Îhsan Deniz

16.7K posts

Îhsan Deniz banner
Îhsan Deniz

Îhsan Deniz

@FANON_FR

Your account has been withheld in Turkey in response to a legal demand. https://t.co/jcEP6uesSh.

Katılım Aralık 2018
3.6K Takip Edilen5.5K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Îhsan Deniz
Îhsan Deniz@FANON_FR·
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar. Platon
Türkçe
18
17
165
0
Îhsan Deniz retweetledi
Nuşirevan
Nuşirevan@nu_si_re_van·
Onun için hendek kazdirdiniz Olum oruçları baslattiniz Ne kadar Kürt ölse dayak yede hapse girse siz o kadar gucleniyorsunuz Onun için Kürtleri zevkle öldürtüyorsunuz biliyoruz İtiraf etmeniz de güzel
HaberLog@LogHaber

Tuncer Bakırhan: Biz zulüm gördükçe büyüyen bir partiyiz DEM Parti Eş Genel Başkanı: ▪️ Kadınların, yoksulların, emekçilerin partisi olmaya, hak ve hukuk arayanların yanında olmaya devam edeceğiz. ▪️ Dünyada bu kadar zulüm altında siyaset yapan ve büyüyen başka bir örnek yok.

Türkçe
4
14
62
2.1K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
D. BAHÇELİ APO’YU RESMEN MİT KOORDİNATÖRÜ YAPTI! Devlet Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin en devletçi figürü olarak, Abdullah Öcalan’a “Koordinatörlük” statüsü verdi. Bu statü Kürd milletinin özgürlük mücadelesiyle hiçbir ilgisi olmayacak, tersine Öcalan’ın görevi, PKK ve tüm bağlı yapılarını tasfiye etmek, militanlarını “çıplaklaştırarak” Türk devletinin ve MİT’in doğrudan emrine sokmak olacak. Bu teklif, Öcalan’ı resmen Türk devletinin açık bir hizmetçisi ve tasfiye memuru yapma girişimidir. Apocu hareketin “tanrı”laştırdığı liderin, Kürd milletine karşı kullanılmak üzere TC derin devleti tarafından resmileştirilmesi anlamına geliyor. Biliyoruzki; 52 yıllık PKK çizgisinin TC derin devleti/Ergenekon ile iç içe olduğu, Bahçeli’nin bu çıkışı ile bir kez daha tescil edilmiştir. Öcalan’ı ve Apocu yapıyı hâlâ savunanlar, Kürd milletine ihanet ettiklerini artık anlamalıdır. Öcalan’ı ve bu işbirlikçi-ihanetçi çeteyi terk edin. Kendi milletimize, Kürdistan davasına ve özgürlük mücadelesine dönün. Türk devletinin koordinatörü olmakla biten bir “liderliğe” boyun eğmek, Kürd milletine yapılabilecek en büyük ihanettir. Kürdler kendi kaderini çizmelidir. Bahçeli’nin ve onun koordinatörü Öcalan’ın vesayeti altında değil. Milli bir şuurla, bu projeyi redetmek her namuslu şerefli onurlu kürdün görevidir..!!
ÎHSAN DENÎZ tweet media
Türkçe
7
21
73
2.4K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
ApoÇi kenar mahalle sözde sanatçımsı bu canlı türlerini iyi dinleyin..! Çete Örgütün bu gibi klikleri ne hale getirdiğini görün. Parti demek NAMUS demek. O bahsettiği parti yani çete örgüt; Kürd Milletini Türklerin altına yatırarak TÜRKLEŞTİRMEK bu cennahın namus kavramıdır..!
Türkçe
11
10
62
1.4K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
KLASİK BİR ŞIWAN GAWAN RETORİĞİ..! Sn @sivanperwer_1 klasik bir “birlik” retoriği kılıfında, PKK/APO hegemonyasını koruma ve muhalif Kürd seslerini marjinalleştirme operasyonudur. Perwer’in söylemi, bireysel özgürlük, mülkiyet hakkı ve eleştiri hakkını ezen totaliter bir kolektivizmin tipik örneğidir. Ontolojik ve ahlaki tersyüz etme retoriğini, Perwer, “Kürd ve Kürdistani duruş”u mutlak bir terazi ilan ediyor. Bu, Apoist ideolojinin “devrimci ahlak” anlayışının ta kendisidir. Bireyin emeği, hakkı, eleştirisi değil; “dava” ve “birlik” yani çete örgüt kontrolü, her şeyin üstündedir. Mem Ararat’ın telif hakkı talebini, para-pul meselesine indirgeyip “utanmıyor musun” havası yaratmak, tam bir oryantal-popülist manipülasyondur. Gerçekte mesele şudur: Bir sanatçı, ürettiği eserin karşılığını istiyor ve “kimsenin kölesi değilim” diyor. Bu, liberal bir duruştur, PKK gibi TC’nin en büyük şiddet örgütüne karşı, bireyin mülkiyet hakkını, özerkliğini savunmaktır. Perwer ise bunu “kardeş kavgası” birakujî safsatası diye yaftalıyor. Tarih boyunca totaliter hareketler, “birlik” adına bireysel hak taleplerini hep ihanetle eş tutmuştur. PKK’nin “devrimci şiddet” ve “kutsal dava”sı da aynı mantığın ta kendisidir. Kürd Milliyetçiliğine düşmanlığı ne anlama gelir..? Kürdistani bağımsızlık iradesi Milliyetçilik olduğunu bilmiyormu? Perwer, “kendilerine Kürd Milliyetçisi gibi yapay ve iddialı isimler yakıştıranlar” diyerek doğrudan Kürdistani milliyetçileri hedef alıyor. Bu tesadüf değildir. PKK/APO çete paradigması, klasik ulus-devlet karşıtlığı ve “demokratik konfederalizm” ile Kürd ulusal bilincini sulandırır. Bağımsızlık, egemenlik, toprak, bayrak, dilde tam egemenlik gibi kavramlar “milliyetçilik” diye karalanır; yerine “halkların kardeşliği” “ortak vatan” “sınıf/dava birliği” konur. Bu yaklaşım, Kürd ulusunun siyasi olgunlaşmasını engelleyen bir ideolojik zehirdir. Kürdistani duruş, şehitlerin kanıyla sulanmış topraklar üzerinde egemen bir varlık talebidir; örgütlü bir çetenin himayesinde “birlik” nutukları atmak değildir. Perwer’in “Kabem Kürdistan’dır” demesi boş bir mistisizmdir. Gerçek Kabe, somut bir siyasi irade ve özgür Kürdistan devletidir. Apo’nun “sosyalist vatan” hayali değil. Perdelediği savunduğu çete , Tehdit ve haraçlarla kendisini ve onlarca Kürd sanatçısını mafyatik ve çete yapılanmasıyla bu güne geldiğini örtbas ettiğini, ezik ve korkaklığını perdelemek içün @ararattmem ‘a suçlamakta buluyor. Ş. Perwer yıllarca PKK çevresinden tehdit ve baskı görse de, Mem Ararat’ın bu çeteye (Kom Müzik ve uzantıları) karşı duruşunu eleştiriyor. Bu, tipik bir *Stockholm sendromu* veya pragmatik teslimiyettir. Eleştirdiği “kötü niyetli çevreler”i, “kör kin ve intikam”la suçlarken, asıl kin ve intikam mekanizması PKK’nin kendisidir: Muhalif sanatçıları, entelektüelleri linç etmek, tehdit etmek, ekonomik olarak boğmak bu çetenin işidir. Perwer’in mesajı; “Eleştirme, sus, davaya (çete örgüte) hizmet et.” Bu, sanatı siyasete köle yapan bir yaklaşımdır. Oysa sanatçı, gücünü bireysel vicdanından ve halkının özgür iradesinden alır; bir çete örgütün “kutsal birlik” sopasından değil. Perwer; Hegel’ci devlet ruhu yerine Apo’cu “dava ruhu”nu koyuyor. Bireysel akıl, eleştiri ve hak talebi “marazi hastalık” ilan ediliyor. Oysa Aydınlanma felsefesi ve klasik liberal düşünce tam tersini söyler: Bireyin özgürlüğü ve mülkiyet hakkı olmadan gerçek bir halk birliği olamaz. Zorla dayatılan “birlik” totalitarizmin ta kendisidir. Kürd birliği, PKK hegemonyasının dağılmasıyla, farklı Kürdistani görüşlerin özgürce rekabet ettiği, bireysel hakların korunduğu, ulusal iradenin egemen olduğu bir zeminde mümkündür. Mem Ararat’ın duruşu, bu özgürleşme yolunda küçük ama anlamlı bir adımdır. Perwer’in eleştirisi ise statükoyu (çete örgüt kontrolünü) koruma refleksidir. Kısacası: Perwer, sanatıyla Kürdistan’a büyük katkı sunmuş bir isim olabilir; ama bu metin, o katkıyı gölgeleyen ideolojik bir teslimiyettir.
Şivan Perwer@sivanperwer_1

Kürt Halkına ve Kamuoyuna, Görüyorum ki bazı kötü niyetli çevreler, gündemde olan bir sanatçının paylaşımını bahane ederek meseleyi Kürtlerin birliğini parçalayacak bir mecraya çekmeye çalışıyorlar. Kendilerine "Kürt Milliyetçisi" gibi yapay ve iddialı isimler yakıştırarak, güya dokunulmaz ve kutsal bir zırha bürünmeye yelteniyorlar. Yine esefle şahit oluyorum ki, işinize gelmediği için benim de ismimi ve paylaşımlarımı karalamaya yelteniyor; Kürt halkının kutsal birliğine korkunç zararlar verecek argümanlar üretmeye çabalıyorsunuz. Sizlere kötü bir haberim var: Bu beyhude çabalarınız asla amacına ulaşamayacaktır! Ben, ömrünü Kürt ve Kürdistan davasına adamış bir sanatçıyım. Eğer bir gün gözlerimden biri bile bu kutlu yola şaşı bakacak olursa, hiç tereddüt etmeden o gözü yerinden söküp atarım! Eğer kalbim bu davanın aleyhine, halkımın zararına çarpacak olursa, onu göğsümden söküp fırlatmaktan bir an bile imtina etmem! Kuşkusuz insanız; hatalarımız olur ve olacaktır. Eksiklerimiz var ve var olmaya devam edecektir. Aramızda suç işleyenler de çıkabilir. Fakat tüm bunları tartacak, eğriyle doğruyu birbirinden ayıracak yegâne terazi; yukarıda bahsettiğim o sarsılmaz Kürt ve Kürdistani duruştur, harcanan o ömürlük emektir. Soruyorum size: "Birakujî" (kardeş kavgası) son bulsun diye ömrünü feda eden, kendini paralayan bir insandan, sizler nasıl bir Kürt birliği karşıtlığı devşirmeye çalışıyorsunuz? Bu beyhude bir gayrettir. Yol yakınken bu karanlık dehlizlerden çıkın; halkınızın davasına ve onun asil hizmetine omuz verin. İçinizdeki bu karşıtlık, kör kin ve intikam duygusu, ne yazık ki tedavisi mümkün olmayan marazi bir hastalığa doğru evrilmektedir. Bu halkın bir büyüğü, bir evladı olarak sizleri, Kürt ve Kürdistani değerlere saygılı olmaya davet ediyorum. Benim kabem Kürdistan’dır! Onu var eden, onu ilelebet yaşatmak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ve bu kutsal mirası sonsuza dek omuzlarında taşıyacak olan Kürt kardeşlerimdir. Saygı ve Sevgilerimle, Şivan Perwer

Türkçe
2
12
43
2.3K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
@_Sebri_Osman21 HASKTR… KURUMLARMIŞ..! ÇETE TEŞKLİLATLAR KURUMMU OLMUŞ..?
Türkçe
1
2
13
316
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
Bir GUNDİ @ararattmem olarak Mem ne yaptı, ey sözde filozof bozuntusu? 50 yıldır yalanla, ajitasyonla, tehditle ve derin devletin utanç verici göz yumuşuyla binlerce Kürd gerillasını dağa sürüp, Kanemici Xapo ve çetesinin cellatlarına kurban ettiniz. Onları “özgürlük” diye kandırdınız, kanla yoğrulmuş bir ideolojinin değirmenine attınız. Oysa bir Kürd sanatçısı, tam da bu çetenin on iki yıl boyunca haraca bağladığı, tehdit ettiği o müzisyen, boyun eğmedi. Müziğiyle Kürd’ün acısını, sevgisini, onurunu ve millî vicdanını diri tuttu. Dağdaki ölüm estetiğine değil, hayata ve kültüre hizmet etti. İşte bu duruş, tarihe onurlu, haysiyetli ve namuslu bir Kürd müzisyeni olarak geçecektir. Sizler ise? Çetenin methiyecileri, katliamcı sapkın lideri tanrılaştıran yaltakçılar, sosyopat bir şiddeti “devrim” diye pazarlayan entelektüel fahişeler… Siz tarihe ihanet çetesinin yawşakları olarak, kelimenin tam anlamıyla köle ruhlu olarak geçeceksiniz. Çünkü felsefe, hakikati aramak ve güçlü olana karşı doğruyu söylemek iken; siz güçlünün, terörün, şiddetin önünde diz çöktünüz. Düşünce özgürlüğü yerine terörün tekelini savundunuz. Eleştiri yerine methiye ürettiniz. Gerçek filozof zalimimlerin ve katillerin karşısında dik durur. Siz ise zalimin en iğrenç versiyonunun ayaklarına kapanıp, “Önderim” diye yaltaklandınız. Tarih yalan söylemez. Kanla yazılan ideolojiler er ya da geç çöker. Geriye sadece iki şey kalır: Ya onurlu bir direnişin hatırası, Ya da köle ruhlu bir ihanet sicilinin utancı.
Türkçe
1
3
15
452
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
Kom Müzik ve arkasındaki çete, Mem Ararat’ı ( @ararattmem ) “hain” ilan ederek klasik linç yöntemine başvurdu. Bu tam bir itirafname: 12 yıldır bu sanatçıyı haraca bağlamışlar. Yıllardır Kürd milletinin acısını, derdini en güzel şekilde dile getiren Mem Ararat, albümlerinin masraflarını kendi cebinden karşılamış, emeğini ortaya koymuş, ama Kom Müzik denen bu çete yapı, yani PKK’nin kültürel uzantısı, onun telifini, emeğini ve sanatını ömür boyu haraca bağlamış. “Kürd davası” diye duygusal sömürü yapmışlar, imzayı attırmışlar, sonra da “sözleşme var” diye sanatçının kanını emmişler. Şimdi Mem Ararat; “Ben kimsenin kulu kölesi değilim, emeğimin hakkını istiyorum” deyince hemen “hain” damgası vuruyorlar. Bu zihniyetin özeti şudur: Ya bize harac ödeyeceksin, ya da seni Kürd halkına hain ilan ederiz. Bu, PKK çizgisindeki yapının Kürd sanatına ve sanatçılara kurduğu açık bir kültürel tekeldir. Sanatçıya “senin acın bizim, senin sesin bizim, senin emeğin bizim” diyorlar. Karşı çıkanı ekonomik olarak boğuyor, linç kampanyası başlatıyor, “hain” diye hedef gösteriyorlar. Bu tam bir çete mantığıdır. Kürd milletinin binlerce yıllık kültürüne, sanatına ve emeğine el koyup, siyasi amaçları için kullanan bir sömürü düzenidir. Mem Ararat’ın yaptığı şey ihanetin değil, onurlu bir direniştir. 12 yıllık haraca, sömürüye ve köleliğe karşı “yeter” demektir. Kürd milleti şunu çok iyi bilsin: Hainlik, sanatçıların emeğini çalmak, onları haraca bağlamak ve özgür sesleri susturmaktır. Mem Ararat gibi sanatçılar Kürd kültürünü yaşatıyor, geniş kitlelere ulaştırıyor. Onları kul-köle yapmak isteyenler ise o kültürü dar bir siyasi çetenin tekelinde boğmak istiyor. Mem Ararat yalnız değildir. Emeğine, onuruna ve sanatına sahip çıkan herkesin yanındayız. Haraca, sömürüye ve “hain” damgasıyla susturma siyasetine hayır! Kürd milletinin; Özgür sanat, özgür sanatçı, onurlu emeğine sahip çıkması onur ve namus borcudur..!
Türkçe
8
30
219
5.7K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
Güney Kürdistan başkenti Hewler’de sayın SEROK MESUD BARZANİ ile bir görüşme gerçekleştirdik. Kuzey Kürdistanda 50 yıllık ihanetin sebep ve sonuçlarını istişare ettik..!
ÎHSAN DENÎZ tweet media
Türkçe
11
14
81
3.8K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
Sn @ararattmem Mem Ararat, Kürd kamuoyuna, aydınlara, sanatçılara, düşünürlere ilerigelenlere hitap ederek samimi şekilde derdini anlatıyor. Kendisini Kürd milletinin parçası olarak tanıtıyor: Xelîlê Kulî ve Fatêya Hecî’nin oğlu, Mardin’nin Dêrika Çiyayê Mazî de bir zeytin ağacı gibi yetişmiş, acı çeken bir sanatçı olarak tarif ediyor. Kürdlerin Kırmanç, Soran, Zaza, Kelhor, Lor olduğunu ama şarkılarını Kurmanci söylediğini belirtiyor. Hiçbir Kürd partisine veya oluşumuna karşı ve uzak olmadığını, özellikle çete yapılardan uzak durduğunu, Kürdler için çalışan herkese destek olacağını, ama kimsenin kulu/kölesi olmadığını vurguluyor. Şikayetleri ise; Kom Müzik ve Erdal Avcı’ya yöneliktir. 12 yıldırdır süren haksızlık ve emek sömürüsü: Şarkılarının telif haklarını, albüm masraflarını kendisi karşılamasına rağmen, kurum/sanat yönetimine para ödemeye devam etmek zorunda kalıyor. Defalarca “arkadaş hata yapmış” denip özür dilenmesine rağmen, aynı hatalar tekrarlanıyor, yeni haksızlıklar yapılıyor. Kendisi programlara parasız veya düşük ücretle katılırken, yol ve müzisyen masraflarını bile kendi cebinden karşıladığı halde sözler tutulmuyor. Malum Örgütü diyorki; “Acılarımızı anlatıyorsun, para kazanıyorsun” eleştirilerine çok sert tepki veriyor: Acı onun kendi acısı, şarkıları kendi derdi; başkaları da aynı acıları anlatsın diyor. Konuşmasına; mecazi ve güçlü ifadelerle kapıları kapattığını söylüyor. Kalbinin camı kırılmış, artık çelik kapılar kapatılmış. Kirli ayakkabılarla kalbine basılmış, güveni zedelenmiş. Meyve ağacına bakmadan, sulamadan, teşekkür etmeden meyve koparılıp üstüne bir de dalı kırılmış gibi davranıldığını anlatıyor. Sabrının taştığını, artık bu haksızlığa zboyun eğmeyeceğini, konuyu kamuoyuna bırakarak şeffaf bir şekilde hesap istediğini söylüyor. Sitemi oldukça duygusal, samimi ve yer yer şiirsel bir üslupla geçiyor. Yani Kürd sanatçısına uzun yıllardır çete örgüt tarafında süren telif ve emek haksızlığına karşı, sert tepkiyi kürd milliyetçilerinin’de vermesi şarttır. Biz kürd milleti ve milleyetçileri, Mem Ararat gibi bir sanatçıyla birlikte; yıllardır Kürd milletinin acısını, sevgisini ve kültürünü en güzel şekilde dillendiren bir sanatçının, kendi emeğine ve telif haklarına sahip çıkmak için sesini yükseltmesi çok değerli ve cesurca bir duruştur. 12 yıldır albüm masraflarını kendisi karşılayıp, yol-yemek masraflarını cebinden öderken bir yandan da çete örgüt tarafından sistematik emek sömürüsüne maruz kalması kabul edilemez. Bu, sadece bir sanatçıya değil, tüm dürüst kürd sanatçıların emeklerine yapılmış bir haksızlıktır.
Türkçe
3
13
99
2.3K
Îhsan Deniz retweetledi
Ayşe Hür
Ayşe Hür@HurAyse·
APOCU HAREKET YÖNETİMİ SurAjans'ın yayımladığı "İmzalı Zabıtları 2. Bölüm" metnini geri çektirdi (hatta yayın yönetmenini bile istifa ettirdiler), ortamlar sahte "İmralı Zabıtları-2" alıntıları ile doldu. (Silinen metin bende olduğu için karşılaştırma yaparak söylüyorum.) Oh olsun! Sansürcülük işte böyle bumerang gibi sansür yapanı vurur.
Cahit Dicle@Cahit110131

Öcalan: “Haziran 2024’te, Barzani ABD ve İsrail’in Esad’a yönelik bir plan hazırladığını öğrendim. PYD ile görüşmeler yapılmış, destek ve silah hazırlıkları istenmişti. Hemen Mazlum Abdi ile görüştüm. Açıkça karşı çıktım. Ona söyledim böyle bir savaşın sonunda Barzani ve İsrail Suriye’de egemen güç haline gelir. İtiraz ettim, geri çekilmelerini söyledim. Beni dinlediler, plan boşa çıktı.” İmralı tutanaklarında yok yok ! Apocu çetenin Türk derin devleti olduğunu herkes biliyor. Kendileri de söylüyorlar. Mikrop yuvası !

Türkçe
15
22
164
39.9K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
BAHÇELİ İLE APOCULAR STATÜDE ANLAŞTI TARİHİN EN TRAJİKOMİK 50 YILLIK TİYATROSU “GÖREV TAMAM; 150 BİN KÜRD ÖLDÜRDÜK STATÜ VER” Apocu Organizasyonun Trajikomik Döngüsü: Özgürlükten Önderlik Kültüne, 52 yıl boyunca “Kürd milletini özgürleştireceğiz” diye dağları, ovaları, anaların yüreğini kanla sulayan PKK, nihayet maskesini düşürdü. Meğerse mesele ne Kürd’ün özgürlüğüymüş ne de ezilen halkların kurtuluşu. Meselenin kendisi, tek bir sosyopatın etrafında örülen mutlak irade ve o iradeye biat etmiş bir organizasyona dönüşmekmiş. “Kürt özgürlük hareketi” diye pazarlanan şeyin “önderlik hareketi” imiş. Kolektif gibi görünen yapı, bugün açıkça tek bir klikte cisimleşen iradeye teslimiyet ilan ediyor. M. Karasu ve S. Avesta’nın kameralar karşısında aPo’ya mutlak biatlerini sunarkenki halleri, tam da bu tiyatroyu özetliyor. Özgürlük vaadiyle yola çıkıp 200 bin kürdün ölümünden sonra, bir sosyopata köleliği “siyasi çözüm” diye sunuyor. D. Bahçeli’nin “statü açığı varsa, TC’nin hizmetinde olacak şekilde doldurulmalı” sözleriyle, aynı masada aPo için “resmi statü” talep edenlerin buluşması ise tam bir Hegelci diyalektik şakası gibi. Tarih, kendi çelişkilerini tiyatro ederek yazıyor. Bir zamanlar “devletin kırmızı çizgileri” terör örgütündiye tanımlanan oerganizasyon, bugün “önderlik” ile devletin pragmatik kucaklaşmasına dönüşüyor. En acı ironilerden biri de şu: Kürd milletinden “MİT’çi”, “ihanetçi”, “tarikatçı” diye etiketleyip dışlayan, infaz eden çete, elindeki MİT mensuplarını hiç sesini çıkarmadan serbest bırakıyor. Madem o kadar “devrimci” ve “temiz”siniz, o tutukluları neyin karşılığında bıraktınız? Soru basit, cevap ise klasik: Güç siyaseti her zaman ideolojik ambalajı yutar. 52 yılın sonunda “Kürt özgürlüğü” diye pazarlanan şey, bir Sosyopat kültüne indirgenmiş, o sosyopatta devletin “hizmetinde” bir statüyle taçlandırılıyor. Bu, hem Kürd siyasetinin hem Türk devlet geleneğinin içinden geçtiği trajikomik bir ontolojik itiraftır. Özgürlük retoriği, iktidar arayışının en kaba halini gizlemek için kullanılmış bir perdeden ibaretti. Perde açıldı. Geriye kalan, tek bir kliğin etrafında dönen, hem dağda hem devlet masasında kendine yer arayan bir “önderlik hareketi” ve ona biat etmiş, yorgun ve bitik bir kadro. Tarih, yine kendi kara mizahını yazıyor. Olan; 200 bin Kürdün ölümü, 20 bin insanın zındanlarda kişiliksizleştirilmesi ve çürütülmesi, milyonların yerinden yurdundan ve Talan edilmesi oldu… “Geçmiş Olsun Kürdler”
ÎHSAN DENÎZ tweet media
Türkçe
1
12
40
1.2K
Îhsan Deniz retweetledi
Nizamettin Ariç
Nizamettin Ariç@aricnizamettin·
Xizmetkarên Dewletê, dizanin ew çi dikin 1
Nizamettin Ariç tweet media
35
154
807
22.4K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
104 YILLIK TC’nin EN BÜYÜK “ŞİDDET ÖRGÜTÜ”n KURUCU LİDERİ APO NEDEN BU KADAR EL ÜSTÜNDE TUTULUYOR ? TC’nin Apo üzerinden derin kürd politikası ve ikiyüzlülüğünün son perdesini şöyle özetliyelim..! A. Öcalan “basınla görüşmek, toplantılar yapmak ve devasa öncülük” talebinde bulunuyor; “gerçek çözüm iradesi diyalogdan geçer” diyor. Aynı günlerde Mardin’de seçilmiş sözde kürd belediye başkanı Türk Ahmet’in yerine atanan kayyumun görevi 4 Temmuz 2026’ya kadar uzatılıyor. Seçilmiş sözde kürd iradesini hiçe sayan, statüsünü geri vermeyen aynı iktidar, 50 yıllık ‘bebek katili’ Apo’nun statü taleplerini ciddiye alıyor, kamuoyunda tartışılıyor. Devlet Bahçeli’nin “Öcalan umuda dönünce” tarzı açıklamalarıyla beklentiler yaratılıyor, ama pratikte kürd belediyelerine kayyumlar devam ediyor. Bu “Apo sevgisi” tesadüf değil. TC’nin temeli kürdlerin yok sayılması ve kürdistan gerçeğinin inkârı üzerine kurulu. Dünya da biliyor. Derin TC, Apo’yu gri alanda, putlaştırılmış halde tutarak kürd siyasetini kontrol altında tutuyor, manipüle ediyor. Onu serbest bıraksalar ve aşırı özgürlük verseler, yaldızlı hali deşifre olacak, tılsım bozulacak, kutsallık halesi sönecek ve gerçek kürd-kürdistan düşmanlığı çıplak halde ortaya çıkacak. Bence Apo’ya istediğinden fazla özgürlük verilsin, hatta serbest bırakılsın ki “özgürleşelim”. Ama asıl mesele ortada: TC, kürd iradesine (Türk Ahmet’e) statü vermezken Apo’ya özel muamele yapıyor. Çünkü Apo üzerinden kürd siyasetini yönlendirmek, bastırmak ve kürdistan talebini ertelemek daha kolay. Açık ve net kürd düşmanlığını ilan etmek yerine bu gri alanda oynamayı tercih ediyorlar. 104 yıllık TC’nin yarattığı en büyük şiddet örgütü kurucu liderini el üstünde tutup derin tiyatrolarla sözde kürd halkının seçilmiş iradesini ezen TC, kendi varoluşsal kürd-kürdistan yokluğu ve bir klik üzerinden tekrar tekrar göstermiş oluyor.
ÎHSAN DENÎZ tweet media
Türkçe
1
12
22
875
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
100 YILLIK TOPLUM MÜHENDİSLİĞİNİN ÜRÜNÜ: TÜRK’LEŞEN LAZLAR ! (TS TARAFTARLARI), TÜRK’LEŞTİRİLEN KÜRDLER ! (AMEDSPOR TARAFTARLARI) 100 yıl önce Karadeniz’de Lazlara yönelik şiddet, katliam ve asimilasyon politikalarıyla Trabzon halkı büyük ölçüde türkleştirildi. Bu süreçte yerel Laz/Pontos kimliği “zararsız” folklorik unsurlara yani hamsi, horon’a indirgenerek sistematik olarak milliyetçilik aracı haline getirildi. Trabzonspor, bu asimilasyonun en etkili “toplum mühendisliği” ürünü oldu: Yerel yemekler, halk oyunuları, şehir ve takım = güçlü, ama rejime entegre ve tehlikesiz bir aidiyet yarattı. “Biz bize yeteriz”, “Bizi anlamayanlar anlayacak” gibi sloganlarla devasa bir Türk milliyetçiliği pompalandı. Şimdi aynı TC, bastıramadığı ve tam asimile edemediği Kürd milletine karşı aynı formülü uyguluyor: Amedspor üzerinden “Trabzonsporlaştırma” operasyonu. Görseldeki karikatür tam da bunu açıkça gösteriyor: Solda Trabzon (hamsi-horon-Trabzonspor), sağda Amed (ciğer-halay-Amedspor). Aynı formül, farklı coğrafya. “Yerel kimlik - duygu - takım = güçlü aidiyet” denklemiyle Kürdler de “zararsız Kürdlük”e, “entegre/asimile alt kimlik”e hapsedilmek isteniyor. Tebrikler, destekler bu “olur” damgası niteliğinde. Hamsi/ciğer, horon/halay, Trabzonspor/Amedspor… Hepsi aynı “kimlik siyaseti” tuzağı. İsimler değişiyor, formül aynı kalıyor. Devlet, Amedspor’u “umut ve amaçları ne olursa olsun” bu vitrine dönüştürmeye çalışıyor. Bu, Kürdleri de Trabzonlulaştırma, yani asimilasyonun yeni versiyonu. Gerçek bir direnç ve farklı yön verme ihtimali varsa o da zaman gösterecek, ama şu anki tablo toplum mühendisliğinin klasik ürünü.
ÎHSAN DENÎZ tweet media
Türkçe
2
9
18
570
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
PSİKOLOJİDEKİ ADI: YANSITMADIR Apocular, kendilerini eleştiren herkesi "özel savaşın kontrolünde" diye itham ederler. Oysa Türkiye' nin Özel Ordusu, İmralı Adasının bağlı olduğu Ege Ordusudur. Kontrolünde bir kişi vardır. O da Halfetili Abdullah Öcalan'dır. Allah şahittir, bu düzeyde başka bir Kürd hiç olmadı. Araştırmacı yazar Ömer Özmen
Türkçe
5
12
39
1.1K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
APO ve MİT’in “DEMOKRATİK TOPLUM MANİFESTOSU”nun ÖZETİ..! Apo’nun “Demokratik Toplum Manifestosu”nun veya “Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu” olarak sunulan ve dayatılan son dönem metinlerinin temel anafikri şudur: Kürd ulusal mücadelesinin klasik “ulus-devlet” hedefi, ayrı bir Kürdistan devleti kurma, miadını doldurmuştur ve tarihin çöplüğüne atılmalıdır. PKK’nin orijinal ulusal kurtuluş savaşı stratejisi, varlık inkarına karşı bir tepki olarak doğmuştu ama bu aşama tamamlanmıştır. Artık varlık tanınmıştır, dolayısıyla ayrı devlet amacı ve buna dayalı silahlı ayrılıkçı mücadele gereksiz, aşırı ve açmaz haline gelmiştir. Bu strateji terk edilmeli, PKK’nin ulus-devletçi niteliği sona ermelidir. Temel Öneriler ise; Bunun yerine “demokratik modernite” paradigmasıyla yeni bir yol önerilir: Anlamsız olan “Demokratik ulus kavramı” Etnik köken veya bayrak temelli klasik milliyetçilik yerine, demokratik siyaset üzerinden çoğulcu, özerk komünal yapılar yani siyasi literatörde olmayan “demokratik konfederalizm”i sunması… Kürdler Türkiye, İran, Irak, Suriye sınırları içinde demokratik özerklikle yaşayacak, mevcut devletleri doğrudan hedef almayacak. Siyasi literatörde karşılığı olmayan; Demokratik toplum: Ekolojik, kadın özgürlükçü, anti-kapitalist, komünal bir model. Devlet yerine tabandan demokrasi meclisler, özyönetim, ahlaki-politik toplum, cinsiyet özgürlüğü ve ekoloji ön planda. Ulus-devlet sosyalizmi başarısız olmuştur; demokratik toplum sosyalizmi zafere götürür diye icad etmiştir. Barış ve demokratik bütünleşme: Silahlı mücadele yerine siyaset, uzlaşma ve Türkiye Cumhuriyeti ile demokratik çözüm. PKK’nin feshi veya radikal dönüşümü, silah bırakma ve demokratik siyaset kanallarının açılması sunmakta… Yani manifesto, 150 yıllık ulusal bağımsızlık mücadelesini “eski dönem” ilan ederek, onun yerine kapitalist moderniteye ulus-devlet / kapitalizme karşı “demokratik modernite”yi yani devletsiz/anti-statist demokrasi, konfederalizmi koyorak, klasik Kürd milliyetçiliğini tasfiye ederek daha geniş, ideolojik bir “toplumsal kurtuluş” modeline evrilmeyi hedefler. Apo, bunu, kendi sistem analiziyle tarih = devlet vs. komün mücadelesi ve reel sosyalizmin/ulus-devletçiliğin eleştirisi üzerine kurar. Ki bu kavramda siyasi literatörde karşılığı yoktur. Bu bakış, Apo’nun İmralı’daki son dönem çağrılarında 2025 süreci net şekilde görülür: Silah değil siyaset, ayrılık değil demokratik bütünleşme. Eleştirmenler bunu tam da “ulusal mücadelenin tasfiyesi” olarak görür; destekçiler ise “tarihi bir paradigma değişimi” diye savunur. Bu etki ve uygulama ise siyasi gelişmelere bağlıdır.
ÎHSAN DENÎZ tweet media
Türkçe
2
9
34
1.3K
Îhsan Deniz retweetledi
Ayşe Hür
Ayşe Hür@HurAyse·
@m_kizildere Bu tavırlar, bu söylemler seni taciz etmiyor ama benim iki (evet sadece iki kez yazdım sana) politik eleştirim taciz ediyor öyle mi? O zaman bir kez daha izle şu videoyu, seni ancak bu sakinleştirir besbelli.
Türkçe
30
67
371
29.9K
Îhsan Deniz retweetledi
ÎHSAN DENÎZ
ÎHSAN DENÎZ@IHSANDENZwan·
Kürd Milletinin “düşmanı” kürdü yenemediği durumda; içerideki “kurtarıcı” olarak kişiyi öne sürer, ve bu klik üzerinden kürdün bitişini devreye alır. En acı olanı iç ihanettir; çünkü kendi iradenle, kendi sloganlarınla tükenişe ve mezara gidersin.
Türkçe
0
7
17
421