fringe

5.1K posts

fringe banner
fringe

fringe

@fringesee

Düşünür, yazar, çizer.. Bir şeye Yetersiz Delille İnanmak Herkes İçin Her zaman Her yerde Yanlıştır. W.K.Clifford

Sumali Kasım 2023
787 Sinusundan348 Mga Tagasunod
fringe
fringe@fringesee·
@Musayanik_ Sonuç: Kötülük yok :) meseleleri mesele etmezsiniz mesele kalmaz.
Türkçe
0
0
0
10
Musa Yanık
Musa Yanık@Musayanik_·
Bu tabloları, ders anlatırken her zaman kullanırım. İyi bir kavram tahlili olmadan herhangi bir felsefi problemi anlayamayız.
Musa Yanık tweet mediaMusa Yanık tweet media
Türkçe
1
0
4
128
Musa Yanık
Musa Yanık@Musayanik_·
Kocakarı ilaçları yerine hakikati arayanlar için uzman tavsiyesi:
Musa Yanık tweet mediaMusa Yanık tweet media
Türkçe
2
1
17
728
fringe
fringe@fringesee·
"Metafiziksel düşüncenin ana karakteri sayılabilecek monolojik düşünce..." Tatar'ın yazı dizisinin ikincisi Sabah Ülkesi'nde. İbn Bâcce'nin nevâbit filozofundan, Fazlur Rahman'ın tarihselci metoduna uzanan bir hakikat sorgulaması. sabahulkesi.com/2026/04/12/bas…
Türkçe
0
0
0
25
fringe nag-retweet
Tufan Kıymaz
Tufan Kıymaz@tfnkymz·
İnancı inançsızlığı bilmem ama seviyesizliğin zeka eksikliğinin önemli bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Seviyesizliğin amacı sizi kendi seviyesine indirmeye çalışmak. En çok da böyle seviyesizce saldırılara maruz kaldığınızda aklınızı kullanıp fevri davranmamanız gerekiyor.
Cüdâ@darulcuda

Daha önce anlattık bunları.

Türkçe
4
4
74
4.7K
Bilim ve Din
Bilim ve Din@1resulan·
@ataturk938s Bu tam bir beyinsizsin yorumu, Bu seviyede bir yorumla hakikat tartışılmaz. “Bilimsel cümle yok” demek, Kur’an’ı amacı dışında yargılamaktır. Bu, bir navigasyon cihazına “neden çamaşır yıkamıyor” diye kızmak gibi bir şey.
Türkçe
2
0
1
126
Teoman
Teoman@teoman878·
Dücane Cündioğlu: "Kuran'da bir tanecik bile bilimsel cümle yok. Varmış gibi yorum yapanlar göz boyamacılık yapıyor. İstediğiniz kadar örnek veririm."
Türkçe
22
22
170
9.4K
Fatma Özkaya
Fatma Özkaya@fatmaozkayaa·
Erkek bu stresi eve taşımamayı nispeten başarabiliyor kısmında koptum :d patrona olan hıncını karısından çocuğundan çıkaran duygusal dengesiz erkekler başka ülkede mi? Eve gelip istirahat moduna geçmeseler çözülecek sorun yani ama kadınları evde tutma derdindesiniz, maalesef çok beklersiniz.
Türkçe
1
0
54
901
Ercan Faraş
Ercan Faraş@ercanfaras·
Mecbur olmadıkça kadınlar çalışmamalı ya da mesaisi az, günü öldürmeyecek şekilde çalışmalı. Çalışma hayatı insana stres yüklüyor. Erkek, bu stresi eve taşımamayı nispeten başarabiliyor. Çünkü eve geldiğinde artık işinin bittiğini, istirahat vaktinin geldiğini biliyor. Kadın ise stres yüklendiği işten eve gelse de sorumlulukları daha fazla, bu yüzden erkeğin yaşadığı o rahatlamayı yaşayamadığı için stresi eve taşıyor. Sonuçta olan evliliklere, hatta çocuklara oluyor. Yani aslında kadının çalışması kadına fazladan yüktür. Hem iş, hem mesai hem de psikolojik bir yük. Ve bu fazla yükün acısı çocuklardan çıkıyor. Ya hiç yapmayarak, ya bir tane yapıp yeter diyerek ya da yaptığın çocuğa ihtiyacı olan ilgiyi, ortamı veremeyerek. Devlet, çocuk yapma refleksini artırmak istiyorsa, kadınları çalışma hayatına değil, anneliği daha kolay ve hakkıyla yapabilecekleri ev hayatına teşvik etmeli. Bu sadece refahla olabilecek bir şey değil elbette. Öyle olsa batılı gelişmiş ülkeler bu sorunu yaşamazdı. Ama ekonomik mecburiyetlerle çalışmak zorunda kalan kadınlar da az değil. Bu sorunun en azından bir ayağı bu...
Türkçe
147
137
784
62.3K
fringe
fringe@fringesee·
6/Gerçek bir toplumsal dönüşüm, ancak kadının bir "araç" değil, başlı başına bir "amaç" (birey) olduğunun idrakiyle mümkündür.
Türkçe
1
0
1
39
fringe
fringe@fringesee·
5/Zira birey olmayı, toplumsal normlara veya atanmış rollere eklemlenmek sanan kolektif bir bilincin içindeyiz. Kadının kendi kaderini tayin hakkı, toplumun ona biçtiği "makbuliyet" sınırlarından çok daha geniştir.
Türkçe
1
0
1
42
fringe
fringe@fringesee·
1/Doğum oranlarındaki düşüşü "ev hanımlığının imaj kaybı" olarak nitelemek, sosyolojik bir indirgemeciliktir. Sorun imajda değil; kadının kimliğini yalnızca biyolojik bir işlev olan annelik üzerinden meşrulaştıran geleneksel ve dinsel kodların yapısal tıkanıklığındadır.
Zehra ÖĞÜT@zehra_ogut

Son zamanların en önemli gündemlerinden biri “doğum oranlarının düşmesi.” Ama biraz derine inince karşımıza çıkan asıl mesele bence şu: ev hanımlığı. Bir çalışma vesilesiyle bir süredir bu kavram üzerine düşünüyorum ve fark ettiğim şey şu: “Ev hanımı”na dair olumlu bir temsil neredeyse yok. Ne medyada ne edebiyatta kayda değer bir olumlu temsil dikkat çekmiyor. Ev hanımlığı bugün bir gösterge gibi çalışıyor: ekonomik bağımlılığın, düşük statünün ve “gelenekselliğin” göstergesi. Daha da önemlisi, hissettirdiği şey, tabiri caizse Hindistan kast sistemindeki Dalitler’e tekabül ediyor. Toplumsal olarak gerekli ama sembolik olarak değersiz görülen bir alan. Elbette bu birebir bir eşitleme değil, bir analoji. Bu değersizleştirme çok eski değil. Özellikle Y kuşağı sonrası belirginleşiyor. Kadının evde kalmayı, yemeğini yapmayı ve çocuklarını bizzat büyütmeyi tercih etmesi ise giderek daha fazla değersizleştirilen bir konuma yerleştiriliyor. Bu değersizleştirme Althusserci bir okumayla ideolojik aygıtlar aracılığıyla sistematik biçimde üretilir. Medya ise bireyleri bu konum içinde “çağırarak” ev hanımlığını belirli anlamlarla özdeşleştirir. Bugün bu üretilme ve özdeşleştirme daha sinsi bir seviyede yapılıyor kanaatimce. Ev hanımı, kendini ailesine adamış, dış dünyada iddiası olmayan, varsa bile ancak kocasının imkânlarıyla var olabilen biri olarak çiziliyor. Peki “entelektüel ev hanımı” nerede? Okuyan, yazan, düşünen ama evinde kalmayı tercih eden bir kadın neden görünmez? Gündelik etkileşimler içinde ise bu değersizleştirme, mikro-işaretler aracılığıyla gerçekleşir. Bazen bir bakış, bazen kısa bir “hımm” bu anlamı yeniden üretmeye yeter. Ev hanımlığına dair söylemler esasen bir sembolik şizofreni de üretiyor. Nasıl? Bir yandan “annelik kutsaldır” diyerek yüceltiliyor, diğer yandan modern rasyonalite içinde değersizleştiriliyor. Daha dikkat çekici olan ise şu: Bu bakış yalnızca modern dünyaya tam adaptasyon iddiasındaki seküler kesime özgü değil. Bu kodlanma, en dindarından en gelenekseline kadar geniş bir kesimi içine almış durumda. Hatta sahada, dindar ve geleneksel kimliğiyle bilinen bir grubu bizzat çalışmış biri olarak şunu söyleyebilirim. Ev hanımlığı kategorisine en güçlü biçimde sahip çıkması beklenen bir çevrede bile bu durum açıkça görülüyor. “Ben ev hanımıyım”veya “Eşim ev hanımı” cümlesi neredeyse hiç tek başına kurulmaz. Hep bir “ama” ile gelir. “Ev hanımı ama çok çalışıyor”, “ama boş değil”, “ama lise/üniversite mezunu”,“ama aslında çalışan kadından daha çok yoruluyor…” Yani kimse sadece şunu rahatça söyleyemez: “Ev hanımıyım.” Belki de bu yüzden doğum oranlarının düşmesini sadece demografik bir mesele olarak değil, ev hanımlığının değersizleşmesiyle birlikte düşünmek gerekir.

Türkçe
1
0
4
170
fringe
fringe@fringesee·
Ateistinin gece gündüz tanrıyı tartışmaktan, dindarının da ateistleri, mühtediyi zemmetmekten başka işi yok bu ülkede. Kanımca teoride birileri birşeyler olsa da asla pratikte ve gerçekte o şey olamaz bu topraklarda.
Türkçe
0
0
1
32
fringe
fringe@fringesee·
@masuk_simsek Ben de öyle hocam. İnsanın fikirlerini değiştirmesi cesaret işidir, başkalarına bağımlı olarak yaşayanlar bunun zorluğunu anlayamazlar rüzgarın yönüne bağlarlar. 70'ine merdiven dayamış adam bunu şunun bunun için yapmaz. Ne insaf var ne vicdan, yorum yaparken insanlarda.
Türkçe
0
0
0
35
Maşuk Şimşek
Maşuk Şimşek@masuk_simsek·
@fringesee Hocam, ben Cündioğlu'nu 2000li yılların başından beri aralıklı bir şekilde takip ediyorum. Kendisine yöneltebileceğim pek çok eleştirim var ama samimiyetsizlik bunlardan biri değil. Böyle ithamların bir çeşit yansıtma olması muhtemel.
Türkçe
2
0
1
54
fringe
fringe@fringesee·
@masuk_simsek Tek başına şu cümle yeter: "Kendi başına düşünme cesareti göstermiş". Birilerine yaranmak için, bir yerlerde koltuk kapmak için konuşan, düşünen, inanan insanlarla bu adamları karıştırmayın.
Türkçe
0
0
1
24
fringe
fringe@fringesee·
@masuk_simsek Bir felsefeci olarak kimse mi şu adamların hakkını vermeyecek diye düşünürken Maşuk hocam twitinize rast gelmek güzel oldu. Seversin sevmezsin, her fikrine katılmak zorunda da değiliz,ama din yorumu adına vicdan sahibi samimi insanlar olduklarını düşünüyorum.Bunu bilmek lazım.
Türkçe
2
0
1
64
Pelin Dilara Colak
Pelin Dilara Colak@pelindilaraclk·
Benim elimde içki olan bir fotoğrafın altına bunu yazmak ifade özgürlüğü olmuyor, arkadaşlar. ‘Benim değerlerime uygun şekilde içerik üret’ demek oluyor. Buna da yaşam tarzına müdahale deniyor. Fakat benim için: “I drink, therefore I am.” Cheers 🥂
Pelin Dilara Colak tweet media
Türkçe
42
50
1.8K
55.7K
fringe nag-retweet
Christopher Satoor​​
Christopher Satoor​​@aufgehenderRest·
Happy 167 Anniversary Edmund Husserl! Edmund Gustav Albrecht Husserl (8 April 1859 – 27 April 1938)
Christopher Satoor​​ tweet media
Deutsch
3
20
98
3.3K
fringe
fringe@fringesee·
rasyonalistlerden ayrılır. Bradley bu görüşleri ve Russell ve arkadaşlarına karşıtlığıyla analitik felsefenin doğuşunda kilit ve köprü bir filozof olmuş; ancak bu durum genellikle gözardı edilmesine sebep olmuştur. Şimdilerde yeniden ona olan ilgi artmıştır.
Türkçe
0
0
0
25
fringe
fringe@fringesee·
ayrım, analiz yoktur; Mutlak'a "dolaysız deneyim" ile ancak yakınsanabilir. Bradley de dolaysız deneyim-his teorisi dine kapı aralayan ontolojik zemindir. O akıl ve inanç arasında böyle bir ayrım yapar, rasyonalisttir, düşünmenin diseksiyon rölüne vurgu ile radikal +
Türkçe
1
0
0
28
fringe
fringe@fringesee·
Aslında hiç söylenmemiş bir şey söylemiyor. Bir asır önce de Lotze ve ondan etkilenen İngiliz idealizminin son büyük metafizikçisi Bradley de benzer şeyler söylüyor: düşünce analiz etmektir, özne-nesne ayrımına tabidir, ilişkiseldir. Mutlak ise bağıntı üstüdür, orada+
TekYolBilim@Tekyolbilim

"Düşünmeye başlarsan inanç yavaş yavaş çatırdamaya başlar. Düşünme inancı zayıflatır. Düşünen, inanç dairesinin dışında kalır ve bunlara nasıl inanmışım der. Tanrı üzerine düşünmeye başlayan kişi Tanrıyı kaybetmeyi göze almış demektir. Hristiyanlık, Yahudiliğe baktığın gibi kendi dinine dışarıdan bakabilmen lazım. Eleştiriyi kendine, kendi inancına yöneltmen lazım." Dücane Cündioğlu

Türkçe
1
0
2
108