The SETA Foundation at Washington DC

5.2K posts

The SETA Foundation at Washington DC banner
The SETA Foundation at Washington DC

The SETA Foundation at Washington DC

@SETADC

The SETA Foundation at Washington DC is a non-profit, independent, nonpartisan think tank focused on US-Türkiye relations and Turkish foreign policy.

Washington DC เข้าร่วม Haziran 2010
851 กำลังติดตาม17.1K ผู้ติดตาม
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
SETA
SETA@setavakfi·
"Savaşın gidişatının Hürmüz Boğazı'nın açılmasına odaklandığı bir dönemde Başkan Trump'ın bunu başarmadan da geri çekilebileceği yönünde çıkan haberler, İran'ın ekonomiyi rehin alma stratejisinin başarılı olabileceğine işaret ediyor." ✍️ @KadirUstun setav.org/iranin-ekonomi…
Türkçe
0
4
7
614
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
Kadir Ustun
Kadir Ustun@KadirUstun·
İran’ın ekonomik baskısı karşısında Trump’ın ‘çılgın adam’ stratejisi Savaşın gidişatının Hürmüz Boğazı’nın açılmasına odaklandığı bir dönemde Başkan Trump’ın bunu başarmadan da geri çekilebileceği yönünde çıkan haberler, İran’ın ekonomiyi rehin alma stratejisinin başarılı olabileceğine işaret ediyor. Trump’ın uluslararası piyasaları sakinleştirmek adına iki hafta üst üste açıkladığı erteleme kararları, küresel ekonomik baskının etkili olduğunu gösterdi. Hürmüz’den tanker geçişlerinin fiili olarak İran’ın kontrolüne geçmesini engellemek için henüz askeri bir müdahalede bulunmayan Trump, Harg adasını hedef alma ve işgal etme gibi opsiyonları gündeme getirse de Hürmüz’ün sadece Amerika’nın problemi olmadığını düşünüyor. Amerikan müttefiklerinden Hürmüz’ü açmak için müdahale etmelerini bekleyen Trump, İsrail’le birlikte tek taraflı olarak başlattığı savaşta Hürmüz’ün açılmasını çok taraflı bir mesele hale getirmeye çalıştı. Bu konuda müttefiklerinden destek bulamayan Trump, Hürmüz Boğazı’nı İran’a teslim etmiş olarak geri çekilmek zorunda kalabilir. Trump Amerika da dahil bütün dünya için ortaya çıkacak bir ekonomik mağlubiyet tablosuna rağmen, askeri ve stratejik hedeflerine ulaştığı iddiasıyla zafer ilan ederek geri çekilebilir. İRAN’IN HESABI İran Hürmüz Boğazı üzerinden uyguladığı ekonomik baskıyı kalıcı garantiler olmadan bırakmaya niyetli değil. İran, Amerika ve İsrail’in bir daha saldırmayacağını garantileyecek ve yaptırımların kaldırılmasını sağlayacak bir strateji takip etmeye çalışıyor. Ancak İran’ın küresel ekonomiyi adeta boyunduruk altına almasından Amerikan ekonomisi etkilense de bölge ülkeleri ve Hürmüz’den petrol geçişlerine daha bağımlı olan Asya ülkeleri daha fazla etkileniyor. Trump savaşı bitirebileceği yönünde sinyaller vererek Amerikan borsalarının çöküşünü engellemeye çalışırken İran’ın bazı tankerlerin geçişine izin vermesini kendisine ‘hediye’ olarak tanımladı. Ülke içinde petrol fiyatlarının enflasyonist etkisinin kasım seçimlerinde hezimet getirebileceği de biliniyor. Bu dengeler İran’ın ekonomik baskı uygulayarak Amerika’nın geri çekilmesini sağlama hesabının tutabileceğini gösteriyor. Ancak Trump’ın bölgeye sevk ettiği deniz piyadelerini kullanarak Hürmüz’ü açmak için askeri operasyona girişmesi durumunda bu denklem değişebilir. İlk günden beri Körfez ülkelerini askeri ve ekonomik olarak baskılayarak Washington üzerindeki baskıyı artırmaya çalışan İran, bu hedefine kısmen ulaşmış görünüyor. Trump’ın Muhammed bin Selman hakkında kullandığı aşağılayıcı ifadeler, Körfez ülkelerinin savaşa girmemesinden veya finansman sağlamamasından duyduğu rahatsızlığın ifadesi olarak öne çıkıyor. İran’ın Körfez’i hedef almaktansa sadece İsrail’e odaklanması Amerika’ya direnişinin daha fazla yankı bulmasını sağlayabilirdi ancak Körfez’in Washington’a baskı yapmasını sağlamayı hedefledi. Bu itibarla kısmen başarı söz konusu ancak bundan sonra Körfez ülkelerinin İran’la dost ilişkiler geliştirmesi için uzun yıllar geçmesi gerekecek. İran’ın Amerika’ya ekonomik maliyeti en üst seviyeye çıkararak baskı yapma stratejisinin Hürmüz’ün kontrolünü ele geçirme gibi büyük bir stratejik getirisi olsa da bölgede kendini tamamen yalnızlaştırması sonucunu doğurması şaşırtıcı olmayacaktır. TRUMP’IN HESABI Trump’ın görev onay seviyesinin tarihin en düşük noktasında olması ne kadar büyük bir siyasi baskı altında olduğunun en önemli ispatı aslında. Ancak Trump’ın kaotik yönetim tarzıyla ne kadar barışık olduğunu ve hatta bunu önemli bir meziyet olarak gördüğünü unutmamak gerekiyor. Birbiriyle zıt ifadeleri aynı cümle içinde kullanmaktan çekinmeyen Trump, bütün opsiyonları elinde tutarak ‘çılgın adam teorisini’ pratiğe geçiren öngörülemez bir lider olarak öne çıkıyor. Bu anlamda tam olarak nasıl bir strateji izlediğini takip etmek kolay değil. İran’ın enerji altyapısını vurma konusunda önce beş gün sonra da on gün mühlet vererek ateşkes anlaşması arayışına giren Trump’ın aslında Harg adasını işgal için hazırlık yaptığını söyleyenleri haklı çıkarması şaşırtıcı olmaz. Diğer yandan Hürmüz’ü uluslararası ticarete açma hedefini bir kenara bırakıp İran’ın geçiş ücreti almasına göz yumarak bunu tarihi bir başarı olarak satmaya da çalışabilir. Veya bu savaşın aslında kendisini yanlış yönlendiren isimlerin (Netanyahu, Kushner, Witkoff gibi) eseri olduğunu söyleyerek bir anda Amerikan askerlerini çektiğini de açıklayabilir. Bu türden bir liderlik tarzına herkes alıştı ancak bu öngörülemezlik avantajının İran gibi varoluşsal bir savaş içinde olduğunu düşünen bir ülke karşısında dezavantaja dönüşmesi kuvvetle muhtemel. Trump’ın savaşın başında dört ila altı haftalık bir periyotta İran’ı dize getirmeyi gerçekçi bir hedef olarak gördüğü biliniyor. Trump yönetiminin İran’ın Hürmüz’ü kapatma kapasitesine çok fazla kafa yormadığı ve askeri hedefleri vurmakla birlikte İranlı liderleri alaşağı etmenin teslimiyeti getireceğini hesap ettikleri anlaşılıyor. Bu hesabın tutmadığı ortada ve Trump’ın çıkış arayışlarının da İsrail’in hamleleriyle kısıtlandığı biliniyor. Trump’ın müzakere etmeyi umduğu Larijani gibi figürleri ortadan kaldıran İsrail, Amerika’yı ucu açık bir savaşta tutmak için elinden geleni yapıyor. Trump’ın Gazze meselesinde olduğu gibi bir noktada Netanyahu’ya dur demesi gerekecek ancak mesele İran olunca bunun çok daha zor olacağı açık. İran’ın dini ve sivil siyasi liderlerini yok eden ve savaşı tek opsiyon olarak dayatan Amerika ve İsrail, Devrim Muhafızları’nın tam olarak direksiyona geçmesini sağlamış oldu. Rejimi devirmek bir yana kalıcı olmasını adeta garantileyen Trump, İran’ın Hürmüz’ü kontrolünü kabullenmek üzere görünüyor. Dahası, Devrim Muhafızları rejimi kalıcı olarak güven altına almak için nükleer opsiyonu da ciddi biçimde değerlendiriyor. Savaşın öngörülemeyen sonuçlarının ve yan etkilerinin başlangıçta koyulan hedeflerle uyuşmadığı ortada. Her iki tarafın da hesabının birbirlerinin muhtemel hamleleriyle ilgili yanlış varsayımlara dayanması, bir tarafın geri adım atması dışında gerçekçi bir opsiyon bırakmıyor. yenisafak.com/yazarlar/kadir…
Kadir Ustun tweet media
Türkçe
0
3
3
229
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
Kadir Ustun
Kadir Ustun@KadirUstun·
We had an excellent discussion on the Iran war. Thanks to my colleagues @AliVaez Joe Alterman @hakkiuygur1 @muratyesiltas for such a lively discussion! @StratcomSummit @iletisim
Kadir Ustun tweet mediaKadir Ustun tweet mediaKadir Ustun tweet media
Kadir Ustun@KadirUstun

I look forward to moderating this expert panel discussion on the Iran war with some of the best experts from the U.S. and Türkiye. @AliVaez Jon Alterman @hakkiuygur1 @muratyesiltas Special thanks for putting this together to @StratcomSummit @iletisim @burhanduran @KilicKanat

English
0
6
34
5.7K
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
SETA
SETA@setavakfi·
Dün SETA Ankara'da "ABD ve İran’ın Savaş Stratejileri ve Bölgesel Çatışmanın Yeni Dinamikleri" başlıklı bir panel gerçekleştirdik. Dış Politika Araştırmaları Direktörümüz @muratyesiltas moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, @KilicKanat ve @hakkiuygur1 değerlendirmelerini sundu. Panelde “İsrail–İran savaşı devam edecek mi?”, “Körfez ülkeleri savaşa girer mi?” ve “Körfez ülkeleri savaşın devamını isterse bu durum Trump yönetiminde karşılık bulur mu?” sorularına yanıt arandı. Eğer paneli kaçırdıysanız ya da tekrar izlemek isterseniz sosyal medya hesaplarımız üzerinden kayıtlara erişebilirsiniz. 📺 youtube.com/watch?v=q3P2Nz…
YouTube video
YouTube
SETA tweet mediaSETA tweet mediaSETA tweet mediaSETA tweet media
SETA@setavakfi

ABD ve İran’ın Savaş Stratejileri ve Bölgesel Çatışmanın Yeni Dinamikleri x.com/i/broadcasts/1…

Türkçe
1
7
39
4.5K
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
SETA
SETA@setavakfi·
ABD ve İran’ın Savaş Stratejileri ve Bölgesel Çatışmanın Yeni Dinamikleri x.com/i/broadcasts/1…
Türkçe
0
8
27
20.5K
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
SETA
SETA@setavakfi·
📢 PANEL | ABD ve İran’ın Savaş Stratejileri ve Bölgesel Çatışmanın Yeni Dinamikleri SETA Ankara'da, ABD'nin İran'a yönelik savaş stratejisini ve bu stratejinin Orta Doğu'daki çatışma dinamiklerini nasıl dönüştürdüğünü ele almayı amaçlayan bir panel düzenliyoruz. @muratyesiltas'ın moderatörlüğünde @KilicKanat ve @hakkiuygur1'un katkılarıyla gerçekleştireceğimiz panel SETA Ankara'da yüz yüze gerçekleştirilecek. Ayrıntılar 👇 setav.org/etkinlikler/ab…
SETA tweet media
Türkçe
0
6
19
4.4K
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
Republic of Türkiye Directorate of Communications
At the fifth Strategic Communication Summit (STRATCOM), to be organised this year by the Presidency’s Directorate of Communications, discussions will address the war in the Middle East as well as the most profound challenges facing the international system. The Summit, attended by Vice President Cevdet Yılmaz, Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan, and Director of the National Intelligence Organisation (MIT) İbrahim Kalın, along with 11 ministers and more than 60 senior officials from 10 countries, will be held in İstanbul on 27–28 March. iletisim.gov.tr/english/duyuru…
English
0
20
30
1.2K
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
T.C. İletişim Başkanlığı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından bu yıl beşincisi düzenlenecek Stratejik İletişim Zirvesi'nde (STRATCOM), Orta Doğu'daki savaşın yanı sıra uluslararası sisteme yönelik en güçlü sorgulamalar ele alınacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın yanı sıra 10 ülkeden 11 bakanın ve 60'tan fazla üst düzey yetkilinin katılacağı Zirve, 27-28 Mart'ta İstanbul'da düzenlenecek. iletisim.gov.tr/turkce/duyurul…
Türkçe
287
177
444
32.3K
The SETA Foundation at Washington DC รีทวีตแล้ว
Kadir Ustun
Kadir Ustun@KadirUstun·
Hürmüz kıskacındaki Trump’ın ‘beş günlük ara’ hamlesi Başkan Trump’ın İran’ın enerji altyapısına saldırıları beş günlüğüne ertelediği yönündeki açıklamalar, uluslararası piyasaları rahatlatmakla birlikte bu adımın taktiksel bir geri adımı mı yoksa diplomasiye bir şans verme çabası mı olduğu belirsizliğini koruyor. Trump’ın sürekli kendi elini rahatlatmaya dönük ve sıklıkla birbiriyle çelişen açıklamaları kafa karıştırmaya devam ediyor. Bir yandan savaşın zaten hedeflerine ulaştığını söylerken bir yandan misyonu tamamlamaya az kaldığını söyleyen Trump’ın müzakerelerin devam ettiği ve ilerleme kaydedildiği yönündeki sözlerini İran yalanladı. Trump’ın bu beş günlük arayı İran’ın enerji altyapısı açısından kritik önemi haiz Harg adasını işgale hazırlık için değerlendireceğini söyleyenler de dikkat çekiyor. Trump’ın petrol fiyatlarının kontrol edilemez şekilde yükselmesine ve piyasaların tam bir çöküş yaşamasını önlemek için reaksiyon gösterdiği açık. İran’ın Hürmüz’ü kapatmasının ürettiği ekonomik maliyet yüzünden iyice sıkışan Trump, savaşı bitirmek istese de Tahran’ın taleplerini karşılamakta zorlanabilir. Bu da ilan edilecek bir ateşkes veya anlaşmanın kırılgan olacağına işaret ediyor. MİSYON GENİŞLEMESİ TUZAĞI Amerika’nın savaşa girerken açıkladığı siyasi hedeflerin askeri hedeflerle tam bir örtüşme içinde olmadığı açıktı. İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitesinin ortadan kaldırılması ve rejimin değişmesi gibi hedefler öne sürülmüştü ancak gelinen noktada İran’ın Hürmüz’ü açması için gerekli opsiyonlar tartışılıyor. Trump petrol fiyatlarının durdurulamaz yükselişi karşısında İran’ın açık denizlerde halihazırda satış bekleyen petrollerini satmasına izin vererek önemli bir taviz verdi. Buna karşın Amerikan özel birliklerinin Hürmüz’ü açma operasyonu için bölgeye sevk edildiği yönündeki haberler askeri operasyonun masada olduğu mesajını vermeye matuf göründü. Cumhuriyetçiler Obama yönetimine İran’a 1,4 milyar dolarlık yaptırım rahatlaması verdiğinde adeta kıyameti koparmışlardı ancak Trump petrol fiyatlarını stabil hale getirmek için bundan çok daha fazlasını vermiş oldu. Öte yandan Hürmüz’e askeri müdahale opsiyonlarını da değerlendirmesi savaşta bir türlü netleşmeyen ana hedefin Amerika’yı misyon genişlemesi tuzağına sürüklemesi ihtimali güçleniyor. Trump piyasaların açık olduğu hafta içi mesai sürecini geçirdikten sonra hafta sonu gerçekleşecek bir askeri operasyona izin verirse, ‘Amerikan postallarını’ sahaya indirmiş olacak. Savaş şimdiye kadar büyük oranda hava operasyonları ve donanma gemilerinin İran donanmasını nötralize etmesi şeklinde gerçekleşmişti. Ancak İran’ın asimetrik savaş hazırlığı sayesinde Hürmüz Boğazı’nı kapatmakla kalmayıp enerji altyapısına saldırı tehditlerine el yükselterek cevap vermesi, Trump’ı iki kere düşünmeye sevk etmiş görünüyor. Trump İran’ın taleplerini aşırı bularak Hürmüz’ü askeri operasyonla açma çabasına girerse savaşın yepyeni bir boyut kazanarak uzaması kesinleşir. Amerikan askerlerini sahaya sürmeyeceği sözü veren Trump’ın Harg adasına karşı yeni bir ‘sınırlı’ operasyona izin vermesi, Amerika’nın karadan asker çıkarması yapması anlamına gelecek. Harg başarılı biçimde alınsa bile İran’ın tırmanma opsiyonlarını devreye sokarak Amerikan askerlerini Hürmüz’ün içinde hedef alması, Washington’ı daha fazla takviye yapmaya zorlayarak misyonun genişlemesi sonucunu doğurabilir. EKONOMİK ÇIKARLARA KARŞI REJİMİN BEKASI Savaşın bu noktasında asimetrik güçler arasında bir askeri mücadele gerçekleşirken, iki tarafın öncelikleri de son derece farklılaşmış durumda. Amerika için Hürmüz Boğazı’nın bir an önce açılması ve savaşın ekonomik yan etkilerinin azaltılması öncelikliyken İran için rejimin bekasının savaşı sona erdirecek kalıcı bir anlaşma üzerinden garantilenmesi en öncelikli hedef. Amerika küresel ekonomiyi krize sürükleyebilecek ve Trump’ın siyasi desteğini iyice azaltacak mevcut dinamikleri değiştirmek zorunda hissederken İran mevcut durumda en kritik kartı elinde tuttuğunun farkında. Dünya enerji piyasalarına yaşattığı şokun etkisini kalıcı kazanıma dönüştürmek isteyen İran, Amerika’nın taktiksel geri çekilmeye dayanan ve kolaylıkla bozulabilecek bir ateşkes yapmak istemiyor. İsrail’e askeri olarak zarar verme ve Hürmüz’ü kapatarak enerji piyasalarını sarsma kapasitesinin devam ettiğini gösteren İran, Trump’ın üzerindeki siyasi baskıyı da kullanarak rejimin bekasını sağlamak istiyor. İran’da mevcut yönetim ayakta kalarak Amerika’dan tekrar saldırmama ve yaptırımları kaldırma tavizlerini koparırsa siyasi bir başarı kazanmış olacak. Trump ise Hürmüz’ü açtırmayı başarsa da bunun maliyetinin yüksek olduğu yönünde eleştirilecek. Özel kuvvetleri kullanarak bunu sağlaması Amerika’yı ucu açık bir savaşa sürükleyebilir. İran’la anlaşarak yapması da birçok taviz vermesi anlamına gelecektir. İki durumda da Trump ağır eleştiriler alacaktır. Elbette Trump’ın siyasi tarzı bu tür eleştirileri göğüsleyebilecek cinsten ancak kalıcı bir barış anlaşmasının temelini atamazsa savaşın orta ve uzun vadede de devamı anlamına gelebilir. Bu hafta başındaki açıklamaları, Trump’ın sert borsa düşüşlerine ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı son derece hassas olduğunu gösterdi. Bu da savaşın genişleyip genişlemeyeceğine piyasaların karar vereceği tezini kuvvetlendiriyor. Ancak Trump’ın müzakereleri kısa dönemli çıkarlar üzerinden okuyarak zaman kazanmaya çalışması hayati bir hata olabilir. Amerikan halkının Ortadoğu’da ucu açık yeni bir savaşa prim vermediği anketlerde çok açık görülüyor. Enflasyon ve yüksek fiyatların Trumpçı tabandan da tepki çektiği sır değil. Amerika’nın müttefiklerinin de Washington’a petrol fiyatlarındaki istikrarsızlık ve bölgedeki güvensizlik ortamından şikâyet ettikleri malum. Amerika’nın kendilerini koruyamadığını gören Körfez ülkeleri de Washington’dan uzaklaşmaya başlayabilir. Jeoekonomik ve jeostratejik dengelerin en azından şimdilik İran lehine oluştuğunu söylemek mümkün. Trump bunu diplomasi yoluyla değil de askeri olarak çözmeye kalkarsa ve İsrail’in savaşın seyrini belirleme çabalarına izin verirse hem kasım seçimlerinde hem de sonrasında giderek ağırlaşan bir siyasi baskı hissedebilir. Rejimin bekası için başka opsiyonu kalmadığını düşünen ve varoluşsal bir savaş veren İran’ın daha fazla zamana oynama lüksü var zira Trump gibi bir an önce sonuç almak zorunda değiller. Bu da asimetrik savaşın her iki taraf için orantısız maliyet ürettiğine işaret ediyor. yenisafak.com/yazarlar/kadir…
Kadir Ustun tweet mediaKadir Ustun tweet media
Türkçe
0
2
2
251