Redk79
29K posts



Vefat eden kişinin öz yeğeniyim. Burada süslü cümlelerle "elim bir kaza" diye basite indirgemeye çalıştıkları şey düpedüz İHMALKARLIK!! Benim dayım tahmini saat 14.30 civarı çamurlu sulara gömülmüş. Bizimle görüntülü aramada güle oynaya konuşup sanki hissetmiş gibi el salladıktan tam yarım saat sonra... Yanına her daim arkayı gözeten bir yardımcı verilmesi gerekirken bir kişi dahi verilmemiş, tek başına arkasında tonla yükle ölüme gönderilmiş benim dayım. Gönderilen yer balçık dolu, mayın tarlasından hallice, nereden nereye düşeceğin belli olmayan bir döküm sahası. Alınan en ufak bir önlem bile yok. Her gün bir personelinizi adeta kurban yollar gibi gönderdiğiniz bu balçık mezara bir ışıklandırma, kamera, güvenlik, uyarı tabelası koymak, bir demir çit çekmek bu kadar mı zor?Personelinize bu kadar mı değer veriyorsunuz, ölüme göndermek bu kadar mı kolay sizin için? Biz saatlerce dayıma ulaşamayınca feryat figan gecenin 12'sinde üstleri arayıp "nerede bu adam?" demesek aramaya bile çıkılmamış. Eve geldiği servise binmemiş, bir Allah'ın kulu çıkıp "nerede?" dememiş, "kalkın arayalım" dememiş. 12 saat çamur dolu bir suyun içinde kalmış benim dayım, boğula boğula, çamur yuta yuta vefat etmiş! Müdürleri aradık, üstleri aradık, hepsi başka bir yalan söyledi. Telefonu bozuldu tamire gitti dediler, birisiyle göreve gitti dediler, arabada uyuyordur dediler. Benim dayım çamurlu suyun içinde can çekişirken bizi saatlerce oyaladılar! Baş şoförler, amirler, üstler, daire başkanları, müdürler, orada sorumluluğu olan kim varsa, "Sabri kardeşim" dedikleri adam için neden hiçbir şey yapmadı? Balçık dolu, ıssız bir yere tonluk araçla tek başına bir adamı göndermek ne demek? Hadi bu oldu diyelim, nasıl 1 saat haber alamayınca kontrole birini yollamazsınız, bu adam sizin sorumluluğunuzda değil mi? Suyun içinden kaskatı bedeni çıktı benim dayımın. 12 saatte taş kesilmiş, çıkabilmek için çabalamış ama nafile... Biz durumun ciddiyetini anlamasak belki bir 12 saat daha kalacaktı orada. Koskoca belediye cenazemizi çamurdan çekmek için bir vinç bile yollamadı. Kendi cenazemizi o balçığın içinden kendi imkanlarımızla, tuttuğumuz vinçle çıkardık. Güle oynaya kurban gibi gönderirken bir şey yoktu, ölüsünü alırken çil yavrusu gibi dağılmış herkes... Sizin ihmalkarlığınız yüzünden hayatımda tatmadığım bir acıyı tattım ben. Her daim dimdik gördüğüm dayım, o soğuk duvarlı buz gibi gasilhanede bacaklarını kendine çekmiş, sürücü koltuğunun şeklini almış haldeydi. 1.90 boyundaki, dalyan gibi hey maşallah dediğimiz adam suda beklemekten küçücük kalmış... Nereye haykıralım biz bu acıyı? Cenazeye birkaç kravatlı adam göndermekle bu acı diner mi, dayım geri gelir mi? Geride kalan iki yetimin acısı ne olacak? Küçücük çocuklar dünden beri balçığın içinde boğulan babalarına ağlıyor! Süslü cümlelerle rahmet dilemişsiniz ama bizim ocağımıza kor ateş düştü! Oraya bir çit çekmek, bir beton dökmek bu kadar mı zor olmamalıydı ya. Kumar oynar gibi neresi balçık belli olmayan bir yere içinde kurbanla tonluk kamyon göndermek nedir, biri açıklasın dayanamıyorum artık. 3 gündür ailecek bizi mahvettiniz. Yengemin sesleri kısıldı. Annem canımın canı gitti diye ağlıyor. Anneannem evlat acısını tattı, ciğeri yanıyor. Yıllar önce "Sabri Kılınç" adında gencecik yaşta kardeşini suda boğulmaktan kaybettiği için aynı adı oğlunda yaşatmak isteyen dedem, aynı isimde oğlunu aynı sebepten toprağa verince yıkıldı. İki yetim çocuğu daha ne olduğunu bile kavrayamadı. Son konuşmalarında "3 saate geleceğim babam" demiş. Şimdi "hani gelmedi ya" diyip duruyorlar... Siz bu çocuklara ne diyebilirsiniz? Benim dayım eceliyle ölmedi, 1 metre yanına yaklaşınca öğürmeye başladığı kokulu çamur suyun içinde o kokuları yuta yuta, boğula boğula vefat etti, ihmalden gitti benim dayım! Dayımı bizden alan kimlerse yargı önünde tek tek hesap versin, dilerim Allah'tan yaşattıklarını yaşamadan göçmesinler bu dünyadan. Benim dayım geri gelmez ama çaresizliğimize bir nebze su serper belki...


born: 🇹🇷 lived: 🇹🇷 nationality: 🇹🇷 name: 🇹🇷 surname: 🇹🇷 mom: 🇹🇷 dad: 🇹🇷 language: 🇹🇷🇦🇿🇬🇧🇩🇪🇫🇷 visited: 🇹🇷🇧🇦 want to visit: 🇺🇸🇪🇸🇦🇹






📌Öcalan’ın doğduğu ev müze olacak. Öcalan’ın talebi üzerine Şanlıurfa’nın Ömerli köyündeki evi müze haline getiriliyor. Aile, bu evin orijinal halinin korunmasını istiyor. Ömer Öcalan, “Başkan Apo burada yaşadı. Bazen Cemil Bayık ve Kemal Pir de burada kaldılar. Hareketin öncülüğünü yapan birçok kişi bu evi ziyaret etti. Bu evin orijinalliğini korumak ve bu şekilde tarihte kalmasını istiyoruz” dedi.


Somurulen hayvan cesetlerinden yapilan bi temek faşistlere karsi falan olamaz


Özgür Özel: "Bu dönemin en büyük ayıbı, parlamentoda Romanların temsil edilmiyor oluşudur."

Kulis: CHP, ilki çok tepki çeken "Toplumsal Barış Konferansı"nın ikincisini düzenlemeye hazırlanıyor! CHP'nin medyada “Kürt konferansı” olarak da nitelendirilen “Toplumsal Barış Konferansı”nın ikincisini düzenlemeye hazırlandığı öne sürülüyor. Siyasi kulislerde konuşulanlara göre, konferansın bu kez iki ayrı şehirde – İstanbul ve Ankara – gerçekleştirilmesi planlanıyor. Sosyal demokrat çevrelerin ve DEM bileşeni partilerin önceleneceği bir etkinlik planlanıyor. İlk konferans, katılımcı profili nedeniyle özellikle milliyetçi kesimlerin tepkisini çekmişti. Etkinlikte Gültan Kışanak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney, Rudaw direktörü Ziryan Rojhilati, Sırrı Süreyya Önder’in kızı Ceren Kandemir ve Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya gibi isimler yer almıştı. Öte yandan, ilk konferans öncesinde dikkat çeken bir gelişme de yaşanmıştı. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın program duyurusunda yer almasına rağmen son anda etkinliğe katılmaması siyasi kulislerde geniş yankı bulmuştu. Yeni konferans için ise farklı bir tablo ihtimali konuşuluyor. Kulis bilgilerine göre, bu kez MHP’den bir temsilcinin etkinlikte yer almasına “kesin gözüyle bakılıyor”. (HaberMOD / Özel) @alpereninceaei









