

CryptoDADAS
3.5K posts

@CryptoDADAS
CryptoDADAS Önce Türk sonra Öğretmen,Mühendis. Çizimler eğitim amaçlıdır. Kamusal haklarımı kimseye helal etmiyorum, kişisel hakkım saklıdır.




Komşumuz Hanife teyze var. 8 aydır komşulara “Bayat ekmeğiniz var mı? Varsa verin, kuşlar cama geliyor, ıslatıp veriyorum.” diyordu. Çok da zayıflamıştı. Kiracıydı. “Rutubetine rağmen çok ucuza oturuyorum diye katlanıyorum.” diyordu. Eşinden dul maaşı alıyordu. Gülen, şaka yapan Hanife teyze gitmiş, yerine suskun, düşünceli Hanife teyze gelmişti. Annem dolma yapmıştı. Bir tabak dolma uzatarak; “Hadi götür, Hanife teyzene de sıcak sıcak yesin.” dedi. Hanife teyzenin zilini çaldım. 75 yaşındaydı. Yavaş yavaş gelerek; “Kim o?” dedi. “Ben Zeynep, Hanife teyze.” dedim. “Tamam, açıyorum kızım.” dedi. “Annem dolma yolladı.” dedim. Elimden aldı, yüzüme baktı, yutkundu. “Allah razı olsun. Ben de yemek yiyecektim, şimdi yerim.” dedi. “Hanife teyze, annem tabağı istiyor.” dedim. Kapıyı kapatmayı bırakıp mutfağa yöneldi. İçeriye baktım. Oturma odası karanlıktı. Işığı yaktım. Masanın üstünde bir bardak su ve ıslatılmış ekmekler tabağa doğranmıştı. Hemen kapının önüne çıktım. Hanife teyze tabağı uzattı. “İki cihanda aziz olun evladım.” dedi. “Sağ ol.” dedim. Eve geldiğimde annem, “Ne oldu? Suratından düşen bin parça.” dedi. “Anne, Hanife teyze tabağa bayat ekmek doğramış, onu yiyordu.” dedim. “Olur mu kızım? Baban da emekli, o da eşinden emekli maaşı alıyor, baban kadar alıyor. Sen yanlış görmüşsündür, kuşlar içindir o. Biz geçiniyorsak ki üç kişiyiz, o tek başına hayli hayli geçinir.” dedi. Ertesi akşam anneme ne pişirdiğini sordum, etli kuru fasulye olduğunu öğrendim. İçimi bir kurt kemiriyordu. Akşam yemeğine oturmadan, “Anne, Hanife teyzeye de bir tabak götüreyim mi?” dedim. Annem; “Kuru fasulye bir tanem, götür de güzel bir şey değil.” dedi. “Olsun, hadi ver götüreyim.” dedim. Sıcak tabağı elime aldım. Hanife teyzenin sesi: “Kim o?” “Ben Zeynep.” Kapıyı açtı, gülümseyerek yüzüme baktı. “Annem kuru fasulye yolladı, bilmem sever misiniz?” dedim. “Nimeti ayırt etmem, tabii ki severim. Allah razı olsun.” dedi. “Ha, unutmadan annem tabağı istiyor.” dedim. Hanife teyze mutfağa yönelir yönelmez ben doğru içeri girdim. Masanın üstünde bir bardak su, ıslak ekmeklerin konduğu yarısı yenmiş tabak ve annemin bir gün önce verdiği dolmadan dört tane vardı. Soracaktım, sormalıydım. İçim içimi kemiriyordu. Hanife teyze beni kapıda göremeyince içeri geldi. Sanki “Sor.” der gibi yüzüme bakıyordu ve sordum: “Bu ıslak ekmekleri sen mi yiyorsun? Hani kuşlara verecektin?” Buğulu mavi gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Üzmüş müydüm anlayamadım, daha 15 yaşındaydım. Ama ağlatmıştım. “Evet ben yiyorum, canım kızım. Benim bir oğlum, bir de kızım var. Burada değiller, başka illerdeler. İkisi de çalışıyor. Araba alacaklarmış, bana kredi çektirdiler. Aldığım para ancak kiraya, elektriğe ve suya gidiyor. Üç beş kuruş ya kalıyor ya kalmıyor elimde. Ben de ekmek isteyemedim. Kol kırılır, yen içinde kalır. Böyle biliriz. Üç yıl böyle idare edeceğim. Kimseye söyleme, e mi?” dedi. Bu sefer benim gözlerim yaşardı. Tabağı aldım, kapıdan çıkarken arkamdan “Kimseye söyleme güzel kız.” diye sesleniyordu. Eve geldiğimde bağıra bağıra ağlıyordum. Annem şaşırmıştı. “Ne oldu kızım, biri bir şey mi söyledi?” dedi. Olanı anneme anlattım, o da çok üzüldü. “Böyle vicdansız evlat olmayacağım anneciğim.” dedim. Üç yıl boyunca tüm mahalle Hanife teyzeye destek oldu. Kimimiz sabah kahvaltılıkları götürdü, kimimiz öğle yemekleri, kimimizse akşam yemekleri… İki ay önce kaybettik. Hastayken okul çıkışı yanına uğramıştım. Bana; “İyi kalpli meleğim, sen mi geldin? Şükür, borç bitti.” dedi. “Artık rahat edersin Hanife teyzem.” dedim. “Evet, senin sayende sıkıntısız, ekmek düşünmeden üç yıl geçti. Rabbim seni korusun.” dedi. İki gün sonra vefat etmiş. Çok üzüldüm.




“Birine kızdığımızda ona Ömer diyerek hakaret ederiz.” 🔴Gazeteci Furkan Erten, İran’da yaşadığı olayı aktardı.








Bir doktor, yemekhanede çıkan yemeği paylaştı. “Devletin doktoruna, hemşiresine layık gördüğü yemeğe bakın. Bu porsiyonlar normal mi ya?”




