Faruk Ozalp ⚖️

1.9K posts

Faruk Ozalp ⚖️ banner
Faruk Ozalp ⚖️

Faruk Ozalp ⚖️

@Justiceman01

Lawyer, Author, Criminal Law, Medical Law and AI Law ~Do unto others what you would have them do unto you.~

Turkey Katılım Temmuz 2023
63 Takip Edilen2.2K Takipçiler
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
Gençlerimizle birlikte ümit dolu aydınlık yarınlara kavuşma azmi ve inancıyla, #19Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 19 Mayıs vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyorum.
Faruk Ozalp ⚖️ tweet media
Türkçe
0
1
1
64
Hüseyin Hatemi
Hüseyin Hatemi@Elifhevav·
Önce Sezer Hatemi , ikiyıl sonra da Husrev Hatemi,bir buçuk ay sonra da Ayferi Göze irtihal ettiAllahın vâsi' rahmetinde olsunlar inşaallah
Hüseyin Hatemi tweet media
Türkçe
50
10
136
7.9K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
Balyoz davası nedeniyle mağdurlara ödenen tazminatın, kararı veren eski hâkim ve savcılardan tahsil edilmesi isabetlidir. Benzer şekilde, KHK’lar ve diğer davalarla ilgili olarak AİHM’nin verdiği ve vereceği binlerce ihlal kararında da ilgili yargı mensuplarına rücu edilecektir.
T24@t24comtr

HSK’dan 'Balyoz' kararı: Ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararı, 'FETÖ' mensubu eski hâkim ve savcılardan alınacak t24.com.tr/haber/hskdan-b…

Türkçe
5
30
95
5K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
AİHM ve AYM’nin bağlayıcı nitelikteki kararlarının gereğini bilinçli olarak yerine getirmeyen yargı mensupları, görevi kötüye kullanma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçlardan sorumlu olabilirler. Ayrıca, ödenen tazminatlar açısından da rücu mekanizması işletilebilir.
İzzet Özgenç@izzetoezgenc

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı nitelikteki kararlarının gereğini bilinçli olarak yerine getirmeyen “hâkim”lerimizin görev yaptığı mahkemeler, söz konusu kararlar yerine getirilinceye ve ilgililer hakkında adli işlem başlatılıncaya kadar, Türkiye Barolar Birliği’nin ve Baroların yönlendirmesiyle, iş göremez hale getirilebilir!

Türkçe
0
12
32
2.3K
Faruk Ozalp ⚖️ retweetledi
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
Hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmaması, delilleri hukuka aykırı hale getirmez, CMK 289/1-i kapsamında sayılmaz. Bu durum, sadece usule ilişkin bir eksikliktir ve istinaf aşamasında BAM tarafından duruşma açılarak giderilmelidir. (Yargıtay 11 C. D. 2025/2999 E.)
Türkçe
0
3
6
702
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
Hayatımıza sevgiyi, sabrı, merhameti ve güçlü kalmayı öğreten, en zor günlerde bile “yanındayım” hissini veren, bizler için kendini unutan, yorulsa da belli etmeyen, karşılık beklemeden seven ve bir sarılış-gülüşüyle içimizi huzurla dolduran tüm annelerin #annelergünükutluolsun
Türkçe
0
1
3
141
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
AİHM Büyük Dairesi, esasen ülkede zayıflanan hukuk sisteminin güçlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.Hukukun üstünlüğüne dönüş artık bir tercih değil, ülke varlığını ve saygınlığını korumak için zorunlu bir gerekliliktir.Zira adalet, bir ülkeyi ayakta tutan mihenk taşıdır.
Taha Akyol@takyol96

Bu adama ne caza verilmeli? - Taha Akyol karar.com/yazarlar/taha-… @KararHaber AİHM Büyük Dairesinin çok önemli kararı: FETÖ’de darbe ve ordudaki örgütlenme ile ilgisi olmayanlar, cemaatte görev aldı, hizmet etti, destekledi, Bank Asya’ya para yatırdı gibi sebeplerle “silahlı terör örgütü üyesi” diye suçlu sayılamaz. Mahkûmiyet, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. (ve Türk Anayasasının 38.) Maddesinin ihlalidir. 7. madde: “Hiç kimse, işlendiği zaman hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz.” 38. madde: “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.” Kavala ve arkadaşlarının mahkum edilmesi de şiddet eylemleriyle ilgileri olmadığı için “hak ihlali”dir.

Türkçe
0
11
45
777
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
Prof. Sn. @izzetoezgenc ‘in Sn. Cumhurbaşkanı’na arz ettiği notta, mağduriyetlerin giderilmesi adına önemli tespitlere yer veriyor. Somut şiddet fiili & kişisel kast ispatlanmadan verilen mahkûmiyetlerin kanunilik ve şahsi sorumluluk gibi ceza hukukunun temel ilkelerine aykırıdır
İzzet Özgenç@izzetoezgenc

SAYIN CUMHURBAŞKANI'NA SUNULAN BİLGİ NOTURUR: BİLGİ NOTU (2026.05.07) İ. Özgenç AİHM Büyük Dairesi, 5.5.2026 tarihli Şaban Yasak kararında (Başvuru No. 17389/20), AİHS’nin işkence ve kötü muamele yasağını güvence altına alan 3. maddesi hükmünün ihlal edildiğine ve bu ihlal dolayısıyla kişiye tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Bu yönüyle söz konusu karar, Türkiye’de gözaltında bulunan, tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan kişilerle ilgili olarak Devletin yükümlülüklerine işaret bakımından önem taşımaktadır. Büyük Daire kararında “FETÖ/PDY” olarak isimlendirilen “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılan ve hatta kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan kişiler bakımından önem taşıyan açıklamalara yer verilmiştir. Bu kararda, AİH Mahkemesi’nin daha önce, - Yüksel Yalçınkaya - Türkiye davasında verdiği 26.9.2023 tarihli Büyük Daire (başvuru no: 15669/20), - Demirhan ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 22.7.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 1595/20 ve 238 diğer başvuru), - Bozyokuş ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 39586/20 ve 131 diğer başvuru), - Karslı ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 18693/20 ve 1435 diğer başvuru), - Seyhan ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 57837/19 ve 851 diğer başvuru), kararlarda olduğu gibi, başvurucu hakkında Türkiye’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulmasıyla AİHS’nin suçta ve cezada kanunilik ilkesini güvence altına alan 7. maddesi hükümlerinin ihlal edildiği kabul edilmiştir. AİHM’nin daha önce verdiği çeşitli kararlara atıfta bulunulan bu kararda üç temel husus üzerinde durulmuştur. Birincisi, olay mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmünde başvurucunun cebir ve şiddet içeren herhangi bir terör eyleminden bahsedilmemiş olmasıdır. Büyük Daire kararında ikinci husus olarak, söz konusu mahkûmiyet hükmünde başvurucunun mensubu olduğu yapılanmanın bilahare terör örgüttü niteliği kazandığına dair bilinçle (doğrudan kastla) bu yapılanma içinde kaldığı, kalmaya devam ettiği hususunda herhangi bir tespitte bulunulmamış olmasına işaret edilmiştir. Kararda, Türkiye’de söz konusu “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla kurulan mahkûmiyet hükümlerinde kusura dayalı şahsi sorumluluk ilkesinden ayrılınmış olduğu ve bu mahkûmiyetlerle kolektif sorumluluk yoluna gidildiği belirtilmiştir (§§ 204 - 213). 26.9.2023 tarihli Yalçınkaya kararı gibi Büyük Daire’nin vermiş bulunduğu bu karar, Türkiye’de söz konusu “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla kurulmuş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükümleriyle ilgili olarak YARGILAMANIN YENİLENMESİnin yolunu açacak bir KANUNİ DÜZENLEME ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

Türkçe
0
30
85
1.9K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
TCK 314’ün (özellikle örgüte üye olma suçunun) belirsiz ve geniş uygulanması, keyfi yorumlara ve insan hakları ihlallerine yol açtığını sürekli dile getirdik. Bu nedenle maddenin, AİHS’e uygun şekilde daha açık ve öngörülebilir hale getirilerek yeniden düzenlenmesi gerekir.
İHD Genel Merkezi@ihdgenelmerkez

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Yasak/Türkiye kararında, Türkiye’de özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürütülen çok sayıda ceza yargılaması bakımından son derece önemli ve yapısal nitelikte tespitlerde bulundu. Mahkeme, ulusal yargı mercilerinin “örgüt üyeliği” suçundan verdikleri mahkumiyet kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 7. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin; ayrıca cezaevindeki tutulma koşulları nedeniyle Sözleşme’nin 3. maddesinde düzenlenen kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar verdi. AİHM Büyük Dairesi’nin Yasak kararında altını çizdiği temel husus, bir kişinin yalnızca belli çevrelerle irtibatlı olduğu, belli kurumlarda bulunduğu, belli kişilerle temas ettiği ya da geçmişte yasal faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle otomatik biçimde ağır ceza sorumluluğu altına sokulamayacağıdır. Ceza sorumluluğu, her birey bakımından somut, hukuka uygun ve şüpheden uzak delillerle ortaya konulmalıdır. Özellikle örgüt üyeliği gibi ağır yaptırımlar doğuran suçlarda, kişinin örgütün cebir ve şiddete dayalı nihai amacını bildiği, benimsediği ve bu yapıya bilerek ve isteyerek dahil olduğu yargı makamlarınca açıkça gösterilmelidir. Bir mahkumiyet kararı, yalnızca maddi birtakım temasların veya soyut aidiyet iddialarının sıralanmasıyla kurulamaz. Suçun manevi unsuru, yani kast, her kişi bakımından ayrı ayrı ve olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Aksi halde ceza yargılaması, bireysel sorumluluğu araştıran bir adalet mekanizması olmaktan çıkar; kimlik, ilişki, çevre veya varsayıma dayalı bir cezalandırma aracına dönüşür. Yasak/Türkiye kararı, TCK’nın 314. maddesinin belirsiz, geniş ve öngörülemez biçimde uygulanmasının yarattığı ağır insan hakları sorunlarını da yeniden gündeme getirmiştir. “Örgüt üyeliği” suçunun kapsamının yargı pratiğinde son derece geniş yorumlanması; yasal faaliyetlerin, sosyal ilişkilerin, mesleki geçmişin, sendika, dernek, okul, banka veya iletişim kayıtları gibi unsurların çoğu zaman bağlamından koparılarak cezalandırma gerekçesine dönüştürülmesi, kanunilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelemektedir. TCK 314’te “silahlı örgüt” veya “silahlı grup” kavramlarının açık bir kanuni tanımının bulunmaması, uygulamada keyfi ve genişletici yorumlara elverişli bir alan yaratmaktadır. Bu nedenle, TCK 314’ün hem lafzı hem de uygulaması, AİHS standartlarına uygun biçimde yeniden ele alınmalı; suçun unsurları açık, dar, öngörülebilir ve temel hakları koruyacak şekilde düzenlenmelidir. AİHM Yasak kararında, aynı zamanda Türkiye’de cezaevlerinde uzun süredir devam eden aşırı kalabalık, kötü fiziki koşullar, yetersiz hijyen, mahpusların yatak ve yaşam alanına erişim sorunları gibi yapısal sorunlar hakkında da değerlendirme yapmıştır. AİHM, başvurucunun tutulma koşullarının insan onuruyla bağdaşmadığını ve kötü muamele yasağı kapsamında ihlal oluşturduğunu tespit etmiştir. Bu tespit, yalnızca bir başvurucunun kişisel durumuna ilişkin değildir; Türkiye’de mahpus hakları alanında yıllardır dile getirilen yapısal sorunların uluslararası yargı düzeyinde bir kez daha teyididir. Açıklamanın tamamı: ihd.org.tr/aihmin-yasak-t…

Türkçe
0
11
27
981
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
@_meltemcakir Evet, uygulanacak. Nitekim Yalçınkaya kararının etkisini kısmen mevcut yargılamalarda görmekteyiz. Yasak kararından sonra da, gerek Yargıtay’ın ve gerekse AYM’nin içtihat değişikliğine gideceğini ve bu şekilde kararın etkisi güçlü şekilde yargılamalar da görüleceğini düşünüyorum.
Türkçe
1
0
1
105
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
AİHM’in ilgili kararı ışığında,Yargıtay ve AYM’nin mevcut içtihadının, benzer hak ihlallerinin tekrar yaşanmaması için, AİHM’in Yalçınkaya ve özellikle Yasak kararlarıyla uyumlu olacak şekilde gözden geçirilmelidir. Diğer derece mahkemeleri de derdest dosyalarda bu karara uymalı!
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01

1️⃣AİHM, Yasak/Büyük Daire kararıyla oy çokluğu ile Sözleşme’nin 7. ve 3. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Yalçınkaya kararından farklı olarak delil çeşitliliği (ByLock, tanık beyanları, dernek üyelikleri vb.) bulunmasına rağmen, suçun manevi unsurunun yeterli şekilde+

Türkçe
1
8
9
1.1K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
4️⃣+ Kişinin örgütle ilişkisinin niteliği nedir? Kişi örgütün amaç ve faaliyetlerini biliyor muydu? En önemlisi, örgüte bilerek ve isteyerek mi katılmıştır? Yüksek mahkemeye göre, bu unsurların her birinin bireyselleştirilerek ve somut delillerle ispatlanması zorunludur.
Türkçe
0
1
7
1.9K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
3️⃣+ suçun manevi unsurunu (Mens rea) oluşturmadığını, “örgütle bağlantı” iddiasının mahkûmiyet için yeterli olmadığını belirtmiştir. Ayrıca terör örgütü üyeliği gibi ağır bir suçta cezai sorumluluğun ancak bireysel, açık ve somut delillerle ortaya konulabileceği vurgulaşmıştır.+
Türkçe
1
0
6
2K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
1️⃣AİHM, Yasak/Büyük Daire kararıyla oy çokluğu ile Sözleşme’nin 7. ve 3. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Yalçınkaya kararından farklı olarak delil çeşitliliği (ByLock, tanık beyanları, dernek üyelikleri vb.) bulunmasına rağmen, suçun manevi unsurunun yeterli şekilde+
ECHR CEDH@ECHR_CEDH

🔴Watch live ⚖️The Court will deliver its ruling in the case of Yasak v. Türkiye at a public hearing 🗓️ 5 May ⏲️11.30 a.m. youtube.com/watch?v=NwbRHL… 🔴En direct ⚖️La Cour se prononcera en audience publique dans l’affaire Yasak c. Türkiye 🗓️5 mai ⏲️ 11 h 30 youtube.com/watch?v=NwbRHL…

Türkçe
2
36
111
22.7K
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
Amedspor ilk kez Süper Lig’e yükselerek tarih yazdı. Bu başarı sadece bir futbol başarısı değil; bir halkın umudu, sabrı ve gururudur. Başarıda emeği geçen futbolcuları, teknik ekibi, yönetimi ve tüm taraftarı gönülden kutluyorum. Süper Lig’e hoş geldin Amedspor! 💚❤️
Galatasaray SK@GalatasaraySK

Trendyol Süper Lig'e yükselen Amedspor’u başarısından dolayı tebrik ederiz. 👏 Hoş geldiniz. @amedskofficial

Türkçe
0
1
3
341
Faruk Ozalp ⚖️
Faruk Ozalp ⚖️@Justiceman01·
AİHM -Büyük Daire, örgüt üyeliğinden yargılanan ve birçok KHK’lıyı yakından ilgilendiren Yasak/Türkiye kararını haftaya Salı günü açıklayacağına karar verdi. Yasak-Daire kararı suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi açısından sorunlu olması nedeniyle tartışma konusu olmuştu.
ECHR CEDH@ECHR_CEDH

⚖️ Yasak v. Türkiye ➡️ The Court will deliver its ruling at a public hearing on 5 May 2026 at 11.30 a.m. in the Human Rights Building, Strasbourg. 🔗 hudoc.echr.coe.int/app/conversion…

Türkçe
0
19
33
2.7K