

Fatih Yüce
504 posts

@wadanotad
İngilizce Öğretmeni | Eğitim-İş Tokat Şube Başkanı



Özbay'dan Yalçın'a 'narkoz' yanıtı: Cumhuriyet dersini vermeyi sürdüreceğiz cumhuriyet.com.tr/turkiye/ozbay-…

Yeliz Hanım; Bizi bu topraklarda bilenler bin yıldır biliyor, siz rahat olun. Milletimiz asıl sizi ve sendikanızı tanıyamıyor. İslamın sancaktarlığını yapmış bir milletin torunları, nasıl olur da dinine, değerlerine bu kadar yabancılaşır, düşman olur diye soruyor sizi görenler. Toplum sizi aştı, söylemleriniz tükendi. Avukat, savcı, hakim, infaz memuru kısaca herşey olduğunuz günler geride kaldı. Açık söylüyorum buradan size bir ekmek çıkmaz, boşuna okulların huzurunu kaçırmayın! Yargıya mudahale ediliyor diye yaptığınız tam da bu. "Kız öğrencilerin şikayet ettiği" ibaresiyle ne anlatıyorsunuz aklınızca? Kız öğrencilerin şikayetini, üyeniz bayan müdür yardımcısı organize ettiği için mi size daha anlamlı geldi acaba, merak ettim doğrusu? Ramazan Hoca şimdi sebest bırakıldı, kelepçe ile götürülür ve tutuklanırken hukuk güzel, serbest bırakılırsa müdahale mi oluyor? Sevsinler sizin hukuk anlayışınızı! Şimdi yeni başlıyoruz. Münferit olayları kullanarak, çarpıtarak sendikacılık yapmayı ahlaken nasıl izah ediyorsunuz bilemiyorum ancak aynı yoldan biz de gidersek sorumlusu siz olacaksınız. Çünkü haddi fazlasıyla aştınız, bilesiniz. MESEM, ÇEDES, İHL, Seçmeli Dersler, TYMM, ÖMK... Gündeminiz bu kadar, bunlar olmasaydı ne yapacaktınız Allah aşkına? Size mi soracağız, siz kimsiniz? Çeşitli kanun ve yortuların arkasında, başını kuma gömmüş deve kuşu gibi duruyorsunuz. Sizi görüyoruz.
















Bakan Tekin’in çocuğu için tercihi: Özel okul Milli Eğitim Bakanı Tekin, ortaokula giden çocuğunu ne imam hatibe ne kız okuluna ne de devlet okuluna gönderiyor. Tekin’in çocuğu, Ankara’nın olanakları ile öne çıkan kolejlerinden birinde okuyor birgun.net/haber/bakan-te…







Norm fazlası resen atamalar, MEB’in yıllardır süregelen plansızlığının ve sorumsuzluğunun bir örneği daha olmuştur. Öğretmenler 100 kilometreden fazla uzaklıktaki ilçelere gönderilmekte, toplu taşımanın dahi olmadığı yerlere gitmeye zorlanmaktadır. Bu uygulama, öğretmenlerin günlük yaşamını imkânsız hale getirmekte, aile bütünlüğünü zedelemekte ve eğitim hizmetini aksatmaktadır. MEB’in “Norm Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Kılavuzu” hukuki zeminden yoksundur. Daha önce Danıştay tarafından yürütmesi durdurulan benzer işlemler gibi bu uygulama da açıkça keyfidir. Norm güncellemesi yapılmadan ve plansız biçimde gerçekleştirilen bu atamalar, öğretmenleri yeniden norm fazlası durumuna düşürecek, aynı branşlarda tekrar öğretmen ihtiyacının doğmasına sebep olacaktır. Eğitim-İş olarak bugüne kadar birçok davayı kazandık, haksızlıkları ifşa ettik ve öğretmenlerimizin yanında olduk. Bundan sonra da plansızlığınızın, sorumsuzluğunuzun ve keyfiliğinizin bedelini öğretmenler ödemeyecek! Bu hukuksuz sürece karşı mücadelemizi sürdüreceğiz; daha önce kazandığımız gibi yine kazanacak, bu haksızlıkları kamuoyuna taşımaya devam edeceğiz.



