
Yılmaz Çelik
6.6K posts

Yılmaz Çelik
@yilmazcelikkd
İlahiyatçı Yazar https://t.co/HP29oo2bX2













🗣️ El Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde: “Garantörler... arabulucular.. Siz neredesiniz? Rolünüz nerede? Garantileriniz nerede?”








🔴 “Silahları teslim etmemizi istiyorlar. Biz silahın ta kendisiyiz.” İsrail tarafından şehid edilen Kassam Tugayları Saha Komutan Yardımcısı İmad İslim’in kız kardeşinin mesajı:

#29Mayıs1453 #istanbulunfethi Fatih Sultan Mehmet Han ve Hedeften Bakmak 21 yaşında gencecik bir sultan. Peygamber Efendimizin S.A.V müjdesine nail olmak istiyor. Daha önce birçok ordunun fethetmek istediği ancak surlarının önünde perişan olup hüsrana uğradığı Bizans’a gözünü dikmiş. Vezirleri öğüt veriyor. ‘’Elimizde Bizans’ın surlarında gedikler açacak toplar yok. Haçlıların Bizans’a yapacağı yardım ve destekleri engelleyemiyoruz. Ayrıca Haliç’teki zincirleri aşıp gemilerimizi Haliç’e de sokamıyoruz. Yeni sultan oldunuz. Daha önce hiçbir ordunun başaramadığı büyük bir işe soyundunuz. Başarısızlık halinde sultanlığınıza yenilgiyle başlamış olacaksınız. Bunun yerine daha küçük ama size zafer getirecek hedeflere yöneliniz. Böylece sultanlığınıza zaferle başlamış olursunuz.’’ Vezirlerine hafızalara kazınan şu unutulmaz cevabı veriyor. ‘’ Ya Bizans beni alır ya da ben Bizans’ı’’ Sonra bu büyük hedefi gerçekleştirmek için ben ne yapmalıyım sorusuyla harekete geçiyor. Haçlıların Bizans’a Karadeniz ve boğaz yoluyla yapacakları yardımları engellemek için bizzat projesini kendi hazırladığı ve inşaatında da kendisinin çalıştığı Rumeli Hisarı’nı 4 ay gibi kısa bir zamanda tamamlıyor. Hisarın surlarına yerleştirdiği toplarla boğazdan hiçbir Haçlı gemisinin geçmesine izin vermiyor. Bizans surlarında gedikler açabilecek güçte tarihte o güne kadar yapılmış en büyük topları icat ediyor. Bir ilki gerçekleştiriyor, gemileri karadan yürüterek Haliç’e indiriyor ve Bizans’ı Haliç’ten de kuşatma imkânına ulaşıyor. Sonra Rabbine yöneliyor, Rabbinden yardım diliyor, askerini motive ediyor. Ve Allah’ın yardımıyla büyük bir zafer O’nun eliyle gerçekleşiyor. Silinmeyecek şekilde tarihe adını yazdırıyor. Büyük hedef sahibi insanlar hedeflerini gerçekleştirmek için ne yapmaları gerektiğine hedeften bakarak cevap ararlar. Ne yapılması gerektiğine hedef cevap verir. Bugün İslam Ümmetinin içinde bulunduğu geri kalmışlıkla birlikte düşmanlarımız karşısındaki yenilmişlik haline son vermek, sömürgeci kafirlerin egemen olduğu dünya düzenini ortadan kaldırmak ve Hilafet çatısı altında Rasulullah (SAV) Efendimizin müjdelediği Roma’nın fethine nail olmak gibi büyük hedefler peşinde koşanların sık sık şu soruyu kendilerine sormaları gerekir. Bu hedefleri gerçekleştirmek için ben ne yapmalıyım? Unutulmamalıdır ki insanlar hedefleriyle büyürler.


Günlerdir yeni torba yasadaki 195 sayılı kanunun 49. maddesi ile ilgi tartışma sürüyor. Taslak metne konulan maddede; gazete, dergi ve internet sitelerinin bağlı kalacakları yayın ilkeleri belirlenmiş. Buna göre "Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayım yapılması kanun ile suç sayılacak." Peki önceden değil miydi? Basın İlam Kurumu'nun 1994'te Basın Ahlakı Esasları hakkında aldığı Genel Kurul Kararı ile, "Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı yayın yapılamaz" kararı var ama bu kararın yaptırım yetkisi yok, varsa da çok dar bir alanı kapsıyor. Bugün 2026 torba yasa teklifi ile 195 sayılı Kanun’un 49. maddesi değiştirilerek bu ilke doğrudan "kanun metnine alınıyor" ve “gazete, dergi ve internet haber siteleri” açıkça kapsama dahil ediliyor. Yani eğer torba yasa geçerse kanun, bu tür haberler için hem yaptırım gerekçesi olacak hem de kapsamı geniş olacak. Ak parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin sesini duyduk, görüşlerinin farkındayız." şeklinde açıklama yaparak tepkileri yumuşatmaya çalışıyor ve güya eleştirileri dikkate aldıklarını söylüyor. Herkes çok iyi biliyor ki bu torba yasa hazırlanırken kamuoyunun hassasiyeti hiç dikkate alınmadı ve bu yasa taslağı iktidar grubundan üç beş hukukçunun elinden de çıkmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu kanun maddesinden haberdar olmaması mümkün değil. Ayrıca 24 yıllık iktidarı sürecinde Ak Parti'nin Basın İlam Kurulu kararı ile bile olsa uygulamada olan böyle bir maddeyi yürürlükten kaldırmamış olması zaten hem büyük bir fecaattir hem de samimiyetsizliktir. Zira bir taraftan Atatürk ilke ve inkılaplarını temsil eden altı oku partisinin logosu yapan ve on yıllarca bu devrim kanunları yapıp halka zulmeden CHP ile hesaplaşıp her seçim döneminde Müslümanlardan oy isteyeceksiniz, diğer taraftan da CHP'nin altı okuna aykırı yayın yapmayı yasaklayan kanun çıkarıp CHP devrimlerini koruyacaksınız. Bu samimiyetsizlik değil de nedir?


Fas'tan Endonezya'ya tek bayrak, tek devlet ve tek ümmet olarak aynı günde karşıladığımız.. Namazını, minarelerinde, “İmam kalkandır. Onunla korunulur” mahyalarının asılı olduğu Camiilerde, Râşid bir Halifenin ardında kıldığımız.. İki milyar ümmetin teşrik tekbirlerini kâfirin kalbine korku salan bir sadâ, aşk ve vecd ile yeri göğü inletecek şekilde getirdiğimiz O BAYRAMLAR! Kurban Bayramınız şimdiden mübarek olsun. youtu.be/ZyMgmcMxe78?si…
