Av. Lale Demirkaya

38 posts

Av. Lale Demirkaya banner
Av. Lale Demirkaya

Av. Lale Demirkaya

@LaleDemirka

Hukuk ve insan hakları üzerine değerlendirmeler, hukuki başvuru yollarına dair bilgilendirme amaçlı paylaşımlar…

Kartal, İstanbul Katılım Nisan 2026
20 Takip Edilen1.3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
Merhaba. Bu hesapta hukuk ve insan hakları alanındaki gelişmeler, AİHM ihlal kararları sonrasında başvurulabilecek yollar ve güncel kararlar hakkında bilgilendirici paylaşımlar yapılacaktır. Amacımız, hak arama yollarına ilişkin bilgilerin daha görünür olmasına katkı sağlamaktır.
Türkçe
4
26
52
6.8K
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
Yemek vermemek, su vermemek, Yorgun ve aç halde “mülakat” adı altında sorguya almak, Hakaret, tehdit ve küfürle baskı kurmak, Üstünü değiştirmesine izin vermemek, İstenilen şekilde ifade vermeye zorlamak, Üzerine sıcak kahve dökmek, Nezarethanede kelepçeli şekilde tutmak, Yol kenarında alkol alıp içerek gidelim… Mektupta yazan bu iddialar basit bir “kötü muamele” değil, açıkça İŞKENCE suçunun olduğunu gösteriyor. TCK’nın 94. maddesine göre işkence suçunun cezası; beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi halinde 8 yıldan 15 yıla kadar hapis, fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde ise ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Suçun faili sadece Başkomiser değil; bu suça iştirak eden, göz yuman, engelleme yükümlülüğü olduğu halde sessiz kalan veya ihmali davranışla bu suça katkı sunan kamu görevlileri de sorumluluktan kaçamaz. İşkence iddiası siyasi görüşe, kimliğe, dosyaya veya suçlamaya göre görmezden gelinemez. İşkence insanlık suçudur; etkili, bağımsız ve derhal soruşturulmalıdır. @TC_icisleri @mustafaciftcitr @CankiriValiligi @hcakirtas58 @gergerliogluof
Ömer Faruk Gergerlioğlu@gergerliogluof

Hiç utanmadınız mı? Sizin kızınız yok mu? @CankiriValiligi @CankiriEmniyet O polis ekibini hala nasıl görevde tutuyorsunuz? @EmniyetGM ve @TC_icisleri nezdinde konuyu sonuna kadar takip edeceğimi biliniz! "...sabah 06.00 sularında ailemle yaşadığım eve düzenlenen operasyonla uyandım. Hakkımda gözaltı kararı olduğunu fakat nedenini bilmediklerini söylediler. Emniyete gittik ve yaklaşık 7-8 saat nezarethanede tutuldum. Bana o gün yemeği bırakın, su bile vermediler. Aksama doğru Çankırı’dan ekip geldi ve Çankırı’ya götürüldüm. Kimse hâlâ neden gözaltında olduğumu, neden Çankırı’ya götürüldüğümü söylemiyordu. Gece Çankırı Emniyet’e vardığımızda yorgunluktan, uykusuzluktan, açlıktan bitap düşmeme rağmen başkomiser 5-6 polis ile beraber “mülakat” adı altında depo gibi bir odada beni sorguya çektiler. Gece 2’ye 3’e kadar süren bu sorguda uğradığım psikolojik işkenceyi, hakaretleri, tehditleri şuan hatırlamak bile istemiyorum. Yanımda getirdiğim 2 parça kıyafetle üstümü değiştirmeme bile izin vermediler. Ertesi gün yine “mülakat yapıyoruz” diyerek sorguya devam ettiler. Resmi ifademi onların istediği şekilde vermem için baskı yaptılar. Ben bunu reddettiğimde ise hakaretlere ve küfür etmeye başladılar. İşkence etmekle tehdit ettiler. Üzerime içtikleri sıcak kahveyi fırlattılar. (Afedersiniz) Yüzüme tükürerek, ellerine geçeni fırlatarak isteklerini reddettiğim için kendilerinden özür dilettiler. Başkomiserin bana dediği şuydu: “Sana söz veriyorum seni ağlata ağlata cezaevine göndereceğim.” Suçsuz olduğumu bildiğim halde onun gözlerindeki hırsı görünce dediğini yapacağını anladım. Sonraki günlerde de aynı baskı, şiddet devam etti. Nezarethanede dahi kelepçelerle durdum. Tutuklanma kararı çıktığında başkomiser de bizimle beraber Bolu’ya geldi. Plakasız bir araçla, başkomiserin kendi ifadesi ile “korkutmak amacıyla tenha yollardan” geldik. 3-4 saatlik bu yolculukta psikolojik baskı devam etti. Yanımda oturan kadın polisi kaldırıp yanıma gelerek tehditlere devam ediyordu. “Yol kenarında alkol alıp içerek gidelim” diyerek kahkaha attılar. Korkudan hemen cezaevine varmak istiyordum. Kim bir an önce cezaevine girmek ister ki? O 3-4 saatlik yol bana yıllar gibi geldi. Cezaevine giriş yaptığımızda onları bir daha görmeyeceğim için çok sevindiğimi hatırlıyorum. Başkomiser de bizimle giriş yaptı ve oradaki başmemura "Bunları terör koğuşuna değil adlilerin, cinayet suçunun olduğu koğuşa koyun" diye fısıldadı. Bir yandan da bana dönerek "Burada boğulacaksın, seni çiğ çiğ yiyecekler, bunu sen istedin" gibi söylemlerde bulundu..." Merve Büyükyıldız - Bolu T Tipi Kapalı Cezaevi - Kuyuların Dibinden Gelen Sesler - 75

Türkçe
8
454
718
12.4K
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
Anneler Günü’nde bütün annelerin fedakarlıklarını saygıyla selamlıyorum. En büyük temennim; annelerin evlatları için adalet aramak zorunda kalmadığı, ailelerin hukuksuzluklarla sınanmadığı, insan haklarına saygının güçlendiği bir ülke ve dünya düzenidir. AİHM kararlarının iç hukukta etkili biçimde uygulandığı, adil yargılanma hakkının herkes için güvence altına alındığı, hukukun ve vicdanın birlikte güç kazandığı günlerin çoğalmasını diliyorum. Başta evlat hasreti, adalet arayışı ve ağır mağduriyetler içinde Anneler Günü’nü karşılayan anneler olmak üzere, tüm annelerin Anneler Gününü kutluyorum.
Av. Lale Demirkaya tweet media
Türkçe
1
9
26
551
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
AİHM Yasak kararının en yalın mesajı şudur: Bir kişi hakkında varsayımlarla mahkûmiyet kararı verilemez. Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyet için; kişinin örgütün cebir ve şiddet içeren suç amaçlarını bildiği, bu amaçları bilerek ve isteyerek örgüte girdiği ve bu kapsamda somut bir katkı sunduğu ortaya konulmalıdır. Bu değerlendirme genel kabullerle değil; kişiye özel, somut ve bireyselleştirilmiş delillerle yapılmalıdır. En önemlisi, kişinin suç işleme kastı varsayılamaz; suç işleme kastının varlığı somut delillerle ispatlanmalıdır. Örneğin, bir örgütün amacının anayasal düzeni cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmak olduğu iddia ediliyorsa, bir kişinin bu örgütün üyesi olarak mahkûm edilebilmesi için yalnızca o yapıyla temasının bulunması yeterli değildir. O kişinin, örgütün bu cebir ve şiddet içeren amacını bildiği; bu amacı bilerek ve isteyerek benimsediği; üstlendiği görev veya yaptığı eylemlerin bu amaca hizmet ettiğini bildiği somut delillerle ortaya konulmalıdır. Başka bir ifadeyle, amacı bilmeyen, bu amaç doğrultusunda hareket etmeyen ve suç işleme kastı somut delillerle ispatlanmayan kişiler, varsayımlarla cezalandırılamaz. Bu nedenle bir cemaate dini, sosyal, eğitim veya kültürel amaçlarla temas etmiş olmak; sohbetlere katılmak, çocuğunun dini eğitim almasını istemek veya geçmişte hukuka uygun kabul edilen faaliyetlerde bulunmak, terör örgütü üyeliğinin delili sayılamaz. Mahkûmiyet için varsayım değil; somut delil, bireyselleştirilmiş değerlendirme ve suç işleme kastının ispatı gerekir. #AİHMKararlarıUygulansın
Türkçe
4
242
593
12.4K
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
AİHM kararlarının uygulanmasını bugüne kadar yazıyla anlattık, raporla anlattık, mütalaayla anlattık, duruşmalarda savunmalarla anlattık. Bir de şarkıyla anlatalım, belki daha kolay anlaşılır dedik. Mesajımız aynı: AİHM kararları yazıda kalmasın. Mahkemeler önündeki tüm dosyalarda uygulansın. Bu amatör klibin amacı müzik yapmak değil; temel bir hukuk gerçeğini farklı bir yolla hatırlatmak: Karar yetmez, uygulama gerekir. #AİHMKararlarıUygulansın
Türkçe
37
778
1.9K
54.8K
Av. Lale Demirkaya retweetledi
İzzet Özgenç
İzzet Özgenç@izzetoezgenc·
SAYIN CUMHURBAŞKANI'NA SUNULAN BİLGİ NOTURUR: BİLGİ NOTU (2026.05.07) İ. Özgenç AİHM Büyük Dairesi, 5.5.2026 tarihli Şaban Yasak kararında (Başvuru No. 17389/20), AİHS’nin işkence ve kötü muamele yasağını güvence altına alan 3. maddesi hükmünün ihlal edildiğine ve bu ihlal dolayısıyla kişiye tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Bu yönüyle söz konusu karar, Türkiye’de gözaltında bulunan, tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan kişilerle ilgili olarak Devletin yükümlülüklerine işaret bakımından önem taşımaktadır. Büyük Daire kararında “FETÖ/PDY” olarak isimlendirilen “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılan ve hatta kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan kişiler bakımından önem taşıyan açıklamalara yer verilmiştir. Bu kararda, AİH Mahkemesi’nin daha önce, - Yüksel Yalçınkaya - Türkiye davasında verdiği 26.9.2023 tarihli Büyük Daire (başvuru no: 15669/20), - Demirhan ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 22.7.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 1595/20 ve 238 diğer başvuru), - Bozyokuş ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 39586/20 ve 131 diğer başvuru), - Karslı ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 18693/20 ve 1435 diğer başvuru), - Seyhan ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 57837/19 ve 851 diğer başvuru), kararlarda olduğu gibi, başvurucu hakkında Türkiye’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulmasıyla AİHS’nin suçta ve cezada kanunilik ilkesini güvence altına alan 7. maddesi hükümlerinin ihlal edildiği kabul edilmiştir. AİHM’nin daha önce verdiği çeşitli kararlara atıfta bulunulan bu kararda üç temel husus üzerinde durulmuştur. Birincisi, olay mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmünde başvurucunun cebir ve şiddet içeren herhangi bir terör eyleminden bahsedilmemiş olmasıdır. Büyük Daire kararında ikinci husus olarak, söz konusu mahkûmiyet hükmünde başvurucunun mensubu olduğu yapılanmanın bilahare terör örgüttü niteliği kazandığına dair bilinçle (doğrudan kastla) bu yapılanma içinde kaldığı, kalmaya devam ettiği hususunda herhangi bir tespitte bulunulmamış olmasına işaret edilmiştir. Kararda, Türkiye’de söz konusu “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla kurulan mahkûmiyet hükümlerinde kusura dayalı şahsi sorumluluk ilkesinden ayrılınmış olduğu ve bu mahkûmiyetlerle kolektif sorumluluk yoluna gidildiği belirtilmiştir (§§ 204 - 213). 26.9.2023 tarihli Yalçınkaya kararı gibi Büyük Daire’nin vermiş bulunduğu bu karar, Türkiye’de söz konusu “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla kurulmuş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükümleriyle ilgili olarak YARGILAMANIN YENİLENMESİnin yolunu açacak bir KANUNİ DÜZENLEME ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Türkçe
0
1.1K
2.6K
209.2K
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
Maalesef AİHM usul kuralları konusunda oldukça katı bir yaklaşım benimsiyor. Bu nedenle hassas davranmak gerekiyor. Yasal düzenleme sürecini takip edilebilirsiniz ayrıca dosyanın durumuna göre yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılmasını da ayrıca değerlendirilebilirsiniz. Mutlaka avukatınızla bu konuyu değerlendirin.
Türkçe
0
0
0
29
Mustafa Uyanık
Mustafa Uyanık@Mustafa847211·
@LaleDemirka Selam, dosyam AİHM de usulden düşürüldü, Bu durumda yasal düzenlemeyi mi beklemeliyim. Teşekkürler
Türkçe
1
0
0
147
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
AİHM tarafından doğrudan sizin dosyanızla ilgili bir ihlal kararı verilmemişse, yargılamanın yenilenmesi başvurusu konusunda şu aşamada beklemek gerekir. Yasak kararı çok önemli bir hukuki dayanak ve emsal oluşturdu ancak otomatik yargılamanın yenilenmesi sonucu doğurmuyor. Prof. Dr. İzzet Özgenç hocanın Meclise yaptığı çağrıda da belirtildiği gibi AİHM kararı olmayan kişiler açısından yargılamanın yenilenmesi için yasal düzenleme ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle şimdilik yapılması gereken; süreci takip etmek, olası yasal düzenlemeyi beklemek ve dosyanızın özel durumunu da avukatınızla birlikte değerlendirmek olmalıdır.
Fatih Selim@SelimSlmftiih

@LaleDemirka İyi günler, benim dosyam uzun zaman önce yargıtaydan onaylandı ve infazı çekip yatıp çıktım. Bu durumda yeniden yargılanma talebim olur mu

Türkçe
13
49
176
17.4K
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@Mustafauslu3545 Başvuru süresi geçirilmiş olan dosyalarla ilgili olarak da yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapmayı deneyebilirsiniz. Aynı şekilde Yargıtay savcılığına da itiraz başvuru yapabilirsiniz. Süreyi kaçırdığınız için süreç bitti değerlendirmesi yapmayın ve gelişmeleri takip edin.
Türkçe
0
0
1
40
Mustafa Uslu
Mustafa Uslu@Mustafauslu3545·
@LaleDemirka 5.5 Yıl cezaevinde yattım. Avukatım anayasa mahkesi reddedildi. Avukatım AİHM başvuruyu kaçırdı ben nasıl bir yol izlemeliyim
Türkçe
1
0
0
61
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
AİHM’nin Yasak kararı doğrudan ceza yargılamasına ilişkin olmakla birlikte kararın ortaya koyduğu ilkeler, yalnızca ceza dosyalarıyla sınırlı değildir. İhraç kararlarının, ceza yargılamalarında kullanılan aynı varsayımlara, aynı aidiyet kabullerine veya suç teşkil etmeyen faaliyetlere dayandırıldığı durumlarda, Yasak kararının ihraç dosyaları bakımından da dikkate alınması gerekir.
Türkçe
1
15
33
398
ibrahim tüysüz
ibrahim tüysüz@ITuysuz7062·
@LaleDemirka Av. Hanım bu karar idari davaları nasıl etkileyecek. Bizlerinde dosyası BİM de yıllardır bekliyor
Türkçe
1
0
1
83
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@ssohbihs Dosya var mı bilemiyorum ama AİHM Yasak kararı tam olarak ankesör iddiaları için de geçerlidir.
Türkçe
1
0
2
235
BeHopeful
BeHopeful@ssohbihs·
@LaleDemirka Lale Hanım, ankesör davaları ile ilgili AİHM de herhangi bir dosya var mı bildiğiniz? Varsa durumu hakkında bilginiz varsa paylaşır mısınız?
Türkçe
1
0
1
236
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@mehmetA65198420 @cemre_birand2 Başvuru süresi geçirilmiş olan dosyalarla ilgili olarak da yargılamanın yenilenmesi başvusunu deneyebilirsiniz. Aynı şekilde Yargıtay savcılığına da başvuru yapabilirsiniz. Süreyi kaçırdığınız diye bütün imkanlar bitti diye düşünmeyin.
Türkçe
1
0
2
339
hürkuş
hürkuş@mehmetA65198420·
@LaleDemirka @cemre_birand2 Maalesef konuyu değerlendirecek avukat AYM ye başvuru süresini kaçırdı AİHM e de başvurmadı. Yazıklar olsun...
Türkçe
1
0
0
408
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@Konu_AnlatimTV Karar onama sonrasında yargıtay savcılığına itiraz yapılmadıysa öncelikle bu yola başvurun, ikinci olarak da yargılamanın yenilenmesi için başvuruyu deneyin. Dosya içeriğini bilmemekle birlikte Yasak kararı oğlunuzun dosyasına emsal olacaktır.
Türkçe
0
0
2
378
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@SelimSlmftiih Hiçbir şey bitmiş değil sadece usuli süreçleri iyi takip etmek gerekiyor. Ceza usul kanununda bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Şimdilik bu süreci bekleyin, farklı bir gelişme olursa elbet onu da duymuş olursunuz.
Türkçe
1
0
2
588
Fatih Selim
Fatih Selim@SelimSlmftiih·
@LaleDemirka Dosyam birebir aynı Yasak ile ve aihm usülen reddetti. Belge eksik bahanesi ile. Evrak elime gelene kadarda ilave süresi geçmiş olmuş oldu. Bu durumda yaşadıklarım yanıma kar mı kalmış olacak böylesine önemli bir karara rağmen
Türkçe
1
0
0
848
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@askresmigecidi Hiç zaman kaybetmeden Yargıtay Savcılığına başvuru yapın. Yargıtay savcılığından onama kararına itiraz etmesi isteniyor. Yasak kararı gerekçe yapılarak talepte bulunabilirsiniz. Muhakkak avukatınızla bu süreci takip edin.
Türkçe
1
0
1
432
Aybala🌾
Aybala🌾@askresmigecidi·
@LaleDemirka Onanmış üyelik cezası var. 2 evladım var ben ne yapmalıyım hiçbir çıkış yolu yok mu lütfen yardımcı olur musunuz
Türkçe
1
0
0
482
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
@Fylqs1 Hükümetten savunma istediyse henüz ihlal kararı verilmemiştir, hükümet savunması sonrasında size süre verilecek sonrasında karar verilecektir. Karar, kuvvetle muhtemel ihlal çıkacaktır ancak şimdilik o kararı beklemeniz gerekir.
Türkçe
1
0
0
403
Fatih Yalçın
Fatih Yalçın@Fylqs1·
@LaleDemirka Bana hak ihlali verdi ama kesinleşmedi hükümetten savunma istedi ben şimdi tekrar yargılanma için başvursam dikkate alır mı mahkeme
Türkçe
1
0
0
583
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
Yasak Kararı Ne Söylüyor? Yasak kararının verdiği hukuki ve yalın mesaj nettir: Ceza yargılamasında mahkûmiyet, varsayımla değil somut delille; aidiyet kabulüyle değil bireyselleştirilmiş gerekçeyle; geriye dönük geniş yorumla değil hukuki öngörülebilirlik ve kişisel kusurluluk ilkeleriyle kurulabilir. Bir yapıyla temas, o yapı içinde sorumluluk üstlenme, kod adı kullanma, irtibat kayıtları veya hiyerarşik ilişki iddiası ancak suçun maddi ve manevi unsurları somut biçimde ispatlandığında mahkûmiyete esas alınabilir. Özellikle örgüt üyeliği suçunda, kişinin örgütün suç veya terör amacını bildiği ve bu amaç doğrultusunda bilerek ve isteyerek hareket ettiği gösterilmeden mahkûmiyet kurulamaz. Yasak kararı mahkemelere şu temel yükümlülüğü yeniden göstermektedir: Bir kişinin mahkûm edilebilmesi için, yalnızca belirli bir çevreyle ilişkili olduğunun veya geçmişte bazı faaliyetlerde bulunduğunun gösterilmesi yeterli değildir. Mahkeme, kişinin hangi somut fiili, hangi kastla, hangi örgütsel amaç doğrultusunda gerçekleştirdiğini ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle suç olmayan faaliyetlerin, sonradan değişen siyasi ve yargısal iklim içinde geriye dönük olarak suç deliline dönüştürülmesi kabul edilemez. Hukuka uygun veya görünürde meşru faaliyetler, ancak kişinin suç işleme iradesini ve örgütsel amaçla hareket ettiğini gösteren somut, güçlü ve bireyselleştirilmiş delillerle birlikte anlam kazanabilir. Aksi hâlde mahkûmiyet, fiile değil kimliğe; delile değil kanaate, ceza hukukuna değil kolektif sorumluluk anlayışına dayanmış olur.
Türkçe
1
10
22
954
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
Benzer Dosyalar Bağlamında Yasak Kararı Yasak kararı özellikle devam eden yargılamalarda, istinaf ve temyiz başvurularında, bireysel başvurularda ve koşulları oluşmuşsa yargılamanın yenilenmesi taleplerinde ileri sürülmelidir. Ancak bu karar standart ve soyut bir atıf malzemesi şeklinde görülmemelidir. Her dosyada mahkûmiyet gerekçesi tek tek incelenmeli; isnat edilen fiillerin tarihi, fiillerin niteliği, kişinin kastı, delillerin bireyselliği ve mahkemenin manevi unsura ilişkin gerekçesi Yasak kararı ölçütleriyle karşılaştırılmalıdır. Aksi hâlde kararın iç hukukta gerçek etkisi ortaya çıkmaz. Bu çerçevede savunma makamı bakımından temel sorular şunlardır: Mahkeme, müvekkilin örgütün terör niteliğini bildiğini gerçekten tartışmış mıdır? Bu bilgi hangi somut delile dayandırılmıştır? Müvekkilin yapı içindeki konumu, örgütün stratejik veya şiddetle bağlantılı faaliyetleriyle nasıl ilişkilendirilmiştir? İsnat edilen fiillerin işlendiği dönem bakımından kast nasıl kurulmuştur? Mahkeme, “örgüt üyeliği” sonucuna giderken yalnızca fiilleri mi sıralamıştır, yoksa bu fiillerden manevi unsurun nasıl çıkarıldığını da açıklamış mıdır? Eğer mahkûmiyet, kişinin yapı içindeki konumuna, geçmiş faaliyetlerine, irtibatlarına veya belirli delil kategorilerine dayanıyor; ancak bu delillerin suçun manevi unsurunu nasıl ispatladığı somut biçimde açıklanmıyorsa, Yasak kararı doğrudan ileri sürülebilecek güçlü bir hukuki dayanak sunmaktadır.
Türkçe
2
8
22
1.2K
Av. Lale Demirkaya
Av. Lale Demirkaya@LaleDemirka·
AİHM’nin Yasak Kararı: Örgüt Üyeliği Yargılamalarında Manevi Unsur, Kanunilik ve Öngörülebilirlik AİHM Büyük Dairesi, 5 Mayıs 2026 tarihli Şaban Yasak v. Türkiye kararında, başvurucunun TCK m. 314/2 kapsamında silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilmesi bakımından AİHS’nin 7. maddesinin, Çorum Cezaevi’ndeki tutulma koşulları bakımından ise AİHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Kararın özellikle 7. madde yönünden yaptığı değerlendirme, örgüt üyeliği yargılamalarında manevi unsurun, kişisel kusurluluğun ve bireyselleştirilmiş sorumluluğun nasıl ele alınması gerektiği bakımından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. Başvuru, başvurucunun geçmiş dönemde belirli bir yapı içinde yer aldığı, öğrenci yapılanması içerisinde sorumluluk üstlendiği, kod adı kullandığı, bazı kişilerle irtibat kurduğu ve bu hususların tanık beyanları ile HTS kayıtları gibi delillerle desteklendiği kabul edilerek silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilmesine ilişkindir. Büyük Daire, başvurucunun üzerine atılı fiilleri gerçekleştirdiği varsayımı üzerinden inceleme yapmakla birlikte, yerel mahkemelerin örgüt üyeliği suçunun manevi unsurunu yeterli şekilde ortaya koymadığı sonucuna ulaşmıştır. Bir başka ifadeyle Mahkeme, başvurucunun örgütün terör niteliğini, şiddet yöntemlerini ve amaçlarını bildiğinin; buna rağmen bu yapıya bilerek ve isteyerek katıldığının bireysel sorumluluk ilkesi çerçevesinde ispat edilemediğini tespit etmiştir. Kararın ceza yargılamaları bakımından asıl önemi de buradadır. Yasak kararı, kanunilik ilkesi kapsamında yalnızca suçun öngörülebilirliğine cevap aramamış, daha derine inerek “bu suç bakımından gerekli kast gerçekten ortaya konuldu mu?” sorusuna odaklanmıştır. (§§ 201-203, 211-213)
Türkçe
4
113
242
7.7K