
ALLAH TEÂLA ZAMANDAN VE MEKÂNDAN MÜNEZZEHTİR! Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemâat Akîdesinin Temel Esası, Allah Teâlâ’yı Zâtında, Sıfatlarında Ve Fiillerinde Mahlûkata Teşbih (Benzetmek)ten Tenzih Etmektir. Kur’ân Ve Sünnette Geçen Müteşâbih İfadeler, Bu Tenzih İlkesine Aykırı Yorumlanamaz. Bu Bağlamda, Tarih Boyunca Ortaya Çıkan Haşeviyye Ve Mücessime Eğilimleri, Nasslara Zahiren Bağlılık İddiasıyla, Fiilen Teşbih Ve Tecsîme Kapı Aralamış, Ehl-i Sünnet Âlimleri Tarafından Şiddetle Reddedilmiştir. [ Beyhakî, El-İ‘tikâd, s. 114 ] Haşeviyye Kavramı: Haşeviyye, Nassları Akıl Ve Tenzih İlkesi Dışlanarak, Lafzî Ve Cismanî Anlamlarıyla Alan, Allah Teâlâ Hakkında Cisim, Yön, Uzuv Ve Mekân Sonucuna Sevk Eden Yorumları Benimseyen Zihniyeti İfade Eden Bir Terimdir. Bu Zihniyet, Her Ne Kadar Kendini Selef’e Nisbet Etse de; Selef İmâmlarının Sahîh Usulü İle Bağdaşmaz.. Zirâ Selef, Nassları Kabul Etmiş; Fakat Teşbih Doğuracak Her Türlü Manâ Ve Tasvîri Reddetmiştir. [ İbn-i Abdilberr, Et-Temhîd, VII, 145 ] Mücessime Ve Tecsîm Akidesi: Mücessime, Allah Teâlâ’yı Cisim Olarak Tasavvur Eden, Ya Da O’na Cisimlerin Özelliklerini Nisbet Eden Görüştür. Cisim Kabulünün Zorunlu Sonuçları Şunlardır: [ Mekân ] [ Yön ] [ Kısımlanabilirlik ] [ Hudut ] [ Sonradanlık ] Bu Sonuçların Tamamı, Kur’ân’ın Açık Tenzîh Beyanlarına Aykırıdır: “O’nun Benzeri Hiçbir Şey Yoktur.” [ Şûrâ 11 ] Bu Âyet, Allah Teâlâ Hakkında Her Türlü Benzetmeyi Kökten İptâl Eden Bir Asıldır. [ Fahreddin Er-Râzî, Esâsü’t-Takdîs, s. 32 ] Teşbih Kavramı Ve Emâreleri Teşbih, Allah Teâlâ’yı Mahlûkatın Sıfatlarıyla Tasvir Etmektir. Bu Bazen Açık, Bazen De Gizli Şekilde Ortaya Çıkar. Teşbihin Açık Emâreleri: [ Uzuv Nisbeti ] [ Mekân İsnadı ] [ Yön Tayini ] [ Hareket Ve İntikâl ] Teşbihin Gizli Emâreleri [ Mana Türünü Cisim ) Olarak Kabul Edip “Bilâ Keyf” (Keyfiyetsiz) Demek ] [ Lafzı Kabul Ederken Sonuçlarını Reddetmemek ] [ Akîdeyi Lügavî Zahirle Sınırlamak ] Bu Tür Yaklaşımlar, Tecsîme Götürür. [ Gazâlî, İlcamü’l-Avâm, s. 54 ] Müteşâbih Nasslar Meselesi Kur’ân Ve Sünnette Yer Alan İstivâ, Nüzûl, Yed, Vech Gibi İfadeler, Müteşâbih Kapsamındadır. Ehl-i Sünnet’e Göre Bu Nasslarda Esas Olan Şudur: [ Teşbihi Reddetmek ] [ Tenzihi Korumak ] Bu İlke, İki Sahih Yol İle Uygulanmıştır: [ Selef Yolu: Lafzı Kabul, Mana Ve Keyfiyet Hakkında Sükût ] [ Halef Yolu: Teşbihi Engelleyen Te’vil ] Her İki Yol da Ehl-i Sünnet Kapsamındadır. [ Nevevî, Şerhu Sahîh Muslim, III, 19 ] Ehlî Sünnet'in Yaklaşımı: Mâturîdî Ve Eş‘arî Âlimler, Akîdede Tenzihi Esas Almış, Müteşâbih Nassları Allah’a Cisimlik Nisbet Etmeyecek Şekilde Yorumlamışlardır. İstivâ: [ Hükümranlık ] [ Tasarruf ] Nüzûl: [ Rahmet Tecellisi ] [ Kabûle Yakınlık ] Yed: [ Kudret ] [ Tasarruf ] Bu Yaklaşım, Nassı İptal Değil; Yanlış Anlamayı Engellemedir. [ Beyhakî, El-Esmâ Ve’s-Sıfât, s. 408 ] İmâm Ahmed İbn-i Hânbel ’in Ehl-i Sünnet Akîdesi: İmâm Ahmed İbn-i Hanbel Rahimehullah, Selef İmamlarının Büyüklerindendir Ve Akîdede Teşbih Ve Tecsîmi En Şiddetli Şekilde Reddetmiştir. O’nun Temel İlkesi Şudur: Allah Teâlâ, Kendini Nasıl Vasfetmişse Öyledir; Ancak O’na Had, Hudut, Cisim Ve Benzerlik Nisbet Edilmez. İmâm Ahmed’in Şu Sözü Meşhurdur: “Allah’ın Bir Haddi, Bir Gâyesi Yoktur.” Bu İfade, Açık Bir Tenzîh Beyanıdır. [ Beyhakî, El-Esmâ Ve’s-Sıfât, s. 433 ] İmâm Ahmed, Müteşâbih Nasslarda Tasvir Üretmeyi Bid‘ât, Bu Konularda Münakaşaya Girmeyi Fitne ve Fesat Görmüştür. [ Hallâl, Es-Sünne, I, 182 ] Bu Sebeple O’nun Yolu: [ Lafzı Kabûl ] [ Teşbîhi Reddetmek ] [ Tenzîhi Esas Almak ] Şeklindedir. Ehl-i Sünnet Âlimleri, İmâm Ahmed’in Akîdesinin, Mâturîdî Ve Eş‘arî Tenzih Anlayışıyla Çelişmediğini, Bilâkis Aynı Aslı Selef Üslûbuyla Koruduğunu Açıkça İfade Etmiştir. [ İbn-i Hacer, Fethu’l-Bârî, XIII, 406 ] Hâsılı Kelâm Allah Teâlâ Hakkında: [ Sonu Cisim Olan ] [ Mekân Gerektiren ] [ Yön Ve Hareket Doğuran ] Her Yaklaşım Bâtıldır. Ehl-i Sünnet Akîdesi, Teşbihsiz İmân, Tecsîmsiz Tasdîk ve Tenzîh Merkezli Teslimiyettir.. #GazzeCagrisi #Tenzih #Tevil






















