Egemen Bakım

3.8K posts

Egemen Bakım banner
Egemen Bakım

Egemen Bakım

@eggmanbackham

Memleket sevdalısı,BJK kongre üyesi,dış politika, ekonomi, teknoloji, fintech, savunma, enerji, tarım,tarih ile ilgili

İstanbul, Türkiye 加入时间 Mayıs 2010
728 关注400 粉丝
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@DaanHuisinga Hollandalı dostlarımızın Kral Günü'nü (Koningsdag) en içten dileklerimle kutluyor, bu özel günde birlik ve neşe dolu bir kutlama diliyorum. Fijne Koningsdag!
Türkçe
0
0
1
116
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@tekinoktay @NurSebaYldrm1 Çok yerinde ve zamanında bir öneri. Tabii bu yıpratıcı zor mesakatli görev için azim ve kararlılıkta gerekli. Üzülerek belirtmek isterim ki Camianın sabrı ve durumu itibariyle eskiyi aratır hali nedeniyle sanırım kendileri istememektedir. Beşiktaş kendine gelmeli ama nasıl!
Türkçe
0
0
2
56
Hürser Tekinoktay
Hürser Tekinoktay@tekinoktay·
Sevgili Ali Gültiken’in, Gökhan Keskin’i de yanına alıp Beşiktaşlı Eski Sporcular derneğinin başına geçip; Derneğinin üye sayısını binlere çıkartıp; Beşiktaşlı sporcuların BJK Başkanlığına hazırlanmasına/hedeflenmesine öncülük etmesi gerekmektedir.
Türkçe
53
101
1.2K
76.8K
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@meryem_e_meltem İsrail kendine tehdit olabilecek veya saldirabilecek bir güce karşı agresif olabilir.Türkiye'nin böyle bir durumu bulunmamaktadır.Tarihe bakarsanız Türkiye hiçbir zaman saldırı durumunda değildir İsrail basınında da bu yönde bir durum veya haber yer almamaktadır.Bizde ise aksidir
Türkçe
0
0
3
203
M.Eleana Meltem
M.Eleana Meltem@meryem_e_meltem·
İsrail Türkiye'yi Karşısına Alırsa Ortadoğu’nun bu engebeli satranç tahtasında, taşları Anadolu’nun üzerine sürmeye kalkan bir irade, sadece bir askeri harekatı değil, kendi geleceğinin altındaki zemini de sarsacak bir süreci başlatmış olur. İsrail’in böyle bir yönelimi, bölgedeki tüm denklemleri altüst ederken kendi politik hanesine ağır bir fatura çıkarır. Bölgesel İzolasyonun Zirvesi: Türkiye gibi bir bölgesel güçle karşı karşıya gelmek, sadece bir "güvenlik" meselesi değil, bölgedeki tüm normalleşme çabalarının üzerine beton dökmektir. Kendi sınırlarının ötesinde bir "hayalet" düşmanla değil, binlerce yıllık devlet geleneğiyle vuruşmak, İsrail’i coğrafyada tam bir siyasi yalnızlığa iter. Küresel Diplomasi Krizi: Türkiye’nin NATO üyeliği ve Batı ile olan girift ilişkileri, İsrail için diplomasi koridorlarında nefes almayı imkansız hale getirir. Bu, sadece bir ikili kriz değil, küresel bir sistem krizine dönüşür ve İsrail’in uluslararası meşruiyetini "haysiyet mühendisliği" açısından tamir edilemez şekilde zedeler. Ekonomik sahnedeki dekor ise, her iki taraf için de karanlıktır ancak saldıran taraf için bu bir "ekonomik intihar" provasına dönüşebilir. Lojistik ve Enerji Hattının Kopuşu: Akdeniz'in o mavi suları, ticaret gemileri için birer "mayın tarlasına" dönüşür. Türkiye ile yaşanan bir çatışma, Doğu Akdeniz’deki enerji yataklarının ve ticaret yollarının süresiz mühürlenmesi demektir. Bu da doğrudan enerji maliyetlerinin patlaması ve İsrail ekonomisinin en can damarı olan dış ticaretin felç olması anlamına gelir. Savunma Maliyetlerinin Sürdürülemezliği: Sürekli bir "alarm" halinde yaşamak ve Anadolu gibi bir derinliğe karşı savaş ekonomisi yürütmek, bir devletin bütçesini bir "bas gitarın en alt teli" gibi gerer; öyle bir an gelir ki o tel kopar. Yüksek teknolojiye dayalı savunma harcamaları, toplumsal refahı hızla kemirmeye başlar. Belki de en hayati sonuç toplumsal sahada yaşanır. Kendi İçinde Bölünme: İsrail toplumu, sonu belirsiz ve bu denli büyük bir cephenin açılması karşısında kendi içindeki o hassas dengeleri kaybedebilir. Güvenlik vaadiyle kurulan bir yapının, en büyük güvensizlik kaynağına dönüşmesi toplumsal bir depresyonu tetikler. Türkiye’nin "Dip Akıntısı" Etkisi: Türkiye tarafında ise, her türlü iç siyasi görüş ayrılığı, dışarıdan gelen bu devasa tehdit karşısında bir anda "Dip Akıntısı Vakarı"na dönüşür. Bu toprakların insanı, varoluşsal bir tehdit hissettiğinde tüm farklılıklarını o derin ve sessiz akıntının içine gömer. Karşı tarafın beklediği "iç karışıklık" yerine, çelikten bir toplumsal iradeyle karşılaşması en büyük stratejik yenilgi olur. Mesele şudur; Bu coğrafyada huzur, sadece sınırları korumakla değil, komşunun haysiyetine ve varlığına saygı duymakla tesis edilebilir. Başkasının ufkunu karartmaya çalışan, eninde sonunda kendi ışığını kaybeder. Aklımıza dayanmalıyız hep . Çünkü tarih, sadece zaferleri değil, yapılan büyük hesap hatalarının ağır bedellerini de yazar. @meryem_e_meltem
Türkçe
39
35
229
21K
Egemen Bakım 已转推
Tonyukuk
Tonyukuk@tonjukuk·
🇭🇺 Macaristan'da 16 yıllık Orban iktidarını devirip seçimi kazanan Peter Magyar'ın ilk sözleri: - Son 16 yılda bağımsız kurumlarımıza el konuldu, dengeleri bozdular. Ancak biz bu denge-denetleme sistemini yeniden tesis edeceğiz. - Yüksek Mahkeme Başkanı, Başsavcı, Medya Otoritesi Başkanı ve Rekabet Kurumu Başkanının istifalarını vermelerini talep ediyorum. - Hukuk devleti uygulamalarına geri dönülecek. - Olağanüstü hal kaldırılacak. Ülke kararnamelerle değil, parlamentodan çıkacak yasalarla yönetilecek. - Devlet kurumlarına, kilit mekanizmalarına yerleştirilen eski iktidar partisi kadroları tek tek görevden alınacak - Devlet televizyonun haber dairesi derhal feshedilecek. - Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığı kurulacak - Kamu ihaleleri, yandaş iş insanlarına verilen destekler ve AB fonlarının geçmişte nasıl dağıtıldığı denetlenecek. - Eski iktidar partisi çevrelerine aktarıldığı tespit edilen ulusal servetin geri alınması için özel takip birimleri ve soruşturma savcılıkları kurulacak.
Tonyukuk tweet mediaTonyukuk tweet media
Türkçe
530
1.6K
8.4K
308.6K
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@NeoRock06 @GokceAlkan Bence Ahmet hoca haklı olsa bile bu kadar zayıf bırakılan bu kadar hakkı yenen kulübüne karşı daha güzel bir konuşma yapabilirdi.
Türkçe
0
0
1
36
Ferhat Yeşiltaş
Ferhat Yeşiltaş@NeoRock06·
Karşıyaka Başantrenörü Ahmet Kandemir, Beşiktaş GAİN maçının ardından beIN Sports'ta @GokceAlkan'a açıklamalarda bulunurken, hedefinde Dusan Alimpijevic vardı. "Özellikle Dusan Alimpijevic için şunu söylemek istiyorum; yani meslektaşımız ama burası Hakkı Yeten'lerin, Süleyman Seba'ların, hatta üzerimde Beşiktaş forması varken hakeme yalan söyleyemem diyen Vedat Okyar'ların kulübü. O yüzden yani burada sadece hakemlerin üzerine baskı yaparak, seyirciyi tahrik ederek, faul üstüne faul birisine çaldırıp birisine çaldırmayarak, bunun sorun olduğunu düşünüyorum. Bence şu anda Beşiktaş Kulübünü yönetenlerin; Süleyman Seba, Hakkı Yeten ve Vedat Okyar hatrına dikkat etmesi gerekiyor."
Türkçe
165
18
351
145.8K
Furkan Akar
Furkan Akar@akarfurki·
Başardık🇹🇷❤️ teşekkürler
Furkan Akar tweet media
Türkçe
57
119
2.4K
17.5K
TRHaber Savunma
TRHaber Savunma@savunma_trhaber·
İbrahim Karagül: ▪️Eğer İsrail; İran’dan sonra Türkiye’yi hedef yapmayı planlıyorsa... ABD ile birlikte Türkiye’ye saldırmayı düşünüyorsa... 1- Önce Ege’de adaları işgal ederiz. 2- Sonra Batı Trakya’yı kurtarır hatta tüm Yunanistan’ı işgal ederiz. 3- Sonra Kıbrıs’ın tamamını alırız. Çünkü onlar İsrail’in tetikçisi oldu. ▪️En sonunda da 'asıl cephe' başlar. 1- İsrail’i işgal ederiz. Açık söylüyorum işgal ederiz. 2- Tel Aviv’i yok eder, Kudüs’ü kurtarırız. 3- Milyonları İsrail’e akıtır, taş üstünde taş bırakmayız. ▪️Tarihe bakın hele. Ne örnekler var. ▪️Hiçbir güç bu coğrafyada Türkiye’den habersiz harita çizemez. Bu bin yıldır böyle. ▪️Sadece yüz yıl ara verdik ve o süre bitti. ▪️Döndük... Herkes hesabını buna göre yapsın!
Türkçe
570
853
5.6K
457.8K
Shay Gal שי גל
Shay Gal שי גל@ShayGal84·
A Turkish F-16 presence in the occupied north of Cyprus would not be defence. It would be combat air power laundered through occupation. Ankara is repeating the Somalia model. A crisis becomes a pretext. The pretext becomes a permanent military position. The Turkish occupation of Cyprus is also a matter of Israeli national security.¹ Cyprus lies within the same strategic theatre: air corridors, sea lanes, energy routes, intelligence geometry, and British bases already under fire. Jerusalem understands the map and is already acting to prevent such a deployment. If Ankara chooses to militarise the occupied north, it should not assume the map will remain frozen. Israel could stand with Greece and Cyprus in a future move to liberate the north - Poseidon's Wrath. The Iskenderun episode proved nothing. It was framed as proof that Turkey too was under Iranian attack. Then officials briefed that the missile had likely been heading towards Cyprus. The story shifted because the purpose was never clarity. It was strategic positioning. The strategic reality did not move: Turkey is not part of the pressure on Iran. It is part of the system that keeps Iran viable.² Ankara gives Tehran what matters most in war: political cover, operational space, and time. Iran remains the urgent threat. Turkey remains the tolerated one. Ankara does not need Iran to win. It needs the regime to endure. Iran is useful to Ankara precisely because it is never resolved. This is not alliance discipline. It is strategic parasitism from within the alliance.³ The guarantor fiction has collapsed - for both Ankara and London.⁴ A guarantor does not occupy the state it claims to protect. Turkey destroyed the constitutional order it pledged to defend and converted invasion into permanent leverage. Britain had authority, capacity, and duty in 1974. It chose inaction. London retained sovereign bases on Cypriot soil. Sovereignty without resolve is not a guarantee. When those bases draw fire and hesitation follows, the question answers itself: what purpose do they still serve beyond exposing Cyprus and advertising British drift? The F-16 issue is clearer still. American aircraft were not supplied to entrench occupation or project coercive air power from seized territory. If Turkish F-16s operate from the north of Cyprus, this crosses from alliance friction into breach.⁵ The answer is not reopening the F-35 programme. The answer is enforcement. Sustainment. Upgrades. Munitions. Mission software. Operational permissions. Occupied Cyprus cannot become another platform from which Ankara launders force under NATO cover. Not after Somalia. Not while Turkey helps shield Iran. Not while British bases already attract fire. And not while Ankara keeps testing whether the West still has red lines - or only habits of surrender. - ¹ “Northern Cyprus is also an Israeli problem”, Israel Hayom, 29 July 2025 israelhayom.com/opinions/north… ² “The Turkish Corridor to Tehran”, Israel Hayom, 3 March 2026 israelhayom.com/2026/03/03/the… ³ “Why Turkey and Qatar need the Iranian regime to survive”, Kathimerini, 25 January 2026 ekathimerini.com/opinion/129322… ⁴ “Europe now holds Cyprus’ guarantee, not Turkey, not Britain”, Kathimerini, 6 December 2025 ekathimerini.com/opinion/128891… ⁵ “Turkey's F-16: Alliance paradox bordering on self-sabotage”, Israel Hayom, 1 February 2026 israelhayom.com/opinions/turke…
Shay Gal שי גל tweet media
English
426
338
1.2K
112.1K
🇹🇷
🇹🇷@_Devletci_·
📍Millî Savunma Üniversitesi mezuniyet töreninde konuşan Pakistanlı Binbaşı Seyyid Timur Mahmud: - Türk vatanını vatanımızdan, Türk bayrağını bayrağımızdan ayrı tutmuyoruz. 🇹🇷🇵🇰
Türkçe
65
1.5K
11.4K
196.3K
Karol Wasilewski
Karol Wasilewski@kwasylewsky·
Turkey as the last adult in the room? I know that information chaos, political interests and the fog of war do their part in distorting reality, but… …looking at all these reports, at the decision-making process in the US, at Trump’s and Rubio’s statements, at how Tel Aviv is convincing Washington to take various actions — one gets the impression that Turkey is the last adult in the room. What a different picture from just a few years ago, when 🇹🇷 looked at the world through the lenses of Mavi Vatan or its “adventures” in foreign policy. Of course, a lot has changed since then, for example: ✅ The EU gave Turkey a reality check, introducing a carrot-and-stick policy ✅ The economic costs of those foreign-policy “adventures” forced corrections, ultimately leading to the “Fidanisation” of Turkish foreign policy ✅ Trump introduced uncertainty about the previous alliance architecture and the Middle East order ✅ Israel sensed a “historic moment” to reorganise the region according to its own preferences Still, it’s hard not to appreciate the process of recalibration in Turkish foreign and security policy. For working purposes I would call it: from “zero problems with neighbours” to “the last diplomat” in the region.
English
108
123
1.1K
1.4M
Abdullah Ağar
Abdullah Ağar@abdullahagar2·
“Düğümler ve Fil: Savaşta Türkiye-İran Denklemi” İran; - Arapları ve Arap ülkelerindeki Amerikan varlığını, - Hazırlık halindeki ayrılıkçı Kürt grupları, - Hatta GKRK’yı patır kütür vururken… Türkiye’deki Amerikan varlığını ve üslerini, örneğin çok konuşulan Kürecik ve İncirlik’i neden vurmuyor? Ve daha tehlikeli bir soru? Hangi koşullarda, neden ve ne zaman vurabilir? Ya da; - Bir kaza kurşunu, - Gelişen yeni bir konjonktür, - Ya da bir manipülasyon devreye girer mi? Doğal olarak bu kadar yakıcı ve yakın bir savaşta herkes soruyor ya da aklına geliyor? Sonuçta bu savaş sadece Arapları değil, batıdaki ve kuzeydeki bizler dahil, doğudaki ve güneydeki pek çok ülkeyi içine çekme riski, potansiyeli ve manipülasyonu üretiyor. Hatta savaşa girmeye çoktan hazır ve razı (bazı Kürt örgütler başta) kimi ayrılıkçılar, hamasetkarlar, fırsatçılar, mezhep fitnecileri ve kıyametçiler var. /// En baştan söyleyeyim. Benim için bu fili anlatmak zor olacak. Kiminin hortumundan, kiminin kuyruğundan, kimilerinin filin dişlerinden, kimilerinin karnından, kimilerinin kuyruğundan tutarak; “Bu fildir” deme kolaycılığına kaçmayacağım ve hamasetten uzak filin bütününü görmeye ve göstermeye çalışacağım. Sanırım bu da çok kolay olmayacak. Zira hem İran riskli bir baht-akıl karışık Acem tavlası oynuyor, hem de ABD-İsrail ikilisi Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini inşa etme satrancını oynuyor, Çin ve Rusya ise çok kenarda durmuyor. Hadi başlayalım. /// İran, Arap ülkelerini ve Arap ülkelerindeki ABD varlığını vurarak: - Sadece ABD’in Arapları himaye prestijini ve kurduğu küresel sistemi baskılamayı değil… - Arapların egemenliğini, dokunulmazlığını ve gururunu da vuruyor. Bu da dair İran; baskısı altında kalan Araplarının ABD ve İsrail üzerinde baskı üretmesini aradığını vurguluyor. Bu açık söylev. Ama aslında İran son derece tehlikeli bir Acem oyunu oynuyor. Adı da bence şu: “Ben yanarsam sizi de yakarım.” Bu oyuna mezhep tabanlı teo-demografik ya da teo-topografik bir oyun da diyebiliriz. /// İran resmi görüşü: İran Arapları vurur. Arapları güvensizliğe iter, böylece ABD düzenini ve Arap-ABD-İsrail ilişkilerini baskılar. Araplar’da ABD ve İsrail’e baskı yapar. Buradan orta bir yol çıkar. İran’ın asimetrik planı: İran’ın saldırıları karşısında Araplar İran’a karşı cephe alırlarsa, Arap coğrafyasındaki İran yanlısı Şiiler yönetimlere karşı mobilize olur, Arap rejimleri geçmişte yaptıkları krizi bastırmaya ve sertliğe yönelir. Böylece kriz alanları genişler, sorun derinleşir, konsantrasyon ve öncelikler değişir. Böyle bir olası strateji İran mozaik savunma doktrinin vekil güçler ayağındaki en derin etki senaryosunu içinde barındırır. Mesele vekil silahlılar alanından çıkar, vekil kavramlar, inanışlar, coğrafyalar ve halklar alanına girer. Öte yandan İran’ın Arapları “kontrollü gerilim” çerçevesinde vurduğu varsayımı her zaman geçerli olmayabilir. Bazı hamleleri de zorunlu refleks olabilir. İran şimdilerde oyun kurmuyor, kuramıyor, şu ana kadar gizlide kalmış olsa bile Arap merkezli bazı saldırılar/savaşa dahil olmaları nedeniyle can havliyle de Arapları vuruyor olabilir. Sonuçta dişe diş bir savaş bu. İran’ın tavrını, savaşın doğasını anlamaya ve bize karşılaştırma olanağı sağlayacak bu açıklamalardan sonra burada duralım ve asıl sorumuza dönüp İran Türkiye’yi ve Türkiye’deki ABD varlığını neden vurmuyor ve/veya ne zaman vurabilir sorularına yanıt aramaya başlayalım: // Türkiye İran için Araplar gibi bir “cephe ülkesi” değil, bir “denge düğümü.” İran Türkiye’deki ABD varlığını vurursa, Türkiye’yi cepheye dahil eder ve dahası cepheyi genişletir. Türkiye; - NATO üyesi, aynı zamanda İran’la doğrudan kara sınırı ve ilişkileri var. - Türkiye aynı zamanda hem Rusya ve Çin ile temaslı ve ilişki geliştirmiş. - Arap coğrafyasıyla ilişki dinamikleri çoklu ve gelişmiş. Bütün bu özellikleriyle bölgesel ve küresel denge kurabilen ve arabuluculuk potansiyeli en yüksek aktör. Bu nedenlerle İran için Türkiye’yi vurmak: - NATO’yu otomatik devreye sokma riski taşır. (-ki ABD, NATO, İsrail bu işe balıklama atlar. Çünkü mesele Türkiye’nin pozisyonunu değiştirmesiyle doğrudan ilgilidir.) - Karadeniz-Kafkas-Orta Asya hattını açma riski taşır. - Ve en önemlisi Türk kamuoyunu konsolide etme riski üretir. Bütün bu nedenlerle bu tür düğümler vurulmaz. Daha ötesi olası bu saldırılar sistemi çökertemez, aksine sertleşmesine neden olur. Arap ülkelerini vurmak ise İran için “kontrollü gerilim” kapsamındadır. Arap coğrafyası İran için yumuşak hedef, baskı aracı, iç istikrarsızlık tehdit stratejisi, siyasi mesaj kapsamındadır. Vurduğu yerlerin genellikle ABD üslerinin yoğun olduğu ama yerel meşruiyetin zayıf olduğu alanlar olduğu da işin cabası. İran biliyor ki; ABD bu ülkelerdeki askeri varlığını “bu koruma şemsiyesi” üzerinden meşrulaşıyor. İran’da buna diyor ki: “Beni vurursanız, sizi koruyamayan ABD’nin üslerini yakarım.” Bu da askeri bir hamleden çok, algı/tehdit/belirsizlik/güvensizlik kapsamında savaşın özgün bir hamleye karşılık geliyor. /// İran bugün üç şeyi aynı anda hesaplıyor: 1. Caydırıcılık gösterisi (Arap sahasında ABD’yi ve Körfez’i baskılama), 2. Rejim içi konsolidasyon (IRGC merkezli sert çekirdeği diri tutma), 3. Türkiye’yi nötr hatta gri alanda tutma. /// Türkiye-İran arasındaki ilişki tarihsel olarak Araplardan çok farklıdır. - 1639 Kasr-ı Şirin’den beri sınır değişmemiştir. - Doğrudan savaş yoktur. - Rekabet, sürtüşme, gerilim vardır ama sistem kırıcı değildir. İran bilir ki: Türkiye’yi hedef almak, Ankara’yı net bir şekilde ABD-İsrail eksenine iter. Bu da İran’ın stratejik kâbusu olur. Türkiye ile İran arasındaki sessiz gerilim eşiği kırılır, stratejik etki gerilimi yükselmeye başlar. /// Yukarıda yazdığım gibi İran Arap ülkelerini vurduğunda Şii topluluklar üzerinden baskı üretme ve manipüle etme alanı açılmaya başlar. Bu da Körfez Monarşilerinin iç istikrarını sarsma kapasitesi taşır. Türkiye’de ise İran’ın sızdığı bazı medya vd. alanlar üzerinden taktiksel potansiyeli olsa bile Arap coğrafyasındaki gibi alansal-kitlesel ve kavramsal mezhebi kaldıracı çalışmaz. Türk toplumu daha homojen ve devlet refleksi daha serttir. Yani İran’ın Türkiye’de mezhebi-sosyolojik hesapları tutmaz, aksine karşıt direnç üretir. Öte tarafıyla… İran’daki Türk nüfus faktörü küçümsenemez. Türkiye’ye karşı açık askeri eylem: - İç milliyetçi reaksiyon üretir, - Rejim içi çatlakları derinleştirir, - Post-rejim senaryolarda Türkiye’yi doğal oyuncu yapar. Türkiye’ye bir dış saldırı, içeride hızlı bir konsolidasyon üretir. Arap monarşilerinde ise tepki daha parçalıdır. Tahran bunu bilir ve bu fark İran’ın stratejik hesaplarında belirleyicidir. /// // Türkiye’nin coğrafi konumu İran’ın sigortasıdır. Yani Türkiye İran için sadece “denge düğümü” değil, aynı zamanda: - Enerji tedarikçisi, - Batı’ya açılan ticari arter, - Enerji ve finans bypass hattı, - Yaptırımları dolaylı aşma alanı, - Olası izolasyon senaryosunda nefes kanalı. İran, Türkiye ile kriz yaşarsa: - Enerji ihracatı, - Kuzey koridoru (Kafkasya), - Batı ticaret hattı, - Alternatif finans akışları daralır. Bunlar da askeri riskten daha büyük ekonomik-stratejik risk üretir. /// Burada kritik bir ayrım daha yapalım: İran’ın asıl hedefi Türkiye olmaz, ama “Türkiye’nin konumunu belirleme” İran’ın doğrudan hedefindedir. Türkiye’nin ABD’ye daha fazla angaje olması, NATO içinde sertleşmesi, İsrail’e yakınlaşması, İran karşıtı blokta açık konum alması İran için ölümcül tehdit olur. Dolayısıyla İran’ın stratejisi Türkiye’yi cepheye çekmeden, Türkiye’nin cepheye kaymasını engellemek olabilir. Bu da pasif bir stratejiyle değil, ince ayar gerektiren aktif bir dengelemeyle anlatılabilir. // İran, Türkiye’yi tamamen karşısına almak istememesinin en önemli ve en derin nedenlerinden biri de bence şudur: İran içindeki Türk nüfusu çok büyük bir bileşen. Sadece; - 30-35 milyonluk Güney Azerbaycan Türkleri değil, - 2-3 milyonluk Kaşkay Türkleri, - 1,5-2 milyonluk Horasan Türkleri, - 2,5-3 milyonluk Türkmenistan Türkleri, - 50-100 binlik Halaç Türkleri, - 300-400 binlik Şahseven Türkleri, - 200-300 binlik Türkmensahra Türkleri, - Ve pek çok dost ve akraba topluluklar, klanlar var. Bunlar sistemin içindeler. Türkiye’nin Post-İran senaryolarda rol alma kapasitesi ise çok yüksek. İster Türkiye karşıtı, ister Türkiye sempatisi olan herkes Türkiye’nin olası bu inisiyatifini yıkmak istemez. Çünkü İran’da rejim içinde bir kırılma olursa Ankara kritik aktör olur. Bu yüzden kimsenin bu eşiği kırmak istemeyeceğini düşünmüyorum. /// Türkiye’deki ABD varlığına doğrudan saldırı: - NATO zincirini tetikler, - Ankara’yı zorunlu saf seçmeye iter, - İran içindeki Türk sosyolojisini jeopolitik değişkene dönüştürür, - Ve en önemlisi, İran’ın “mozaik savunma” doktrinini cephe savaşına zorlar. Bu İran’ın oyun planına uymaz. // Burada İran’ın neden Türkiye ve Türkiye’deki ABD varlığına yanıt aramaya noktayı koyuyorum. Ve şimdi neden ve ne zaman Türkiye’ye saldırı yapabilir, ona yanıt aramaya başlıyorum. Bence savaşın sisi altındaki en büyük sorulardan biri budur. İran Türkiye’ye saldırmayı düşünmeye başlar mı? Neden başlar? Ya da dışarıdan başka düşünenler var mıdır, olur mu? /// İlk soru ve ilk yanıt: İran ne zaman bilinçli vurur? İran’da Türkiye topraklarından İran rejimini hedef alan doğrudan, sürekli ve sistematik bir askeri operasyon algısı oluşursa. Yani mesele ABD üssü değil, “rejim beka algısı” olur. Yani Türkiye merkezli bir saldırı sistematiği gelişirse, İran’ın Türkiye’nin egemenlik alanı içindeki ABD varlığına saldırma potansiyeli çok yükselir. Bu da Türkiye’yi zor da ve arada bırakır. Hatta vakumun içine çeker. Şimdi diğer olasılıklara geçelim: İran (mevcut, gelişen ve değişen konjonktür içerisinde) Türkiye’deki ABD unsurlarına yönelirse, bu büyük olasılıkla doğrudan rasyonel devlet aklının değil, manipüle edilmiş bir karar zincirinin sonucu olur. Burada da görebildiğim üç olasılık var: 1- Provokasyon / Sahte bayrak olasılığı: Bölgesel savaşlarda “fail belirsizliği” çok kullanılır. - İstihbarat servisleri, - Vekil unsurlar, - Kontrol dışı görünen ama tasarlanmış operasyonlar. Birileri Türkiye-İran hattını koparmayı amaçlamışsa Türkiye-İran çatışması, ABD-İsrail için daha yönetilebilir bir kaos üretir. 2- Rejim içi fraksiyon savaşı: ABD-İsrail’in kırmaya çalıştığı Rejim çekirdeğinde bir kırılma ya da çatlama olursa… Yani; - Hamaney sonrası Rehberlik nodülü (düğümü), - Devrim Muhafızları (IRGC-Islamic Revolutionary Guard Corps), - Kudüs Gücü bileşenleri, - Güvenlik bürokrasisi, - Rejim sivil elitleri arasındaki sistem içi güç mücadelesi sertleşirse, “kontrollü gerilim” yerini “kontrol kaybına” bırakabilir. Bu da manipülasyona açık zemin üretir. 3- Türkiye’yi cepheye çekme stratejisi: Türkiye şu an: - NATO içinde ama ABD’nin her hamlesine angaje değil. - Yakın çevresinde savaş, istikrarsızlık, vakum istemiyor. - İsrail’le gergin ama doğrudan savaşta değil. - İran’la rekabet halinde ama açık düşman değil. Bu “gri alan” bazı küresel aktörler için rahatsız edici olabilir. Türkiye net saf seçerse denge mimarisi değişir. Yani birileri Türkiye’yi net pozisyon almaya zorlamak isteyebilir. Bunu Ukrayna savaşında da çok deneyen ve arayan oldu. Burada da görmek mukadder olabilir. O zaman manipüle edilerek başarılmış olası bir Türkiye-İran çatışması: - Ortadoğu’da yeni bir cephe demektir. - Karadeniz-Kafkas hattının destabilizasyonu demektir. - Enerji güvenliğinin kırılması demektir. Bütün bunlarda bazı küresel aktörler için “big reset-büyük sıfırlama” fırsatı/riski sunar. Bu fırsatı arayan da manipülasyonun peşine düşer. Bu manipülasyon da genelde doğrudan güçten değil, konjonktüre dışarıdan virüs ekmek isteyen bir odaktan gelir. /// Yani İran kendi iradesiyle değil, bir zorlamayla/manipilasyonla/çekirdeğindeki kırılmayla-çatlamayla Türkiye’yi hedef alır. Peki bilinçli bir savaşı genişleme kararı çıkar mı? Buna yanıtım net. Hiç sanmam. Çünkü bu İran’ın kendi varoluşunu riske atması olur. /// Peki manipülasyon olasılığı yüksek mi? Bence evet. Çünkü savaş sisli, hibrit, çok aktörlü ve vekil katmanlı. Fail zinciri bulanıklaştıkça yanlış atıf ihtimali artar. En riskli senaryo da bence şudur: Sırasıyla: - Düşük yoğunluklu bir saldırı, - Fail belirsizliği, - Yanlış atıf, - Kamuoyu baskısı, - Sosyal medya, psikolojik harp baskısı, - Mezhebi fitne odaklarının provokasyon ve ajitasyonları, - Karşılık, - Zincirleme tırmanma Bu tür vakumlar rasyonel aklı ve stratejiyi değil, tepkisel, duygusal ivmelenmeleri de içinde barındırır. Burada özellikle vekil yapıların (devlet dışı aktörler) ya da üçüncü taraf istihbarat servislerinin Türkiye-İran hattını kırma motivasyonu göz ardı edilmemelidir. /// Peki teknik nedenlerle bir tırmanma riski var mı? Evet var. Bugünün savaşları sadece devlet aklıyla değil; - Erken uyarı sistemleri, - Radar kilitlenmeleri, - İHA/füze uçuş hataları, - Siber müdahaleler, - Hava resminin bilinçli olarak kirletilmesi, üzerinden de tırmanıyor. Karabağ ve Suriye’de çok gördük. Bir radarın yanlış okuması, bir SİHA’nın sapması, bir füzenin hedef şaşırması; karar zincirini 15 dakikada geri dönülmez noktaya taşıyabilir. Manipülasyon illa politik olmak zorunda değil; teknik de olabilir. /// Artık toparlayalım ve bitirelim. - Türkiye bir düğüm. - İran bir düğüm. - Arap havzası bir düğüm. - ABD-İsrail sistemi başka bir düğüm. Sonuçta jeopolitik çalışan herkes bilir: Düğümler çarpışırsa sistem büyür, ama kontrol kaybolur. Düğümler birbirini kesmez. Ama birileri düğümler arasına bıçak sokabilir! Saygılarımla. Abdullah Ağar 3 Mart 2026 Yarına tamamlayabilirsem; “Savaşın Riskleri”
Türkçe
54
85
629
303.6K
Ahmed Fouad Alkhatib
Ahmed Fouad Alkhatib@afalkhatib·
It is quite revealing that the Islamic Republic of Iran has not attacked Turkey with missiles or drones, where the huge Incirlik Air Base that hosts major US Air Force assets is based, nor did it strike Azerbaijan, which has close military ties with Israel and has a massive amount of Israeli intelligence stations and agents based there. Perhaps Tehran is worried about Turkey being part of NATO and the risk of triggering Article 5, which necessitates collective defense, in addition to Turkey’s powerful military that could carry out aerial and land attacks against Iranian territory. Some have speculated that the Iranian regime’s targeting of Gulf nations is partially nationalistic and ideological in nature, viewing Arabs as inferior politically and militarily, while Turkey is in a league of its own, and Azerbaijan is a majority Shia-Muslim country. Regardless, it appears that even amidst its most serious existential crisis, the Iranian regime understands the risks of hitting countries that are backed by effective and reputable defense pacts and blocs, highlighting just how much the Islamic Republic only fears and respects force and power, not appeasement and acquiescence.
Ahmed Fouad Alkhatib tweet media
English
421
1.2K
6.1K
1.5M
The Azeri Times
The Azeri Times@AzeriTimes·
Iran has not struck U.S. bases in Türkiye and it’s not a coincidence. Nearly half a million Turkish troops are positioned in the east, on Iran border, with the capacity to project power toward Tehran within days. Türkiye knows how to command respect and how to deter escalation before it ever begins.
The Azeri Times tweet mediaThe Azeri Times tweet media
English
302
442
7K
1.2M
The Azeri Times
The Azeri Times@AzeriTimes·
Iran has now struck nearly every neighboring country hosting U.S. bases with one notable exception: Türkiye 🇹🇷. Tehran understands that Ankara is not just another player in the region. Any move against Türkiye could trigger consequences far more severe than what Iran is facing now.
The Azeri Times tweet media
English
196
182
2.4K
618.7K
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@tevfikyamanturk Avrupa'nın karar alma ticaret yapma kendi savunmasını geliştirme güçlü liderlik gelecek planlamalarıni yapması gerekirken bunların hiçbirini yapamamasi dahası bloklasmalarin olması gelecegi açısından sorgulanması gereken bir hususta olabilir Elbette Türkiye ye ihtiyacı vardır.
Türkçe
0
0
0
39
Tevfik Yamantürk
Tevfik Yamantürk@tevfikyamanturk·
“Stratejik Tercih: Brüksel’e Yazılan Mektuplar Neden Etkili Olamıyor?   Bugün hâlâ Türkiye’yi “aday ülke” başlığı altında konuşmak, meselenin özünü kaçırmaktır.   İran’dan Rusya’ya, Ukrayna’dan Kafkaslara; Batı Balkanlar’dan Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Karadeniz’e uzanan tüm sıcak dosyaların merkezinde Türkiye yer alıyor. Bu sadece coğrafi bir tesadüf değil; jeopolitik bir gerçekliktir.”   Mehmet Öğütçü Yetkin’in 2 Şubat’ta Report’ta yayınlanan makalesinin tamamını okumak için 👇 yetkinreport.com/2026/02/01/str…
Türkçe
1
3
38
3K
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@karakurtebrar18 Değerli sporcumuz, altın kalbiniz ve kartal bakışınız çok önemli olup geleceğimiz olan çocuklarimıza örnektir. Güzel paylaşımınız içinde ayrıca teşekkür ederim. Saygılarımla, Egemen Bakım
Türkçe
0
0
5
390
Alen Markaryan
Alen Markaryan@AlenMarkaryan·
BEŞİKTAŞ YÖNETİMİ FATURAYI ÇIKARIP KESMELİDİR!
Alen Markaryan tweet media
Türkçe
16
16
173
9.5K
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@AlenMarkaryan Konsantrasyon inanmışlık birliktelik takım ruhu olmadan Kabe'yi tavaf etsen ne olur Papa'ya günah cıkartsan ne yazar üstadım
Türkçe
0
0
0
50
Alen Markaryan
Alen Markaryan@AlenMarkaryan·
Maçı aldık hayırlısı olsun... Lakin ciddi bir gudubetlik söz konusu... Bu minvalde, Yerli oyuncuları Eyüp Sultan'a , Yabancı topçuları da hazır Papa da buradayken okutmaya gönderelim. Ben ciddiyim...
Türkçe
118
69
1.7K
237.3K
Egemen Bakım
Egemen Bakım@eggmanbackham·
@tekinoktay @SerdalAdali_x Can sıkıcı bir durum yine. Sayın Başkan iyi bir Besiktaslı olabilir ama iyi bir başkan değil. Yanlış bir çok karar alıyor yada karar vermekte geç kalıyor. Olan Besiktas a oluyor.
Türkçe
0
0
1
26