
emkad
3K posts

emkad
@emkad
Mutluluğun Peşinden Öyle Çok Fazla Koşmamak Gerekir, Çünkü Onu Sollayabilirsin, O Zaman Da Mutluluk Arkanda Kalacaktır... Ben Gerçeğin Yalancısıyım...


Necati Özkan’ın İBB duruşmaları stratejisi: Gerçeği çarpıt, kamuoyunu yalanla yönlendir! ✍️ Tayfun Şahin kaleme aldı analizyorum.com/2026/04/15/nec…


Silivri'de inşa edilen dünyanın en büyük duruşma salonu. Sizce bu salonda kimler yargılanacak?











Türkiye Cumhuriyeti’nin iç siyasetine, milli iradesine ve devlet kurumlarına yönelik yabancı bir ülke yetkilisinin yön verme teşebbüsü kabul edilemez bir hadsizliktir. Bölgede hukuk tanımaz uygulamaları ve saldırgan politikalarıyla istikrarsızlığın başlıca kaynaklarından biri hâline gelen İsrail hükümetinin, Türkiye’nin iç siyasi hayatına dair açıklamalarını en güçlü şekilde reddediyoruz. Katliamcı İsrail hükümetinin siyasi temsilcilerinin; Gazze’de, Lübnan’da, İran’da ve bölgenin çeşitli noktalarında çocukların, kadınların ve sivillerin hedef alındığı saldırıların üzerini örtmeye çalışırken Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve siyaset dersi vermeye kalkması ibret verici bir çelişkidir. Mevcut İsrail yönetimine ilişkin beklentimiz; günü geldiğinde uluslararası hukuk önünde hesap vermeleri ve işledikleri fiillerin karşılığını hukuk zemininde görmeleridir. Türkiye’yi komşularıyla karşı karşıya getirmeye, özellikle İran başta olmak üzere bölgesel gerilimleri tırmandırarak savaş senaryolarına çekmeye yönelik her türlü provokasyonun farkındayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, içerisinde birçok kültür, inanç ve kimlik barındırır, her kimliğe saygı duyar ve korur. Bölme, kışkırtma ve yıkma projelerinize karşı karşınızda 86 milyonluk Türk milletini bulursunuz. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti; nota alan değil, not veren bir devlettir.



Sayın Bekir Bozdağ’ın açıklamalarını dikkatle incelediğimizde, kendisine ve kamuoyuna sormamız gereken çok temel sorular ortaya çıkıyor. 1. Sadece YSK'nın iptal kararı yeterli idiyse; Anayasa’nın 78. (ara seçim), 67. ve 76. maddelerindeki değişiklikleri neden yapma ihtiyacı hissedildi? 2. Anayasa’nın 78. maddesine o meşhur ara seçim fıkrası eklenmeseydi, Sayın Erdoğan Siirt'ten aday olabilir miydi? 3. Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 39. maddesine göre, YSK tarafından bir seçimin iptali durumunda "yeniden seçime" mevcut listelerle gidilmesi yasal bir zorunlulukken; nasıl oldu da Mervan Gül listeden çıkarılıp yerine bir başka siyasetçi aday gösterilebildi? Bu soruların cevabı bizi tek bir maddi hakikate götürüyor. Mevcut durumda, iktidar kanadının tek dayanağı olan YSK kararı ile sadece bir "yeniden seçim" yapılsaydı, Erdoğan bu şekilde seçilemeyecek ve bahsi geçen anayasa değişikliklerine hiç gerek kalmayacaktı. Zira sadece YSK kararına bağlı kalınsaydı, yasa gereği seçime mevcut listelerle gidilmek zorundaydı; Mervan Gül adaylıktan çekilse dahi yerine Erdoğan ya da bir başkası yazılamazdı ve partiniz eksik adayla seçime katılırdı. Tam da bu hukuki engeli aşmak için, YSK kararının iptali üzerine gidilecek olan seçimin bir "yenileme" olmaktan çıkartılıp "ara seçime" dönüştürülmesi gerekiyordu. Bir seçimi 'ara seçim' veya 'yeniden seçim' olarak tanımlamak için sadece süreci başlatan YSK kararına değil, o seçimin icra edildiği yasal mevzuata bakmak gerekir. Hatırlatmak gerekir ki mevzuat değişikliği aralık 2002’de yapılmış, aday değişikliği ise şubat 2003 yılında gerçekleşmiştir. Bu bile dayanağın ne olduğunu ortaya koymaktadır. Tüm o anayasa değişikliklerinin yanı sıra, Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 39. maddesinin son fıkrasındaki "sırada olanlar yetmediği takdirde... ara seçimi hakkında kabul ettiği hükümlere uyulur" kuralı işletilmiştir. Dolayısıyla yapılan seçim, basit bir tekrar seçimi değil; o gün yaratılan yasal çerçeveye dayalı net bir ara seçimdir. Bizim bu iddiamızın en büyük teyidi, bizzat Meclis'in o günkü tutumu ve anayasayı bu yönde değiştiren yasama iradesidir. Bütün bu düzenlemelerin öncesinde verilmiş YSK kararına dayanarak yapılacak yorumlar eksiktir, yanlıştır. Bunu da en iyi bilmesi gereken, o gün bu anayasa değişikliklerine bizzat el kaldırıp destek veren Sayın Bekir Bozdağ'ın ta kendisidir. Bugün, halkımızın talep ettiği ve anayasanın emrettiği bir ara seçim ihtimalinden kaçmak için, Erdoğan’ın seçildiği o seçimin bir "ara seçim" olmadığını ısrarla ve binbir gerekçeyle anlatma çabanızın asıl sebebi seçimden kaçma arzunuzdur.



İnsan her şeyi bilmez, bilemez. Bu son derece normal ve insani bir durumdur. Ama bilmediği konuda, düzeltme yapılmış olmasına karşın, yanlışta ısrar etmek, ‘bilmediğini bilmemektir’, bu anormalliktir. Ama sebep ne olursa olsun, ‘kamunun doğru bilgi edinme hakkı’na olan saygımız sebebiyle biz bir kez daha doğru olanı belgeleriyle birlikte ilgilenenlerin ve kamuoyunun ilgisine ve bilgisine sunuyoruz. ‘Ara seçim’ söylemlerine maddi olgular dışında gerekçe tedarik etmek amacıyla olsa gerek, CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve Grup Başkanvekili Sn. Murat Emir; nakarat tarzı açıklamalarıyla Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn. @RTErdogan’ın ilk kez milletvekili seçildiği seçimle ilgili ‘ara seçim’ nitelemelerini ısrarla tekrarlamaktadırlar. Bir kez daha doğruyu, belgeleriyle birlikte muhatapların ve ilgi duyan kamuoyunun bilgilerine sunuyorum. 1- Seçimlerle ilgili kurallar, anayasalarda yazılı olanlardan ibaret değildir. Anayasalarda genel çerçeve yer alır. 2- Anayasa’nın yanında bir de ‘seçim mevzuatı’ dediğimiz mevzuat vardır. 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, bu mevzuatın önemli bir parçasıdır. 3- Anayasa’nın 78. maddesinde “‘Seçimin yenilenmesi’ diye bir şey yok ‘ara seçim’ var” diyorlar. Anayasa’da olmaması, mevzuatta ‘olmadığı’nın kanıtı olamaz. ‘Seçimin yenilenmesi’, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 39. maddesinde yer almaktadır ve seçim yargısının müstekarlık içinde kullandığı bir kavramdır. 4- 2002 ve 2003 yıllarında ülkemizde ‘ara seçim’ yapılmamıştır. 5- 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan 22. Dönem Milletvekili seçiminde, Siirt seçim çevresinde yapılan seçimin, seçim kurallarına aykırı işlem ve eylemlerin kanııtlanmış olması ve seçim sonucunu etkiler nitelikte bulunması nedeniyle Siirt’teki seçimin iptaline ve seçimin yenilenmesini YSK karara bağlamıştır. 6- YSK, yenilenmesine karar verdiği Siirt seçim bölgesindeki seçimin, yasa gereği 09.03.2003 günü yapılmasını karara bağlamıştır. 7- Sn. Genel Başkanımız; YSK kararı gereği yenilenen ve 09.03.2003 günü yapılan Siirt seçiminde milletvekili seçilmiştir. 8- 09.03.2003 günü yapılan Siirt seçimi; bir ‘ara seçim’ değil, YENİLEME seçimidir. Olgular bundan ibarettir. Hala anlamayanlar için konuyla ilgili YSK karar örneği ektedir. ysk.gov.tr/doc/ilkeKarar/…





