ทวีตที่ปักหมุด
sehnsucht
6.3K posts


sehnsucht รีทวีตแล้ว

Hasan Coşkun Panelleri 2026:
NATO ve Türkiye’de Antiemperyalist Gelenek
Konuşmacılar:
• Alınteri
• Yeni Dünya İçin Çağrı
• Köz
Tarih: 28 Haziran 2026 Pazar
Saat: 14:00
Yer: İnşaat İş Sendikası
wp.me/p9KeCD-3HM
Türkçe
sehnsucht รีทวีตแล้ว

Niçin Afrikalıyız?
Dünyanın her yerinde, her takımında ve elbette her futbol severin gönlünde muhakkak Afrikalı bir futbolcu vardır. Kıtanın en güçlü kültürel araçlarından biri olan futbol tüm yokluk ve imkânsızlıklara rağmen yıllar boyu varlığını sürdürmeye çalışmış ve futbola atletizmi ve gücüyle bilinen sporcularını kazandırmıştır. Henüz yerel liglerini dünyaya tanıtma aşamasından uzak olan Afrika futbolu, belirli aralıklarla düzenlenen Afrika Uluslar Kupası haricinde varlığını Dünya Kupası organizasyonunda sürekli olarak gösterir.
Peki, Afrika ülkelerinin dünyanın en prestijli futbol organizasyonu olan Dünya Kupası’nda başarı göstermesi niçin önemlidir ve halkların desteğini hak eder?
Tobagolu tarihçi Eric Williams, Kapitalizm ve Kölelik adlı çalışmasında Avrupa’daki sanayi kapitalizmini besleyen emek gücünün köklerini Amerika ve Karayiplerdeki plantasyon ekonomisi, yani köleleştirilmiş Afrikalı bedeninde bulur. Williams’a göre bir Afrikalı, kendi toprağından koparılıp Batı’nın sermayesini güçlendirmek ve sürekli kılmak için araçsallaştırılır.
Dikkatli baktığımız zaman İngiltere, Kanada, Belçika, Almanya ve özellikle Fransa milli takımı oyuncularının çoğu siyahi, Afrika kökenli futbolculardır. Dahası, Avrupa futbol kulüplerinin altyapı oyuncu havuzları da Afrika’dan oldukça cüzi bir miktara alınmış yetenekli, genç potansiyellerle doludur.
Bu zengin kıta nasıl bir dönem Avrupa sanayi kapitalizminin çarklarını oluşturan ucuz emek gücünün coğrafyası olmuşsa, bugün de futbol endüstrisi içerisinde Batı için aynı ucuzluğu ve elbette sömürüyü oluşturmaktadır. Herhangi bir Afrika kulübünden alınan oyuncu milyon Eurolara ulaşarak pazarın değişmez metası haline gelmekte olup, söz konusu Afrika kulüpleri ve Afrika futbolu katiyen dişe dokunur bir ilerleme göstermez.
Nitekim ilerlemiş bir Afrika futbolu, Avrupa futbol endüstrisine mali açıdan büyük tehdit oluşturacaktır. Bu yüzden Afrika’daki yoksulluğun sürekliliği Avrupa’daki zenginliğin de sürekliliği demektir. En azından 500 yıldır değişmeyen bir dinamik bu. Öte yandan, Afrikalı sporcular üzerinden elde edilen milyonlarca dolar yayın ve transfer gelirleri futbol endüstrisinin değişmez bir parçasıyken Gana milli takımının giyecek forma dahi bulamaması sizce de milyar dolarlık küresel bir endüstrinin utanç verici eşitsizliği değil midir?
Afrika futbolu üzerinden yaratılan sermayenin Afrika futboluna hiçbir şekilde yansımıyor oluşu, yüzyıllar sonra bile Afrika’yı halen ucuz emek ve dolayısıyla sömürü kıtası yapmaktadır.
Özellikle son 10 yılı düşündüğümüzde, yerel liglerden UEFA turnuvalarına ve Dünya Kupası’na kadar Afrikalı ya da Afrika kökenli batılı ülke vatandaşı olan sporcuların futboldaki ağırlığı aşikârdır. Deyim yerindeyse skoru doğrudan etkileyecek güce sahip bu sporcuları dünya futboluna kazandıran Afrika, anlaşılmayacak şekilde kötü koşullar içerisinde “futbol ülkesi” olma varlığını sürdürüyor. Bu çelişkinin, yukarda belirtildiği gibi Avrupa futbol piyasası açısından ekonomik olarak hayli önem teşkil etmesi bizi zorunlu olarak Afrikalı yapıyor.
Afrika futbolu, futbolcu sömürüsüne, futbol endüstrisinin doymak bilmeyen açlığına karşı göğüs germek ve bütün çelişkilerin karşısında durmak demektir. Ancak daha iyi beslenen, daha iyi antrenman yapma koşullarına sahip olan yani futbol dünyası daha pozitif olan ülkelerin FIFA’nın turnuvasında başarı göstermesi asla şaşılacak bir durum değildir.
Yerel ligler perspektifinden baktığımız zaman bugün bu seviyelere gelebilmiş neredeyse hiçbir takım yoktur. Yoksulluk ve sefaletle kuşatılmış, kendi kaderine terk edilmiş kıtada futbola olan ilgi ve açlık muazzam bir noktada olmasına rağmen futbolun iyi seviyelere çıkamamış olması oldukça acı bir durumdur.
Bu sebepten ötürü Afrika futbolunun yanında olmak, sahipsiz kıtanın futbol başarılarını arzulamak, takım tutmaktan öte ideolojik bir duruştur. Dünyadaki eşitsizliğin ve sömürünün futboldaki tezahürüne karşı tavır koymaktır. Dünya Kupası’nda Afrika takımlarını desteklemek yalnızca Fildişi Sahili, Senegal, Gana vb. gibi takımlara ya da bu takımların oyuncularına sempati beslemekten kaynaklanan bir durum değil. Aksine oldukça basit, hayatının her alanında olduğu gibi burada da taraf tutmak demektir.
Kayıtsız kalmamak demektir. Futbol endüstrisinin kurbanının yani ezilenin yanında olmak demektir. Futbolcu olma hayaliyle yaşayan ama yoksulluğun yarattığı bir sistem içerisinde savrulup giden binlerce Afrikalı çocuğun yanında olmak demektir.
Sinan Karakıtaoğlu yazdı...

Türkçe
sehnsucht รีทวีตแล้ว
sehnsucht รีทวีตแล้ว
sehnsucht รีทวีตแล้ว
sehnsucht รีทวีตแล้ว

@idecalk Uzun bir havadır şu Munzur Dağı
Mor katar gibi dizilip gider
Saz çalınır akşamları cem olur
Gönlüm terazisi bozulup gider
— Hasan Hüseyin Korkmazgil
Türkçe
sehnsucht รีทวีตแล้ว

İra'nın apaçi oğlu hikayeye dahil olduğundan beri👇🏻
grace@gracefishlove
im not the same person i was two tweets ago
Türkçe
sehnsucht รีทวีตแล้ว











