
Online alışveriş hakkına dokunma Uluslararası ödeme sistemlerini kullanmaya dokunma Göz bebeğimiz teknoloji girişimcimize dokunma Türkiye’nin kalkınma dinamosu “turuncu ekonomiye” dokunma #OyunumaDokunma
han
3.3K posts

@yoijax
i love childeˉ̞̭⋆›◡‹˄̻̊(*๑˘◡˘)

Online alışveriş hakkına dokunma Uluslararası ödeme sistemlerini kullanmaya dokunma Göz bebeğimiz teknoloji girişimcimize dokunma Türkiye’nin kalkınma dinamosu “turuncu ekonomiye” dokunma #OyunumaDokunma

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, oyun yasası ve sosyal medya yasağına ilişkin konuştu. (TRT)👇 📌 Günlük erişimi 100 binden fazla olan oyun platformlarının (Steam, Epic Games vs.) Türkiye'de temsilci bulundurması zorunlu olacak. 📌 Platformlar, 15 yaş altı çocuklara yasak olacak. Yaş doğrulama sistemi gelecek. 📌 Oyun platformları, oyunları yaş kriterlerine uygun olarak derecelendirerek sunacak. 📌 5651 sayılı Kanun'da oyun, oyun dağıtıcısı, oyun geliştirici ve oyun platformu tanımları yapılacak.


Akın Gürlek: "Sosyal medyaya artık kimlikle girilecek. Sosyal medya sunucularıyla anlaştık. Sosyal medyaya, T.C. Kimlik Numarası ile girilecek."




Şimdiden VPN'e eyvallah diyenler türemiş. Biz mücadele örmeliyiz arkadaşlar; Birinci ayak: Legalite istismarı. 42 yaşında olup, internet bilgisi 80 yaşında dayıdan hallice olan andavala yaptığının KVKK'ya aykırı olduğunu "Bilal'e anlatır gibi" anlatacağız. İki: Sokakta olacağız


Merhaba @ATuncayOzkan bey, Yaptığınız değerlendirmeleri dikkatle takip ettik. Ancak ifade etmek gerekir ki; ortaya koyduğunuz yaklaşım, ne günümüz dijital gerçekliğiyle ne de genç neslin yaşam biçimiyle örtüşmektedir. Dahası, bu söylemin Cumhuriyet Halk Partisi gibi özgürlük, ilerleme ve çağdaşlık iddiası taşıyan bir partide dile getiriliyor olması, biz gençler açısından ciddi bir temsil sorunu yaratmaktadır. Gençleri koruma iddiasıyla yasakları savunmak; oyunları, dijital platformları ve interneti bir tehdit unsuru gibi sunmak, aslında çözüm üretmek değil, meseleyi yüzeysel ve kolaycı bir yerden ele almaktır. Bu yaklaşım, çağın gerisinde kalmış bir siyaset refleksidir ve artık toplumsal karşılığı yoktur. Bu noktada, nazik ama açık bir tespitte bulunmak isterim: Eğer siyaset, toplumu anlamak ve temsil etmek ise; gençleri anlamayan bir dilin, gençleri temsil etmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla, ortaya koyduğunuz bu yaklaşımın ısrarla sürdürülmesi halinde, belki de daha uygun ve verimli olabilecek farklı alanlara yönelmeyi değerlendirmeniz yerinde olacaktır. Zira her mesleğin bir dönemi, her dönemin de bir dili vardır. Hatta daha da açık ifade etmek gerekirse; günümüz gerçekliğiyle bu denli kopuk bir perspektifin devamı, siyasal temsil açısından zorlayıcı olacağı için, emeklilik gibi daha sakin ve daha az yorucu seçeneklerin de değerlendirilmesi kesinlikle sizin adınıza daha isabetli olacaktır. Bu bir eleştiri olmanın ötesinde, bir uyum meselesidir. Buradan ayrıca @eczozgurozel açık bir çağrıda bulunmak isterim: Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni dönemde gerçekten bir değişim iddiası varsa, bunun yalnızca isimlerle değil, vizyonla ortaya konması gerekir. Sayın Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu döneminden daha farklı, daha cesur ve daha çağın ruhunu yakalayan bir siyasal perspektif ortaya koyması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Gençler olarak bizler, eski siyaset dilinin tekrarını değil; bizi anlayan, bizimle aynı dünyayı paylaşan ve özgürlük alanlarımızı genişleten bir yaklaşım görmek istiyoruz. Gençler adına konuşup gençleri anlamayan isimlerle yol yürümek, bu değişim iddiasını daha en başından zayıflatacaktır. Unutulmamalıdır ki: Gençleri kaybeden bir siyaset, geleceği de kaybeder. #OYUNUMADOKUNMA #TemsilciyeAsla



Akın Gürlek: “Sosyal medya platformlarıyla görüşmelerimiz tamamlandı. Sosyal medyaya kimlikle giriş için taleplerimiz kabul edildi. 3 ay gibi bir sürede kimlikle girişler sağlanacak.” (Burak Doğan)


@eczozgurozel merhaba, açık konuşacağız. Eğer oy istiyorsanız, gençlerle ters düşmezsiniz. Eğer iktidar olmak istiyorsanız, gençleri anlamak zorundasınız. Eğer ana muhalefet olarak kalmayı istiyorsanız yine gençleri anlamak zorundasınız. Bu tabloyu bir siyaset bilimi öğrencisi olarak da, bu ülkenin dijital dünyada büyümüş bir genci olarak da son derece kaygı verici buluyorum. Çünkü burada yalnızca bir düzenleme tartışılmıyor; burada siyasal reflekslerin, temsil krizinin ve gençlerle kurulan ilişkinin ne kadar kopuk hale geldiğini görüyoruz. Ana muhalefet olması gereken bir partinin temsilcisi, iktidarın yıllardır denediği ve toplumda ciddi tepki çeken yasakçı refleksleri sorgulamak yerine aynı dili benimseyebiliyorsa, burada artık mesele bireysel bir görüşten çıkıp kurumsal bir zihniyet problemine dönüşür. Bu, açık konuşmak gerekirse, “eski siyaset” dediğimiz, “Kılıçdaroğlu” döneminde de sıkça eleştirilen, toplumu anlamak yerine ona yön vermeye çalışan, yukarıdan aşağıya bakan bir yaklaşımın devamıdır. Ve bu yaklaşım artık gençler nezdinde karşılık bulmuyor. Bugün Türkiye’de genç seçmen davranışı hızla değişiyor. Artık insanlar sadece ideolojik aidiyetle değil; özgürlük, yaşam tarzı, dijital erişim ve bireysel alanlarının korunması üzerinden pozisyon alıyor. Oyunlara, platformlara, internete getirilen her sınırlama doğrudan gençlerin hayatına müdahale anlamına geliyor. Bu noktada şunu açıkça söylemek gerekir: Temsilci zorunluluğunu kabul etmiyoruz. Bant daraltmayı kabul etmiyoruz. Oyunlar dahil hiçbir dijital mecraya yönelik yasakçı zihniyeti kabul etmiyoruz. Bu sadece bir “oyun meselesi” değildir. Bu, özgürlük alanının sınırlandırılması meselesidir. Çünkü tarih bize şunu gösteriyor: Bir alanda başlayan kısıtlama, zamanla diğer alanlara da sirayet eder. Bugün oyun dersiniz, yarın sosyal medya, öbür gün ifade özgürlüğü… Siyaset bilimi açısından baktığımızda ise burada çok net bir risk var: Türkiye’de uzun süredir fiilen iki bloklu bir siyasal yapı bulunuyor. Ancak bu iki blok da gençleri anlamakta başarısız olursa, bu yapı kırılabilir. Yeni siyasi hareketler, yeni aktörler, hatta mevcut sistemin dışında alternatif temsil biçimleri ortaya çıkabilir. Bu da hem iktidar hem ana muhalefet için ciddi bir oy kaybı anlamına gelir. Çünkü gençler artık şunu çok net görüyor: “Bizi anlamayanı biz de desteklemeyiz.” Eğer CHP gerçekten bu ülkede iktidar alternatifi olmak istiyorsa, önce kendi içinde bu gerici ve yasakçı reflekslerden arınmak zorundadır. Birbirlerinin ne yaptığını bilmeyecek kadar kopuk olmamalı, @ATuncayOzkan gibi isimlerin, gençler adına konuşup yanlış verilerle, korku söylemiyle politika üretmesi kabul edilemez. Gençleri korumak adı altında onları kısıtlamaya çalışan her söylem, doğrudan güven kaybına yol açar. Oysa çözüm çok daha açık ve bilimsel: Yasaklamak değil, bilinçlendirmek. Kısıtlamak değil, eğitmek. Ebeveyn bilinçlendirme programları kurulmalıdır. Dijital okuryazarlık atölyeleri yaygınlaştırılmalıdır. Ve bunu sivil toplumla birlikte yapmak gerekir. ÖGO gibi oluşumlar bu noktada aktif rol alabilir. Gençlerle doğrudan temas kurabilen, onların dilini bilen, sahadan gelen yapılar bu sürecin en sağlıklı yürütücüleridir. Çünkü çocukları ve gençleri korumanın yolu onları dünyadan koparmak değil, dünyayı doğru okumayı öğretmektir. Buradan açık bir uyarı yapmak gerekiyor: Eğer siyaset partileri gençleri karşısına almaya devam ederse, sadece bir seçim kaybetmez; bir nesli kaybeder. Ve şunu da çok net söylemek gerekir: Bu ülkenin kurucu değerlerini temsil eden, Atatürk’ün mirasını taşıyan bir partinin, özgürlükler konusunda geri adım atan bir çizgiye savrulması kabul edilemez. Aksi takdirde bu siyasal denge değişir. Ve değiştiğinde kimse “neden?” diye sormasın. Çünkü cevap bugün burada, bu tartışmalarda çok net bir şekilde ortada duruyor. #OYUNUMADOKUNMA #TemsilciyeAsla
















🚨 "Oyun yasası" TBMM komisyonundan geçti. • Platformların temsilci atamasını kapsayan 23. Madde kabul edildi • Temsilci belirlenmezse para cezası ve %50'ye kadar bant daraltma cezası uygulanabilecek. • 15 yaş altı yasağı ve yaş doğrulama zorunluluğu getirildi. • Oyun dağıtıcılarının Türkiye'de sundukları hizmetler risk değerlendirmesi yapıp bildirmelerini gerektiren 24. Madde kaldırıldı. Ölümü gösterip sıtmaya razı bıraktılar. #oyunumadokunma