Yavuz Alogan

2.7K posts

Yavuz Alogan

Yavuz Alogan

@yavlogan

Ankara, Türkiye Katılım Ocak 2018
759 Takip Edilen12.2K Takipçiler
Yavuz Alogan retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
MSB bugün İran’dan ateşlendiği belirtilen bir balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiğini ve Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Ancak geçen üç vakada olduğu gibi ortada hâlâ cevap bekleyen kritik sorular var. Füzenin radar izi nerede? Hangi rota ile geldi, hangi irtifada vuruldu? Hangi unsur angaje oldu? (Halen doğu Akdeniz‘de ABD Arleigh Burke sınıfı muhripler dışında bu Angajmanı yapabilecek başka bir unsur yok) Türkiye’nin Kürecik’ten Anamur’a kadar uzanan radar ve erken ihbar altyapısı bu verileri ortaya koyabilecek kapasitededir, dolayısıyla soyut açıklamalar yeterli değildir. Öte yandan bir yanda Adana’da NATO kolordusu, diğer yanda İstanbul Boğazı girişinde NATO deniz unsuru komutanlığı haberleri gündemdeyken, her seferinde füzelerden Türkiye’yi “NATO korudu” vurgusuyla gelen bu açıklamalar güçlü bir algı operasyonu izlenimi doğurmaktadır. Kısacası “füze İran’dan ateşlendi” algısı ile “ söz konusu füze Akdeniz’deki NATO unsurları tarafından önlendi” algısı sürekli tekrar ediyor. Türk milleti bu algı mesajını okumaktadır. Oysa gerçek tablo farklıdır. ABD’nin dışladığı NATO’nun cephane sorunu tartışılıyor, Avrupa ordularının hazırlık seviyesi sorgulanıyor, İngiltere’nin Kıbrıs’taki üssüne bile gemi sevkinde zorlandığı görülüyor. Yani NATO’nun taze kana, gönüllü figüranlara ihtiyacı var. Rusya Ukrayna Savaşında Kiev’e sınırsız sağlanan askeri, finansal ve siyasi desteğe rağmen NATO bu savaşta hedeflerini başaramamıştır. O nedenle Türkiye gibi büyük bir ülkenin aktif olarak Rusya ile olan tarafsız pozisyonunu bozarak Rusya düşmanı olarak yanlarına geçmesi istenmektedir. Çok ciddi finansal kriz içerisine giren Ankara, 100 günden az kalan bir süre içerisinde NATO’nun 2026 zirvesini yapacaktır. Bu nedenle Ankara’daki bürokratlara ve NATO Muhiplerine zirvede prestij sağlayacak projelere de ihtiyaç vardır. Türkiye bir yandan Gazze katliamını eleştiriyor, Filistin halkının çıkarlarını savunuyor ama diğer yandan fiilen İran’da savaşta olan İsrail ve ABD’ye en büyük siyasi ve kısmen askeri desteği sağlayan NATO’nun bir nevi reklam ajansı gibi davranıyor. Böyle bir ortamda Türkiye’nin bu denli NATO dümen suyuna sokulması Karadeniz’de, Doğu Akdeniz ‘de ve Hazar havzasında stratejik risk üretir. Türkiye figüran değildir, kendi hava savunmasını, kendi egemenlik refleksini esas almalı, teknik verileri açıklamalı ve bu tür sahte bayrak kokan yönlendirmelere karşı son derece dikkatli olmalıdır. Türkiye tarafsız rejimini korumalı, ikinci Dünya ve soğuk savaş yıllarında olduğu gibi çevresinde hiçbir tarafın kışkırtma ve manipülasyonlarına alet olmamalıdır.
Türkçe
0
2.4K
7.2K
411.9K
Yavuz Alogan
Yavuz Alogan@yavlogan·
Mahir Çayan, 1946-30 Mart 1972
Yavuz Alogan tweet media
Türkçe
2
11
82
1.3K
Yavuz Alogan retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
Değerli araştırmacı yazar Yavuz Alogan’dan çok önemli bir yazı. Mutlaka okunması gerekir. 👇👇
Türkçe
0
177
823
71K
Yavuz Alogan retweetledi
Şükrü Sina Gürel
Şükrü Sina Gürel@sina_gurel·
1- 2002’de ABD, bizden, Irak’a müdahalesine Kuzey Cephesi oluşturmak için, öteki isteklerinin yanısıra, Trabzon limanı ve havaalanını, Gaziantep havaalanı ve Güney Doğu Anadolu’nun kara ve Demir yollarını savaş için kullanmak istiyordu.
Türkçe
23
460
1.1K
114.3K
Yavuz Alogan retweetledi
T.C. Millî Savunma Bakanlığı
🗓️24 Mart 2026 Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarete, İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Özgür Erken ve Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak ile Deniz Unsur Komutanlığı personeli de katıldı. 🗓️ 24 March 2026 Major General Jean-Pierre Fague (France), Commander of the Multinational Force Ukraine Operational Headquarters (MNF-U OHQ), and Deputy Commander Major General Richard Stewart Charles Bell (United Kingdom), together with their delegation, visited the Maritime Component Command (MCC), planned to be established in Anadolukavağı/Beykoz. The visit was also attended by Rear Admiral (LH) Özgür Erken, Commander of the Istanbul Strait Command, Rear Admiral (LH) Birol Orak, Commander of the Mine Fleet Command, as well as the personnel from the Maritime Component Command. #MillîSavunmaBakanlığı
T.C. Millî Savunma Bakanlığı tweet mediaT.C. Millî Savunma Bakanlığı tweet mediaT.C. Millî Savunma Bakanlığı tweet mediaT.C. Millî Savunma Bakanlığı tweet media
Türkçe
543
207
690
853.2K
Yavuz Alogan retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
26 Mart 2026 sabaha karşı, İstanbul Boğazı yaklaşma sularında, karasularımızın hemen dibinde, kıta sahanlığımız içinde Türk sahipli ALTURA isimli kolay bayraklı, 1 milyon varil ham petrol yüklü bir tankere Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen bir insansız deniz ve hava aracıyla saldırı yapılmıştır. Bu hadise artık bardağın taştığını göstermektedir. Burada verilen mesaj son derece açıktır. Birincisi, dünyanın en kritik su yollarından biri olan, Montrö rejimiyle Türkiye’nin kontrolündeki Türk Boğazları trafiğine, Türkiye’ye en yakın noktada müdahale edilebileceği gösterilmiştir. İkincisi ve daha da önemlisi, dolu bir ham petrol tankerine saldırı yapılarak, gerekirse Türkiye’nin çok büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakılabileceği mesajı verilmiştir. Bugüne kadar çoğunlukla boş tankerlere yönelik saldırılar görülürken, dolu bir tankere yönelik bu saldırı Türkiye’yi artık sadece söylemde değil, eylemde de harekete geçmeye zorlayacak niteliktedir. Türkiye, 2004 yılından bu yana Karadeniz’de başlattığı Karadeniz Uyumu Harekâtı ile gerekirse tek taraflı olarak kendi deniz yetki alanlarında (kıta sahanlığı/MEB) denizde güvenliği sağlama, terörle mücadele ve beklenmeyen olayları önleme sorumluluğunu üstlenmiştir. Türk Donanması unsurları bugün Somali’de görev icra etmekte, bazı unsurlarımız NATO görevleri kapsamında son iki aydır, Kuzey Denizi ve Baltık’ta faaliyet göstermektedir. Buna karşılık Karadeniz’de, kendi kıta sahanlığımız içinde, Türk Boğazları’nın hemen dışında gerçekleşen bu tür saldırıları engelleyemiyor oluşumuz ciddi bir güvenlik açığıdır. Türkiye derhal Karadeniz Uyumu Harekâtı’nı tek taraflı olarak en üst seviyede aktive etmeli; bölgede su üstü unsurları, insansız deniz araçları ve insansız hava araçları ile 7/24 kesintisiz karakol faaliyetine başlamalıdır. Türkiye’nin tam da talihsiz bir şekilde güneydoğu Anadolu’da NATO için müşterek kolordu karargahı kuracağı haberlerinin medyada yer aldığı bir konjonktürde NATO destekli Ukrayna’nın Türkiye’ye gözdağı veren bu küstah hamlesi cevapsız kalmamalıdır. Donanmamızın varlık nedeni, Türkiye’nin Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerini korumaktır Bugün öncelik; uzak coğrafyalarda başkalarının çıkarlarını korumak değil, Türk Boğazları’nın dibinde ortaya çıkan bu yeni nesil deniz terörüne karşı derhal tedbir almaktır.
Cem GÜRDENİZ tweet media
Türkçe
0
958
3.5K
93.7K
Yavuz Alogan retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
NATO Genel Sekreteri Rutte‘yi dizginleyecek hiçbir makam yok mu ? 1.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin son günlerde yaptığı “22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” açıklaması, ittifakın mevcut gerçekliğiyle taban tabana zıt, son derece tehlikeli bir stratejik kopuşun işaretidir. 2.Hürmüz Boğazı gibi dünyanın en kritik enerji geçiş hattında bu ölçekte bir askeri angajmanı Trump’ı mutlu etmek için dillendirmek, sadece bölgesel gerilimi tırmandırmak değil, aynı zamanda NATO’nun kendi kapasite sınırlarını da açıkça yok saymaktır. 3.Bugün NATO’nun özellikle Avrupa ayağı, Ukrayna savaşına verilen destek nedeniyle ciddi bir mühimmat ve lojistik tükenmişlik yaşamaktadır. Birçok Avrupa ülkesinin cephanelikleri alarm verici düzeyde boşalmış durumdadır. ABD tarafında ise İsrail’e verilen yoğun askeri destek nedeniyle stokların ciddi şekilde zorlandığı artık açık bir gerçektir. Böyle bir tabloda Hürmüz gibi yüksek riskli bir coğrafyada yeni bir askeri taahhütten söz etmek, askeri gerçeklikle bağını koparmış bir yaklaşımın ürünüdür. 4. Rutte’nin “22 ülke hazır” söylemi, sahadaki siyasi ve askeri parçalanmışlığı örtmeye yetmemektedir. Zira aynı süreçte bazı Avrupa ülkeleri doğrudan askeri katılıma mesafe koyarken, ABD tarafında dahi NATO’ya ihtiyaç olmadığı yönünde çelişkili açıklamalar gelmektedir. Yani ortada birleşik ve bağlayıcı bir NATO kararı değil, dağınık ve belirsiz bir koalisyon söylemi vardır. 5.Daha da kritik olan husus şudur: NATO gibi 32 üyeli bir askeri ittifakta bu ölçekte bir angajman kararı, NAC-Kuzey Atlantik Konseyi’nin açık tartışmaları ve onayı olmaksızın telaffuz edilemez. Rutte’nin bu tür açıklamaları hangi yetkiye dayanarak yaptığı ciddi bir soru işaretidir. Bu, ittifakın kurumsal işleyişine zarar veren, karar alma mekanizmalarını bypass eden bir tutumdur. 6.Askeri tarihte en büyük hatalardan biri, mevcut gücünü doğru değerlendirmeden büyük taahhütlere girmek ve kontrolsüz maceralara atılmaktır. Bugün NATO tam da bu riskin eşiğinde durmaktadır. Siyasi liderliğin zikzaklı, öngörülemez ve yer yer çocuksu refleksleri, zaten kırılgan olan stratejik dengeyi daha da zayıflatmaktadır. 7.Türkiye açısından mesele daha da hayati bir boyut taşımaktadır. Böylesine dengesiz bir liderlik altında, en değerli deniz ve hava unsurlarını NATO harekât komutasına tahsis etmeye ne kadar daha devam edileceği artık ciddi şekilde tartışılmalıdır. Çünkü mesele sadece bir ittifak yükümlülüğü değil, doğrudan milli güvenlik ve milli kuvvetlerimizin doğru kullanımı meselesidir. Sonuç olarak NATO’nun askeri olarak yenilmeye ihtiyacı yoktur; NATO kendi içinde zaten yenik bir görüntü vermektedir. Zira Rutte gibi bir genel sekreter olduğu sürece NATO, başı kesik bir horoz gibi nereye gittiğini bilmeden her yöne savrulmaya devam edecektir.
Cem GÜRDENİZ tweet media
Türkçe
0
322
1.1K
40.2K
Yavuz Alogan retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
Değerli yazar Yavuz Alogan‘dan enfes bir makale Victor Hugo’nun Waterloo’sundan bugüne geldiğimiz noktaya işaret ediyor. Savaş cepheden çıktı, uzaktan infaza dönüştü. Wellington’un 1815 Waterloo Savaşında Napolyon‘a öldürmek için hazır duran keskin nişancıya dönerek. “komutanlar birbirine ateş etmez” dediği dünyadan, “hepsini öldürüyoruz” diyen bir barbarlığa geçtik. Cenevre Sözleşmeleri fiilen çöktü, sivillerle savaşanlar arasındaki sınır silindi. “Dekapitasyon” stratejisi devletleri başsız, toplumları kaosa sürüklüyor. Enerji ve tedarik zincirlerinin kırılması ise bunun sadece savaş değil, medeniyet yıkımı olduğunu gösteriyor. Denge kurulmazsa bu artık savaş değil, küresel cinayet düzenidir. Mutlaka okunası bir makale: open.substack.com/pub/yavuzaloga…
Türkçe
0
234
882
38.1K
Yavuz Alogan
Yavuz Alogan@yavlogan·
@Dilek_Karafazli Mutlaka düşüneceklerdir. Şu anda rejim meselesi ikinci planda. Emperyalizme karşı direnişin sürmesi önemli.
Türkçe
0
0
4
26
Dilek Karafazlı
Dilek Karafazlı@Dilek_Karafazli·
@yavlogan Yavuz Bey her şeye tamam. Adamın yanındayız. İran devletinin de. Emperyalist akbabalara karşı yanındayız. Ancak İran'daki rejşmşn canı cehenneme.... Akılları varsa bu savaşı püskürttükten sonra ki bence başaracaklar 🙏 Sonra bu rejim meselesini tekrar düşğnmemeliler.
Türkçe
1
0
0
60
Yavuz Alogan
Yavuz Alogan@yavlogan·
Çanakkle Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümü kutlu olsun!
Yavuz Alogan tweet media
Türkçe
1
32
186
1.6K
Yavuz Alogan
Yavuz Alogan@yavlogan·
Saray hükümetinin bu kararnamenin ne anlama geldiğini halka tane tane açıklaması, her türlü muhalefetin de bu kararnameye neden ihtiyaç duyulduğunu sorgulaması şarttır. İlk bakışta "1 Mart tezkeresi" gibi görünüyor.
Yavuz Alogan tweet media
Türkçe
23
390
895
20.2K
Yavuz Alogan
Yavuz Alogan@yavlogan·
Talat Paşa, Eylül 1874- 15 Mart 1921
Yavuz Alogan tweet media
Türkçe
0
10
79
1.2K