TKP KIZILAY

780 posts

TKP KIZILAY banner
TKP KIZILAY

TKP KIZILAY

@z_tkpk

Sosyalist Devrim

Katılım Haziran 2022
54 Takip Edilen302 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
Bir Gün daha bekleme, TKP'ye katıl! tkp.org.tr/gonullu/
TKP@tkpninsesi

Bir Gün Daha Bekleme,
 TKP’ye Katıl! Değerli yurttaşlar, emeğiyle geçinen kardeşlerimiz; Hayatın karmaşası içinde çoğu zaman yorgunluk, kaygı ve umutsuzlukla savruluyor, durup düşünmeyi ihmal ediyoruz. Oysa sormamız gerek: Bu düzen kimin için işliyor, kimin sırtında yükseliyor? Biz bu hikâyenin neresindeyiz? Düşündünüz mü? 
İktidarlar ve sermaye sahipleri, milyonlarca asgari ücretliye neden daha iyi bir yaşam sunsun? Çarklar tıkır tıkır işlerken, kârlarına kâr katarlarken hayat pahalılığını niye dert etsinler?
Başımızdaki azınlık neden yıllarca emeğiyle yaşamış, bugün en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışan yurttaşların derdiyle ilgilensin?
 Gençlerin işsizliği, umutsuzluğu kimin umurunda? İşsizlik yaygınken çalışanları daha kötü şartlara razı etmek kolay değil mi?
Kadınların aynı işte daha az ücret alması umurlarında mı? “Beğenmiyorlarsa gitsinler” demek onlar için yeterli değil mi? İşçiler, çiftçiler, öğrenciler, esnaf…
Bütün ülke sabahın köründen gecenin yarısına kadar çalışıyor, üretiyor. Ama en zengin %10, zenginliğin %70’ine el koyuyor. Geri kalan için insanlar birbirine düşüyor. Söyleyin, niye son versinler bu kardeş kavgasına? Şirketler büyürken, faizciler kazanırken; vitrindeki siyasetçiler zenginlere hizmet etmeyi sürdürüyor. Yoksullaşan emekçiler kimsenin umurunda değil. Ayağa kalkana dek de kimsenin umrunda olmayacak! Yalanlara, kirli propagandaya, demagojiye kulak asma.
Tehditlere, göz boyamalara boyun eğme. Emeğiyle yaşayanların mutlu, huzurlu ve güvende olmaya hakkı var. Bunun için birlikte mücadele edecekleri bir Parti de var. Doğruyu savunuyorsa, emekçinin yanında duruyorsa, mücadeleden kaçmıyorsa;
 TKP’ye katılmak, komünist olmak gerek! Aynı soruları soruyorsan, “Bu düzen değişmeli” diyorsan; 
Bir gün daha bekleme. Türkiye Komünist Partisi gönüllülerine katıl.
 Ülkemizi hak ettiği geleceğe birlikte taşıyalım.

Türkçe
0
0
5
125
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
TKP 1 Mayıs için çağırıyor!
TKP@tkpninsesi

TKP 1 Mayıs için çağırıyor Türkiye Komünist Partisi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de olmak üzere, dört ayrı merkezde miting düzenlemeye karar vermiştir. İşçi sınıfının kapitalist sömürü ve emperyalist barbarlık karşısında devrimci ve cumhuriyetçi bir meydan okuyuşun öncü gücü haline gelmesi bugünün ertelenemez temel görevidir. 1 Mayıs emekçi halkın bu görev doğrultusunda irade gösterdiği, enerji ve umut çoğalttığı, örgütlendiği bir gün olmadığı sürece anlamsızlaşmaya mahkumdur. Ne yazık ki, Türkiye’de 1 Mayıslar anlamsızlaşma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Sendika konfederasyonlarının uzun yıllar boyunca 1 Mayısların kutlanması için gösterdiği çabayı yok saymak, hükümetlerin baskısı karşısında gösterdikleri kararlılığa karşı haksızlık yapmak niyetinde değiliz. Ancak bu emek ve mücadeleye gölge düşüren tutum ve davranışlar da yıllar içinde ne yazık ki kalıcılaştı ve 1 Mayıslarda belirleyici olması gereken işçi sınıfının bağımsız ideolojik ve siyasal kimliği iyice silikleşti. Konfederasyon ya da bağlı sendika yönetimlerinin siyasal tercihlerine kimse karışamaz. Ancak birleşik ve kapsayıcı bir 1 Mayıs düzenlemek doğrultusunda irade ortaya koyanların 1 Mayıs’ın evrensel ilkelerine uygun bir içerik hazırlamaları ve katılımcı örgütlere eşit mesafede durmaları gerekmektedir. Bütün çağrılarımıza, açıklamalarımıza, görüşmelerimize rağmen 1 Mayıslarda CHP ve bazen de DEM’li siyasetçilere konuşmacı olarak yer açılması, bazı kentlerde miting düzenleyicilerinin CHP seçim otobüslerini kürsü ve propaganda aracı olarak kullanması basit bir özensizliğin ürünü değil, Türkiye’de sendikal hareketin içine düştüğü durumla ilgilidir. Türkiye Komünist Partisi’nin CHP’nin 1 Mayıslara katılımından rahatsızlık duymadığı herhalde açık olmalıdır. Tersine, partimiz CHP’nin 1 Mayıslara daha büyük bir kitle ile katılmasını arzu etmektedir. Ancak TKP büyük bir ciddiyet, kararlılık ve yüksek katılımla parçası olduğu işçi sınıfının mücadele gününde, hangi gerekçeyle olursa olsun, kapitalist sömürü düzeni ve emperyalizmle sorunu olmayan siyasetçileri dinlemek ya da onların sahne şovlarını izlemek zorunda değildir. 1 Mayısların düzen partilerinin işçi sınıfının çıkarlarıyla ilgisi olmayan gündemlerine bağımlı hale getirilmesinin bir diğer sonucu Taksim Meydanı ile 1 Mayıs arasındaki tarihsel ilişkinin değer yitirmesidir. Taksim, Türkiye’de 1 Mayıs’ın ilk kez kitlesel ve merkezi olarak kutlandığı alandır. Bu alanda yüz binlerce emekçi toplanmış işçi sınıfının taleplerini dile getirmiş, halaylarla, türkülerle umut tazelemiştir. Diyarbakır'dan, Çukurova’dan, Trabzon’dan, İzmir ve Ankara’dan saatlerce yolculuğu göze alarak toplanan işçilerin oluşturduğu güçlü irade bir yıl sonra burjuvazinin kalleşçe provokasyonu ile kana bulanmış ve işçiler bu katliama 1978’de daha büyük bir kararlılıkla ve birleşik bir 1 Mayıs için Taksim’e akın ederek yanıt vermiştir. Bunun ardından gelen yasaklama ve baskı dönemlerinde Taksim doğal olarak bir mücadele alanına dönüşmüştür. Partimiz yıllar boyunca Taksim’in 1 Mayıs Alanı olarak işçi sınıfına açılması için sürdürülen mücadelenin parçası olurken, birkaç kez iktidarların yasakçı tutumunun örgütlü bir iradeyle delinebileceğini göstermiştir. Öte yandan 1 Mayıs’ın bir alan inatlaşmasına indirgenmesi, tam da iktidarların istediği bir olgudur. 1 Mayıs, işçi sınıfının enerji topladığı, çoğaldığı, kendine güven tazelediği ve toplumun diğer kesimlerinin işçi sınıfı gerçeğini bir kez daha gördüğü bir gün olmak durumundadır. Taksim gündeminin bağlamından kopması, giderek kimi popüler kişilerin “görüntü verme” işlemine dönüşmesi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma ruhunu güçlendirmemektedir. Her yıl ortaya atılan ve sonrasında hakkı verilmeyen “Taksim kararlılığı” bir noktadan sonra inandırıcılığını yitirmekte, daha da önemlisi başka alanlarda düzenlenen eylem ve etkinlikleri peşinen değersizleştirmektedir. Taksim Meydanı’nın işçi sınıfına açılması konusunda iktidar üzerinde kurulacak sistematik baskı kadar, işçi sınıfının bu talebin karşısında durulamayacak bir siyasal ve toplumsal ağırlık kazanması da önem taşımaktadır. Taksim Meydanı, 1970’lerde, İstanbul’un değil, Türkiye’nin 1 Mayıs Alanı’ydı. Bugün bu yaklaşımın terk edilmesi, “teknik” zorluklarla değil siyasal ve ideolojik gerilemeyle açıklanmalıdır. Bu anlamda, 1 Mayıslarda önceliğimiz işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden birleşik ve bağımsız bir kuvvetin vücut bulmasını sağlamak olmalıdır. Taksim’in bir daha sermaye tarafından işçi sınıfına kapatılamayacak bir biçimde yeniden kazanılması da ancak bu çabanın sonucu olarak mümkün olacaktır.

Böylesi bir birlik ise, protokol açıklamalarla, “biz Taksim’deyiz, herkese çağrımızdır” diye ilan edip 1 Mayıs’a kısa bir süre kala başka bir alanı miting adresi olarak göstererek sağlanamaz.

1 Mayıslar işçi sınıfın sözünün ve eyleminin sömürücü sınıflar dışında bütün topluma umut verdiği bir gün olmalıdır.

TKP’nin bütün çabası bu yöndedir.

Partimizin önümüzdeki yıllarda işçi sınıfının örgütlenmesine, siyasal ve toplumsal gücüne katkı koyacak, düzen partilerinin gölgesinden kurtulmuş ve alınan kararların arkasında durulacak birleşik ve kapsayıcı 1 Mayıslar için elinden gelen katkıyı koymanın yollarını arayacağından kuşku duyulmamalıdır.
 2026’da ise TKP, Türkiye’nin devrimci, yurtsever, cumhuriyetçi birikiminin ve en önemlisi işçi sınıfının öncü kesimlerinin 1 Mayıslarda boynunun bükük durmaması, tersine 1 Mayıs’ın hemen ertesinde daha büyük bir umut ve kararlılıkla mücadeleye devam etmesi için sorumluluk almaktadır. Benzer kaygı ve yaklaşımlarla hareket eden siyasi ve sendikal yapıları bu sorumluluğu paylaşmaya, dört merkezde düzenlenecek 1 Mayıslara aktif bir biçimde katılmaya çağırıyoruz.

Türkçe
0
0
11
800
TKP KIZILAY retweetledi
TKP Ankara
TKP Ankara@AnkaraTkp·
Dünyanın en büyük terör örgütü NATO’nun kuruluş yıl dönümünde Ankara’da yürüyoruz! Emperyalizme karşı, “NATO’yu ülkemizden söküp atacağız!” diyen tüm emekçileri ve yurtseverleri yürüyüşümüze çağırıyoruz. 🗓 4 Nisan Cumartesi 📍 Buluşma ve yürüyüş: 18.30 – Kolej 📍 Açıklama: 19.00 – Sakarya Meydanı
soL Haber@solhaberportali

4 Nisan yaklaşırken: Türkiye için NATO tehdidi giderek büyüyor "Dünyanın en büyük terör örgütü" sıfatını taşıyan NATO, Trump’ın açıklamalarıyla kriz yaşıyor görüntüsü vermesine rağmen İran savaşı bahanesiyle ülkemize iyiden iyiye yerleşiyor. Bu hamleler ülkemiz için tehdidi daha da büyütürken, 4 Nisan’da Ankara’da bu tabloya karşı önemli bir eylem yapılacak. haber.sol.org.tr/haber/4-nisan-…

Türkçe
0
73
241
10.3K
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
Ortaklaşa'ya; 🏙️kent meydanlarında kurulan stantlardan, 🏠 semt evlerimizden, 📚 @NHKMKitabevi şubelerinden, çeşitli kitabevleri ve satış noktalarından, 🗞️ @solhaberportali'nin abonelik sisteminden ulaşabilir ya da 💬sayfamıza mesaj atabilirsiniz!
TKP Ankara@AnkaraTkp

📌Ortaklaşa, şubat sayısında, seçimler meselesini Türkiye’deki ittifaklar, düzen partilerinin seçim stratejileri ve başkanlık sisteminin tuhaflıkları gibi güncel boyutlarıyla tartışmaya açıyor. Yeni sayımızda seçim tartışmalarını, düzen siyasetinin sınırları ve devrimci mücadelenin olanakları üzerinden ele alıyoruz. #Ortaklaşa'ya; 🏙️kent meydanlarında kurulan stantlardan, 🏠 semt evlerimizden, 📚 @NHKMKitabevi şubelerinden, çeşitli kitabevleri ve satış noktalarından, 🗞️ @solhaberportali'nin abonelik sisteminden ulaşabilir ya da 💬sayfamıza mesaj atabilirsiniz!

Türkçe
0
1
10
248
TKP KIZILAY retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Çocuklar katledilip halkımız uyuşturucu, kumar ve çeteleşme nedeniyle her gün daha büyük bir çukura çekilirken, içinde bulunduğumuz karanlık sessizliğimizle perçinleniyor, giderek güçleniyor. Bunun için harekete geçmeyecek, ayağa kalkmayacaksak; bu karanlığa, çürümeye isyan etmeyeceksek teslim olmaktan başka geriye ne kalır ki elde? Yeni yıla umutla girebilmek için hep birlikte mücadeleye!
Türkçe
23
276
651
21K
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
Cumhuriyet’i Selamlıyoruz GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER!
TKP@tkpninsesi

Cumhuriyet’i Selamlıyoruz GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER Cumhuriyet, emperyalist işgale ve çürümüş bir imparatorluğun işbirlikçi ve halk düşmanı kalıntılarına karşı mücadelenin ardından kuruldu. Emperyalizm dediğimiz, öyle ezbere söylenegeldiği gibi “dış güç” demek değildir. Emperyalizm, çokuluslu tekellerin düzenidir. Temelinde sömürü ilişkileri yatar. O çok sevilen “serbest piyasa ekonomisi”nin doğal sonucu, uzantısı olarak ortaya çıkmıştır emperyalizm. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu’yu parçalayıp aralarında pay etmek isteyenler ile bugün Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafyada yeni bir operasyon tezgahlayanlar aynı güçlerdir. Fark şudur: Bizim ülkemizde de aynı yolun yolcusu bir kapitalist sınıf gelişmiş, halkımızı sömürmüş, ülkemizin bütün kaynaklarına el koyup talan etmiş, gücü oranında uluslararası alanda başka sömürücülerle rekabete girişmiş, devleti bu rekabette bir araç olarak kullanmış ama her durumda emperyalistlerle ekonomik, siyasi, askeri işbirliğini sürdürmüştür. Kurtuluş Savaşı sırasında İngilizlerle çıkar ortaklığı olanlara işbirlikçi diyoruz. Milli Mücadele işbirlikçiliği suç ilan etmiştir. Çok iyi yapmıştır. Oysa bugün işbirlikçilik bir marifet gibi görülmekte, ABD Başkanlarından iltifat görmek bir prestij olarak pazarlanmaktadır. Bu arsızlığın kaynağında Türkiye’deki sınıf gerçeği vardır. Halkımızı yoksulluğa ve adaletsizliğe mahkum eden semirmiş ve yayılmacı bir patron sınıfı, kurtlar sofrasında kendinden güçlü olanlar karşısında diz çökmekte, diş geçirebileceklerine hırlamaktadır. Düzen siyaseti dediğimiz itiş kakışın sınırlarını işte bu acımasız sınıfın çıkarları belirlemektedir. İster “çağdaşlık” ve “Batıcılık” isterse “yerlilik” ve “millilik” adına kutsansın, bu çıkarlar ile ülke çıkarları bağdaşmaz. Halksız ülke, halksız vatan olmaz. Bu ülkenin emeği ile geçinen büyük çoğunluğunu yoksulluk, işsizlik ve açlık ile baş başa bırakan bir toplumsal düzenin ne iç ne dış politikada milli olması mümkündür. Bugün dünyada finans, sanayi, bilişim ve ticaret alanlarında öne çıkan şirketler sürekli yenilenen ortaklık yapılarıyla, borsa hareketleriyle, finans kaynaklarıyla, tedarik zincirleriyle, ticaret ve enerji yollarıyla birbirlerine bağlanmıştır. Ama onları birbirine bağlayan en belirgin ve değişmez özellik sömürerek zenginleştikleri emekçi sınıfları baskılamaktır. Bütün sözünü ettiğimiz bağlara rağmen bu asalak sömürücüler arasında sonu gelmeyen ve işin içine devletlerin de girdiği sert bir rekabet vardır. Bu rekabet çatışma ve savaşların temel nedenidir. Savaşsız kapitalizm olmaz. Barışçı kapitalizm olmaz. Milli kapitalizm olmaz. “Bizden olsun hırsız olsun”, “sömürecekse yerlisi sömürsün”, “işgale karşı koyalım ama yeri geldiğinde işgalci olalım” yaklaşımı Milli Mücadele’nin anısına saygısızlıktır. Komünistler Milli Mücadele’ye destek verdiler çünkü onlar her tür haksızlığa karşıydılar. Komünistler Milli Mücadele’ye destek vermekle kalmadılar, bizzat katıldılar çünkü onlar emperyalizme karşıydılar. Komünistler Milli Mücadele’nin parçası oldular çünkü halka güveniyor, ülkelerini seviyorlardı. Komünistler Milli Mücadele’ye, o mücadeleyi kendi bencil çıkarları için kullanmak isteyenlerin varlığına rağmen, toz kondurmadılar çünkü emperyalist savaşa olduğu gibi emperyalist dayatmaların ürünü olan emperyalist barışa ve onun halkımız tarafından paçavraya çevrilen Sevr Anlaşması’na karşıydılar. Şimdi de öyleyiz. Bugün TKP Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in kuruluşu ile ilgili tartışmalara bir tür fanatizmle, milliyetçi duygularla falan yaklaşmıyor. Haksızlık her yerde haksızlıktır. Dünyada birbirleriyle derdi, sorunu, düşmanlığı olmayan milyarlarca insan bizim kardeşimizdir. Öyle “dış güç” diyerek topu taca atmayız. Emperyalizm denen barbarlığın kaynağında çokuluslu tekellerin egemenliği var. O tekeller Türk, Kürt, Arap, Yunan, Alman, İngiliz, Fransız, Rus, Hint, Pakistanlı, önüne çıkan her halkı soyup soğana çeviriyor. Bu suçu işleyenler arasında bizim “yerli” ve “milli” sömürücülerimiz de var. Milli Mücadele’ye sahip çıkıp bu “yerli” sömürücülerimizi aklayamayız. Aynı anda ikisi birden mümkün değil. Bir yerde haksızlık ve adaletsizlik varsa, bir yerde sömürü varsa ne yapacağımız bellidir: Sonuna kadar mücadele! Ama bizim sömürücü sınıfımızın bir özelliği daha var. Bizim sömürücülerimiz ne kadar palazlanırlarsa palazlansınlar, ne kadar iddialı hale gelirlerse gelsinler Amerikancılıktan, NATO’culuktan vazgeçemezler. Milli Mücadele’de yoksul Anadolu köylüsünden okkalı bir şamar yiyen İngilizlerden hiç vazgeçemezler. Döner dolaşır bu güçlü emperyalist ülkelerin kanatları altında “bölge gücü” olmaya çalışırlar. En pazarlıkçı geçinen AKP hükümetine yakından bakalım. Ekonomide İngiliz ekolü, dış politikada İngiliz ekolü. İstihbarat alanında İngiliz casus şebekesinin şefinin gelip İstanbul’da “bize hizmet edin” diye basın toplantısı yapabileceği kadar yakın hissediyorlar kendilerini İngilizlere! Aslında bu kurtlar sofrasında oturanlar birbirlerini hiç sevmezler. Birkaç yalama olmuş tip dışında Türkiye’de Amerikancılar, İngilizciler, Almancılar, Fransızcılar ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’daki muhataplarından nefret ederler. Onların ne dolaplar çevirdiğini zaten en iyi işbirlikçilerimiz bilir. Amerikalılar da farkındadırlar müttefiklerinin kendilerinden hiç hoşlanmadığının. Ama bunun bir önemi bulunmuyor. Sermayenin dünyasında, paranın borusunun öttüğü bir ortamda gerçek dostluk yoktur. O dünyada çıkar çatışmaları ve çıkar ortaklıkları vardır. Bu durumda işbirlikçilik suçu misliyle artmaktadır. Bugün Türkiye hızla ve bir kez daha ABD-İngiliz çizgisine yerleşmektedir. Bu çizginin kaynağında Türkiye’nin TÜSİAD’çısı, MÜSİAD’çısı, sarısı, yeşili, pembesi patron sınıfımızın yapısal özellikleri vardır. Bu çizgide Menderes vardır, Demirel vardır, Evren vardır, Özal vardır, Çiller vardır. Bu çizgide İhvancılık vardır, Milli Görüş vardır. Bu çizgide komünizmle mücadelede iyice palazlanan tarikatlar vardır. AKP bu çizginin sonucudur ve sonu olacaktır. Bundan 102 yıl önce Cumhuriyeti kurduk. Cumhuriyet eşitlik demek, halk yönetimi demek. 102 yıl sonra halkımız eşitsizlikler denizinde boğulmak üzere. 102 yıl sonra ülkemizde yine emperyalistler cirit atıyor. 102 yıl sonra Cumhuriyet’i selamlamak, bu rezalete meydan okumaktır. 102 yıl sonra Milli Mücadele’nin önderi Mustafa Kemal’i ve onun arkasında duranları selamlamak emperyalizme ve sömürüye karşı çıkmaktır. Sözümüz olsun ki, Türkiye’yi emperyalizm ve sömürüden arındıracağız. İç güç, dış güç fark etmez. Bunlar ülkemizin ve halkımızın bağrındaki urdur. Cumhuriyet’i sosyalizmle yeniden ayağa kaldıracak, ona yapışmış her tür asalağı söküp atacağız. Bir asır önce olduğu gibi GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER; GELDİĞİNİZ GİBİ GİDECEKSİNİZ!

Türkçe
0
4
36
666
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
📌TKP Parti Meclisi Üyesi ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Yürütme Kurulu Üyesi Üyesi @AydemirGuler ile, dergimizin ilk sayısı için kaleme aldığı, "Türkiye Cumhuriyeti bir 'hata' mı?" yazısı üzerine konuştuk. 🎥Yayının tamamı için: youtu.be/LaL3mgQ-eoU
YouTube video
YouTube
Ortaklaşa Dergi@dergiortaklasa

📌TKP Parti Meclisi Üyesi ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Yürütme Kurulu Üyesi Üyesi @AydemirGuler ile, dergimizin ilk sayısı için kaleme aldığı, "Türkiye Cumhuriyeti bir 'hata' mı?" yazısı üzerine konuştuk. 🎥Yayının tamamı için: youtu.be/LaL3mgQ-eoU

Türkçe
0
1
6
321
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
@OkuyanKemal Yeni Osmanlıcılık projesinin Türkiye kapitalizmi ile ilişkisini ve AKP'nin projedeki rolünü açıklıyor. 📌Programı takip etmek için: youtu.be/s3_6IXaLCxY?si
YouTube video
YouTube
TKP@tkpninsesi

Komünist Bakış, "Yeni Osmanlıcılık projesinin önü tekrar mı açıldı?" sorusuyla başladı. @OkuyanKemal Yeni Osmanlıcılık projesinin Türkiye kapitalizmi ile ilişkisini ve AKP'nin projedeki rolünü açıklıyor. 📌Programı takip etmek için: youtu.be/s3_6IXaLCxY?si…

Türkçe
0
1
6
124
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
Hafta sonu boyunca Ankara'nın çeşitli yerlerinde #Ortaklaşa dergisini yurttaşlarla buluşturduk. Dergiyi semt evlerinden ve NHKM kitabevlerinden temin edebilirsiniz. Eşitlik, özgürlük ve Cumhuriyet için... @dergiortaklasa
TKP Ankara@AnkaraTkp

Hafta sonu boyunca Ankara'nın çeşitli yerlerinde #Ortaklaşa dergisini yurttaşlarla buluşturduk. Dergiyi semt evlerinden ve NHKM kitabevlerinden temin edebilirsiniz. Eşitlik, özgürlük ve Cumhuriyet için... @dergiortaklasa

Türkçe
0
0
27
1.3K
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
Ortaklaşa dergisi hafta sonu Ankara sokaklarında okurlarıyla buluşuyor. ⬇️ ⏰16.30 - 18.00 📍Kızılay – Karanfil&Yüksel Sok. kesişimi
Ortaklaşa Dergi@dergiortaklasa

Gazeteci dostumuz Barış Terkoğlu, geçtiğimiz akşam @tvOnlar canlı yayınında dergimizi izleyicilere tanıttı. Bu ayın Ortaklaşa'sında, Sunay Gedik'in @baristerkoglu ile gerçekleştirdiği "Aslolan masaya oturmak değil, onu dağıtmaktır" başlıklı söyleşiyi okuyabilirsiniz.

Türkçe
0
2
35
1.2K
TKP KIZILAY
TKP KIZILAY@z_tkpk·
📌Komünist Bakış, yeni yayınlarla 6 Ekim'de yeniden izleyicilerle buluşuyor! Genel Sekreterimiz @OkuyanKemal, her pazartesi, saat 22.00'de, Akademisyen-Yazar @nevzatevrimonal'ın sorularını yanıtlayacak.
TKP@tkpninsesi

📌Komünist Bakış, yeni yayınlarla 6 Ekim'de yeniden izleyicilerle buluşuyor! Genel Sekreterimiz @OkuyanKemal, her pazartesi, saat 22.00'de, Akademisyen-Yazar @nevzatevrimonal'ın sorularını yanıtlayacak. @soltvkanal" target="_blank" rel="nofollow noopener">youtube.com/@soltvkanal 🔴Komünist Bakış'ı kaçırmamak için YouTube'da soLTV'yi takip ederek bildirimleri açmayı unutmayın!

Türkçe
0
0
2
60