
NAepan
541 posts



Osmanlı, Ruslara karşı neden başarılı olamıyordu?


İskitler Türkçe konuşuyormuş? -İyi ama bu onları Türk yapmaz. Etrüsk/Göktürk harfleri aynı? -Türk olmalarına yeterli değil. Sümerce/Türkçe benzerliği? -Bu onları Türk yapmaz. Anadolu'da eserler bulundu? -Yunanca yazıyorsa Yunan ulusunundur burası hep onlarındı. Vay be.


Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar, “Şafak Ayini” için Anzak Koyu’nda toplandı. Atatürk’ün Anzak annelerine hitaben yazdığı mektup, törene katılanları gözyaşına boğdu. İşte o mektup: “Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis: Yaşam tarzımızda bizi çekici kılan bir şey var. İnsanlar neden Avrupa'ya gelmek istiyor? Çünkü yaşam tarzımız yüzünden.






🇹🇷 Turquie: Les archéologues ont découvert une statue de la déesse Athéna lors des travaux de réhabilitation du théâtre de la ville antique de Laodicée..


What’s your favorite food? 👀






@EugeniosTrb iskenderin yunan ile alakası yoktur,makedondur..


@thedemirkirat Türkler İslam'ı Osmanlı zamanında öğrenmedi. Eleştirilen konu Osmanlı zamanında yaşanan araplaşma. Sabahtan beri yorumların önüme düşüyor, her şeyi birbirine karıştırmışsın.




@haaha_bou @moonlightwehtap Ahahahahahhawhwhwhwhwhhwhwh


“Biz Türkler, temiz Müslümanlarız. Bid’at nedir bilmeyiz. Onun için Allah bizi aziz kıldı!” — Sultan Alparslan

“Türklerin Araplaşmasının nedeni Osmanlı’dır. Bu süreç sarayda başladı. Kendisi Arap olan Ebussuud Efendi ile bu süreç başladı. Memlükler Mısır’da olmasına rağmen Araplaşmadı, ancak Osmanlı Araplaştı. Araplaşmanın faturası Türklere çok ağır oldu; bilimden uzaklaştılar, geriye gittiler.” — Prof. Dr. Ahmet Taşağıl


Biz çocukken akşam 18:00 sularında telefon çalardı; eş, dost, komşu ya da akraba “Müsaitseniz oturmaya gelelim” derlerdi, “Müsaitiz” deyince yaklaşık bir saat içinde gelirlerdi. Çay içilir, yanında meyve kurusu, çerez vs ne varsa ikram edilirdi, saat 22:00 gibi kalkılırdı. Peşpeşe birkaç gün biri gelmese biz çocuklar olarak bir yere gitmek isterdik. Şimdi eve misaafir davet etmek ne mümkün? Sanki evi denetlemeye geliyorlar gibi temizlik yapılacak, bilmem ne kadar çeşit pasta börek yapılacak... Her şeyi ne kadar zorlaştırdık!



