
İmamoğlu ve Özel takımını menfaat karışılığı tutan bir grup TV’ci, yazar-çizer takımı; Özgür Özel’e “seçilmiş Başkan” diyor, Kılıçdaroğlu’na da güya onu itibarsız hâle düşürmek için “atanmış Başkan” etiketi yapıştırıyor.
Bu; neyi, niçin yaptıkları herkesçe bilinen küçük gruba şunu öğretelim:
Kılıçdaroğlu, son kurultayda resmen “seçilmiş Başkan”dır. Ondan sonraki tüm kurultaylar iptal edildiğine göre, onun seçilmiş olduğunu inkâr edemezsiniz.
Hukuka ya inanır, uygularsınız, ya da uymazsanız faturasını ödersiniz. Demokrasi de budur, hukuk devleti de budur.
Özgür Özel seçilmiştir, doğrudur ama şaibeli seçim iptal edilmiştir. Artık ona “seçilmiş” diyemezsiniz. Böyle bir seçim yok, iptal edilmiş.
Kılıçdaroğlu’na da “atanmış” diyemezsiniz; çünkü mahkeme atama yapmaz, iptal kararı verir. İptal kararı verince iş başa döner, iptalden önceki son “seçilmiş Başkan” kimse, o koltuğa oturur. Yani atama falan yok. Bir yolsuzluğun tespiti ve bir hakkın teslimi var.
Ayrıca bu herkesi aptal yerine koyan gruba şunu söylemeyelim.
Yahu, sizin savunduğunuz Özgür Özel, her şeyi kabul etti, Genel Merkez’i de, koltuğu da teslim etti. Gitti binalar tutup, partiler kurmuyor. Siz neyi savunuyorsunuz?
Padişahın dalkavukları vardır, padişahı yalakalıklar ile güldürürler.
Türkiye, bu tür altı boş, ayağı yere basmayan, aldığı parayı hak etmek için “atanmış-seçilmiş” ayrımı ile yol almak isteyen gruba sadece gülüyor.
Bir tek ciddi insan da bunları ne okuyor, ne izliyor. Bu bir devirdir. Bu günler çabuk geçer. Sel gider kumu kalır. Özgür Özel ve takımı gider, geriye komik yalakaları kalır.
Türkçe





