
Böyle insanlar, yani insani erdemlerin tümünü terk etmiş insanlar her toplumda çok az da olsa bulunabilir. Ülkesine, halkına, vatanına ihaneti duraksamadan edebilen ve insan soyunun başbelası ABD Emperyalist Hayduduna sadakatle hizmet eden insanlar bulunabilir. Böyle durup dinlenmeden fırıldak gibi dönen insanlar bulunabilir. Şaşırtıcı değildir bu.
Fakat asıl insanı kahreden; Halkımızın şu an bile en az üçte birlik bölümünün hâlâ bunları görememiş, tanıyamamış, anlayamamış olup peşlerinden koşmalarıdır. İşte bizi kahreden bu oluyor: İnsanlarımız nasıl böyle sağır, kör, anlayışsız, kavrayışsız olabiliyorlar? İnsan olmayan canlı türlerinin bile gerisine düşebildiler ve düşebiliyorlar hâlâ?
Neylersiniz…
İşte buna da kaderin bir oyunu mu diyelim, zulmü mü diyelim, yoksa Babil artığı Türkiye’nin asalak, sömürgen, altı bin yıldan bu yana ülkemizi kasıp kavuran Antika Tefeci-Bezirgân Sermaye sınıfının ve bununla ittifaka giren tekelci Parababalarının ve bunların ağababası ABD Emperyalist Haydut Devletinin ülkemize, halkımıza biçtiği bir kefen mi diyelim? Herhalde böyle demek en doğrusu olur.
İşte ABD Emperyalist Haydudunun başımıza çöktürdüğü bu beladan kurtulmak, ülkemizin tüm namuslu insanlarının en öncelikli görevi olmalıdır bizce.
Türkçe