Maziye mahkum olmaktan kurtulabilmek için: 1. Hayatın geleceğe doğru aktığını; 2. "Geçmiş"in de her daim yeniden inşa edildiğini; 3. Yaratıcı yetilerini yitiren birey toplumların geçmişi kutsallaştırdıklarını; 4. Eskilerin kavgasını sürdürmenin akıl işi olmadığını bilmek gerekir.
Hayatımız daha iyi olsun istiyorsak: 1.Sadece kendimizle yarışalım 2.Kendi gündemimiz olsun 3.Olumsuz düşünenlerin bizi etkilemesine izin vermeyelim 4. Alışkanlıklar geleceği belirler; bilelim. 5.Kazanmadan harcamayalım, üretelim. 6. Başarısızlığa takılmayalım. 7.Dosdoğru olalım.
Allah'a eş koşmak (şirk), Allah'ın dışındaki varlıklara tanrısal güç atfetmektir. Kur'an'a göre şirkin sebebi insanın gurur ve kibridir. Kur'an devre dışı kalırsa, imanın akılla bağı kopar, şirke alan açılır...
Doing that sustains their evolution.
In the case of Bridgewater, we do that by having an idea meritocracy that strives for meaningful work and meaningful relationships through radical truth and radical transparency. (1/2)
Bugün şahit olduğumuz pek çok şeyin kökleri geçmişte/ dünde gizlidir. "Geçmiş"te gömülü tecrübeden istifade edebilmek de, onun olumsuz etkilerinden kurtulabilmek de ancak doğru anlamakla mümkün olabilir. Amaç anlamak değilse, geçmişin dehlizlerinde aradığınız her şey mevcuttur.
Kendini bilmek, "kendi aklını kendisi kullanmak" sadece cesaret değil; iffet, onur, samimiyet, vicdan, sorumluluk, özgürlük ve adalet meselesidir. Kendisi olamayan, başka hayatlarda var olmaya çalışanlar, kendini kandırmaktan ve yanlışları meşrulaştırmaktan kurtulamazlar.
@yvzah Türkiye'nin sorunu en temelde "aydın" sorunudur. (Kimin aydın sayılacağını tartışmadan, kendini "aydın" gören herkesi kastediyorum.) Aydınları "omurgasız" olan bir toplumun belini doğrultması pek kolay değildir...
12 Eylül 1980 darbesine büyük halk desteği vardı.
Ancak 13 Eylül’den itibaren yapılanlar Atatürk felsefesini ve Cumhuriyetini erozyona uğrattı.
ABD’nin yeşil kuşak projesiyle uyumlu olarak tarikat-cemaat yapıları serpildi.
12 Eylül’ün çözümleri günümüz sorunlarının kaynağıdır.
Her ne kadar "merhametten maraz doğar" denilse de, merhamet, her zaman anlamlı ve etkili olan, insanın hala "insan" olduğunu hissettiren, en yalın insani duygulardan birisidir. Beklenmedik anlarda gösterilen merhametin etkisi asla unutulmaz...
Sorunları kendimiz üretiyorsak, suçlu arayarak oyalanmanın, kendimizi kandırmanın geçici bir süre keyfini çıkartabiliriz... Ne var ki sorun biriktirenler, onların ağırlığı altında ezilirler.
Katılmadığınız herhangi bir görüşe, hangi gerekçeyle olursa olsun, hayat hakkı tanımıyorsanız lütfen kendinizi gözden geçirin!. HAYAT'ın anlam ve önemini anlama/kavrama imkanını, kendi tercihlerinizle yok ediyor olabilirsiniz...
Tabiattaki her şey, sanki HAYAT için tasarlanmış gibi... Keşke insan da varoluşu HAYAT’ı esas alarak anlamlandırabilse... Belki o zaman hırsımız, açgözlülüğümüz HAYAT’ın köklerini kurutmaz, biz de biraz haddimizi bilirdik... İnsan tabiatın efendisi değil, onun bir parçasıdır.
FARKINDALIK SORUSU: Niçin uzlaşı aramak yerine, hemen her konuda, kolayca ayrışıp, kutuplaşıyoruz? Bir toplumda “ayrışma” din temelli ise, uzlaşı kültürünün gelişmesi pek kolay olmaz.