dr.ömeraşkıner

1K posts

dr.ömeraşkıner banner
dr.ömeraşkıner

dr.ömeraşkıner

@qasavan

rhinoplasty expert

İstanbul, Türkiye เข้าร่วม Eylül 2016
692 กำลังติดตาม176 ผู้ติดตาม
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
@mesutozbilir Çocukluğumuzda misafir yemeğe bile gelecek olsa o akşam ne yapılmışsa ondan yenilir içilirdi, beş çeşit yemek yapılmazdı. Belki biraz özenilirdi o kadar.
Türkçe
0
0
0
87
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
@mesutozbilir Aynı düşüncedeyim Mesut hocam. Bazı şeyleri biz kendi elimizle zorlaştırıyoruz. Davetler bir hf önceden planlanıyor, üç gün önceden hazırlıklar başlıyor. Böyle zahmetli olunca da ayda yılda bir misafir ağırlanıyor.
Türkçe
1
0
11
3.8K
Mesut Özbilir
Mesut Özbilir@mesutozbilir·
Biz çocukken akşam 18:00 sularında telefon çalardı; eş, dost, komşu ya da akraba “Müsaitseniz oturmaya gelelim” derlerdi, “Müsaitiz” deyince yaklaşık bir saat içinde gelirlerdi. Çay içilir, yanında meyve kurusu, çerez vs ne varsa ikram edilirdi, saat 22:00 gibi kalkılırdı. Peşpeşe birkaç gün biri gelmese biz çocuklar olarak bir yere gitmek isterdik. Şimdi eve misaafir davet etmek ne mümkün? Sanki evi denetlemeye geliyorlar gibi temizlik yapılacak, bilmem ne kadar çeşit pasta börek yapılacak... Her şeyi ne kadar zorlaştırdık!
Türkçe
288
561
12.8K
3.1M
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
kızdı da öyle geçti. E böyle sürücüler olunca trafik kilit oluyor tabi. Yani memlekette böyle sürücüler olunca polis trafiği rahatlatmıyor, aksine daha da yavaşlatıyor.
Türkçe
0
0
0
32
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
İnsanımız trafik polisi olan yerlerde araç kullanmayı bilmiyor.Bi kavşağa girişte fena trafik vardı.Dedim kaza var galiba. Varınca gördüm ki polis var. Kırmızı yanarken polis geç diye işaret ediyor, önümdeki araç duruyor.Polis aracın yanına geldi geçsene diye kızdı
Türkçe
1
0
0
56
Murat ARICI
Murat ARICI@pdmuratarici·
Bugün başıma oldukça ilginç bir olay geldi. Vize sınavlarında bir sınıfa 1 Nisan şakası yapmak istedim. Dersle hiç alakası olmayan, kuantum fiziği ile ilgili oldukça zor, tek bir soru içeren sahte bir sınav kağıdı hazırladım ve öğrenciye gözetmen aracılığı ile dağıttırdım.
Türkçe
109
8
2.1K
1.4M
Piyasa Haber
Piyasa Haber@Piyasa_Haber·
Petlas Lastik CEO'su Hakan Yalnız: "Yurt dışından gelen ucuz lastikler hem kapasitemizi kullanmamıza engel oluyor. Devlet makamlarının ek vergi koyması için temas halindeyiz. Uzun bir süreç ama sonunda kazanan ülkemiz olacak"
Türkçe
32
2
74
25.1K
dr.ömeraşkıner รีทวีตแล้ว
Haluk Bayraktar
Haluk Bayraktar@haluk·
Dün ilk kez yayınlanan "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeselinde Hakkari'den arayan Aydın Üsteğmen'in hikayesi yer alıyor. Özdemir Bayraktar'ın nasıl bir karakter olduğunu anlamak için bu gerçek hikayeyi okumak yeterli. 2007 yılında Yarbay Melih Gülova terör örgütünün uzaktan kumandalı el yapımı bombasıyla şehit edildi. Bu olay Özdemir Bayraktar'ın moralini altüst etti. Melih Yarbay, Şırnak'ta yürütülen İHA ve helikopter çalışmalarında birçok alanda yardımcı oluyor, yakın bir çalışma arkadaşıydı. Şehit olayının ardından terör örgütünden uzaktan kumandalı bir mayın cihazı ele geçirildi ve o dönem Şırnak'ta proje geliştiren ekimize destek talebiyle getirildi. Cihaz incelendiğinde seri imalata girmiş, şifreli, teröristler için ileri teknoloji kriptolu, TSK'nın kullandığı jammer cihazların bastıramadığı bir sistem olduğu anlaşıldı. İsmi Tol Qazi. Selçuk Bayraktar gece gündüz bu cihazı kırmak için çalışmaya başladı. Saatler süren mesaisi sonrası cihazların şifresini kırdı. Bu cihazlar teröristlerce birçok noktaya kurulduğu için buna bir çözüm geliştirmek gerekiyordu. İHA'lar için geliştirdiğimiz otopilot sistemi ile teröristlerden ele geçirilen cihazlar entegre edilerek tüm cihazların şifrelerini gökyüzüne yollayan bir sistem geliştirdik. Kurulan sistemle askerler hiç hareket halinde değilken mayınları kontrollü şekilde patlattılar. Eğer bunu başarmasalardı, belki oradan geçen askerler patlatılacaktı. Ancak bu başarı beklenmedik bir şekilde sonlandırıldı. Ortalık ayağa kalktı. Bu cihazlar bir yıl önce ele geçirilmiş, kimse bir şey yapmamış, rafta duruyormuş. Bizim ekibin bunu çözüyor olması, bazılarının bu konuda nasıl gevşek davrandığını açığa çıkaracağı için rahatsızlık yarattı. Daha sonra bu cihazlar bizden komple geri alındı. Bu bir anlamda şu demekti sahada teröristler tarafından o dönem kurulu tüm uzaktan kumandalı mayınların geliştirdiğimiz cihazlarla patlatılması yerine birilerinin açığı ortaya çıkmasın diye üstünü örtme teşebbüsüydü. Bu olay Özdemir Bayraktar'ı derinden sarstı. Kendini çok sorguladı. Bırakma noktasına geldi. Düşünün: Asker şehit oluyor. Askeri şehit eden teröristlerden ele geçirdiğin cihazların şifresini kırıyorsun. Onu kırdıktan sonra bunları her yere yayıp o mayınları kimse yokken patlatıp engelleme şansın var. Ve bu durduruluyor. Bu olay Özdemir Bayraktar'ın kilometre taşlarından bir tanesiydi. Çok morali bozuldu. Bölgeden ayrıldı, İstanbul'a geri döndü, tüm umutlarını yitirmişti, havlu atma noktasına gelmişti. Melih Yarbay'ın şehit olmasına neden olan uzaktan kumandalı sistem de buydu. Tam bu dönemde, Özdemir Bayraktar bir gün Sarıyer'deki evinin balkonunda oturmuş, İstanbul Boğazı'na doğru düşüncelere dalmıştı. Her şeyi bırakmayı, bu mücadeleden çekilmeyi düşünüyordu belki de. Birden telefonu çaldı. Terörün yoğun olduğu Hakkari'deki dağ karakollarının birinden Aydın Yiğit adlı bir üsteğmendi arayan. Telefonunu nasıl bulmuştu, bilinmez... "Özdemir Bey, biz burada teröristlerle mücadele ediyoruz. İmkânlarımız da sınırlı. Kantin paralarını topladık, sizin yaptığınız uçaklardan almak istiyoruz." O an Özdemir Bayraktar'ın içinden geçenler, belki tüm mücadelesinin özeti gibiydi: Allah Allah, biz Boğaz kenarında otururken, adam bize Hakkari'den tokat atıyor. Bu telefon bir tokat gibi çarpmıştı Özdemir Bayraktar'a. Sahada, en zor şartlarda, teröristlerle göğüs göğüse mücadele eden bir teğmen, kantin parasını toplayarak milli İHA almak istiyordu. Bürokrasinin engellerine takılıp bırakma noktasına gelirken, asıl değişime ihtiyaç duyanlar - sahada görev yapan askerler - ona sesleniyordu. Özdemir Bayraktar Aydın Yiğit'e dedi ki: "Kantin parasını falan bir tarafa bırak. Siz şunu yapacaksınız: Bizi çağıracaksınız, 'gelin Mini İHA'yla bize bir sunum yapın' diyeceksiniz. Biz de geleceğiz, size Mini İHA'yla sunum yapacağız. Bize diyeceksiniz ki, 'biz bunları millileştirdik ve bunlara el koyduk.' Sonra bizi oradan sepetleyeceksiniz." O telefon her şeyi değiştirdi. Bir dönüm noktası oldu. TOL Qazi krizinde çıkan bürokratik duvarlar önemli değildi artık. Asıl önemli olan, Aydın Yiğit gibi askerlerin sesi, sahadan gelen ihtiyaçtı. Ve Özdemir Bayraktar o günden sonra hiç bırakmadı. youtu.be/pwqI5OOc5EA?si… hurriyet.com.tr/gundem/hedef-k…
YouTube video
YouTube
Türkçe
385
2.7K
10.2K
741.3K
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
@darkwebhaber İşte bu yüzden, bazı insanların kötülüğü meslek haline getirmemesi için katlamalı ceza gelmeli.
Türkçe
0
0
0
9
DarkWeb Haber
DarkWeb Haber@darkwebhaber·
İstanbul Bayrampaşa'da evlere giren ve ziynet eşyaları çalan hırsız 120'nci kez yakalandı. Şüphelilerden birinin 100, diğerinin 119 suç kaydı olduğu öğrenildi.
Türkçe
749
1.6K
8.9K
676.1K
dr.ömeraşkıner รีทวีตแล้ว
can acun
can acun@canacun·
PKK’dan alınan yerler dahil Ayn el Arap (Kobani) ve Haseki’nin perme perişan halini gördünüz mü? Örgüt 10 yıldan fazladır buraları yönetiyor, bölgenin günde 100 bin varillik petrolünü çalıyor, dışarıdan yardım alıyor ama buna rağmen her yer berbat ötesi durumda. Yıllarca taş üstüne taş koymamışlar, ne alt yapı ne üst yapı hiç birşey yok. Tabi kmlerce uzanan ve terk edilen tünel hatları hariç. Çünkü tüm kaynaklar terör örgütünün, Kadil’in cebine gidiyordu. PKK budur işte, “Kürtler’in kazanımı” diye propaganası yapılan ama aslında Kürtler’e reva görülen hayat bu.
can acun tweet media
Türkçe
62
603
2.4K
111.1K
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
@DrTasbas @gelibolu2015 Sayın hocam malesef tüm riskleri karşılayacak sigorta yok. Ekstra maliyeti karşılayıp yaptırmak isteseniz de sigortalar yapmıyor. Maks 2-3 milyonluk kısmını karşılıyor. Ama tazminatlar 30 milyondan başlıyor günümüzde.
Türkçe
0
0
1
65
Tuncay Yılmazer
Tuncay Yılmazer@gelibolu2015·
Hekimlere yönelik açılan Malpraktis davalarının temel amacı ilk derece mahkemede tazminat kararı çıkmasıdır. Hekimin itiraz sürecini başlatması hacizi durdurmaz. Bölge İdare ve Yargıtay süreci ortalama 3-4 yıldır. Borçlar kanunu devreye girer. Hekimin üzerinde ne kadar maddi varlığı varsa haczedilir. Adli Tıp Bilirkişiden gelen "şu tetkik yapılsa iyi olurdu" "şu tedavi yöntemi düşünülebilirdi" gibi ifadeler bile hekim aleyhine değerlendirilir. Sonrasında; Hekim sadece mesleki değil ağır bir maddi ve psikolojik travma yaşar. Üstelik hasta bakmaya, mesleğini icra etmeye devam etmek yani aynı riski tekrar tekrar almak zorundadır. Malpraktis yargılamaları hekimi mesleki ve sosyal açıdan ölü haline getirecek bir süreç haline gelmemelidir.
Dahiliye Doktoru@DahiliyeDoktoru

2019’dan beri süren bir dava sonucunda, bir KBB uzmanı meslektaşımız 35 milyon TL tazminata mahkûm edildi. Gerekçe: İlk muayenede hastanın ifade ettiği ancak hekimin gözlemlemediği bir burun akıntısı döneminde beta-2 transferrin testi yapılmamış olması. Sonraki yıllarda hasta başka merkezlerde tekrar menenjit geçirmiş, ağır komplikasyonlar yaşamış; defekt ileri merkezde saptanmış, test daha sonra negatif gelmiş olmasına rağmen cerrahi yapılmış. Tüm hastaneler dava dışı kalırken, yalnızca ilk başvuran hekim tazminata mahkûm edilmiş. Mahkeme sürecinde farklı bilirkişi görüşleri ve literatür sunulmasına rağmen, Adli Tıp Kurumu raporu tek belirleyici olmuş. Bugün itibarıyla icra süreci başlatılmış durumda. Bu paylaşım; suçlamak, hedef göstermek veya tartışma yaratmak için değil, hukuki risklerin geldiği noktayı meslektaşlar arasında görünür kılmak amacıyla yapılmıştır.

Türkçe
14
47
453
64.8K
dr.ömeraşkıner รีทวีตแล้ว
Aydın Ünal
Aydın Ünal@_aydinunal·
PKK, kurulduğu 1978’den itibaren Kürtlerin tüm enerjisini çekip sosyalizm çöplüğüne boşalttı; ABD-İsrail çıkarına Kürt enerjisini sömürdü. 48 yılda, HÜDAPAR dışında bağımsız bir Kürt siyaseti, sivil toplumu oluşamadı. Kürt dili, fikir ve sanatı, şiiri, romanı, sineması PKK baskısı altında gelişmedi. Öcalan’ın deli saçması fikirleri altında özgür, bağımsız bir Kürt entelijansiyası oluşamadı. Sadece kendisini PKK etkisinden kurtarabilen birkaç isim başarılı olabildi. Yılmaz Güney gibi yeteneksiz, kadın düşmanı bir teröristi sinemanın putu yapan düşünce mesela, Kürt sinemasının gelişmesine izin vermedi. PKK’ya sempati içindeki Kürtlerin kimlik ve psikolojisi de hırpalandı. Savaşırken korkak, yenilince ağlayıp abilerinden yardım dilenen bir silahlı hareket kendisine umut bağlayan Kürtleri de onursuzlaştırdı. Onurlu insan galibiyette vakur, mağlubiyette dirayetlidir. PKK her yenilgi sonrası sempatizanlarını ağlak birer zavallıya dönüştürdü. Örgütün hataları hiç sorgulanamadı. Büyük yolsuzluklar, tecavüzler, infazlar telaffuz dahi edilemedi. Suriye’de elde edilen petrol gelirleri nerede mesela? ABD’den alınan yardımlar nerede? Avrupa’dan gelen paralar, toplanan haraçlar nerede? Bu kadar paranın karşılığı 1 haftada Kamışlı’ya sıkışmak mı olmalıydı mesela? Bunu sorgulayacak bir izan, akıl ve irade bile bırakılmadı PKK’cı Kürtlere. PKK Kürtlerin katilidir. Hem bedenen hem manen katilidir. Bunu kavrayamayan Kürt için de ebeden kurtuluş yoktur.
Türkçe
74
326
1.1K
144.1K
dr.ömeraşkıner รีทวีตแล้ว
Can
Can@suikastburosu·
İnsanoğlu unutur, zaman zaman hafızayı tazelemek gerekir. Türk ordusu, bir asır evvel var olma itikatıyla Millî Mücadele faaliyetini icra edip emperyalizmi bozguna uğrattı, bundan 50 yıl sonra hem tarihî mirası, hem soydaşları hem de jeopolitik çıkarları için Kıbrıs'a havadan ve
Lloyd 🏴󠁧󠁢󠁷󠁬󠁳󠁿@Lloyd_cymru

#Türkiye nin olası bir savaşta nasıl bir performans göstereceği tamamen askeri bakış açısıyla ele alınıp değerlendiriliyor. İki hafta süren #İsrail #İran gerginliği üzerinden geleceğe ait projeksiyon yapılıyor. Kopan fırtına Anka3'ün bir tarladaki fotoğrafıyla, mecliste

Türkçe
1
6
57
13K
dr.ömeraşkıner รีทวีตแล้ว
Yavuz Yiğit
Yavuz Yiğit@YavuzYigit·
Bu sözü söylerken Halep işgal edilmiş, Suriye’de 500 binden fazla insan katledilmişti. ABD SDG’ye tır tır silah veriyor, üstüne Türkiye’de maşalarıyla darbe planlıyordu. Ülkede hendekler kazılmış, büyük bir iç savaş senaryosu yazılmıştı. Darbeyi durdurdu, PKK’yı askeri olarak bitirdi, kurucusuna “artık anlamımız kalmadı” açıklamasını yaptırdı. Üstüne Esad’ı devirdi, SDG’nin planlarını alt üst etti. Bu sırada muhalefet: - Darbe tiyatroydu, - YPG terör örgütü değildir, - Esad’la anlaşmalı, - Suriyeliler Esad’a teslim edilmeli, - Bizim Suriye’de, Libya’da ne işimiz var? diyordu. Tüm bedellerine rağmen Cumhurbaşkanımız haklı çıktı. Bize de onun yanında durmuş olma gururu düştü. Çok şükür.
Recep Tayyip Erdoğan@RTErdogan

Tüm dünyaya sesleniyorum: Bedeli ne olursa olsun, Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'nin güneyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz.

Türkçe
45
589
3K
166.3K
dr.ömeraşkıner รีทวีตแล้ว
Yavuz Yiğit
Yavuz Yiğit@YavuzYigit·
Müslüman Türkler sosyal medyada, televizyonda, sinemada, tiyatroda, kısaca görünürlüğün olduğu her yerde normları, normali belirlemek için büyük bir mücadele vermek zorunda. Bizi, bize ait olan her şeyden nefret ettirdiler. Aşağılık bir deli gömleğini gönüllü şekilde giydirdiler üzerimize. O deli gömleğinin kollarını parçalamadan rahata ermek mümkün değil. Bugünkü kavga Altay Cem Meriç’in kavgası falan değil. Cemil Meriç de Kemal Tahir de Necip Fazıl da ve daha nice isim hep o deli gömleği ile uğraştı. Yırtmak bize nasip olur inşallah.
Türkçe
32
199
1.1K
28.2K
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
Bu şekilde 2 dk muayeneye öncelikle hastaların karşı çıkması lazım. Benim canım bu kadar mı değersiz diye. Ama onlar ancak doktor dövmekle övünsün.
TBP@Sukhbaatar_

Örnek bir pediatri poliklinik başvuruları, önceki paylaştıklarımdan farklı bir günden. #doktor'un en değersiz, ennn ırgat olduğu bölümlerin başında gelir pediatri. İşte bir örnek; 30 dakikada 20 hasta bakılmış, 4 tanesi de 0 yaş bebek. Şimdi bu polikliniğe bakan doktor +

Türkçe
0
0
0
25
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
Yavuz bey çok güzel ifade etmiş. Son günlerdeki tartışmada ifade etmek istediklerim ektedir.
Yavuz Yiğit@YavuzYigit

Şule Yüksel Şenler, Altay Cem Meriç, Samsun Müftüsü ve MFÖ 1960’lı yıllarda Türkiye’de ağır bir başörtüsü zulmü yaşanıyor. Şehirli, mütedeyyin kadınlar görünür değiller, görünemiyorlar. Şule Yüksel Şenler’in gazete yazılarından etkilenen Samsunlu hocalar onu bir konferansa davet ediyor. Şule Hanım: “Tamam gelirim ama bir şartım var: Sadece kadınlara konuşurum.” Hocalar: “Efendim nasıl olur, haremlik–selamlık yapamayız. Laiklik gereği tepki çekeriz.” Şule Hanım’ın cevabı: “Zeki Müren kadınlar matinesi yapmıyor mu? Ben de sadece kadınlara konuşurum.” Samsun’a gittiği gün salon taşmış, insanlar sokaklara dökülmüş. Organizatörler Şule Hanım’a hoparlörle sesini sokağa verip veremeyeceklerini soruyorlar; vermezlerse tepki büyüyecek. Şule Hanım: “Hayır. Bir Müslüman kadının sesi sokaklarda yüksek sesle yankılanamaz.” Hocalar derhâl Samsun müftüsünü arıyor. Durumu anlatıyorlar. Ve müftü, Türkiye tarihinde iz bırakacak o fetvâyı veriyor : “Müslüman bir mahallede yangın çıksa ve bir Müslüman kadın ‘YANGIN VAR’ diye bağırsa, o ses mahalleliye helaldir. O kızımıza söyleyin: MEMLEKET YANGIN YERİ. Çıksın konuşsun.” Bu fetvadan sonra Şule Hanım bütün Anadolu’yu 3,5 kez dolaşıyor. Her gün 3 konferans veriyor. Yazıyor, anlatıyor, hapse giriyor, bedel ödüyor… Ama bir neslin uyanışına vesile oluyor. Peki bunu şimdi neden anlattım? Başlıkla ne alakası var? Altay kardeşimizi seversiniz veya sevmezsiniz; tarzını beğenirsiniz veya hoşlanmazsınız. Ama şunu bilin: MEMLEKET YANGIN YERİ. Gençler dinleriyle, hayatlarıyla, memleketleriyle ilgili ciddi sorgulamalar içinde. Ve sizi dinlemiyorlar. En azından bir kısmına ulaşma ihtimaliniz sıfıra yakın. Bir adam çıkıyor, Freud’dan İbn Haldun’a, ADHD’den ekonomiye kadar pek çok konuda Müslümanca içerikler üretiyor. Şule Hanım’ın yıllarca uğraşarak eriştiği kitlelere iki videoyla ulaşabiliyor. Sosyal medyada ateistiyle, evrimcisiyle, İrancısıyla uğraşırken bir de sizinle uğraşmak zorunda kalıyor. Onunla uğraştığınız her dakika, hayrına mani oluyorsunuz. Bu küçük bir mesele değil. Yüzbinlerce genç için sağlıklı içerikler üreten bir adamı kendinizle uğraşmak zorunda bıraktığınız her an, o gençlerin hakkına girmiş oluyorsunuz. Bu vebali hafife almayın. “Neymiş? Programında kızlarla erkekler yan yana oturuyormuş.” Gerçekten şu an bunu mu konuşuyoruz? Altay’ın programı olmasa o gençler amfide, kafelerde yan yana oturmayacak mı? Oturmuyorlar mı? Hangi dünyada yaşıyorsunuz? Eğer o gençlere sizin tarzınızla ulaşmak mümkün olsaydı zaten bugün bu problemleri yaşamıyor olurduk. “Sizin tarzınız yanlış” demiyorum; herkes davanın başka bir yerinden tutacak, diyorum. Siz davanın sahibi ve tek bayrak taşıyıcısı değilsiniz. Endişelenmeyin: Altay sizin “müşterilerinizi” çalmıyor. Pastayı büyütüyor. Sizin zaviyenizden bakarsak, Mazhar Alanson hiçbir zaman Müslüman kalamazdı; Özkan Uğur zikirlerle uğurlanmazdı. Rock yapan, içki içen, konserler veren insanlar bunlar. Ama bir Muzaffer Özak çıkıyor, 15 dakikada Mazhar Alanson’u bambaşka bir insan yapıyor. Alanson’un yaşam tarzı sizin istediğiniz gibi mi? Hayır. Ama Özak sayesinde Allah dostu oluyor. Yapabildiği kadarını yapıyor. Altay'ın durumu da pek farklı değil. O konferanslara daha fazla gitmeli ve gençler oturma düzenlerine "kendileri" dikkat etmeli. O konferanslara "İslami hassasiyeti olmayan, az olan" gençler de gelmeli, gelebilmeli. Onlar da sorularına cevaplar bulabilmeli. (Mevcut sorunları düşününce bu konuştuğumuz konuya inanasım gelmiyor gerçekten. ) Tüm bu açıklamaları da "iyi niyetliler" için yapıyorum. Yoksa bazılarının niyetlerini görmüyor değiliz. Dertlerinin kız erkek oturma olmadığını, kimisinin itikadi sebeplerle, kimisinin müşteri kaybetme kaygısıyla, kimisinin tamamen eziklikten böyle şeyler yazdıklarını biliyoruz. Vesselam.

Türkçe
0
0
0
22
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
Zaten dördüncü güne ateş vs toparlar genelde. Aile de antibiyotiksiz toparladığını görmüş olur.
Türkçe
0
0
0
14
dr.ömeraşkıner
dr.ömeraşkıner@qasavan·
Bu gibi durumlarda antib yazıyorum mecburen. Ama ‘ siz üç gün kullanmayın antibiyotiği, diğer yazdıklarımı kullanın. Dördüncü gün toparlamazsa antib başlarsınız’ diyorum. Diğer türlü bu şekilde gelen aileyi konuşarak ikna etmeniz mümkün değil malesef.
İsmail Ersöz@doktorersoz

Eline sağlık kardeşim. Sayende ileride diğer doktorlar yazıyor sen niye yazmıyorsun diyerek işini doğru yapan bir meslektaşını dövsün, sen de burada doktora şiddete hayır tweeti atarsın.

Türkçe
1
0
1
112