Laf ola beri gele
9.3K posts











Olası NATO eyleminin tutuklanan “fikir anaları”














#İBBDavası'nda 57. Gün "Yalnızca 1 adet arabam var." İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı #GürkanAkgün beyanda bulunuyor. "İşte malvarlığım ortada! Evlerimiz arandı, banka hesaplarımıza, mülkiyet dökümlerine bakıldı. İddianamede de yazıyor. Yalnızca 1 adet arabam var. Başka da ne malım, ne de mülküm var. Hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş dahi yoktur. Bırakın sebepsizini ortada zenginleşme yok. Peki soruyorum. Rantın tam merkezindeki makamlarda görev yapmış biri olarak soruyorum: Aklımın bir yerinde tırnağımın ucu kadar çıkar peşinde olmak yer alsaydı böyle mi olurdu malvarlığım? Karşınızda bu kadar rahat konuşuyor olabilir miydim? Benim peşinden gideceğim tek çıkar; bir kamu görevlisi olarak kelimenin taa Orta Asya'dan gelen anlamı ile halkın bütününün çıkarıdır. Yıllarca çamurlu yollarının eziyetini çekmiş mahallelileri, oralar kıymete binince yerinden etmek isteyen rantçılara karşı gecekondulunun çıkarıdır. Anadolu'dan üniversite okumak için güç bela İstanbul'a gelip de yurt bulamayan gençlerin çıkarıdır. Hayata mağlubiyetle başlamış yoksul mahallelerde, ders çalışmak için dahi imkân bulamayan, yer bulamayan çocukların çıkarıdır. Yıllardır açgözlülükle lime lime edilen, betona boğulan İstanbul'un suyunun, ormanının, toprağının çıkarıdır. Evet! Ben bu çıkarların peşinden koştum, koşmaya da devam edeceğim. Bugün Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun öncülüğünde, burada yargılanan birçok çalışma arkadaşımın emekleriyle, daha önce sayısı sıfırken; artık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, bu kısa zamanda hizmete açtığı kreşleri, kent lokantaları, öğrenci yurtları, halk kütüphaneleri, bölgesel istihdam ofisleri, mahalle evleri, sağlık merkezleri, ders atölyeleri vardır. Öğrenciler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yani halkın bütçesinden burs alıyor. Anneler, iş arayanlar ücretsiz ulaşım hakkından faydalanıyor. Dar gelirliler, emekliler kentsel dönüşümde hibe desteği alabiliyor. Daha fazlasını saymakla bitmez. Artık bugün itibariyle bir müsveddeye dönmüş bu iddianamede ortaya konulduğu gibi, kamuyu zarara uğratan bir belediye yönetimi var olsaydı şayet; tüm bunlar başarılabilir miydi dersiniz? Biz belediyenin her kuruşunu halkın çıkarına kullanmaktan gayrı hiçbir şey yapmadık. 2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütün yaptığı işlemler mülkiye müfettişlerince, Sayıştay'ca didik didik edildi. Şimdi karşımızda çoğu tekrardan oluşsa da nedense sayfa sayısıyla övünülen bir iddianame var. Ne mutlu bana ki yıllardır bu şehrin imarından, planlamasından sorumlu bir alanda görev yapmış bir insan olarak; neden şu kişiye, şu firmaya haksız yere plan değişikliği yaptınız, şunun emsalini neden arttırdınız, neden olmayacak yere inşaat izni verdiniz diye tek bir suçlamayla dahi karşı karşıya kalmadım. Çünkü, yok! Bu bile görevimi nasıl layıkıyla, yasal mevzuata uygun, adaletli ve kamu yararını gözeterek yaptığımın ispatıdır."










