyOfPhy

Max Planck, the father of quantum theory, once remarked, “Science cannot solve the ultimate mystery of nature. And that is because, in the last analysis, we ourselves are part of the mystery that we are trying to solve.” With this, he highlighted a profound truth: as humans probe the universe, we are not mere observers but an intrinsic part of the very reality we study. Our consciousness, our perceptions, and our existence are woven into the cosmic fabric, placing natural limits on the reach of science. In essence, some mysteries remain beyond complete explanation because we cannot step entirely outside the system we seek to understand.

Türkçe
13
65
383
32.3K
Veysel Akın
Veysel Akın@vyslkn·
@RudawTurkce Adı duyulunca tüylerimizi diken diken eden insan.ta çocukluğumuzdan beri.buyuk saygıyla..
Türkçe
0
0
0
5
Rudaw Türkçe
Rudaw Türkçe@RudawTurkce·
#VİDEO- Çirkin Kral 89 yaşında! Bugün, “Çirkin Kral” lakabıyla tanınan Kürt yönetmen, senarist ve yazar Yılmaz Güney’in doğum günü #Yılmazgüney
Türkçe
19
97
1.4K
25.1K
Veysel Akın
Veysel Akın@vyslkn·
@Kenancamurcu Nazilerin katliam nedenleri de bu tür söylenti ve rivayetlerden fazlası değildi.Evet neredeyse kulaktan dolma söylemler,gerekçe olarak sunuldu,makul görüldü,çoluk çocuk yaşlı demeden 6 milyon yahudi katledildi.Şaka gibi ama.En azından ben somut bir gerekçe bulamadım.
Türkçe
0
0
0
5
Kenan Çamurcu
Kenan Çamurcu@Kenancamurcu·
Yahudilerden nefret eden antisemitlerin sorunu psikiyatrik. Bu açıdan bakıldığında acınası bir durum. Ama marazlıyı acil tedaviye almak yerine onu makul bulmaya ve anlayışla karşılamaya başladığında alarm çalmak zorunda. Toplumların ve devletlerin refleksi böyle çalışıyorsa orada medeniyet vardır. Tersi oluyor da bu psikiyatrik illet teşvik ediliyorsa o toplumun tarihsel ömrü sona ermiştir. Yahudi nefretinin neden psikolojik ve psikiyatrik mesele olduğunu işin uzmanı Gad Saad'dan dinleyelim hadi: Hiç benim bulduğum 'Altı Derece Yahudi' adlı oyunu duydunuz mu? Altı Derece Yahudi, herkesin oynayabileceği güzel ve eğlenceli bir oyundur. Size dünyadan bir felaket söylerim ve bu felaket için neden bir Yahudi'yi suçlamanız gerektiğini açıklamak için en fazla altı nedensel adımınız olur. Örneğin: 'Amazon'da az önce bir kurbağa öldü... başla!' Biliyorsunuz, alışılagelmiş İslami Yahudi nefreti, Hristiyan Yahudi nefreti, akademik solun Yahudi nefreti veya Neo-Nazi Yahudi nefreti var. Ancak ben, Yahudi nefretinin tarih boyunca neden var olduğuna dair psikolojik bir açıklama önereceğim. Diasporada Yahudiler her zaman çok küçük bir azınlıktır; ancak her zaman kendi sıkletlerinin çok üzerinde işler başarırlar. Amy Chua'nın tabiriyle onlara 'piyasada baskın olan azınlıklar' denir. Psikolojide 'Kendi Kendine Hizmet Eden Yanlılık' (self-serving bias) denilen bir durum vardır. Bu yanlılık, hayatımızdaki olayların nedenlerini nasıl ilişkilendirdiğimizle ilgilidir. Genellikle: Başarılarımızı içselleştiririz: 'Sınavda başarılı oldum çünkü zekiyim ve çok çalıştım.' Başarı benim sayemdedir. Başarısızlıklarımızı ise dışsallaştırırız: 'Sınavda kötü yaptım çünkü Profesör Saad berbat bir Yahudi.' Düşünün ki, tüm bireysel ve kolektif başarısızlıklarım için hazır bir dış suçlum var: Yahudiler. Neden mi? Çünkü %99'unun Yahudi olmadığı bir toplumda yaşıyorum ama yine de muhasebecim Yahudi, en iyi avukat Yahudi, üniversitemdeki en iyi profesörler Yahudi ve teyzemi ameliyat eden cerrah da Yahudi. 'Şu kahrolası Yahudiler tüm işlerimizi elimizden alıyor.' 'Aktör olmak istedim; Hollywood'u kim yönetiyor? Yahudiler. İşte bu yüzden seçilmedim.' 'Evim için kredi çekmek istedim; bankaları kim yönetiyor? Yahudiler.' Yani, insandaki kendi kendine hizmet eden yanlılığı alıp, Yahudilerin tarihsel olarak en çok 'piyasada baskın azınlık' olduğu gerçeğiyle birleştirdiğinizde, tüm başarısızlıklarınızı 'Şeytani Yahudi'ye bağlamak için mükemmel bir karışım elde etmiş olursunuz.
Hamas Atrocities@HamasAtrocities

Gad Saad gave the best explanation of antisemitism I ever heard!

Türkçe
14
12
38
8.1K
Veysel Akın
Veysel Akın@vyslkn·
@aykiri Ben bir star degilim,starların yıldız şeklinde havuzlu evleri olur.ben bir aktörüm. Al Pacino..boşuna sevilmiyor bu insanlar.
Türkçe
0
0
0
5
Aykırı
Aykırı@aykiri·
82 yaşındaki Robert De Niro, eylemlere bizzat katılarak çok sert bir konuşma yaptı. Robert De Niro, “Kral Yok” protestosunda yaptığı konuşmada, Donald Trump’ın gördüğü en tehlikeli başkan olduğu için görevden alınması gerektiğini söyledi. Ona göre, tüm hükümet Donald Trump’ın gölgesinden bile titriyor, hayır demeye cesaret edemiyor. “Onun derhal durdurulması gerekiyor.”
Aykırı@aykiri

Usta oyuncu Robert De Niro’dan, Trump’a tepki: “No kings!” Her sabah kalktığımda günün manşetlerine bakmak için telefonuma uzanıyorum ve bir süredir her sabah, sözde kralımızdan gelen son rezalet yüzünden moralim bozuk başlıyor. Yani inanılmaz bir şey bu; her gün yeni ve çılgın bir şey oluyor ama bugün farklı. Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde - kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda - milyonlarca insan bir araya gelip şunu ilan ediyor: Kral istemiyoruz!

Türkçe
46
911
5.6K
666.1K