mutlu ateştemur

370 posts

mutlu ateştemur

mutlu ateştemur

@AtestemurMutlu

Katılım Ocak 2023
589 Takip Edilen63 Takipçiler
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@BayerischerLeo İlginiz için çok teşekkürler..bende ihraç oldum ve danıştay ret verdi yine ahime filan gitmedik..yine yapacak birşey yokmu yoksa bu başvuru bizim içinde birşey ifade ediyormu
Türkçe
1
0
1
93
Av. Hakan R. KUCUK
Av. Hakan R. KUCUK@BayerischerLeo·
Yukarıdaki bahse konu durum idari ihraçlara ilişkindir. OHAL Komisyon kararı / Bakanlık oluru ile ihraçlar sonrası yürütülen idari süreçte AYM ret kararı sonrası AİHM’e götürülen dosyalar hakkında bu durum. Ceza dosyaları hakkında değil. Eğer AYM hakkınızda bireysel başvuru ret kararı verdi ve siz dosyayı süresinde AİHM’e taşımadıysanız şu anlık yapacağınız bir şey yok Mutlu bey.
Türkçe
1
0
1
336
Av. Hakan R. KUCUK
Av. Hakan R. KUCUK@BayerischerLeo·
⚡️📌 AİHM önündeki KHK/OHAL Komisyonu İhraç İdari Dosyalara İlişkin Önemli Usûli Gelişme 1️⃣ İhraç dosyalarına ilişkin AİHM’de e-Comms hesaplarına kayıtlar başladı. 2️⃣ Mahkeme, daha önce yayınladığı bildiri ile 01.01.2026 tarihi itibariyle gönderilecek başvurularda Mahkeme sitesinde yer alan ‘Kapak Sayfası’nın doldurulması gerektiğini belirtmişti. 3️⃣ Bugün ise gelen maillerle 01.01.2026 tarihi önce yapılan başvurularda aynı kapak sayfasının doldurularak dosyadaki usûli eksikliğin giderilmesi gerektiği bildirilmiştir. Herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına ilgili kapak sayfasının doldurularak posta yoluyla ya da e-Comms üzerinden en geç 12.06.2026 tarihine kadar (bu süre dosyaya göre değişkenlik arz edebilir) gönderilmesi gerekmektedir. ‼️‼️‼️
Hakan Kaplankaya@HKaplankaya

Şu an için sadece kapak sayfasının doldurulması isteniyor.

Türkçe
3
47
97
15.7K
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@LegalCounsel_TR hocam ne oluyor anlayamıyorum..ben cezamı çektim,,ahime de herhangi başvuruda bulunmadım..aym ret vereli 5 yıl oldu..birşey yapmam gerekiyormu
Türkçe
1
0
0
761
Kadir Öztürk
Kadir Öztürk@LegalCounsel_TR·
AİHM’den KHK/OHAL İhraç Başvuruları İçin Kritik Usulî Gelişme: 1 Ocak 2026 Öncesi Başvurular Bakımından da Kapak Sayfası Sunma Yükümlülüğü Getirildi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü, kamu görevlilerinin KHK/OHAL işlemleriyle meslekten ihraçlarına ilişkin Türkiye aleyhine yapılan kitlesel başvurular bakımından özel usulî tedbirler uygulamaya başlamıştır. Daha önce AİHM tarafından yapılan duyuruda, 1 Ocak 2026 ve sonrasında yapılacak KHK/OHAL ihraç başvuruları bakımından özel bir kapak sayfası kullanılması gerektiği bildirilmişti. Ancak AİHM’in başvuruculara göndermeye başladığı güncel yazılardan anlaşıldığı üzere, bu yükümlülük yalnızca 1 Ocak 2026 ve sonrasında yapılacak başvurularla sınırlı tutulmamıştır. Mahkeme, 1 Ocak 2026 tarihinden önce Türkiye aleyhine yapılmış KHK/OHAL ihraç başvuruları bakımından da özel kapak sayfasının tamamlanmasını istemektedir. Bu kapsamda AİHM, ilgili başvurulara ilişkin dosyaları kayda almakta; başvuru numarası verilen dosyalarda başvurucu veya temsilcilerine, başvurunun tamamlanması için kapak sayfasının gönderilmesi gerektiğini bildirmektedir. Mahkeme yazısında açıkça belirtildiği üzere, söz konusu kapak sayfasının en geç 12 Haziran 2026 tarihine kadar AİHM’e gönderilmesi gerekmektedir. Gönderim, duruma göre posta yoluyla veya eComms elektronik iletişim sistemi üzerinden yapılabilecektir. Bu gelişme, özellikle 1 Ocak 2026 tarihinden önce AİHM’e başvuru yapmış olan KHK/OHAL ihraç mağdurları bakımından son derece önemlidir. Zira Mahkeme, başvurunun kayda alındığını bildirmekle birlikte, başvurunun usulî yönden tamamlanması için kapak sayfasının süresi içinde sunulmasını istemektedir. AİHM’in bu uygulaması, başvurunun esası hakkında verilmiş bir değerlendirme niteliğinde değildir. Bununla birlikte, başvuru dosyasının idari olarak işleme alınması, doğru kategoride değerlendirilmesi ve kitlesel başvuru yönetimi kapsamında incelenebilmesi bakımından ciddi bir usulî önem taşımaktadır. Bu nedenle, 1 Ocak 2026 tarihinden önce KHK/OHAL ihraç işlemleriyle ilgili olarak AİHM’e başvuru yapmış kişilerin, kendilerine AİHM tarafından eComms üzerinden veya posta yoluyla herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığını dikkatle takip etmeleri gerekmektedir. Başvurusu eComms sistemine kaydedilen veya eComms kullanımına onay veren başvurucular bakımından bildirimlerin bu sistem üzerinden yapılması mümkündür. Bu kişilerin eComms hesaplarını ve kayıtlı elektronik posta adreslerini düzenli olarak kontrol etmeleri önem arz etmektedir. Buna karşılık, başvurusu eComms sistemine kaydedilmeyen veya eComms kullanımına onay vermeyen başvurucular bakımından AİHM’in ilgili yazıyı posta yoluyla göndermesi mümkündür. Bu nedenle posta takibinin titizlikle yapılması, muhtemel süre kayıplarının önlenmesi bakımından zorunludur. AİHM tarafından gönderilen yazı şeklen belirli bir başvuru dosyasına ilişkin görünse de, içerik ve uygulama itibarıyla 1 Ocak 2026 tarihinden önce yapılmış KHK/OHAL ihraç başvurularını ilgilendiren genel nitelikli bir usulî uygulamayı ortaya koymaktadır. Sonuç olarak; KHK/OHAL ihraç başvuruları bakımından AİHM önündeki süreç yeni bir usulî aşamaya girmiştir. Başvurucuların ve temsilcilerinin, özellikle 12 Haziran 2026 tarihini dikkate alarak kapak sayfası yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeleri, başvuruların usulî akıbeti bakımından önem taşımaktadır. Kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılacak bireysel başvurularla ilgili hazırladığım yazı dizisine buradan ulaşabilirsiniz: trkadirozturk.com.tr/post/aihm-khk-… Ayrıca AİHM’in kamu görevlilerinin meslekten ihracına ilişkin Türkiye aleyhine yapılan kitlesel başvuruların incelenmesine yönelik özel tedbirlerine dair basın açıklamasına ve söz konusu kapak sayfasıba buradan ulaşabilirsiniz: hudoc.echr.coe.int/app/conversion…
Kadir Öztürk tweet media
Türkçe
7
106
290
21.6K
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@HKaplankaya hocam ne oluyor anlayamıyorum..ben cezamı çektim,,ahime de herhangi başvuruda bulunmadım..aym ret vereli 5 yıl oldu..birşey yapmam gerekiyormu
Türkçe
0
0
0
229
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@BayerischerLeo Ceza çektim ,ahim e başvurmadım..yine yeniden yargılama başvurusu yapabilirmiyim
Türkçe
0
0
0
78
Av. Hakan R. KUCUK
Av. Hakan R. KUCUK@BayerischerLeo·
📝AİHM YASAK/TÜRKİYE KARARI SONRASI YENİDEN YARGILAMA DİLEKÇE TASLAĞI ⚖️AİHM Büyük Dairesi’nin 05.05.2026 tarihli Yasak/Türkiye kararı, TCK 314/2 kapsamındaki mahkûmiyetler için dönüm noktası niteliğindedir. Bu karar; şahsi kusur ve suç kastı (mens rea) somut olarak ispatlanmadan verilen hükümlerin m. 7 ihlali olduğunu tescil etmiştir. ❓ Hangi Aşamada Kullanılır? ‼️‼️YEREL MAHKEMEDEN YENİ CEZA ALMIŞ VE İSTİNAF SÜRESİ İÇİNDE OLANLAR‼️ ‼️‼️DOSYASI HALİHAZIRDA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ(BAM) İLGİLİ CEZA DAİRESİNDE BEKLEYENLER (EK BEYAN OLARAK)‼️‼️ 🏛️ Nereye Sunulur? Kararı veren Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi’ne hitaben sunulur. 👇ÖRNEK ŞABLON DİLEKÇE: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ’NE SUNULMAK ÜZERE İSTİNAF / EK İSTİNAF DİLEKÇESİ TASLAĞI … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ … CEZA DAİRESİ’NE Gönderilmek Üzere … AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE DOSYA NO: …/… E., …/… K. SANIK: … MÜDAFİİ: KONU: AİHM Büyük Dairesi’nin Yasak/Türkiye kararı doğrultusunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi; aksi kanaatte olunması halinde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi talebimize ilişkin istinaf/ek istinaf dilekçesidir. AÇIKLAMALAR Sayın Daire,istinaf İlk derece mahkemesince müvekkil hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü, ceza yargılamasının en temel ilkeleri olan suçta ve cezada kanunilik, şahsi kusur, masumiyet karinesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi, gerekçeli karar hakkı ve delillerin hukuka uygun biçimde tartışılması yükümlülüğü bakımından ağır hukuka aykırılıklar içermektedir. Bu dilekçede özellikle AİHM Büyük Dairesi’nin 05.05.2026 tarihli Yasak/Türkiye kararı ışığında dosyanın yeniden değerlendirilmesi talep edilmektedir. Zira anılan karar, 15 Temmuz sonrası yürütülen TCK m. 314/2 kapsamındaki davalarda mahkûmiyet kurulabilmesi için, sanığın yalnızca belli kişilerle irtibatının, belli kurumlarla ilişkisinin, belli tanık anlatımlarında adının geçmesinin, geçmiş sosyal veya eğitimsel faaliyetlerinin ya da mali/iletişimsel kayıtlarının bulunmasının yeterli olmadığını; suçun manevi unsurunun yani bilerek ve isteyerek örgüt üyeliği kastının bireyselleştirilmiş şekilde ortaya konulması gerektiğini kabul etmiştir. AİHM, Yasak kararında Sözleşme’nin 7. maddesinin yalnızca kanunilik ilkesini değil, şahsi kusur ilkesini de koruduğunu belirtmiş; ceza sorumluluğunun kolektif suçluluk veya ilişki yoluyla suçluluk şeklinde kurulamayacağını açıkça ifade etmiştir. Mahkeme’ye göre kişisel ceza sorumluluğu, yalnızca maddi fiillerin ortaya konulmasını değil, aynı zamanda bu fiillerle fail arasında manevi bir bağın, yani mens rea unsurunun gösterilmesini de zorunlu kılar.   İlk derece mahkemesi kararında ise bu zorunluluk yerine getirilmemiştir. Karar, büyük ölçüde genel yapı anlatımı, soyut kabuller ve müvekkile isnat edilen bazı delillerin arka arkaya sıralanmasından ibarettir. Ancak mahkeme, bu delillerin müvekkilin suç kastını nasıl ortaya koyduğunu, müvekkilin iddia edilen yapının silahlı veya şiddet içeren amaçlarını ne zaman ve nasıl öğrendiğini, buna rağmen hangi somut davranışlarla üyelik iradesini sürdürdüğünü açıklamamıştır. Bu haliyle gerekçeli karar, mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturabilecek nitelikte değildir. Çünkü bir ceza mahkemesi, yalnızca “sanığın irtibatı vardır”, “tanıklar sanığın adını vermiştir”, “kayıtlar mevcuttur”, “faaliyetlerde bulunmuştur” gibi ifadelerle mahkûmiyet kuramaz. Mahkeme, her delilin suçun hangi unsurunu nasıl ispatladığını göstermek zorundadır. Özellikle TCK m. 314/2 gibi ağır sonuçlar doğuran bir suçta, suçun manevi unsurunun gerekçede açıkça tartışılması zorunludur. AİHM Büyük Dairesi, Yasak kararında bu eksikliği doğrudan Sözleşme’nin 7. maddesi ihlali olarak değerlendirmiştir. Mahkeme, iç hukuk mahkemelerinin başvurucunun mens rea unsuruna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmamasını, bireyselleştirilmiş ceza sorumluluğu ilkesine aykırı bulmuştur.   Somut dosyamızda da aynı sorun bulunmaktadır. Müvekkil hakkında kurulan mahkûmiyet, suçun unsurlarını tek tek tartışan, fiil ile kast arasındaki bağı kuran, müvekkilin bireysel sorumluluğunu açıklayan bir gerekçeye dayanmamaktadır. Mahkeme, müvekkilin üzerine atılı suçu hangi bilinç ve iradeyle işlediğini göstermemiştir. Oysa örgüt üyeliği suçunda yalnızca dış dünyaya yansıyan bazı temas veya ilişkiler değil, bu temas ve ilişkilerin suç kastıyla yürütüldüğü hususu da ispatlanmalıdır. Burada özellikle vurgulanması gereken husus şudur: Bir yapının sonradan terör örgütü olarak nitelendirilmesi, geçmişte bu yapıyla herhangi bir şekilde temas etmiş olan herkesi otomatik olarak suçlu hale getirmez. Ceza hukuku, geriye dönük kolektif sorumluluk üretme aracı değildir. Bir kişinin geçmişte hukuken suç olarak tanımlanmayan sosyal, mesleki, eğitimsel veya dini faaliyetleri, sonradan yapılan genel nitelendirmeler üzerinden ağır ceza sorumluluğuna dönüştürülemez. AİHM Büyük Dairesi de Yasak kararında, dini/sosyal görünümde var olan bir yapının daha sonra terör örgütü olarak nitelendirilen bir yapıya dönüştüğünün ileri sürüldüğü hallerde, başvurucunun bu dönüşümün farkında olduğunun, buna rağmen bilinçli şekilde bağını sürdürdüğünün ve bunu suç kastıyla yaptığının gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.   İlk derece mahkemesi kararı bu değerlendirmeyi yapmamıştır. Müvekkilin iddia edilen fiillerinin tarihleri, bu tarihlerdeki hukuki ve fiili bağlam, müvekkilin bilgi düzeyi, iddia edilen yapının niteliği hakkındaki farkındalığı, şiddet amacını bilip bilmediği, buna katılıp katılmadığı ve örgüt hiyerarşisine bilinçli şekilde dahil olup olmadığı denetlenebilir bir gerekçeyle ortaya konulmamıştır. Bu eksiklik, yalnızca şekli bir gerekçe eksikliği değildir; doğrudan mahkûmiyetin esasına etki eden bir hukuka aykırılıktır. Çünkü suçun manevi unsuru ispatlanmadan mahkûmiyet kurulamaz. Ceza hukukunda failin kusuru, mahkûmiyetin asli unsurudur. Kusur yoksa ceza olmaz. Bilme ve isteme yoksa TCK m. 314/2 kapsamında örgüt üyeliği oluşmaz. Mahkeme kararında yer verilen tanık beyanları da bu sonucu değiştirmemektedir. Zira tanık beyanlarının mahkûmiyete esas alınabilmesi için, bu beyanların somut, tutarlı, denetlenebilir, çelişkiden uzak ve başka delillerle desteklenmiş olması gerekir. Özellikle etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen veya kendisi de soruşturma/kovuşturma baskısı altında bulunan kişilerin beyanları bakımından mahkemelerin daha titiz davranması gerekir. Tanığın bir kişiyi belirli bir unvanla anması, o kişinin silahlı terör örgütü üyeliği kastıyla hareket ettiğini kendiliğinden ispatlamaz. Aynı şekilde HTS kayıtları, banka işlemleri, sosyal güvenlik kayıtları, dernek/sendika/kurum ilişkileri veya benzeri veriler de tek başına suçun manevi unsurunu ispatlamaya elverişli değildir. Bu deliller, ancak somut bağlam içinde, kişinin suç kastını gösteren açık ve kesin diğer delillerle birlikte anlam kazanabilir. Aksi halde masum sosyal, mesleki veya ekonomik davranışlar, ceza hukuku alanında geriye dönük olarak kriminalize edilmiş olur. Bu durum, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesi bakımından kabul edilemez. Kişi, işlendiği tarihte suç oluşturmayan veya suç kastını göstermeyen davranışlarından dolayı, sonradan yapılan yorumlarla cezalandırılamaz. Ceza kanunlarının genişletici ve öngörülemez yorumu, Anayasa m. 38’e ve AİHS m. 7’ye açıkça aykırıdır. İstinaf incelemesinin görevi, yalnızca ilk derece mahkemesi kararını şeklen onamak değildir. Bölge Adliye Mahkemesi, maddi vakıa ve hukuki nitelendirme yönünden dosyayı yeniden değerlendirmekle yükümlüdür. Bu kapsamda, müvekkil hakkında verilen mahkûmiyet kararının, AİHM Büyük Dairesi’nin Yasak kararında ortaya koyduğu ölçütler ışığında denetlenmesi zorunludur. Dosyada müvekkilin iddia edilen yapının silahlı/şiddet içeren amaçlarını bildiği, bu amaçları benimsediği, buna bilerek ve isteyerek katıldığı, örgüt hiyerarşisine organik bağla dahil olduğu, emir-talimat aldığı veya verdiği, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden örgütsel faaliyet yürüttüğü her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulamamıştır. Bu nedenle mahkûmiyet hükmünün kaldırılması ve müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi gerekir. Aksi kanaatte olunması halinde dahi, mevcut kararın gerekçe bakımından yeterli olmadığı, suçun manevi unsurunu tartışmadığı, deliller ile mahkûmiyet sonucu arasındaki bağlantıyı kurmadığı, savunmanın temel itirazlarını karşılamadığı ve Yasak kararında ortaya konulan standartlara uygun olmadığı açıktır. Bu durumda hükmün kaldırılarak dosyanın yeniden değerlendirilmesi zorunludur. SONUÇ VE İSTEM Açıklanan nedenlerle; AİHM Büyük Dairesi’nin 05.05.2026 tarihli Yasak/Türkiye kararı, AİHS m. 7, Anayasa m. 38, TCK m. 314/2, CMK m. 217 ve 230 hükümleri birlikte değerlendirilerek; ilk derece mahkemesince müvekkil hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün KALDIRILMASINA, müvekkilin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurları her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığından BERAATİNE, aksi kanaatte olunması halinde, suçun manevi unsurunun tartışılmamış olması, gerekçenin yetersizliği, delillerin bireyselleştirilmiş biçimde değerlendirilmemesi ve savunma hakkını etkileyen eksiklikler nedeniyle hükmün kaldırılarak dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine, müvekkil tutuklu/hükümlü ise, gelinen aşama, AİHM Büyük Dairesi içtihadı, mahkûmiyetin hukuki dayanağının ciddi şekilde tartışmalı hale gelmesi, kaçma ve delil karartma ihtimalinin bulunmaması dikkate alınarak derhal TAHLİYESİNE, karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. Sanık Müdafii
Av. Hakan R. KUCUK tweet mediaAv. Hakan R. KUCUK tweet mediaAv. Hakan R. KUCUK tweet media
Türkçe
3
59
193
9.2K
23 DERECE
23 DERECE@yirmiucderece·
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Cumhurbaşkanlığı Sistemi sayesinde her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik. Cumhur ve cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık."
23 DERECE tweet media
Türkçe
66
0
32
24.2K
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333·
Değerli dostlar, iki gün önce paylaştığımız dilekçe örneklerine ek olarak hazırladığımız yargılamanın yenilenmesi, karar düzeltme ve Anayasa Mahkemesi önüdeki derdest başvurulara sunulmak üzere hazırlanan dilekçe örneklerini en kısa sürede paylaşacağız. Ayrıca, Yasak/Türkiye kararının uzun olması nedeniyle, dilekçe eklerinde sunulmak üzere, bu kararın kısa bir özetini de hazırladık ve aşağıda sizlerin istifadesine sunuyoruz. Karar özetini de word belgesi halinde dilekçe örnekleriyle birlikte paylaşacağız.
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333

x.com/i/article/2053…

Türkçe
9
166
411
15.9K
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@HKaplankaya Hocam ben cezami yattım.. AYM ret verdi, avukatım aihm e başvurmamış...4 yıl geçti aym ret verişinden..bu karda misal göstererek yeniden yargılama talebinde bulunabilir miyim
Türkçe
2
0
0
232
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@ufukyesil33 Hocam ben cezami çektim 4 yıl oldu biteli... aym ret kararı vermişti avukatım da Ahime başvurmamış... süremiz geçti yani ...şimdi yenidn yargılama başvurusu yapabiliyormuyum
Türkçe
0
0
0
173
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333·
Yeniden Yargılama Sonrası Beraat! ⚖️Bir ağır ceza mahkemesi, AİHM'in 16 Aralık 2025'te verdiği ihlal kararı üzerine gerçekleştirdiği yeniden yargılama sonucunda başvurucunun beraatına karar vermiştir. 📍Yeniden yargılama talebinizi lütfen vakit kaybetmeden yapın. Dosyanıza, hem 16 Aralık 2025 tarihli ihlal kararları hem de Yasak/Türkiye kararı sonrası paylaştığımız ve aşağıda bağlantıları yer alan dilekçe örneklerini kendinize uyarlayarak mutlaka ekleyin. Lütfen mücadeleden vaz geçmeyin! 🔗AİHM'in 16 Aralık 2025'te Verdiği İhlal Kararı Sonrası Her Bir Karara İlişkin Hazırlanan Dilekçe Örnekleri: justicesquare.org/demirhan-karsl… 🔗Büyük Dairenin Yasak/Türkiye Kararı Sonrası Hazırlanan Dilekçe Örnekleri: justicesquare.org/aihm-buyuk-dai…
Dr. Ufuk YEŞİL tweet media
Türkçe
38
395
974
152.4K
Kazım Güleçyüz
Kazım Güleçyüz@gulecyuzk2·
Üstad: Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi umumun selâmeti için feda edilmez. Cenab-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez. Cemaatin selâmeti için ferdin hayatı ve hakkı feda edilmez.
Türkçe
19
228
738
61.4K
Ahmet Davutoğlu
Ahmet Davutoğlu@Ahmet_Davutoglu·
İhanet takımı gitti, ticaret takımı parasını verdi; ibadet tabakası ise baskı altında eziliyor! Gariban Anadolu evlatlarının KHK zulmü altında ezilmesine izin vermeyeceğiz!
Türkçe
342
648
2.5K
172K
Rıdvan Özturgut 🇹🇷
Rıdvan Özturgut 🇹🇷@ridvanozturgut·
#sasa yıl sonu 50₺ olsun. Patron şirketi %99 halka açık edip, 40 yıl da alanlara dua eder.
Demet Gedik@piyasa__demett

#SASA'yı kesinlikle satmayacağım‼️ Şu anki fiyat: 3,14 ₺✨ Yıl sonu hedef fiyatı: 50 ₺ 💥💥 Kesinlikle yükselecek ❤️

Türkçe
25
4
209
64K
Aksel
Aksel@akselmelkonyan·
🟥Kapalıçarşı altın fiyatları.
Aksel tweet media
Türkçe
13
1
112
16.9K
mutlu ateştemur
mutlu ateştemur@AtestemurMutlu·
@acikcenk Yakın arkadaşım olur burak...Abi cenazede ikisini de görmedim ben ..ikiside yoktu yani...görüntüler ıspattır zaten orda da yoktular...ama sonradan birkaçgün sonra yani taziyeye valinin ziyaret ettiğini duydum sadece vekilleri duymadım..
Türkçe
0
0
1
293
Levent Gültekin
Levent Gültekin@acikcenk·
Dünkü yayınımda Maraş’taki bir KHK’lı babanın çocuğuna uygulanan ayrımcılığı çok sert eleştirmiştim, hem AK Parti milletvekili İrfan Karatutlu hem de Maraş valisi Mükerrem bey arayıp olayın öyle olmadığını her ikisinin de cenazeye katıldıklarını ve katılımın dar bir çerçevede kalması isteğinin aileden geldiğini söylediler. Bu açıklamayı paylaşmış olayım.
Türkçe
474
87
1.1K
444K
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Ömer Faruk Gergerlioğlu@gergerliogluof·
Yusuf Tarık'ın babası oğlunun her halini gözyaşlarıyla, hasretle anıyor. Bana ondan kalan fotoğrafları, yazıları verdi, babası için yaptığı şafak sayacını veremedi, odasına girmeye cesaret edememiş. Babası hapisteyken ona kavuşmak için dua eden bir masumdu Yusuf Tarık Gül.
Ömer Faruk Gergerlioğlu tweet media
Türkçe
118
2.2K
6.4K
85.1K