ทวีตที่ปักหมุด
Reşat Cengil
18.2K posts

Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

Amerikalı oyuncu "Clint Eastwood", 98 yaşında, son zamanlarda yaptığı dokunaklı bir konuşmada şöyle dedi:
"Yaşlanmak korkunç bir şey, değil mi?
İşte her şeyi kendi gözlerinizle görüyorsunuz. Kemikler yumuşakça hareket etmiyor, gözlerin görüşü ışığa yorgun düşüyor ve akciğerler çok yorucu bir nefes arayışından dinlenme fırsatını kolluyor.. Ama en korkuncu ve en yorucusu, doksana bastığınızda sevdiklerinizden kimseyi yakınınızda bulamamak, tarih dolu hayali kahramanlık hikayelerinizi mızmızlanarak dinleyecek birini.. Ve sen onun ilgisiz olduğunu biliyorsun, ama yine de zevk alıyorsun; bir dede olarak, torunların için uygun gördüğün şeyleri aktarmaktan.
Korkunç olan, herkesin seni aradığı bir hayattan sonra yapayalnız kalmak ve sonunda, ömrünü ışık arayarak geçirdikten sonra bir aile kazanamamak, karanlıkta eline ışık tutacak bir el ihtiyacı duyduğunda karanlıkta yaşamak mı?!
Aile kurmaya önem verin. Şöhretin peşinden koşmak, rüzgarın savurduğu küle benzer..
Ne bir ateş yaktı. Ne de yerinde sabit bir gölge oldu."
#زياد_أبوزناده

Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

#SONDAKİKA
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping
“Yaşadığımız bu dünyada salgın hastalık veba kadar tehlikeli 2 ülke ABD ve İsrail dir
“Eğer dünyayı üçüncü dünya savaşından kurtarmak isteniyorsa, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin nükleer silahlarından arındırılması gerekecek”
Türkçe

@e_akkaya @Yenioguztolga Çünkü zenginelr devektin sahibi, halk jse kolesi
Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

@aktuelturk Algı bunlar. Abdullah Gül olsun madem i zaman. Yiyorsa hadi aday yapın.
Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

En düşük memur maaşı 58.000 TL dir.
Eş yardımı+1 çocuk ücreti alan 61.890 TL alır.
Sınavsız işe giren işçinin ise yol ,yemek ,yılda 4 yediye 2 ikramiyesini 12 aya böldüğünüzde ortalaması 85.000 TL yapıyor.
İşçinin maaşı neden bu kadar reklam olmuyor?
#Memur
Piyasa Gündem ✰@PiyasaTurkiye
🔴 Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan: "2026'nın Ocak ayında en düşük memur maaşı 61 bin 890 liraya ulaşmış olup, 2002'den bugüne kadar en düşük memur maaşındaki reel artışın yüzde 300 seviyesine çıkmasını sağladık."
Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

@kamuhaberleri1 Bu ülkedeki tüm çalışma bakanları kölelik bakanlaridie. Hepsi zenginlerin sözcüsudur
Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

Urfa’nın ilk kadın terzisi olan Mustafa Dişli, tek geçim kaynağı olan dikiş makinesini satarak parasıyla Ankara’ya giden otobüse bilet alır. Bir mola sırasında bir şişe suyun içine biraz ilaç katar. Başbakan’ın karşısına çıktığında şişeyi uzatır ve şairliğini de kullanarak konuşmaya başlar:
“Size Urfalıların gözyaşını getirdim. Size çeşme başında su almak için birbiriyle dövüşen bacıların gözyaşını getirdim. Size suyu bekleyen cenaze sahiplerinin gözyaşını getirdim. Size akşam evinde yemek pişirmek için su bekleyen anaların gözyaşını getirdim.”
Toplantı sona erdiğinde Mustafa Dişli’nin yüzü gülmektedir. İstediğini başarmış, Urfa’nın içme suyu projesi için Başbakan’ın sözünü almıştır. Bu, Terzi Mustafa’nın ilk eylemi de değildir.
Adana’da öğretmen okuluna gittiği dönemde, Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in Urfa’ya geleceğini duyunca trenin geçeceği yollara şu pankartı asar:
“7000 yıllık Urfa’ya bir lise açmadan dönme!”
Bununla da kalmaz, Hasan Âli Yücel’in ziyaret esnasında dinlenmek için uğradığı kahvelerdeki fincanlara, çay bardaklarına “Urfa’ya lise istiyoruz!” diye yazar. İbrahim Tatlıses’in “Oxford vardı da biz mi gitmedik?” dediği Urfa’ya ilk liseyi açtıran da Mustafa Dişli’dir.
Şanlıurfa İnci Sineması o akşam iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalıktır. Urfalıların yoğun ilgi gösterdiği ünlü şarkıcı Şükran Ay’dır. Gecenin sunuculuğunu yapan Mustafa Dişli, yeteneğine güvendiği Urfalı bir gence bir yolunu bulup türkü söylemesi için programda yer açar. Mikrofonu eline alıp “İşte karşınızda İbrahim…” der ve orada kalır, sonunu getiremez. Perdenin arkasındaki gence döner: “Soyadın neydi senin?” diye sorar. “Tatlı,” yanıtını alınca salonda şu ses duyulur: “Karşınızda İbrahim Tatlıses!” Evet, bir dönemin çok dinlenen türkücüsüne adını veren de Mustafa Dişli’dir.
Daha başka neler mi var? Meşhur Balıklıgöl’de çalıştırdığı su topu takımı ve yüzücüler, denizin olmadığı Urfa’ya yedi altın madalya kazandırır. Urfaspor futbol takımını da o kurar, takımın renklerinin sarı-yeşil olmasına da o karar verir. Kulüp logosunu da o tasarlar. Futbol hakemliği de yapar.
Öylesine sevdalıdır ki kentine, kartvizitinde şunlar yazılıdır: “Mustafa Dişli / Urfa’da.”
Bitmedi… Tiyatro yazarı ve oyuncudur Mustafa Dişli. Şiirler de yazar. Şanlıurfa’da çekilen sinema filmlerinde de roller alır: “Mezarımı Taştan Oyun”da Hüseyin Peyda ile, “Erkek Ali”de Eşref Kolçak’la, “Hudutların Kanunu”nda Yılmaz Güney ile…
Ne acıdır ki çok sevdiği Urfa’nın işgalden kurtuluş günü olan 11 Nisan, 1959 yılından sonra hayatının en karanlık günü olacaktır. O gün kurtuluş törenlerini sunma görevi her yıl olduğu gibi ondadır. Ateşler içinde yanan dört yaşındaki oğlunu evde bırakarak tören alanına koşar. Geri döndüğünde oğlunu yatakta cansız yatarken bulur. O günden sonra kısa sürede saçları ağarır.
1978 yılında bir gece, sağ görüşlü teröristler Mustafa Dişli’nin evine bomba atarlar. Oğlu Yusuf Sabri yaralanır ve o gecenin mirası olan aksayan ayağıyla bir daha koşamaz, arkadaşlarının oyunlarına katılamaz.
Yusuf Sabri, okulun bahçesinde 23 Nisan provalarını oturduğu yerden seyrederken babasını karşısında bulur; yanında da üç tekerlekli bir bisiklet vardır. Mustafa Dişli bir bisiklet kiralamış, bir marangoz arkadaşına yaptırdığı tahta at başını bisiklete monte etmiştir. Bayram yerinde tüm Urfalılar, tören geçişi sırasında Kurtuluş Savaşı süvarisi kıyafetindeki çocuğu coşkuyla alkışlar. Mustafa Dişli’nin oğlu Yusuf Sabri, başında kalpağı, güneş altında parlayan üniformasıyla valinin önünden geçerken kılıcını çıkarıp bağırır:
“Ya istiklal ya ölüm!”
Oğluna tüm gece kostüm diken terzi Mustafa’nın uykusuz gözlerinden yaşlar akmaktadır…
Sunay Akın

Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว

Tuncay Sonel meselesi, görevini ihmal eden işgüzar bir bürokratın rutin dışına çıktığı sıradan bir olay değildir.
Bu durum, on yıllardır bölgede süreklilik kazanmış; anayasanın tam anlamıyla uygulanmadığı, ceza kanununun farklı işletildiği, kanunsuzluk hâlinin yoğun yaşandığı ve ihmallerin tekrarlandığı bir yönetim pratiğinin sonucudur...
Foto: DHA
Vali Sonel'in oğluna ait araç.

Türkçe
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว
Reşat Cengil รีทวีตแล้ว




























