Elias

8.1K posts

Elias banner
Elias

Elias

@ImutlufbMutlu

Bachelor’s degree in Communication Technology Managing Director at multiple companies Member of the Fenerbahçe General Assembly

Österreich Katılım Ağustos 2021
6.8K Takip Edilen1.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@ozguradamTurk 100 dolar × 32 = 3.200.000 TL. 3.200.000 TL altı aylık faizi %25 = 480.000 TL. Toplam 3.680.000. 3.680.000 TL = dolar karşılığı 115.000 $ 100.000 $’a altı aylık 15.000 $ faiz Ödemiş olacaksınız. Bu yöntemle 100.000 $’a yıllık 30.000 $ faiz Ödemiş oluyorsunuz.
Türkçe
2
0
11
10.9K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@VolkanDemir_PhD Sahil betona bogmusu, bu kadarmi yesile agca düsmansiniz?
Türkçe
0
0
1
60
Prof. Dr. Volkan Demir
Prof. Dr. Volkan Demir@VolkanDemir_PhD·
Büyükçekmece Sahili insan odaklı bir yönetim anlayışının ürünüdür. Sahildeki işgallere son verdik, altyapısını yeniledik. Yürüyüş ve bisiklet yolları kazandırdık. Sahilin 2 ve 3. etaplarındaki çalışmalarımız hızla sürüyor. 2019’dan beri sahillere gereken özeni gösteriyoruz. Kaçak yapıları kaldırıyor, sahili yeniliyor ve İstanbulluların hizmetine sunmaya devam ediyoruz. #umutburada #tamyolileri
Prof. Dr. Volkan Demir tweet mediaProf. Dr. Volkan Demir tweet media
Türkçe
153
70
513
311.3K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@mejuyebawrinhjs Oglum Iyi de ne saplantili irkci adamsiniz. Insanlar Kürt degiliz diyorlar. Basmiyormu kafan? Sen krütsün kürt kal, baskalarini ne hakla zorluyorsun?
Türkçe
0
0
1
22
Şêrko'ye Çoligi
Şêrko'ye Çoligi@mejuyebawrinhjs·
Hain diyap ağada bizimdir kahraman seyyit ali rıza da bizimdir hain idrisi bitliside bizimdir kahraman nuri dersimide bizimdir hain X de bizimdir kahraman Y de bizimdir asimile olmuşsa bile bizimdir hainse bile bizimdir Kürd değilsen ben Kürdüm dersen de zaten biz kabul edemeyiz
Elias@ImutlufbMutlu

@mejuyebawrinhjs Haci biz Kürt degiliz Sen Idris Bittlisin torunusun. Ok.

Türkçe
1
0
0
157
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@mejuyebawrinhjs Haci biz Kürt degiliz Sen Idris Bittlisin torunusun. Ok.
Türkçe
0
0
2
175
Şêrko'ye Çoligi
Şêrko'ye Çoligi@mejuyebawrinhjs·
Sen yenersende Kürdçe konuşan bingöllü bir alevi olacağım var mısın yok musun
Türkçe
1
0
2
592
Şêrko'ye Çoligi
Şêrko'ye Çoligi@mejuyebawrinhjs·
Edepsizlik yaptığımı hatırlamıyorum seyyit ali rıza heykelinin önünde gerçek aleviler seni recm etmemesi için seni kurtarabileceğim bir yol var Dersim dağlarında güreşeceğiz ben yenersem gel sunni ol demiyorum nuri dersimiler, dr şivanlar ve seyyit ali rızalar gibi alevi Kürd ol
Mesut Kılıç@clkMesutklc

Sen daha edepli bir insan olmayı öğrenemiyorsun alevinin tırnağı nasıl olacaksın? Daha Aleviler için kılını kıpırdatmamış adamsın bir de ezilenin yanında olmaktan bahsediyorsun. Biz sizin için on binlerce Bedel ödedik sizden de on binlercesi gelsin Alevistan için bedel ödesin fitleşelim.

Türkçe
4
0
6
12.8K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@gurbetci1962 @Vartoo49 Sol Örgütler gündeme getirdi. PKK 90 yillarda Dersim e geldi. PKK Dersim de Ilk cinayeti Seyit Riza‘nin tornuydu.
Türkçe
1
0
1
35
SoL-Yanim-@ATATüRK@
SoL-Yanim-@ATATüRK@@gurbetci1962·
@Vartoo49 Seyit riza ismini Tunceli erzincan dişinda pkk gündeme getirinceye kadar batida iç anadoluda bilen duyan yoktu Alevilik adina ayaklansa tüm aleviler bilirdi Son 20 senede adi söylenir olduuu
Türkçe
2
0
3
147
Marksist
Marksist@Vartoo49·
Seyit Rıza Alevidir Kürtlük ya da Türklükle ilgili tek bir kelamı yoktur Alevilik de etnisite yoktur Bunlar Alevilikten nemalanmaya çalışanların asimilasyon politikasıdır Yüzyıllardır bu pratikte ilerlediler
Mesut Kılıç@clkMesutklc

Seyit Rıza, uydurulan yalanların aksine Kürdistan davası gütmüş biri değildir:)) Seyit Rıza'nın Kürdistan ile ilgili bir tane beyanı yoktur. Ortada dolaşan Fransızca mektubun kendi kaleminden yazılmadığı açıktır zaten okuma yazması itibari ile imkansızdır da. Kendisinin ifade tutanakları da bu yüzden açılamaz. Çünkü açılırsa ortada ne isyan ne de Kürdistan meselesi olmadığı ortaya çıkar. Seyit Rıza'nın bildiğimiz beyanı evladı Kerbela olmak Aleviliğe atıftır, Kürtlüğe değil. Bütün muhatapları da Alevi aşiretlerdir. Kürtlerle ilişkiye bile geçmemiştir. Dahası Seyit Rıza'nın da içinde olduğu Dersimli bazı aşiret ileri gelenleri Ankara hükümetine Elazığ valiliği üzerinden destek sunmuş para ve altın yardımında bulunmuştur. Hal böyleyken Kürdistan istediği iddiaları tutarsız ve dayanaksızdır. Gerilimin tek sebebi Dersimdeki otonom yapının dağıtılmak istenmesi ve merkezi hükümetin Osmanlı'nın aksine Dersimde de otorite kurmak istemesidir. Zaten dönemin gazeteleri Kürdistan vesaire değil çapulculuk, eşkıyalık gibi gerekçeleri öne sürmüştür. İnönü'nün şark ıslahat raporu katliama gerekçe gösterilse de asıl katliamın yaşandığı 38'de İnönü görevden alınmış şeriatçı Dakallı Nurettin Paşa'nın damadı olan Abdullah paşa dersime Vali atanmış, katliam büyük oranda Kızılbaş nefreti dinci saiklerle gerçekleşmiştir. Zaten katliamın başlamasının Seyit Rızaların idamından aylar sonra başlaması, halkta silah olmamasına rağmen gerçekleşmesinden de anlıyoruz. Oysa Cumhuriyet tarihinde birçok ayaklanma olmuş, kimisi aylarca sürmüş, askerler öldürülmüş, menemen'de subayın kafası kesilip sokaklarda gezdirilmiş ama buna rağmen ayaklanma bastırıldıktan sonra olay kapanmış ve bir katliam gerçekleşmemiştir. Sadece Dersim'de ve Koçgiri'de bunun yaşanmasının nedeni açık seçik bir Kızılbaş nefretidir. Konunun kürklükle alakası olmuş olsaydı asıl Kürt isyanları olan ve 2 yıl süren Ağrı isyanlarından sonra ya da çok büyük bir ayaklanma olan şeyh Sait ayaklanmasından sonra Dersime benzer halka dönük katliamlar gerçekleşirdi ki buradaki muhataplar Sünni Müslüman olduğu için böyle bir vahşete girişilmemistir. Velhasıl kelam Dersim katliamı da bir Kızılbaş katliamıdır ve ortada bir isyan falan da yoktur. Aylarca süren katliamda tek bir Sünni kürdün burnu bile kanamamıştır. Aksine çevre illerden gönüllü olarak Kızılbaş malı yağmalamaya gelen Sünni Kürtler de olmuştur. Katliam açık seçik Alevilere dönük yapılmıştır. Nuri Dersimi söylemleri Dersim'de tutmayınca kalkmış Halep'e gitmiştir, Dersim'de taraftar falan bulamamıştır. Dersim tarihi ile ilgili bir kitap yazmaya çalışmıştır ama maalesef üçte ikisi yanlış ve eksik bilgiler ile dolu bir ürün ortaya çıkmıştır:)) O kitapta da mecburen büyük oranda Aleviler ve Alevilerin yaşamına değinmek zorunda kalmıştır. Zira ortada bir kürdistan tarihi değil Alevilerin tarihi vardır. Ali Şer Kürt Teali cemiyeti üyesi olarak Koçgiri bölgesinde Kürt bağımsızlığı istediği doğrudur fakat bu girişimi yine Alevi Sünni meselesine dönmüştür. Türkmen Aleviler Koçgiri alevilerine destekte bulunurken, az sayıdaki Sünni Kürtler devletin ve Topal Osman'ın tarafını tutmuştur. Kürtlük iddiası sosyolojinin realitesine çarpıp dağılmıştır. Sizi dağlarımızdan kovacağız. Mezar yeriniz bile olmayacak dağlarımızda. Çok istiyorsan git HTŞ'ye entegre olurken sana Suriye dağlarında bir iki yer versin. Orada daha huzurlu yaşarsın, uyum sorunu çekmezsin. HTŞ'li abilerin sana Alevi dağlarında katliam fırsatı da verir ama bir gün nereden darbe yiyeceğin belli olmaz. Gün gelir her şeyin hesap sorulur.

Türkçe
4
1
25
1.2K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Bu nasıl bir mantık? “Kürt değiliz” demek neden Kürt düşmanlığı olsun? Hasta mısınız? Irkçı siyasetiniz aklınızı almış. Kimseye düşman değiliz. Ben uzun yıllar Kürtler için sokaklara çıktım. Bunu yaparken Kürt olmadığımı da biliyordum. Sizin yaptığınız, ırkçı ve tekçi Türklerden hiç farklı değil. Kimseye düşman değiliz. Biz Aleviyiz, size saygı duyuyoruz. Siz de sizin gibi olmayanlara saygı duymayı öğrenin.
Türkçe
0
0
2
35
Şêrko'ye Çoligi
Şêrko'ye Çoligi@mejuyebawrinhjs·
Bu yazının hülasası şudur Yeni bir alevi tarihi yazmak nitekim alevi tarihini alevilerin yazması kadar doğal bir şey yok lakin ali'siz alevi tarihi yazımı ırksız alevi tarihi yazımı Kürdistan ve İran düşmanı alevi tarihi yazımı nerden fonlandığını biliyoruz
Mesut Kılıç@clkMesutklc

Seyit Rıza, uydurulan yalanların aksine Kürdistan davası gütmüş biri değildir:)) Seyit Rıza'nın Kürdistan ile ilgili bir tane beyanı yoktur. Ortada dolaşan Fransızca mektubun kendi kaleminden yazılmadığı açıktır zaten okuma yazması itibari ile imkansızdır da. Kendisinin ifade tutanakları da bu yüzden açılamaz. Çünkü açılırsa ortada ne isyan ne de Kürdistan meselesi olmadığı ortaya çıkar. Seyit Rıza'nın bildiğimiz beyanı evladı Kerbela olmak Aleviliğe atıftır, Kürtlüğe değil. Bütün muhatapları da Alevi aşiretlerdir. Kürtlerle ilişkiye bile geçmemiştir. Dahası Seyit Rıza'nın da içinde olduğu Dersimli bazı aşiret ileri gelenleri Ankara hükümetine Elazığ valiliği üzerinden destek sunmuş para ve altın yardımında bulunmuştur. Hal böyleyken Kürdistan istediği iddiaları tutarsız ve dayanaksızdır. Gerilimin tek sebebi Dersimdeki otonom yapının dağıtılmak istenmesi ve merkezi hükümetin Osmanlı'nın aksine Dersimde de otorite kurmak istemesidir. Zaten dönemin gazeteleri Kürdistan vesaire değil çapulculuk, eşkıyalık gibi gerekçeleri öne sürmüştür. İnönü'nün şark ıslahat raporu katliama gerekçe gösterilse de asıl katliamın yaşandığı 38'de İnönü görevden alınmış şeriatçı Dakallı Nurettin Paşa'nın damadı olan Abdullah paşa dersime Vali atanmış, katliam büyük oranda Kızılbaş nefreti dinci saiklerle gerçekleşmiştir. Zaten katliamın başlamasının Seyit Rızaların idamından aylar sonra başlaması, halkta silah olmamasına rağmen gerçekleşmesinden de anlıyoruz. Oysa Cumhuriyet tarihinde birçok ayaklanma olmuş, kimisi aylarca sürmüş, askerler öldürülmüş, menemen'de subayın kafası kesilip sokaklarda gezdirilmiş ama buna rağmen ayaklanma bastırıldıktan sonra olay kapanmış ve bir katliam gerçekleşmemiştir. Sadece Dersim'de ve Koçgiri'de bunun yaşanmasının nedeni açık seçik bir Kızılbaş nefretidir. Konunun kürklükle alakası olmuş olsaydı asıl Kürt isyanları olan ve 2 yıl süren Ağrı isyanlarından sonra ya da çok büyük bir ayaklanma olan şeyh Sait ayaklanmasından sonra Dersime benzer halka dönük katliamlar gerçekleşirdi ki buradaki muhataplar Sünni Müslüman olduğu için böyle bir vahşete girişilmemistir. Velhasıl kelam Dersim katliamı da bir Kızılbaş katliamıdır ve ortada bir isyan falan da yoktur. Aylarca süren katliamda tek bir Sünni kürdün burnu bile kanamamıştır. Aksine çevre illerden gönüllü olarak Kızılbaş malı yağmalamaya gelen Sünni Kürtler de olmuştur. Katliam açık seçik Alevilere dönük yapılmıştır. Nuri Dersimi söylemleri Dersim'de tutmayınca kalkmış Halep'e gitmiştir, Dersim'de taraftar falan bulamamıştır. Dersim tarihi ile ilgili bir kitap yazmaya çalışmıştır ama maalesef üçte ikisi yanlış ve eksik bilgiler ile dolu bir ürün ortaya çıkmıştır:)) O kitapta da mecburen büyük oranda Aleviler ve Alevilerin yaşamına değinmek zorunda kalmıştır. Zira ortada bir kürdistan tarihi değil Alevilerin tarihi vardır. Ali Şer Kürt Teali cemiyeti üyesi olarak Koçgiri bölgesinde Kürt bağımsızlığı istediği doğrudur fakat bu girişimi yine Alevi Sünni meselesine dönmüştür. Türkmen Aleviler Koçgiri alevilerine destekte bulunurken, az sayıdaki Sünni Kürtler devletin ve Topal Osman'ın tarafını tutmuştur. Kürtlük iddiası sosyolojinin realitesine çarpıp dağılmıştır. Sizi dağlarımızdan kovacağız. Mezar yeriniz bile olmayacak dağlarımızda. Çok istiyorsan git HTŞ'ye entegre olurken sana Suriye dağlarında bir iki yer versin. Orada daha huzurlu yaşarsın, uyum sorunu çekmezsin. HTŞ'li abilerin sana Alevi dağlarında katliam fırsatı da verir ama bir gün nereden darbe yiyeceğin belli olmaz. Gün gelir her şeyin hesap sorulur.

Türkçe
2
0
2
370
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@BarBal998282 @clkMesutklc Al sana kanıt: Seyit Rıza’nın Kürtlükle ilgili tek bir beyanı yok. Nuri Dersimi hain biriydi; 1937’ye kadar devlet memurluğu yaptı. Kürtçülük Dersim’de tutmadı, tutmayacak.
Elias tweet media
Türkçe
1
0
5
32
Barış Balseçer
Barış Balseçer@BarBal998282·
@clkMesutklc Kanıtın nedir? Bu iddiaların kaynağı ortada. Seyid Rıza’nın Fransızca bilmediği düşünüldüğünde, beyanlarının başkası tarafından yazılması doğaldır. “Okuma bilmezdi” demek, “cahil Kürt” söylemini yeniden üretmektir. Bunu bize sunma.
Türkçe
1
0
0
162
Mesut Kılıç
Mesut Kılıç@clkMesutklc·
Seyit Rıza, uydurulan yalanların aksine Kürdistan davası gütmüş biri değildir:)) Seyit Rıza'nın Kürdistan ile ilgili bir tane beyanı yoktur. Ortada dolaşan Fransızca mektubun kendi kaleminden yazılmadığı açıktır zaten okuma yazması itibari ile imkansızdır da. Kendisinin ifade tutanakları da bu yüzden açılamaz. Çünkü açılırsa ortada ne isyan ne de Kürdistan meselesi olmadığı ortaya çıkar. Seyit Rıza'nın bildiğimiz beyanı evladı Kerbela olmak Aleviliğe atıftır, Kürtlüğe değil. Bütün muhatapları da Alevi aşiretlerdir. Kürtlerle ilişkiye bile geçmemiştir. Dahası Seyit Rıza'nın da içinde olduğu Dersimli bazı aşiret ileri gelenleri Ankara hükümetine Elazığ valiliği üzerinden destek sunmuş para ve altın yardımında bulunmuştur. Hal böyleyken Kürdistan istediği iddiaları tutarsız ve dayanaksızdır. Gerilimin tek sebebi Dersimdeki otonom yapının dağıtılmak istenmesi ve merkezi hükümetin Osmanlı'nın aksine Dersimde de otorite kurmak istemesidir. Zaten dönemin gazeteleri Kürdistan vesaire değil çapulculuk, eşkıyalık gibi gerekçeleri öne sürmüştür. İnönü'nün şark ıslahat raporu katliama gerekçe gösterilse de asıl katliamın yaşandığı 38'de İnönü görevden alınmış şeriatçı Dakallı Nurettin Paşa'nın damadı olan Abdullah paşa dersime Vali atanmış, katliam büyük oranda Kızılbaş nefreti dinci saiklerle gerçekleşmiştir. Zaten katliamın başlamasının Seyit Rızaların idamından aylar sonra başlaması, halkta silah olmamasına rağmen gerçekleşmesinden de anlıyoruz. Oysa Cumhuriyet tarihinde birçok ayaklanma olmuş, kimisi aylarca sürmüş, askerler öldürülmüş, menemen'de subayın kafası kesilip sokaklarda gezdirilmiş ama buna rağmen ayaklanma bastırıldıktan sonra olay kapanmış ve bir katliam gerçekleşmemiştir. Sadece Dersim'de ve Koçgiri'de bunun yaşanmasının nedeni açık seçik bir Kızılbaş nefretidir. Konunun kürklükle alakası olmuş olsaydı asıl Kürt isyanları olan ve 2 yıl süren Ağrı isyanlarından sonra ya da çok büyük bir ayaklanma olan şeyh Sait ayaklanmasından sonra Dersime benzer halka dönük katliamlar gerçekleşirdi ki buradaki muhataplar Sünni Müslüman olduğu için böyle bir vahşete girişilmemistir. Velhasıl kelam Dersim katliamı da bir Kızılbaş katliamıdır ve ortada bir isyan falan da yoktur. Aylarca süren katliamda tek bir Sünni kürdün burnu bile kanamamıştır. Aksine çevre illerden gönüllü olarak Kızılbaş malı yağmalamaya gelen Sünni Kürtler de olmuştur. Katliam açık seçik Alevilere dönük yapılmıştır. Nuri Dersimi söylemleri Dersim'de tutmayınca kalkmış Halep'e gitmiştir, Dersim'de taraftar falan bulamamıştır. Dersim tarihi ile ilgili bir kitap yazmaya çalışmıştır ama maalesef üçte ikisi yanlış ve eksik bilgiler ile dolu bir ürün ortaya çıkmıştır:)) O kitapta da mecburen büyük oranda Aleviler ve Alevilerin yaşamına değinmek zorunda kalmıştır. Zira ortada bir kürdistan tarihi değil Alevilerin tarihi vardır. Ali Şer Kürt Teali cemiyeti üyesi olarak Koçgiri bölgesinde Kürt bağımsızlığı istediği doğrudur fakat bu girişimi yine Alevi Sünni meselesine dönmüştür. Türkmen Aleviler Koçgiri alevilerine destekte bulunurken, az sayıdaki Sünni Kürtler devletin ve Topal Osman'ın tarafını tutmuştur. Kürtlük iddiası sosyolojinin realitesine çarpıp dağılmıştır. Sizi dağlarımızdan kovacağız. Mezar yeriniz bile olmayacak dağlarımızda. Çok istiyorsan git HTŞ'ye entegre olurken sana Suriye dağlarında bir iki yer versin. Orada daha huzurlu yaşarsın, uyum sorunu çekmezsin. HTŞ'li abilerin sana Alevi dağlarında katliam fırsatı da verir ama bir gün nereden darbe yiyeceğin belli olmaz. Gün gelir her şeyin hesap sorulur.
Şêrko'ye Çoligi@mejuyebawrinhjs

Edepsizlik yaptığımı hatırlamıyorum seyyit ali rıza heykelinin önünde gerçek aleviler seni recm etmemesi için seni kurtarabileceğim bir yol var Dersim dağlarında güreşeceğiz ben yenersem gel sunni ol demiyorum nuri dersimiler, dr şivanlar ve seyyit ali rızalar gibi alevi Kürd ol

Türkçe
34
8
89
14.5K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@clkMesutklc Eline Saglik, cok güzel özetlemisin. O dönemin merkez hükümeti de zaten Seyit Riza’nin mektupları yazmadığını düşünüyordu. Dersim olayı Alevi kızılbaş‘ın katliamıdır.
Türkçe
1
0
6
221
Marksist
Marksist@Vartoo49·
Ne olacak Bu Kürtlerin Alevi düşmanlığı Herkes onlara biat etsin istiyorlar Aleviyiz diyenlere etmedikleri hakaret kalmıyor. Güneydoğuda bunlar az mı zulmetti Alevilere Aleviler mum söndü yapıyor diyerek evlerini ateşe verip sürgün ettiler bir çok aileyi Biz sizi iyi biliriz
PITAN ☭@lenin__pitan

arkadaş cem evi sosyalisti sanırım

Türkçe
8
3
141
4.5K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@modriccc02 Oğlum, bana mı bunu diyorsun? Salak mısın, yoksa okuduğunu anlamıyor musun? Türkler katlederken siz de yaverlik yapıyordunuz. Okuduğunu anlamayan embesil.
Türkçe
1
0
0
13
KEREM ARAS & BORSA FİNANS
@ImutlufbMutlu Hiçbiri Alevileri sizin gibi Maraş’ta insanlık dışı canice katletmedi. Hiçbiri yağın la yağın deyip Sivas’ta canlı canlı ateşe vermedi. Kürtler sizin yanınızda melek. Türk Sünni yobaz gerici faşist kitle. Hiçbir şey sizi temize çıkaramaz Alevi katili pislikleriniz.
Türkçe
1
0
0
16
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Türkler, iktidarın gücünü arkalarına alarak bu katliamları gerçekleştirdi. Kürt aşiretlerinin ve güç odaklarının bir kısmı da Osmanlı’yla ittifak içinde oldukları dönemlerde benzer suçlara ortak oldu. Ermenilere, Alevilere ve Süryanilere yönelik katliamlarda yer alan yapılar oldu. Cumhuriyet döneminde ise aynı ölçüde iktidar ortağı olmadıkları için bu tür süreçlerde belirleyici bir rol üstlenemediler. Son büyük ortaklık örneklerinden biri de Hamidiye Alayları döneminde yaşandı. Önce kendi tarihini öğren.
Türkçe
1
0
0
14
KEREM ARAS & BORSA FİNANS
@Vartoo49 Güneydoğu bir tane örnek göster belgeli. Ben sana Maraş ta Alevilere yapılanların belgesini sunarım. Evet Kürtler de bir kısım gerici yobaz dinci Kürtlerin Alevilere bakışı bellidir. Ama hiçbir zaman ülkücü faşistlerin Alevilere yaptığı vahşeti yapmamıştır
Türkçe
1
0
0
109
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Alsana etnik kimlik. Aşağıda sıraladığım özelliklerin hangisinde Alevilerin Türklerle ya da Kürtlerle gerçek bir benzerliği var? Ezbere konuşan sensin. Etnik kimliğin temel unsurları 1. Ortak tarih bilinci Topluluğun geçmişine dair ortak bir hafızaya sahip olması. 2. Ortak kültür Günlük yaşam, yemekler, müzik, düğünler, yas biçimleri, gelenekler ve toplumsal davranışlar. 3. Ortak dil veya konuşma biçimi Dil çoğu zaman önemlidir ama tek başına yeterli değildir. 4. Ortak aidiyet duygusu İnsanların kendisini aynı topluluğun parçası olarak hissetmesi. 5. Ortak toplumsal hafıza Acılar, göçler, direnişler, kırılmalar ve ortak deneyimler. 6. Kendini tanımlama biçimi Bir topluluğun kendisini nasıl gördüğü çok önemlidir. Önemli nokta Genetik, etnik kimliğin tek ve asıl belirleyicisi değildir. Çünkü dünyada genetik olarak birbirine yakın olup farklı etnik kimliklere sahip çok sayıda toplum vardır. Aynı şekilde genetik olarak karışmış topluluklar da güçlü bir etnik kimliğe sahip olabilir. Kısaca Etnik kimlik; biyolojik değil, daha çok tarihsel, kültürel, sosyal ve bilinçsel bir aidiyet biçimidir.
Türkçe
0
0
0
19
Kalender Çelebi
Kalender Çelebi@Sahkalander·
@BilalSelimFiliz Konudan bihaber ezbere konuşuyorsunuz. Etnisite nedir? Toplumsal kimlik nedir? Etno-dinsel kimlik nedir? Önce bu soruların cevabını verin. Aşağıda cevabı var 👇🏼 x.com/i/status/20404…
Mesut Kılıç@clkMesutklc

Etnik gruptan anladığı pratikte sadece dilsel ayrım. Bunun dışında bir kriterden bahsedemiyoruz. Oysa Anadolu'da Alevi sünni fark etmez herkes, bir yönüyle bizans'tan kalma halkların müslümanlaşmış bakiyesi yani bir çeşit genç çorbası. Aslında Türk Kürt Arap diye kategorize ettiklerimiz büyük oranda Anadolu yukarı Mezopotamya ve Levant'ın dilleri ve kültürleri dejenere olmuş ya da ya da tamamen kaybetmiş kadim yerlileri. Alevilerin konuştuğu Kürtçe ve Zazacada bile 2500'den fazla Hint Avrupa dil lehçesine aykırı olarak onluk sayı sistemi var ki (Hint Avrupa dillerinde kullanılması beklenen ise 12'lik sayısı sistemidir) bu onluk sayısı sistemi kullanımına yine Anadolu'nun eski yerlilerinde görebiliyoruz. Alevilerin Kürtçe ve zazacayı sonradan öğrenmiş olma ihtimali üzerine çalışılması gereken bir konu olduğunu ayrıca belirteyim. O meşhur DNA testlerinde sadece atalarınızın hangi coğrafyada bulunduğunu biliyorsunuz. Ve bu veriler ile bugün o coğrafyada yaşayan halkların ulusal tanımları üzerinden bir etnisite arayışı var. Bu formül tamamen yanlış çünkü aslında atalarınızın hangi coğrafyadan olduğunu görebilmek dışında etnik kimlik anlamında bir netliğe ulaşamıyorsunuz. Anadolu ya da İran'ın ya da kafkasya'nın neolitik çiftçileri olan atalarınızın zamanında Türk Kürt vs söz konusu bile olmayan kimliklerdi Etnisiteden anladığınız bir soy aktarımı ise aksine Aleviler Türklerden ve Kürtlerden çok daha homojen bir soy aktarımına sahiptir. Son yarım yüzyıla kadar tamamen izole bir şekilde iç evlilikler yoluyla yüzyıllar süresince soylarını bugüne getirmiştir. Ümmet bileşeni olan Türk Kürt Araplar ise çok daha fazla karma evlilik yapmış, bu da yetmemiş coğrafyalarındaki gayrimüslim toplulukları domine edip asimilasyon yoluyla kendi kimliklerine dahil etmişlerdir. Bu topluluklara sadece dil birliği üzerinden etnisite deyip, daha homojen bir aktarım yapan Alevileri tarih boyunca ilgilerinin olmadığı bu toplulukların bir alt aidiyeti göstermek nereden baksan aymazlıktır. Toplumsal kimlikleri belirleyen Biz olma duygusu ve toplumsal sözleşmedir. Alevilerin aynı dili konuştukları Sünni topluluklar ile düşman hukuku dışında bir ortak tarihleri olmadığı gibi sosyolojileri ve kültürleri de uyuşmaz. 100 yıllık Ulus inşasına rağmen bu durum halen büyük oranda böyledir Dil eşittir kimlik olmadığı gibi "etnisite" de eşittir kimlik değildir. Düne kadar Alevileri nüfus sayımında bile Müslüman topluluğa dahil etmeyen, asla kendinden görmeyen, hatta katli vacip gören Osmanlı bakiyesi bu ulusçuklar bugün Alevilerin Türk ya da Kürt olduğunu keşfetmişler. Burada Her şeyden önce etik bir soru ortaya çıkıyor; Toplumların kolektif aidiyetini belirleyen kriter ne olmalıdır? Her toplumun kendi Özgün geçmişinden kaynaklanan Biz olma duygusuna rağmen onlara kimlik biçmek ne derece etiktir? Ülkede kendini Aydın sananlar dahil herkes bir topluluğun ya da bir kimliğin şovenizmini yapmaktan geri durmuyorlar. Neyse.. Ayrıca Kuzey afrika'dan Afganistan'ın ortasına kadar dünyanın yaşanılabilir topraklarının altıda biri diyebileceğimiz coğrafyasında insanların %90'ının Arapça Türkçe Farsça Kürtçe dillerini konuşması genel olarak islamizasyon ile gelen asimilasyon ile ilgilidir. Beyefendinin mantığına göre bu coğrafyada yaşayan bu %90'lık kesimin etnik bağları tam ve homojendir ve birdir:)) oysa dünyada 7000'e yakın dil var. Büyük İslam imparatorlukları ve Avrupa merkezli büyük imparatorluklar ve ulus devletlerin inşa edilemediği, halkların tek tipleştirilemediği ülkelerin her birinde onlarca bazen yüzlerce dil ve etnik çeşitliliğe rastlayabiliriz. Sahi İslam orduları gelmeden önce Anadolu'da ve yukarı mezopotamya'da yaşayan milyonlarca bizanslı halkların akıbeti ne oldu? Uzaylılarımı kaçırdı yoksa toprağın altına mı girdiler? Şimdi bu halkları bugünün Türk ya da Kürt kavramları ile hangi "etnisite" ye yamamamız gerekir? Aleviler dilden bağımsız olarak sadece Alevidirler. Bizim Etno-dinsel kimliğimizdir. Tıpkı Dürziler, Boşnaklar, Sihler vb de olduğu gibi.

Türkçe
1
0
0
180
BsFiliz
BsFiliz@BilalSelimFiliz·
Aleviler "Türk mü? Kürt mü?" tartışması sürerken şimdi de "Aleviler etnik gruptur" diyorlar. Alevilerin etnisite olmaması bir yana Türk'ü de, Kürd'ü de, Arab'ı da vardır. Bunlar birbirlerinden dilsel olarak ayrılmalarının yanında genetik olarak ta net bir şekilde farklıdırlar.
BsFiliz tweet media
Mesut Kılıç@clkMesutklc

Türk Kürt Arap babandır. Alevileri kafasına göre milletlere ayırmış. Arapça konuşan Alevileri unutmuş ya da yok saymış. Pomakça, Roman dili, Teberi (Abdallar) konuşan Alevilerden haberi bile yok. Birçok Alevi köyünü işaretlememiş, çünkü bilmiyor. Verdiği sözde oranlar ayrıca yanlış. Arada bir aynı yanlış haritayı paylaşıp duruyor bi de:))

Türkçe
40
27
354
62.4K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Aleviler; kültürleri, inanç dünyaları, ortak hafızaları, ibadet anlayışları, kadın-erkek ilişkileri, ritüelleri, ahlaki değerleri ve tarihsel deneyimleri bakımından hem Sünni Türklerden hem de Sünni Kürtlerden belirgin biçimde ayrılırlar. Öncelikle belirtmek gerekir ki, etnik kimliği belirleyen temel unsur genetik değildir. Esas belirleyici olan; ortak tarih bilinci, ortak kültür, ortak hafıza, ortak gelenekler, ortak yaşam tarzı, ortak aidiyet duygusu ve bir topluluğun kendisini nasıl tanımladığıdır. Genetik benzerlik ya da farklılık tek başına bir halkı tanımlamaz. Çünkü dünyada genetik olarak birbirine yakın olduğu halde farklı etnik kimliklere sahip pek çok toplum vardır. Bu yüzden etnik kimlik, esas olarak tarihsel, kültürel, sosyolojik ve bilinçsel bir oluşumdur. Bu açıdan bakıldığında, Alevileri yalnızca aynı coğrafyada yaşamış olmaları nedeniyle otomatik olarak Türk ya da Kürt kimliğinin altına yerleştirmek doğru değildir. Çünkü Alevileri farklı kılan çok temel özellikler vardır: 1. İnanç ve ibadet anlayışı Alevilerde ibadet anlayışı cami merkezli değil, cem merkezlidir. İbadet, kadın ve erkeğin birlikte katıldığı toplumsal bir ritüel olarak gerçekleşir. Sünni Türk ve Sünni Kürt toplumlarında ise ibadet daha çok cami, imam ve fıkıh eksenli bir yapıya dayanır. 2. Kadın-erkek ilişkisi Alevi geleneğinde kadın ve erkek, yaşamın ve ibadetin eşit iki parçası olarak kabul edilir. Kadın görünmez kılınmaz, ibadetten dışlanmaz. Buna karşılık geleneksel Sünni toplumsal yapılarda kadın ve erkek rolleri daha keskin biçimde ayrılmış, kadın çoğu zaman kamusal ve dinsel alanda ikinci plana itilmiştir. 3. Toplumsal ahlak ve rızalık Alevilikte rızalık esastır. İnsan ilişkilerinde zorbalık değil, karşılıklı onay, vicdan ve hak gözetimi temel alınır. Bu yönüyle Alevi toplumsal ahlakı, daha katı ve daha hiyerarşik yapılardan ayrılır. 4. Dünya görüşü Alevi düşüncesi daha çok insan merkezli, vicdanı ve ahlakı esas alan bir yol izlemiştir. “72 millete bir nazarla bakmak” anlayışı, farklı olana düşmanlık değil birlikte yaşam fikrini öne çıkarır. Buna karşılık mezhepçi siyasetler, tarih boyunca hem Sünni Türk hem de Sünni Kürt toplumlarında daha etkili olmuştur. 5. Tarihsel hafıza Alevilerin tarihsel hafızasında baskı, dışlanma, katliam, sürgün ve hayatta kalma mücadelesi merkezi bir yere sahiptir. Bu hafıza, Alevi kimliğini sıradan bir mezhep farkının ötesine taşıyan derin bir toplumsal bilinç oluşturur. Türk ve Kürt kimlikleri ise kendi tarihsel anlatılarını farklı siyasal ve toplumsal eksenlerde kurmuştur. 6. Ritüeller ve gelenekler Alevilerin cem, semah, deyiş, zakirlik, musahiplik, dede-talip ilişkisi ve lokma paylaşımı gibi kurumları; onları hem Türk hem de Kürt Sünni geleneklerinden ayıran özgün yapılardır. Bu unsurlar yalnızca dini değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal aidiyetin de parçalarıdır. 7. Sözlü kültür ve hafıza biçimi Alevi toplumu, inancını ve tarihini büyük ölçüde deyişler, nefesler, anlatılar, ocak geleneği ve sözlü aktarım yoluyla taşımıştır. Bu yönüyle yalnızca yazılı dini kurallarla değil, yaşayan hafızayla şekillenen bir yapı gösterir. 8. Kimlik bilinci Bir topluluğun etnik ya da toplumsal kimliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri, o topluluğun kendini nasıl gördüğüdür. Aleviler uzun süre boyunca kendilerini yalnızca bir mezhep topluluğu olarak değil; farklı tarihsel hafızaya, farklı ahlaki kodlara ve farklı toplumsal yapıya sahip özgün bir topluluk olarak da yaşamışlardır. Bu nedenle Alevileri yalnızca “Türklerin içindeki bir inanç grubu” ya da “Kürtlerin içindeki bir mezhep” olarak tanımlamak yetersizdir. Çünkü Aleviler; inanç sistemi, ibadet tarzı, kadın-erkek eşitliği anlayışı, tarihsel hafızası, toplumsal ahlakı, ritüelleri ve kültürel sürekliliği bakımından kendine özgü özellikler taşır. Ve tekrar vurgulamak gerekir ki, etnik kimliği belirleyen ana unsur genetik değildir. Asıl belirleyici olan; ortak tarih, ortak kültür, ortak hafıza, ortak yaşam biçimi ve topluluğun kendi kimliğine dair geliştirdiği bilinçtir.
Türkçe
0
1
8
760
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Alevi toplumunun taşıdığı aşağıdaki değer ve özelliklere sahip bir millet, ne kadar övünse azdır. Aynı topraklarda yaşamış olmamıza rağmen, biz kadın ve erkeği eşit görür, birlikte ibadet ederdik; siz ise kadını köle pazarlarında alınıp satılan bir meta haline getiriyordunuz. Biz, “72 millete bir nazarla bakmayı” inancımızın temeline koyarken, siz mezhepçi anlayışınız yüzünden Anadolu’da yapmadığınız katliam bırakmadınız. Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi ile başlayan, Cumhuriyet döneminde de farklı biçimlerde devam eden süreçte; sizin gibi düşünmeyen Aleviler, Yezidiler, Ermeniler ve Süryaniler katliamlara, sürgünlere ve baskılara maruz bırakdiniz. Bizde rızalık makamı varken, siz komşunuzun malına, mülküne, onuruna el uzattınız. Ermenilerden ve Süryanilerden talan edilen malların, mülklerin hesabı hâlâ verilmedi. Biz ise, çaresizliğin ve güçsüzlüğün içinde bile kendi inancımızda ve geleneğimizde “yarin yanağından gayrı her şey ortaktır” diyebilen bir ahlaka sahip olduk. Böyle bir halkın, böyle bir geleneğin parçası olmakla ne kadar övünsek azdır.Alevi toplumunun öne çıkan özellikleri 1. Kadın-erkek eşitliği Alevi inancında kadın ve erkek, yaşamın ve ibadetin eşit iki parçasıdır. Kadın dışlanmaz, aşağılanmaz, görünmez kılınmaz. 2. Ortak ibadet kültürü Kadın ve erkek birlikte ibadet eder. Bu, Aleviliğin eşitlikçi ve insan merkezli anlayışının en açık göstergelerinden biridir. 3. 72 millete bir nazarla bakmak İnsanı dili, dini, mezhebi, kimliği ne olursa olsun bir görmek; Alevi ahlakının ve irfanının temelidir. 4. Rızalık esası Alevi yolunda zorbalık değil rızalık vardır. İlişkilerde adalet, karşılıklı onay ve vicdan temel kabul edilir. 5. Paylaşımcı ahlak Alevi geleneğinde paylaşmak, dayanışmak ve ortaklaşmak esastır. “Yarin yanağından gayrı her şey ortaktır” sözü bu anlayışı özetler. 6. Mazlumdan yana duruş Alevi toplumu tarih boyunca baskıya uğrasa da zalimin değil, mazlumun yanında durmayı esas almıştır. 7. Mezhepçiliğe ve taassuba karşı duruş Alevilik, katı mezhepçi anlayışlara karşı daha insani, vicdani ve hoşgörülü bir yol geliştirmiştir. 8. Çok kültürlü yaşam anlayışı Alevi geleneği, farklı halklarla ve inançlarla bir arada yaşamayı tehdit değil zenginlik olarak görür. Aleviler tarih boyunca güçten yana olmadılar. Hiçbir zaman iktidar merkezlerinin oyuncağı, payandası ya da işbirlikçisi olmadılar. Ne Yavuz’a boyun eğdiler, ne Kuyucu Murad’a, ne de Abdülhamid’in Hamidiye Alayları oldular. Komşuları olan Ermenileri katletmediler, mallarına el koymadılar. Aleviler, yaşadıkları coğrafyanın her zaman vicdanı ve adaleti oldular; bugün de olmaya devam ediyorlar.
Türkçe
0
0
0
24
Marksist
Marksist@Vartoo49·
Aleviler nasıl berdelçi töreci aşiretçi bir ırkın parçası sayılabilir ki bu Aleviliğe küfürdür..
Türkçe
45
6
228
14.3K
Elias retweetledi
TCJaniset
TCJaniset@Felanfelan1·
@Kemalistilkay5 Yeryüzünde onlar kadar iki yuzlu ve riyakar yoktur...
TCJaniset tweet media
Türkçe
7
28
301
3.7K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Sermaye sahibi olmayan insanların, din, gelenek, örf ve adetlere aşırı bağlılık nedeniyle sol değerleri ve siyasal talepleri görmezden gelmesi gerçekten anlaşılır gibi değil. Oysa sol, eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerinin yanında, dini ve kültürel meseleleri de daha kapsayıcı ve insani bir perspektifle ele alır. Buna rağmen, ekonomik olarak dezavantajlı kesimlerin sağ siyaseti savunmaya devam etmesi büyük bir çelişkidir. Bunun dahi fark edilememesi düşündürücü.
Türkçe
0
0
1
86
abdullah naci
abdullah naci@abdullahnaci·
şu talana itiraz eden bir tek "muhafazakar" bulamazsınız mesela. muhafazakârlar neyi muhafaza ediyor öyleyse?
abdullah naci tweet mediaabdullah naci tweet media
Türkçe
133
273
2.1K
124.7K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
Uzun süredir dönem dönem tweetleriniz karşıma çıkıyor. Akıllı, sağduyulu ve oldukça makul birine benziyorsunuz. Yine de aklım almıyor: Sizin gibi biri nasıl kendisini muhafazakâr olarak tanımlayabiliyor? Hocam, sol adına hiç mi bir şey okumadınızmi? Okuduğunuzu varsayarak size solun birkaç temel ideolojik önceliğini hatırlatmak istiyorum. Solun ideolojik talepleri: Eşitlik Sosyal adalet Temel hak ve özgürlüklerin korunması Hukuk önünde eşit yurttaşlık Emekçinin ve işçinin korunması Sendikal haklar Adil ücret Güvenceli çalışma koşulları Sermayenin sınırsız gücüne karşı denetim Kamucu ekonomi anlayışı Eğitimde fırsat eşitliği Sağlık hizmetlerine eşit erişim Kadın hakları Çocuk hakları Hayvan hakları Çevrenin ve doğanın korunması Yoksullukla mücadele Ayrımcılığa karşı duruş Toplumsal dayanışma Kamusal hizmetlerin güçlendirilmesi Ezilen ve dışlanan kesimlerin korunması Barışçıl ve insan merkezli siyaset Ben gerçekten anlamıyorum; sizin aklınız nasıl çalışıyor? Sol, bunları hayata geçirmek için her zaman iktidar olmak zorunda bile kalmadan insanlık adına gerekli olan, herkesin ihtiyacı olan siyasal talepleri üretir. Buna rağmen sizin gibi insanların hâlâ kendisini sağcı ya da muhafazakâr olarak tanımlaması bana inanılmaz geliyor.
Türkçe
0
0
0
122
Elias retweetledi
Mesut Kılıç
Mesut Kılıç@clkMesutklc·
Sayın Öker, bu tablo sizin eseriniz. Size tane tane anlatayım. Öncelikle bu durum için günah çıkarmayı düşünüyor musunuz? Mücadeleci demokratik Alevi hareketini HDP'nin yedeği haline getiren yolun taşlarını siz döşediniz. Bağımsız vekil olarak aday olup ilk seçimde kaybedince rotayı hemen HDP'ye kırdınız. Sanki Alevilerin geleceği sizin vekil olmanıza bağlıymış gibi Bir siyasi organizasyonun kontenjanını tercih ettiniz. Alevi derneklerinin hiçbir şey yapmayıp, yöneticilerinin belirli partilerden MV adayı olmayı cebe koyduğu mide bulandıran denklemin önünü açanlar bizzat Siz, Ali Balkız ve Fevzi Gümüş idi. Sırasıyla MV koltuğu için hattı takip edenleri zaten tek tek biliyoruz. Sizin açtığınız pasif yol, kurumları böyle siyasetsiz, gündemsiz hâle getirdi. Şu an Dernek yöneticileri MV olabilmek için birbirinin ayağını kaydıracak hale geldiler. DEM Parti'nin icazet vereceği kişi olmak için yarışıyorlar. Hüseyin Mat'ın başkanı olduğu federasyonun Alevilerin paraları ile Kürt hareketine rüşvetini peşin verdiğini zaten bütün Alevi kamuoyu biliyor. Onbinlerin katıldığı Alevi mitinglerini vekil olunabilecek siyasi partilerin konuşma kürsüsüne çevirdiniz. Vekil oldunuz, vekillik yaptığınız partiye biat ettiniz. Vekilliğiniz Alevilerin mücadele direncine hiçbir şey katmadı aksine sönümlendirdi. HDP'nin gündemine dahil olmak dışında bir fayda sağlamadînız. Vekillik yaptığınız partide Aleviler Türk Alevi-Kürt Alevi diye ayrıldı, yahu ne alaka biz bu değiliz, tek bir kimligiz diyemediniz. Zorunlu din dersleri kaldırılsın diye düzenli eylemler yaptığımız, 24 saatlik oturma eylemlerinin ses getirdiği motivasyonu, eylemleri bir anda keserek bitirdiniz, vekil olduğunuz dönemde derslerin sayısı arttırıldı kıyameti koparamazdınız. Alevi kurumları kıskaca alınırken, Alevilerin vergileri ile Suriye'deki cihatçılar beslenirken (ki bugün yaşadığımız Alevi katliamlarının dünden habercisiydi bu durum) angaje olduğunuz partinin gündemine sadık kalıp uslu çocuk oldunuz. Sizin için gündem varsa yoksan Rojava oldu ve Alevilerin de buraya angaje olması için çaba sarf ettiniz. Alevilerin kendi siyasal örgütlenmesi ihtiyacı gün yüzündeyken bedava vekilliği garanti eden "HDP'ye ikrar verdik" dediniz. Emperyalistlerin iktidara getirdiği Colani'ye gelene kadar iktidarın Alevilerin vergisi ile beslediği, Ali bir genç askerlerin TSK bünyesinde mecburen korumak zorunda kaldığı El Nusra teröristlerine ve Colani'ye karşı ne yaptınız? Oysa Bir vekil olarak ortalığı ayağa kaldırabilirdiniz. Geçen yıl Mart ayında kurumlar Eylem yapsın diye yalvardık yakardık. Tanıdığımız ulaşabildiğimiz herkese federasyonun harekete geçmesi için rica minnet'te bulunduk zar zor haftalar sonra bir miting yapıldı. Yapılan 3-5 eylem de tabandaki insanların çabalarıyla yapılıyor ve eylemlerin güçlü olması için dostlar alışverişte görsün misali doğru düzgün bir çalışma bile yürütülmüyor. Madem halen kanat önderliğine soyunuyorsunuz, sokakta olmanın öncülüğünü neden siz yapmıyorsunuz? Bir yıldır her gün katliamlar yaşanırken 3-5 eyleme katılmak dışında neden aktif bir adım atmadınız? Alevi kurumlarının içler acısı durumu sizin eseriniz, harcını siz kardınız. Tablonun düzelmesi için de yapmanız gereken ilk şey samimi bir özeleştiri verip yüzünüzü tekrar halkımıza dönmeniz. Öyle kanaat önderi gibi değil (ki çevrenizdeki dernek yöneticileri dışında tabanda sempatinizi kaybettiğinizi bilmelisiniz) halkın emekçisi gibi mücadele etmelisiniz. Hak mücadelesi Alevilerin sorunlarını öncelemeyen partilerin vekil koltuklarında değil, halkla beraber Bedel ödeyerek yapılır. Vekil iken her şeyi göze alıp Bedel ödeyebilseydiniz, bugün farklı mücadeleci gündemler konuşabilirdik. Siz pasif izleyici olmayı tercih ettiniz. Alevi hareketinde pasifizmi normalleştidiniz. Vebaliniz büyük, hem de çok büyük...
Turgut Öker@OkerTurgut

ALEVİ TOPLUMU MEVCUT SORUMSUZ YÖNETİMİ ARTIK TAŞIYAMAZ Emperyalist güçlerin atamasıyla devlet başkanı yapılan Colani, göreve geldiği günden bu yana Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtleri hedef alarak binlerce insanı katlettirmiştir. Özellikle kadınlar başta olmak üzere savunmasız insanlara en barbar yöntemler uygulanmıştır. Dünya ise bunu izlemekle yetinmiştir. Türkiye’de ve Avrupa’da —cılız da olsa— bazı tepkiler ortaya konmuş, toplumun vicdanı kısmen ses vermiştir. Ancak bugün gelinen noktada tablo çok daha ağırdır. Dünün azılı teröristi Colani, Alman basınında günler öncesinden duyurulduğu şekilde Pazartesi günü Berlin’e gelmiş ve devlet töreniyle, kırmızı halıyla karşılanmıştır. Bu başlı başına kabul edilemez bir durumdur. Asıl vahim olan ise şudur: Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’ndan tek bir yönetici bile bu katilin protesto eylemlerinde yer almamıştır. Tepkiler yalnızca sosyal medya açıklamalarıyla geçiştirilmiştir. Alevi toplumu, kişisel gelecek hesapları uğruna bilinçli olarak tavırsızlığa ve suskunluğa itilmiştir. Yöneticiler kendileri kılını kıpırdatmadığı gibi, Berlin ve Almanya’da yaşayan Alevilerin protesto eylemlerine katılımını da fiilen engellemiştir. Avrupa Alevi hareketi bugüne kadar böylesine hayati bir meselede bu denli ağır bir sorumsuzluk örneği göstermemiştir. Bu durum şu soruyu kaçınılmaz kılmaktadır: Mevcut karar verici irade, Alevi toplumunun hassasiyetlerini değil, kişisel gelecek hesaplarını mı esas almaktadır? Bu bir eksiklik değil, açık bir sorumsuzluktur. Madımak’tan bu yana Alevi toplumu katliamlar karşısında susmamış; katliamcı zihniyetin üzerine giden, onu teşhir eden ve hafızasını diri tutan bir duruş yaratmıştır. Maraş’ta, Çorum’da, Dersim’de, Koçgiri’de yapılan anmalar bu iradenin ürünüdür. O irade, Bochum’da on binleri toplamış, Köln’de yüz binleri yürütmüştür. Bugün ise bu çizgiden açık bir kopuş yaşanmaktadır. Suriye’de Alevilere yönelik açık bir soykırım yaşanırken, bunun sorumlusunun Almanya’da devlet töreniyle karşılanmasına sessiz kalmak; yalnızca bir zafiyet değil, Alevi hareketinin temel ilkelerinden sapmadır. Sorun bir organizasyon eksikliği değil, bir anlayış sorunudur. Bu anlayış; mücadele ruhunu kaybetmiş, Alevi hareketini magazinsel etkinliklere indirgeyen, pazar kahvaltıları ve yılda bir yapılan programlarla süreci geçiştiren bir anlayıştır. Bu çizgi Alevi toplumunu güçlendirmez, zayıflatır. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren Amerika ve İsrail’in yayılmacı politikalarına karşı açık bir duruş sergilemeyen bir Alevi hareketi, tarihsel rolünü yerine getiremez. Eğer Alevi hareketi böylesi bir dönemde zulme karşı söz söylemeyecekse, ne zaman söyleyecektir? Bugün ortaya çıkan tablo, “Alman devleti sokağa çıkmamızı istemiyor; çıkarsak verdiği hakları geri alır” diyen teslimiyetçi anlayışın iflasıdır. “Bütün hakları kazandık” denilen Almanya’da, Alevileri katleden bir ismin kırmızı halıyla karşılanması; bu anlayışın Alevi toplumunun itibarını nasıl zayıflattığını açıkça göstermektedir. Bu, izlenen politikanın doğrudan sonucudur. Devlete yaslanarak, onun sınırları içinde hareket eden bu anlayışın Alevi toplumuna vereceği hiçbir şey yoktur. Bu zihniyeti temsil edenler bir gün bile daha görevde kalmamalıdır. Çünkü benzer bir durum Türkiye’de yaşandığında da aynı sorumsuzluk tekrar edilecektir. Yaşamsal meselelerde kişisel çıkar hesabı yapanların Alevi toplumuna verebileceği hiçbir değer yoktur. Geçmişte farklı bir irade vardı. Kısa sürede on binleri harekete geçiren, Alevi toplumunun onurunu her koşulda savunan bir irade… Bugün Berlin’de yaşananlar, o iradenin ortada olmadığını açıkça göstermektedir. SONUÇ OLARAK: Colani’nin Berlin’de devlet töreniyle karşılanmasına karşı sessiz kalan bu anlayış, Alevi toplumu içinde bir gün bile daha varlığını sürdürmemelidir. Gününü gün eden, maaşını alan, kişisel gelecek hesabı yapan bu yönetim anlayışı derhal değiştirilmelidir Kişisel çıkarlarına göre hareket edenlerden Alevi toplumuna yönetici olmaz.

Türkçe
7
14
79
10.8K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@samb2835 @NadirSarazen Olur, Kürt'ler de Türk dür. Türkcülerden kurtulmadan Kürtcülere mahruz kaldik.
Türkçe
0
0
1
25
Nadir
Nadir@NadirSarazen·
İlçelerin etnik yapıları serisine Erzincan'ın Çayırlı ilçesiyle devam ediyoruz. ÇAYIRLI'NIN ETNİK YAPISI 1⃣ Erzincan'ın doğu ilçelerinden olan Çayırlı'da gerek etnik yapı gerekse de mezhepsel yapı karma şekildedir. Bölgedeki diğer ilçelere kıyasla ilçe merkezinin tamamıyla Sünni Türk olmadığı, merkezinde Alevi nüfusun da bulunduğu bir ilçedir. Çayırlı'nın nüfusu 2025 Aralık itibarıyla 7491'dir. 2⃣ Çayırlı kırsalında Alevi nüfus çoğunluktayken ilçe merkezinde Sünni nüfus çoğunluktadır. Çayırlı'daki tüm Aleviler Kürt'tür. Kürt grubunun içinde ise Zazalar çoğunluktayken Üzümlü'nün aksine Çayırlı'da Kurmanç Alevi nüfusu da mevcuttur. İlçedeki Kürtler'in tamamına yakını Alevi'dir, Sünni Kürt yerleşimi yoktur. Ayrıca ilçe merkezinin de %20'ye yakını Kürt'tür. 3⃣ Çayırlı'da Kürt ve Türk grubun dışında Karadeniz göçmeni Romeika ve Laz nüfus da mevcuttur. Rum dilli Müslümanlar bir köyde çoğunlukken (Balıklı) Lazlar ise bir köyde(Doğanyuva) önemli bir nüfus oranına sahiptir.
Nadir tweet media
Türkçe
16
4
68
15.4K
Elias
Elias@ImutlufbMutlu·
@ConstSchreiber Es ist eine blöde Behauptung, Islam und Islamismus als völlig getrennt zu definieren und den Islam pauschal als „rein tolerant“ darzustellen. Islamismus entsteht aus dem islamischen Glauben. Die Wahrheit ist ganz klar. Europäer wollen diese Realität nicht akzeptieren.
Deutsch
0
0
1
41
Constantin Schreiber
Constantin Schreiber@ConstSchreiber·
„Der Hauptfeind des Islam ist der Islamismus,“ sagt Religionspädagoge Mouhanad Khorchide unter Applaus. Islamistischen Extremismus zu bekämpfen, müsse im eigenen Interesse der Muslime liegen: m.youtube.com/watch?v=vrg7Y_…
Deutsch
190
149
789
22.3K
Elias retweetledi
BirGün TV
BirGün TV@BirGun_TV·
🔴BUGÜN KADIKÖY'DE GERÇEKLERE BARİKAT KURDULAR! 🎙️@timursoykan: "Etrafımızı kuşattılar, bu kuşatma altında basın açıklamasını yapmak zorunda kaldık. Bir kez daha gördük ki gazetecilerin gerçekleri anlatmasından ne kadar çok korkuyorlar... Ne kadar kıymetli bir iş yapıyoruz ki halkımız bize böyle sahip çıkıyor... Cezaevindeki arkadaşlarımız da bu haberleri izleyecekler ve yalnız olmadıklarını hissedecekler." 🔗youtu.be/8XfInASmEPQ
YouTube video
YouTube
Türkçe
28
769
4.7K
35.9K