Sabitlenmiş Tweet
Engin
309 posts

Engin retweetledi

Nevşin Mengü neden hiç evlenmediğini açıkladı:
♦️ “Hiç evlenmedim, açıkçası vaktim de olmadı”
♦️ “Gençken o hayata alışmak lazım, ben o tempoyu yakalayamadım”
♦️ “Muhabirlik yapıyordum, hayatım çok yoğundu”
♦️ “Kırkından sonra kimi çekeceksin abi?”
♦️ “Şimdi beni de kimse çekmez zaten”
♦️ “Gençken sevdiğin biri varsa çok ince eleyip sık dokuma, evlen gitsin”
♦️ “İnsanlar mükemmel değil, herkesin iyi ve kötü tarafı var”
♦️ “Kafan uyuyorsa çok da kurcalamayacaksın”


Türkçe
Engin retweetledi
Engin retweetledi
Engin retweetledi

$WMT $AMZN
Perakende Devlerinin Savaşı: Hangisi Gerçekten "Sonsuza Kadar" Elde Tutulur?
Perakende dünyasının iki zirvesi Walmart ve Amazon arasındaki rekabet, artık sadece fiyat savaşı değil, bir iş modeli evrimi haline geldi. Walmart, fiziksel mağaza gücünü devasa bir lojistik ağa dönüştürerek e-ticarette vites yükseltirken; Amazon, AWS kanadıyla teknoloji ve bulut bilişimde nakit basmaya devam ediyor. Yatırımcılar için soru net: Hangisi daha güvenli liman?
Walmart, temel tüketim ürünlerindeki hakimiyeti ve düzenli temettü ödemeleriyle defansif bir kale gibi duruyor. Özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde hane halkının ilk tercihi olması, hisseyi "fırtınaya dayanıklı" kılıyor. Son dönemde dijital satışlarını %20’nin üzerinde artırması, fiziksel devin teknolojiye ne kadar hızlı adapte olduğunu kanıtlıyor.
Amazon tarafında ise hikaye verimlilik üzerine kurulu. Şirket, reklam gelirleri ve lojistik optimizasyonuyla kârlılığını katlıyor. AWS’nin sunduğu yüksek marjlı gelir, perakende tarafındaki yatırımları finanse eden en büyük motor. Eğer büyüme odaklı bir strateji izliyorsanız Amazon, teknolojik üstünlüğüyle bir adım öne çıkıyor.
Sonuç olarak, nakit akışı ve istikrar arayanlar için Walmart bir miras hissesi niteliğinde. Ancak teknolojik dönüşümün sunduğu sınırsız ölçeklenebilirliğe inanıyorsanız, Amazon’un oyun alanı çok daha geniş. Her iki dev de kendi alanında lider olsa da portföydeki rolleri tamamen farklı.
Kaynak: The Motley Fool

Türkçe

@fintables Fintablesta gördüğümüz roic rasyoları nominal mi yoksa ort. sermaye maliyetleri (wacc) düşülmüş hali mi? Nominalse şirketin değer üretmesi için roic>wacc olması gerektiğinden wacc rasyosunu da getirmeniz çok önemli olacaktır. Bu konuda üyelerinize yardımcı olur musunuz 🙏
Türkçe

Konyalı Saat’in sunduğu Fintables Haftalık Sohbetler programında, Serkan Fırtına ve Ali Cenk Gözen gündemi değerlendirdi. #reklam #işbirliği
Hemen izlemek için👇
youtu.be/CmX0rpkdY4w

YouTube

Türkçe
Engin retweetledi

Genel kurulda sorulan sorular tutanakta yer alıyor ancak cevaplar bulunmuyor. Bu durum, tutanakların amacı ve şeffaflık açısından işlevini tartışmalı hale getiriyor.
Örnek: Eski CFO’ya verildiği iddia edilen yaklaşık 1 milyon Euro tazminatla ilgili soru tutanakta yer alırken, konuya ilişkin cevap yok.
Deli Güllabicisi@Stern_Stein
#tavhl İlgili soruya ilişkin genel kurula bilgi verilmiş. Fakat bu sorunun cevabı tutanakta da olması gerekir.
Türkçe
Engin retweetledi
Engin retweetledi
Engin retweetledi

Buffett Partnership Ltd
1956 - 1969 (13 yıl)
BPL Yıllık Bileşik Getiri: %29,5
S&P 500 Yıllık Bileşik Getiri: %9,1
Fidelity Magellan Fonu
1977 - 1990 (13 yıl)
Magellan Yıllık Bileşik Getiri: %29,2
S&P 500 Yıllık Bileşik Getiri: %15,8
Lynch piyasayı 2ye Buffett 3e katlamış
Bora Özkent⎪ABD Borsası & Teknoloji Yatırımları@BoraOzkent
Gelmiş geçmiş en iyi yatırımcılardandır. Peter Lynch Birlikte yatırımcı oldukları her yıl Buffet'tan çok daha üstün bir performans göstermiştir. Sonra çocuklarıyla ilgilenmek için erken emekli olmuştur. Peter Lynch ne yazıyorsa okuyun, ne anlatıyorsa dinleyin. 100 yıl boyunca yatırımcı kalmayı hedeflemiyorsa kendinize almanız gereken rol modelidir.
Türkçe
Engin retweetledi
Engin retweetledi
Engin retweetledi
Engin retweetledi
Engin retweetledi

“Rızkın onda dokuzu ticarettedir” sözü, borsanın uzun vadede neden güçlü bir servet oluşturma mekanizması olduğunu iyi özetler. Hisse senedi almak, aslında ticaret yapan bir şirkete ortak olmak anlamına gelir. Bu nedenle borsa, son 200 yıldır en yüksek uzun vadeli getiriyi sağlayan varlık sınıfı olmuştur.
Nitekim ABD’de son 93 yılda oluşan 47 trilyon dolarlık servet artışının tamamı borsadan gelmiştir. Ancak burada kritik bir bulgu vardır: Bessembinder çalışmasına göre bu devasa servet artışının neredeyse tamamını, borsadaki şirketlerin yalnızca yaklaşık yüzde 4’ü yaratmıştır. Geri kalan yüzde 96’sı ya vasat getiri sunmuş ya da zamanla yok olmuştur.
Bu nedenle yatırımcıların “en güvendiği tek hisseyle büyük kazanç sağlama” düşüncesi çoğu zaman yanıltıcıdır. En yüksek getiriyi üreten hisseler genellikle sürprizdir ve en iyi görünen şirketlerin bile beklenmedik risklerle karşılaşabileceği unutulmamalıdır.
Borsada kazanmanın ilk kuralı kaybetmemektir. Bunu başarmanın en pratik yolu ise bireysel yatırımcıların portföylerini tek hisseye yüklenmek yerine, izleyebilecekleri ölçüde çeşitlendirmeleridir. Optimal aralık, çoğu yatırımcı için en az 3, en fazla 10 hisse şeklindedir; çünkü bundan fazlasını düzenli takip etmek giderek zorlaşır.
Türkçe









