
Mermerci Dayı.
34.6K posts

Mermerci Dayı.
@HostaDayi
Tu mebîn bêser û bêsamanim Gulê baxê îremê Bohtanim Şebçiraxê şebê Kurdistanim Lillahilhemd çi 'alîşanim. Melayê Cizîrî







Irak'a "demokrasi" vaadiyle girildi, geride derinleşmiş kaos kaldı 📌Suriye'de milyonlar yerinden edildi 📌Şimdi aynı söylem İran için kurgulanıyor: "Nükleer tehdit" 📌Ortadoğu, aynı senaryoyu izlemeye devam ediyor 📌Peki ne zaman ders çıkarılacak? rudaw.net/turkish/opinio…

Negev'in (Necef Çölü) merkezindeki Beerşeba'daki (Birüssebi) bir kimya tesisi İran tarafından vuruldu.



Eyyubilere ait Nusaybinde tarihi bir Han var restore edilmemiş durumu çok kötü. Bir de "Anadoluda"ki ilk han'ın Mervanilere ait olduğuna dair bir yazı okumuştum. Niyet okuması yapmak istemem ama Selçuklu-Artuklu eserleri olsa restore edilirdi. Maalesef Kürt Tarihi eserlerine karşı büyük bir ilgisizlik ve ihmâl var.

Baktığın füzeleri yar’rak diyerek geçme, tanı! Okşa kıçındaki binlerce girip çıkanı!

BREAKING: US media is now reporting a US official as saying that two US helicopters involved in search and rescue operations for the downed jet were hit by Iranian fire. 🔴 LIVE updates: aje.news/jpnzny







Kürtlere çekilen operasyonel akla dair: Operasyonel Akıl, “öyle değil böyle düşün” diyen akıldır. Amacı, muhatabın düşünme biçimine ve alışkanlığına, siyasi aklına müdahale etmektir. Türk siyasi egemenlik sistemi, Kürtlerin sosypolitik aklına müdahale etmek için, uzun zamandır Abdullah Öcalan üzerinden bir akıl arz ediyor. Bu akıl Kürtlere; “tarihe öyle değil böyle bak, topluma öyle değil böyle bak, kadına öyle değil böyle bak, aileye öyle değil böyle bak” diyor. Bunu demekle de yetinmiyor ve “Kürtlüğe öyle değil böyle bak, Kürtçe’ye öyle değil böyle bak, Kürdistan’a öyle değil böyle bak, devlete/statükoya öyle değil böyle bak” da diyor. Abdullah Öcalan bunu ister “iyi niyetle ve kendi doğal entelektüel gelişimi” ile yapıyor olsun ister devletin işine yaradığını bildiğini bilerek yapıyor olsun sonuç değişmez: Kürtler öyle bir noktaya getirildi ki artık “Kürt Hareketi”, Kürtler adına devlet veya statü talep eden insanlara düşman gözü ile bakan bir kitleyi ufak ufak inşa ediyor. *** Kendi adıma, yakın bir zamana kadar; Kürtler adına Özerklik talep eden veya cumhuriyetin “demokratikleşesini” talep eden hareketler ile bağımsızlık/statü isteyen hareketler arasındaki ikilemi “abartılmış” görüyordum. Çünkü, bir Kürt isterse bağımsız birleşik bir Kürdistan dahi talep etsin; Türk devletinin demokratikleşmesi ve Kürtlere Özerk bölgelerin verilmesi gibi kazanımlar bir engel olamaz(dı). Çünkü, devlet idealinden vazgeçmiş bile olsa; mevcut statükoyu daha ileri taşıyacak her türlü hamleyi kazanım olarak görüyordum. Ve keza daha büyük talepler için gerekli küçük adımlar olarak görüyordum. Lakin, bilhassa 27 Şubat 2025 deklarasyonu ve akabinde yaşanan bölgesel gelişmeler vaziyeti değiştirdi. Rojava’nın dağıtılması ve Abdullah Öcalan’ın Kürtlere devleti ve her türlü statü talebini haram kılmasından sonra vaziyet değişti. Rojavadaki statü, malum harekete yöneltilen her türlü “statü talep etmiyor, devlet talep etmiyor” eleştirilerini boşa çıkartıyordu. Çünkü Rojava’da ismi federasyon olan bir devlet yapısı vardı. Ve doğrusu ben, oradaki Kürtlerin buna rıza göstereceğine çok küçük ihtimal veriyordum. Bizzat Öcalan’ın da isteği ve onayıyla Rojava statüsü dağıtıldıktan sonra ve Kürtlere Türkiye’de de statü haram ilen edildikten sonra artık kendini gizleme ihtiyacı duymayan bu operasyonel akla işaret etmek gereği ortaya çıktı. Bu akıl, iki boyuttan Kürtlüğü hedef almaktadır: Birincisi; Kürtlerin siyasal statü ve ülke gerçekliğine karşı yapılan bir operasyondur. İkincisi; Kürtlüğün ana dinamiği olan aileye karşı yapılan operasyondur. Yazının girişinde de ifade ettiğimiz üzere bu aklın ana özelliği, Kürdün mevcut aklına saldırı özelliği taşımasıdır. "Operasyonel akıl" kavramı, karşı mücadelenin sadece askeri değil, aynı zamanda derin bir zihinsel, kültürel ve stratejik boyutta yürütüldüğünü ifade eder. Böylece Kürt toplumunun veya kurum ve karar alma mekanizmalarının olayları yorumlama biçimi ve stratejik öncelikleri, devletin talebine uygun şekilde düzenlenmektedir. Ortada silahların değil akılların savaşı vardır. Kürtlere arz edilmiş bir akıl vardır ve Kürtlere şimdi bu akla karşı kendini korumak durumundadır. Meşhur sosyalist teorisyen A. Gramsci’nin “Mevzi Savaşı” dediği şey de temelde bu analizi sağlar. Buna göre operasyonel akıl önce kültürel hegemonya kurar sonra da siyasi hegemonya.. Bu, doğrudan çatışma yerine değerleri, düşünme biçimini ve bilgi alanını hedef almak şeklindedir. Postmodern filozoflardan M. Foucalt’nun; iktidarın hakikat üreticisi olduğu ve insanlara normlar sunarak büyüttüğünü ifade eden teorisinden; J. NYe’nın ‘akıl inşası’ sürecini zorlama yoluyla değil de cazibe ve ikna yoluyla “istemesini veya istememesini sağlamak” suretiyle oluştuğunu saptmasına kadar geniş yelpazede bir sosyal bilim literatürü bize analiz imkanı sunabilir. +





