Bahadır Göktürk

26.1K posts

Bahadır Göktürk banner
Bahadır Göktürk

Bahadır Göktürk

@Bhdryte34

Lawyer - Mediator - Businessman

Katılım Kasım 2019
2.1K Takip Edilen3.8K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Bahadır Göktürk
Bahadır Göktürk@Bhdryte34·
TARİHE NOT… Bizler, 15 Temmuz sonrası Türkiye’de hukuka aykırı biçimde “terör örgütü üyeliği” ile suçlanan, gerçekte hiçbir suç işlememiş, masum bireyleriz. Hakkımızda yürütülen soruşturmalar ve davalar, ulusal ve uluslararası hukuk ilkeleri ihlal edilerek yürütülmüş , suçun şahsiliği ilkesi, kanunilik ilkesi, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı gibi temel haklarımız sistematik olarak çiğnenmiştir. Hukuki Tespitler: 1.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları, bu dönemde yürütülen yargılamalarda ağır hak ihlalleri olduğunu tespit etmiştir. 2.Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi ve uluslararası baro örgütleri dahi bu davaları siyasi saikli ve adaletsiz olarak nitelendirmiştir. 3.El konulan malvarlıklarımız, kapatılan şirketlerimiz, iptal edilen mesleki ruhsatlarımız, KHK ile devlet memurluğundan çıkarılışımız, yalnızca ekonomik değil, onur kırıcı bir sosyal soykırımın da konusu olmuştur. Af Teklifine İlişkin Tutumumuz: 1. Af, hukuken bir suçun varlığını kabul ettirerek uygulanır. Bizler suçsuz olduğumuz için, af talebinde bulunmamız veya af teklifini kabul etmemiz hukuki gerçekliğe aykırıdır. 2.Devletin “pişmanlık” veya “özür” şartı ile af dayatması, masumiyet ilkesinin açık ihlalidir. 3.Bizler “af” değil, iade-i itibar, yani masumiyetimizin resmen tanınmasını talep ediyoruz. Taleplerimiz: 1.Hakkımızda açılan soruşturma ve tüm mahkeme kararlarının ve idari işlemlerin iptal edilmesi. 2.Mesleklerimize, malvarlıklarımıza, sosyal haklarımıza ve yurttaşlık onurumuza tam iade. 3.Uğradığımız maddi ve manevi zararlara ilişkin adil tazminat ödenmesi. 4.Bu süreçte sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkin ve tarafsız soruşturma yürütülmesi. Ayrıca tüm bu adımların kamuoyuna açık bir şekilde yapılması ve duyurulması. Sonuç: Adaletin olmadığı yerde barış olmaz. Bizler ne suçluyuz ne de pişmanız. Tek talebimiz, hukukun ve adaletin evrensel ilkelerine uygun şekilde, gecikmiş de olsa masumiyetimizin resmen tanınmasıdır. Bizler, tarih önünde de suçsuzuz. Devlet, bize “af” değil, özür borçludur. Not: Paylaşımda, her ne kadar ‘biz’ zamiri kullanılmış olsa da, yukarıda dile getirilen görüş ve tutumu benimsemeyenler bu kapsamın dışında tutulmalıdır.
Türkçe
13
60
158
15.8K
Bahadır Göktürk retweetledi
JorahM011
JorahM011@JorahM011·
Yalan söylüyor, ve sahibi İNGİLTEREYİ saklıyor Banu: 1. 1960 ingiliz darbesidir, Amerikancı Menderesi ibreti alem olsun diye asmışlardır. Rusya'ya yakınlaşma ve kredi alma işi en yakınları tarafından kurulan tuzaktır. 2. 9 martcılar ingilizcidir, 12 martcılar ABDcidir ve lakın aralarında ingilizciler de vardır. (Her iki tarafta da bulundular, darbe bakanları ingilizcidir) 3. 1980 ABD darbesidir. 4. 28 Şubat , israil/ABD ortak yapımıdır. 5. 15 TEM kılçıksız İNGİLİZ darbesidir.
KABAC 𐱅𐰇𐰼𐰰 🇹🇷@K_TURK_19051919

Banu Avar: 27 Mayıs 1960 darbesinin arkasında ABD vardır. Rusya'ya yakınlaşan Adnan Menderes bizzat ABD talimatıyla asılmıştır. Türkiye ne zaman başka alternatifler aramaya kalksa ülkede darbeler, müdahaleler olmuştur. Tüm darbelerin arkasında NATO, CIA ve ABD vardır. 1960, 1971 ve 1980 darbelerinde CIA aktif olarak yer almıştır. İsviçre'de yayınlanan Conseil Dergisinin Haziran 1972 Tarihli sayısında Türkiye'deki tüm darbelerin arkasında CIA'nın aktif rol aldığı açıkca yazılmıştır. Ergenekon ve Balyoz adı altında Türk Ordusu ve aydınlarına kurulan kumpas da bir ABD darbedir. CHP'ye Anayasa'ya aykırı şekilde kayyum atanmasında ABD'nin parmağı vardır...

Türkçe
7
37
104
5.2K
Bahadır Göktürk retweetledi
DW Türkçe
DW Türkçe@dw_turkce·
Alman basını: Erdoğan CHP'nin başına bir kukla yerleştirdi CHP ile ilgili mutlak butlan kararı ve Genel Merkez'e yapılan polis baskını, Alman basınında da yankı buldu p.dw.com/p/5ELIV
DW Türkçe tweet media
Türkçe
225
1.9K
6.3K
104.5K
Bahadır Göktürk retweetledi
DW Türkçe
DW Türkçe@dw_turkce·
ABD Başkanı Trump İran'la barış sürecinin bir parçası olarak, Türkiye'nin de dahil olduğu bölge ülkelerinden İsrail ile normalleşme öngören İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamalarını istedi
Türkçe
27
43
160
34.6K
Bahadır Göktürk retweetledi
Abdülhamit Bilici
Abdülhamit Bilici@ahamitbilici·
Sarayla işbirliği yapınca, Bay Kemal olmuş Kemal Bey. İğrençsiniz. Yalana, talana, din sömürüsüne dayalı şu paçozluğun zehirlediği insanlara çok yazık.
Abdülhamit Bilici tweet media
Türkçe
2
165
344
3.7K
Bahadır Göktürk retweetledi
Emre Uslu, PhD
Emre Uslu, PhD@EmreUslu·
Mutlak butlan kararı sonrası muhaliflerin Özgür Özel ve ekibi mağdur argümanı çok saçma. Diyelim kurban pazarlığı yapıyorsunuz dananın sahibi sizin teklifinizi az buldu, diğer müşterinin teklifi daha iyiydi malını ona sattı. Bu durum sizi mağdur yapar mı? YAPMAZ Özgür Özel de bu rejimle anlaşmak için teklifler yaptı: Normalleşme dedi, Erdoğan’ın yeniden aday olmasına kapı araladı, Belediye Başkanları tek tek çalınırıken sine-i millete dönme opsiyonunu gündeme getirmedi. Bu teklifler Erdoğan’ı tatmin etmedi danasını daha iyi teklif veren Kılıçdaroğlu’na sattı. Durum bu arkadaşlar. Ortada mağdur filan yok. CHP sanki Özgür Özel döneminde rejimden tamamen bağımsız hareket eden bir muhalefet partisiydi de bir biz mi görmedik? O da rejimin aparatı gibi hareket etti. Yahu AİHM’sinin Şaban Yasak kararına bir kez olsun ağzına almayan adamın hukuk mücadelesi verdiğine mi inanıyorsunuz? Bırakınız bu PRENSİP DEMOKRATI argümanlarını. Demokrasiyi PRENSİP gereği savunacaksanız öncelikle bu rejimi meşrulaştıran Özgür Özel yönetimini eleştirmeniz lazım. Onlar aradan çekilince kimse artık bu rejimde DEMOKRASİ VARMIŞ gibi yapmasını meşrulaştıramaz. Bu yüzden PRENSİP DEMOKRATI butlan kararını BAYRAKLAŞTIRARAK ülkede demokrasinin olmadığını, Özgür Özel ve yönetiminin insanları aldattıklarını örnek bir case olarak anlatmalı.
Türkçe
25
176
347
13.3K
Bahadır Göktürk
Bahadır Göktürk@Bhdryte34·
@EmreUslu Emre Hocam…Tebrik ederim…Başarılar diliyorum…Allah nazarlardan saklasın.🤲
Türkçe
1
2
5
552
Emre Uslu, PhD
Emre Uslu, PhD@EmreUslu·
*Evimize ilk polis baskını yapıldığında 6 yaşındaydı *Arkadaşları “vatan haininin oğlu” diye dışladıklarında 7 *Yeni bir dünyaya taşınıp bilmediği bir dilde okumaya başladığında 8 *Amerika’da evimizin önüne yollanan trollerle karşılaşıp küfürler yeyip öldürülmekle tehdit edildiğinde 10 *Bu baskılar nedeniyle sağlık sorunları yaşadığında 11 * Bütün bu baskıları yenip dünyanın en prestijli üniversitesine girdiğinde 17 *Bugün o okuldan mezun olup dünyanın en prestijli mühendislik harikası SpaceX’den işe başlarken 21 yaşında * O benim oğlum, bir babaya verilebilcek en güzel Babalar günü hediyesini verdi. * Zulme uğrayan tüm KHK’lı babalar için en şık intikamı o aldı; BAŞARI zalime karşı en güzel intikamdır çünkü. *Oğlum için dualarınızı ve Maşallahlarınızı alırım.
Emre Uslu, PhD tweet media
Türkçe
692
723
3K
101K
Bahadır Göktürk retweetledi
İzzet Özgenç
İzzet Özgenç@izzetoezgenc·
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı nitelikteki kararlarının gereğini bilinçli olarak yerine getirmeyen “hâkim”lerimizin görev yaptığı mahkemeler, söz konusu kararlar yerine getirilinceye ve ilgililer hakkında adli işlem başlatılıncaya kadar, Türkiye Barolar Birliği’nin ve Baroların yönlendirmesiyle, iş göremez hale getirilebilir!
Türkçe
0
666
1.8K
107.1K
Bahadır Göktürk retweetledi
Levent Mazılıgüney
Levent Mazılıgüney@LeventisMG·
İktidarı sokakta, halk arasında göremiyoruz maalesef. Sırça köşklerden ülke yönetilmez çünkü halkın derdi uzaktan anlaşılmaz.
TV5@tv5televizyonu

🔴Kapalıçarşı esnafı Saadet Lideri Mahmut Arıkan'a dert yandı: 🗨️"Eğer iktidarı gönderemezsek onlar bizi gönderecek öbür dünyaya" 🗣️@mahmutarikansp: 📌İktidar yetkilileri tez zamanda tebdili siyaset yaparak sokağa insin esnafımızın sorunlarını yerinde tespit etsinler 👆🏻Masa başında belirledikleri enflasyonu bir de esnafa sorsunlar HABER: tv5.com.tr/kapalicarsi-es…

Türkçe
6
122
350
8K
Bahadır Göktürk retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil330·
Hakkınızı Aramaktan Vazgeçmeyin! Dün yaptığımız paylaşımda 16 olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne bildirim sayısı, bugün itibarıyla 18'e yükselmiş. Lütfen; AİHM’in ihlal kararlarını görmezden gelerek yeniden yargılama taleplerini reddeden veya eski cezayı aynen vererek hukuka kafa tutanları, sadece bir e-posta gönderme kolaylığındaki bu bildirimle Bakanlar Komitesi’ne iletin. Ayrıntılar aşağıdaki tweette mevcuttur. 👇👇👇
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil330

Çok Önemli! Lütfen Herkese Duyuralım! ⚖️AİHM tarafından verilen ihlal kararlarına rağmen, bazı mahkemelerin yeniden yargılama taleplerini reddettiği ve sistematik hukuksuzluğu sürdürerek eski cezayı verdikleri görülmektedir. Hukuka aykırı bu kararlara karşı, kanun yolları ve bireysel başvuru hakları sonuna kadar kullanılmalıdır. 💥Bu noktada yapılması gereken bir diğer ve önemli husus, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesine bildirimde bulunmaktır. Nitekim bugüne dek, hakkında hukuksuz karar verilen 16 kişi bu bildirimde bulunmuştur (görsel 1). ⚖️Bakanlar Komitesi usulleri gereğince Komite bu bildirimi Hükümete iletmektedir (görsel 2 ve 3) ve Hükümet de kısa bir sürede bu bildirime cevap vermek zorundadır. Bu nedenle, Bakanlar Komitesi’ne bildirim yapılmasında zaruret vardır. Aşağıda linki ve metni bulunan bildirimin ilgili kişiye göre uyarlandıktan sonra, ilgili kararlar da eklenerek ve İngilizceye çevrilerek, Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesi’nin mail adresine (dgi-execution@coe.int) gönderilmesi gerekmektedir. 📍 Bu bildirimler, hükümetin "AİHM kararlarını uyguluyoruz" şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymak adına en etkili yoldur. Sadece bir e-posta gönderme kolaylığındaki bu bildirimin mutlaka yapılması gerekmektedir. Konuyla ilgili destek ve bilgi almak isteyenler, doğrudan mesaj (DM) yoluyla iletişime geçebilirler. 🖊️Yeniden Yargılama Talebinin Reddi Bildirim Metni İçin Link: justicesquare.org/aym-basvuru-fo… 📌Bildirim Metni (İngilizceye çevrilerekBakanlar Komitesine gönderilecek metin) 👇 Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcrası Dairesi’ne Konu: AİHM kararlarının icrası kapsamında bireysel önlemlerin alınmaması – yeniden yargılama talebinin gerekçesiz reddi/önceki cezanın tekrar verilmesi (Rule 9(1)) – AİHM Başvuru no:….. ve karar tarihi. Sayın Yetkili, İşbu yazı, Bakanlar Komitesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ve dostane çözüm şartlarının icrasının denetimine ilişkin Kuralları’nın 9(1). maddesi uyarınca, yararlanan tarafın (başvurucunun) vekili sıfatıyla, bireysel önlemlerin alınmamasına ilişkin bir gelişmeyi Komite’nin dikkatine sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Başvurucu, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarihli kararıyla, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan … yıl … ayhapis cezası ile cezalandırılmıştır. Mahkûmiyet, esas itibarıyla ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, KHK ile kapatılan dernek/sendikalara üyelik, kapatılan kurumlarda çalışma, bağış faaliyetleri, tanık/itirafçı beyanları ve benzeri yasal ve görünürde meşru faaliyetlere dayandırılmış ve suçun maddi ve manevi unsurları yönünden somut ve bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmamıştır. Söz konusu mahkûmiyet kararı, sırasıyla istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmiş; ardından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru, … tarihli kabul edilemezlik kararıyla sonuçlanmıştır. İç hukuk yollarının tüketilmesi üzerine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, … ve Diğerleri/Türkiye kararında, başvurucunun da dâhil olduğu dosyalar bakımından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve/veya 7. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. AİHM, söz konusu kararda; mahkumiyetlerin otomatik ve kategorik bir yaklaşımla, yasal ve dolaylı olgulara dayanılarak kurulduğunu; ulusal mahkemelerin suçun özellikle manevi unsurunu kişi bazında ortaya koymadıklarını, ayrıca ByLock verileri gibi belirleyici dijital delillerin elde edilme yöntemi ve güvenilirliğinin savunma tarafından etkin biçimde tartışılamadığını tespit etmiştir. AİHM, ayrıca Yüksel Yalçınkaya/Türkiye (BD) ve Demirhan ve Diğerleri/Türkiye kararlarına atıfla, başvurucuların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkına sahip olduklarını ve ihlalin giderilmesi bakımından yargılamanın yeniden başlatılmasının en uygun bireysel önlem olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu doğrultuda, AİHM’in başvurucuya ilişkin ihlal kararına dayanılarak, …. tarihi itibarıyla [Mahkemenin ismi yazılmalı] Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Ancak söz konusu talep, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin 1(f) paragrafındaki açık düzenlemeye rağmen, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir. (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Bu karara karşı yapılan itiraz da [itirazı inceleyen mahkeme adı yazılmalı] tarafından, yalnızca kararın “yasaya uygun olduğu” belirtilerek, yine kanunun açık hükmüne aykırı olarak ve gerekçesiz biçimde reddedilmiştir (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Mahkeme yeniden yargılama talebini reddederken aynı zamanda yine gerekçesiz biçimde infazın durdurulması talebini de reddetmiştir. [Kişi halen infazen cezaevinde ise bu paragraf da yazılmalı] (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Bu doğrultuda, AİHM’in başvurucuya ilişkin ihlal kararına dayanılarak, …. tarihi itibarıyla [Mahkemenin ismi yazılmalı]Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Talep kabul edilerek yargılama yeniden başlamış, ancak mahkeme AİHM'in ihlal kararına neden olan önceki kararı onaylamış ve aynı cezayı tekrar vermiştir. ( Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilip, aynı cezanın verilmesine karar verildiyse bu paragraf yazılmalı ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin yukarıdaki paragraflar metinden çıkarılmalıdır). Bu suretle, başvurucunun dosyasında AİHM kararlarının gerektirdiği bireysel önlemler alınmamış; Mahkeme tarafından tespit edilen ihlal iç hukukta giderilmemiş ve AİHM kararının icrası fiilen engellenmiştir. Başvurucu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve 7. maddelerine aykırı biçimde [Kişi halen infazen cezaevinde ise bu cümlenin devamındaki hususlar yazılmalı]cezaevinde özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmekte; adli sicil kaydında hükümlü statüsü sürmekte ve söz konusu mahkûmiyetin yol açtığı ilave ve sürekli olumsuz sonuçlara katlanmak zorunda bırakılmaktadır (Hem yargılamanın yenilenmesi ve hem de aynı cezanın verilmesi halinde yazılacak metinde bu paragraf kalmalıdır). İşbu iletişim, yukarıda anılan AİHM kararlarının icrasının Denetimi kapsamında, tespit edilen ihlallerin giderilmesi amacıyla başvurucu yönünden bireysel önlemlerin, özellikle yargılamanın yenilenmesi yoluyla alınmasının sağlanmasına yönelik olarak, Rule 9(1) çerçevesinde Bakanlar Komitesi’nin bilgisine ve değerlendirmesine saygıyla sunulmaktadır (Hem yargılamanın yenilenmesi ve hem de aynı cezanın verilmesi halinde yazılacak metinde bu paragraf kalmalıdır). Saygılarımla, İMZA [Ad – Soyad] Başvurucu Vekili [Baro / Sicil No – isteğe bağlı] [Şehir / Ülke] [İletişim bilgileri] EK: İletişime konu mahkeme karar/ları (Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi için hem ret, hem de bu ret kararına karşı yapılan itirazın reddi kararı eklenmeli. Aynı cezanın verilmesi halinde de verilen bu karar eklenmeli).

Türkçe
3
352
696
61.5K
Bahadır Göktürk retweetledi
Sevinç Özarslan
Sevinç Özarslan@sevincozarslan·
“Çok yoğunum…” “Vaktim yok…” “Çocuğum var…” “Kursum var…” “Bakamıyorum, moralim bozuluyor…” Bahaneler saymakla bitmez. Biz bahane üretirken, hapisteki genç bir teğmen sesini duyurabilmek için mücadele ediyor. Onun çabasını ve mesajını şimdi vicdanınıza emanet ediyorum. 👇 Gerisini artık siz düşünün. Ne yapmak istediğinize siz karar verin. DünyaBirincisi TeğmeneMüebbet
Türkçe
55
1.6K
2.1K
33.1K
Bahadır Göktürk retweetledi
Mehmet Dağcı
Mehmet Dağcı@Dagci_Dagci·
Çatı davası duruşmalarından yansıyan fotoğraf kareleri ve ifadeler bir kez daha gösterdi ki; kahraman askerlere kumpas kurulmuş! Ordumuz satılmış! Onca zulme, işkenceye, haksızlığa rağmen dimdik duruş ve yüzlerdeki tebessüm ise vicdanlarının ne kadar rahat, alınlarının ne kadar ak olduğunun da en büyük ispatı! Görmeyen gözlere, duymayan kulaklara diyecek başka sözümüz yok!
Türkçe
1
234
430
12.9K
Bahadır Göktürk retweetledi
Yüksel Akkale
Yüksel Akkale@panter_11·
Yüzyılın story’si.
Yüksel Akkale tweet mediaYüksel Akkale tweet media
Türkçe
13
282
727
15.8K
Bahadır Göktürk retweetledi
NURCİHAN ERASLAN
NURCİHAN ERASLAN@nrchn76·
Genelkurmay çatı davası; moraller nasıl ama ?
NURCİHAN ERASLAN tweet mediaNURCİHAN ERASLAN tweet mediaNURCİHAN ERASLAN tweet mediaNURCİHAN ERASLAN tweet media
Türkçe
95
435
1.3K
149.6K
Bahadır Göktürk retweetledi
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷@SansrszTrkvuj4·
Sincan’daki Çatı Davası’nda verilen ifadeler 15 Temmuz dosyasını baştan sona değiştirecek ağırlıkta. Ama ne siyaset ne medya ne de mahkeme heyeti bu sözlerin peşine düşüyor. @ademyarslan
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷@SansrszTrkvuj4

15 Temmuz’un Marmaris ayağında yıllardır saklanan saatler, isimler ve roller yeniden gündeme geliyor. Hulusi Akar’ın o geceki konumu, resmi anlatının en kritik boşluklarından biri. @ademyarslan

Türkçe
0
52
79
5.2K
Bahadır Göktürk retweetledi
Kerim HAS
Kerim HAS@Kerim_HAS·
Neyse ki içerideki masumların feraseti var. 🔴 Tümgeneral Kubilay Selçuk: 👉 “15 Temmuz küresel siyonist diaspora ve İngiltere’nin eseridir. Bir grup Balyoz-Ergenekoncu, 28 Şubatçı ve ulusalcı bir kesimin fitneciliği üzerine inşa edilmiş bir tuzaktır.” muyesseryildiz.com/2026/05/13/gen…
Kerim HAS tweet media
Türkçe
3
88
153
3.8K
Bahadır Göktürk retweetledi
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷@SansrszTrkvuj4·
Yılmaz Özdil’in çıkışları sıradan bir muhalif yorum değil, CHP içindeki eski hesaplaşmanın parçası. Ulusalcı-Avrasyacı kliklerin tasfiyesi, bugün Özgür Özel’e yönelen operasyonla yeniden sahneye çıkıyor. @SaidSefaTv
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷@SansrszTrkvuj4

İktidarın muhalefeti yönetme yöntemi: önce dosya, sonra şantaj, en sonunda satın alma. Burcu Köksal örneği, bu çarkın nasıl işlediğini gösteren en çarpıcı başlıklardan biri. @SaidSefaTv

Türkçe
0
41
51
5.2K
Bahadır Göktürk retweetledi
Mustafa Yeneroğlu
Mustafa Yeneroğlu@myeneroglu·
CASUSLUK DAVASI HAKKINDA SİLİVRİ'DEN NOTLARIM Bugün, İstanbul Silivri Cezaevi'ndeydim. Gündemimde devam eden 'Casusluk Davası' ile ilgili görüşmeler ve aynı zamanda bazı ziyaretlerdi. Osman Kavala, Can Atalay, Onursal Adıgüzel, Hasan Akgün, Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve Tayfun Kahraman ile görüştüm. Daha öncesinde Casusluk davası iddianamesini okumuş ve bilirkişi raporlarını incelemiştim. Özellikle Necati Özkan Bey ile de görüşecektim, ancak İBB duruşmaları devam ettiği için kendisiyle görüşemedim. Kendisiyle daha öncesinde herhangi bir tanışıklığım yoktu. Sadece cezaevine girdikten sonra bana bir mektup yazmış, dosyasını incelememi rica etmişti. Necati Bey 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim kampanyasının baş danışmanı, 42 yıllık iletişim danışmanı, 65 yaşında bir meslek insanı. Şirketini bu süreçte kapatmak zorunda kalmış, onlarca çalışanı işsiz kalmış. "Siyasal veya askerî casusluk" suçlamasıyla yargılanıyor. İsnat edilen suç, TCK 328. İstenen ceza, 15 yıldan 20 yıla kadar hapis. Aynı dosyada yargılananlar: Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, 40 yıllık gazeteci, TELE 1'in kurucusu ve Hüseyin Gün adında Türkiye'nin İngiltere'de lobi çalışmalarında desteğine başvurduğu bir iş insanı. Özet olarak iddianame diyor ki: 2019 İstanbul seçimlerinden 12 gün önce İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan, Hüseyin Gün adlı iş insanıyla tanışıp İBB'den 17 çalışanın e-posta şifrelerini ona vermiş; bu sayede seçim "manipüle edilip" kazanılmış — bu da casusluktur. İddianamenin 159. sayfadaki şu cümle davanın asıl motivasyonunu yoruma bile gerek duyulmaksızın açıkça ortaya koyuyor: ''Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında Siyasal Casusluk suçununun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbui olmak üzere, ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasınrn amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır.'' Dün, 13 Mayıs 2026'da İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi üç gün süren ilk celse sonunda dört sanığın da tutukluluğunun devamına karar verdi ve davayı erteledi. Herkesin adaletle şahitlik yapabilmesi ve aklı selim ile bir kanaate varabilmesi için dosyaya ilişkin değerlendirmemi biraz ayrıntılı olarak paylaşıyorum. 👇🏼 İDDİANAME TEK BİR VERİYE DAYANIYOR İddianamedeki tek sözde delil, 17 adet İBB çalışanının e-posta adresi ve şifresi. Üç kişiyi 20 yıla kadar hapse mahkûm etmek için sunulan ve delil olarak takdim edilen tek veri bu. MAHKEMENİN KENDİ ATADIĞI BİLİRKİŞİNİN DEDİĞİ Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi İsmail Sinan Tatlıgil'e göre: 🔴 17 e-posta adresi asıl veritabanından sızdırılmamıştır. 🔴 Veriler yıllar önce farklı platformlardan internete yayılmış, kamuya açık veri setlerinde zaten mevcut. 🔴 Veriler atılı suç tarihinden önce de bir kısmı 11 yıl, biri 18 yıl önce internette herkese açıktı. 🔴 Sızıntıların kaynağı İBB değil; başka sitelerin hacklenmesi sonucu ortaya çıkan eski veriler. 🔴 İddianamedeki teknik değerlendirmelerin önemli kısmı güvenilir bulunmamış. Yani ortada "devlet sırrı" niteliğinde, gizli kalması gereken bir veri olmadığı yönünde ciddi teknik tespitler var. SIZINTILAR AK PARTİ DÖNEMİNE AİT Bilirkişi raporundaki tarihlere bakmak yeterli: 2008, 2016, 2017, Ocak 2019, Şubat 2019. Ekrem İmamoğlu, İBB Başkanlığı'nı 27 Haziran 2019'da devraldı. Yani sızıntıların tümü İmamoğlu göreve gelmeden önce olmuş. Sızıntıların yapıldığı yıllarda İBB Ak Parti'nin yönetimindeydi. Belediye çalışanlarının e-posta şifreleri 2008-2019 arasında defalarca internete sızmışsa, bunun sorumluluğu kimde? O dönemin İBB yönetiminde mi, yoksa sızıntıdan aylar sonra göreve başlayan yönetimde mi? İddianame, bir önceki yönetimin döneminde gerçekleşen veri güvenliği açıklarını yeni yönetimin "casusluğu" olarak sunuyor. PEKİ TCK 328 NE DİYOR? Kanunun lafzı açık: "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir." Yargıtay'ın içtihadı (9. CD K. 2014/7360) bu suçun oluşması için şu 7 unsurun BİR ARADA bulunmasını şarttır: 1. Bilgi gerçek ve doğru olacak. 2. Suç tarihinde gizliliğini kaybetmemiş olacak. 3. Niteliği itibarıyla gizli olacak. 4. Bir çaba sonucu temin edilmiş olacak. 5. Yabancı bir devlet yararına temin edilmiş olacak. 6. Türkiye Cumhuriyeti zararına temin edilmiş olacak. 7. Failde özel "casusluk maksadı" bulunacak. Bir tanesi eksikse fiil casusluk değildir. TCK 328 VE YARGITAY İÇTİHADI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME 1. Bilgi gizli mi? HAYIR. 2. Devlet güvenliğine ilişkin mi? HAYIR. 3. Çaba sonucu mu temin edilmiş? HAYIR. 4. Yabancı devlet yararına mı? HAYIR. İddianamede tek bir devletin adı geçmiyor. 5. Türkiye zararına mı? HAYIR. 6. Casusluk maksadı var mı? HAYIR. 7. Lehine casusluk yapılan devletle anlaşma var mı? HAYIR. Yedi unsurdan yedisi de eksik. HÜSEYİN GÜN MESELESİ İddianamenin "ana casus" diye gösterdiği Hüseyin Gün, 11 Mayıs duruşmasında bir belge sundu. Ekim 2016- Mayıs 2017 arası geçerli, kendi şirketleri Trident ve GPlus'a "Türk devleti adına ülke ilişkilerini yönlendirme, yönetme ve idare etme" konusunda tam yetki veren bir belge. İmzalayan, o dönemin Başbakanlık Müsteşarı, sonradan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'dı. Hüseyin Gün aynı zamanda birçok Ak Partili bakan ve bürokrat için program organize etmiş, Türkiye'nin menfaatleri için lobi çalışması yapmış bir isim. Üstelik Gün, duruşmada "Ben casus değilim, kimseye de casusluk yaptı demedim" dedi. Duruşmada Necati Özkan'ın sorularına Gün'ün cevapları şöyle: — Sana talimat verdim mi? "Hayır." — Sana veri verdim mi? "Hayır." — İBB ile ilgili bilgi verdim mi? "Hayır." — Seçim manipülasyonu talep ettim mi? "Hayır." ÜÇ SANIĞIN HÜSEYİN GÜN İLE İLİŞKİSİ • İmamoğlu: Hayatında bir kez görmüş, İBB binasında nezaket ziyaretinde sırasında çekilmiş bir fotoğrafı var. Gün'ün sözüyle "bir dakika gördüm." • Necati Özkan: 11 Haziran 2019'da tek bir görüşme. Hüseyin Gün, seçim sonrası İBB'ye hizmet satmak istemiş; anlaşılamamış; temas bitmiş. Görüşme, 23 Haziran seçiminden sadece 12 gün önce. Yani İmamoğlu'na seçim kazandırdığı iddia edilen "şebeke", seçimden 12 gün önce kurulup hiçbir iş üretmeden bitmiş. • Yanardağ: Hüseyin Gün, mahkemede Yanardağ'ı yalnızca "manevi annem Seher Erçili Alaçam vasıtasıyla tanıdım" demekle yetinmiş. Aralarındaki temas üzerinden geçtiği ileri sürülen para transferinin tutarı ve niteliği, iddianamede dahi netleşmiş bir tablo oluşturmuyor. İDDİANAMENİN SON CÜMLESİ İddianamenin 159. sayfasında, kelimesi kelimesine şu cümle var: "Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında Siyasal Casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere, ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır." Bu cümleyi tekrar tekrar okumak gerekir. İddianame, "casusluk suçunun amacı" olarak ne tanımlıyor? Açıkça yazıyor: bir seçimi kazanmak ve ülke siyasetinde söz sahibi olmak. Oysa TCK 328 yabancı bir devlet yararına ve Türkiye zararına yapılan bilgi toplamayı suç sayar. Anahtar kelime: yabancı. Eğer "seçim kazanmak ve ülke siyasetinde söz sahibi olmak" bir casusluk amacıysa, bütün partilerin amacı budur. Bu, demokrasinin tanımıdır. İddianame bu cümleyle yalnızca üç sanığı suçlamıyor; demokratik seçim yarışının kendisini suç sayıyor. Gerçekten şaka gibi. İddiaya göre İmamoğlu ekibi, seçimden 12 gün önce kurulan bu temasla 2019 İstanbul seçimini manipüle etti. Yani bir taraftan devletin seferber edilmiş tüm gücü seçimi kazanamazken, karşı tarafın "bir iş insanının ücretsiz sosyal medya analizi ve 17 belediye çalışanının e-postası" ile seçim kazandığı iddia ediliyor ve bunun için en ağır cezalardan olan casusluk suçu zorlanıyor. Bırakın delili, ortada suç işlendiğine dair bir karine dahi olmaksızın insanlar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis isteniyor. Sanıklardan biri ülkenin en güçlü cumhurbaşkanı adayları arasında, diğeri 65 yaşında 42 yıllık şirketini bu süreçte kapatmak zorunda kalmış bir iletişim danışmanı. Bir diğeri ise televizyonuna bu dava nedeniyle kayyım atanmış 40 yıllık bir gazeteci. Adalet bunun neresinde duruyor? Bu sorunun cevabını sağduyu sahibi herkes kendi vicdanında verebilir. Ben sadece belgeleri önünüze koydum. Merdan Yanardağ duruşmada bir benzetme yaptı: "Yumurtasız omlet yapılabileceğini söylüyorlar. Ben bu iddianameyi yazanları MasterChef'e davet ediyorum." Hukukun şakası olmaz ama bu dosya belki de bundan daha iyi özetlenemezdi. Yumurta yok, omlet var diyorlar; sızıntı yok, casusluk var diyorlar; suç yok, ceza var diyorlar. Elbette bu ülkenin yargısı bir gün kendine dönüp, "bunu kim, ne için yazdı?" diye soracaktır. O gün geldiğinde bu iddianame, Türk yargı tarihinin utançlarından birisi olarak gösterilecektir.
Mustafa Yeneroğlu tweet media
Türkçe
91
576
1.6K
273.1K
Bahadır Göktürk retweetledi
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷@SansrszTrkvuj4·
Brüksel Şartı 50 yıl rafta bekledi, 15 Temmuz’dan bir gün önce yürürlüğe sokuldu. Aynı dosyada radar kayıtları kayıp, HTS kayıtları yok, Erdoğan’ın uçağını görecek kamera ise “tesadüfen” bozuk. @ademyarslan
Sansürsüz Türkiye 🇹🇷@SansrszTrkvuj4

Erdoğan’a suikast, Meclis’in bombalanması ve sivillerin ölmesi aynı büyük anlatının parçalarıydı. 15 Temmuz’dan sonra kurulacak rejim için dünyaya gösterilecek güçlü semboller gerekiyordu. @ademyarslan

Türkçe
3
159
307
32.3K