mtnbl
1.4K posts





Yeliz Hanım; Bizi bu topraklarda bilenler bin yıldır biliyor, siz rahat olun. Milletimiz asıl sizi ve sendikanızı tanıyamıyor. İslamın sancaktarlığını yapmış bir milletin torunları, nasıl olur da dinine, değerlerine bu kadar yabancılaşır, düşman olur diye soruyor sizi görenler. Toplum sizi aştı, söylemleriniz tükendi. Avukat, savcı, hakim, infaz memuru kısaca herşey olduğunuz günler geride kaldı. Açık söylüyorum buradan size bir ekmek çıkmaz, boşuna okulların huzurunu kaçırmayın! Yargıya mudahale ediliyor diye yaptığınız tam da bu. "Kız öğrencilerin şikayet ettiği" ibaresiyle ne anlatıyorsunuz aklınızca? Kız öğrencilerin şikayetini, üyeniz bayan müdür yardımcısı organize ettiği için mi size daha anlamlı geldi acaba, merak ettim doğrusu? Ramazan Hoca şimdi sebest bırakıldı, kelepçe ile götürülür ve tutuklanırken hukuk güzel, serbest bırakılırsa müdahale mi oluyor? Sevsinler sizin hukuk anlayışınızı! Şimdi yeni başlıyoruz. Münferit olayları kullanarak, çarpıtarak sendikacılık yapmayı ahlaken nasıl izah ediyorsunuz bilemiyorum ancak aynı yoldan biz de gidersek sorumlusu siz olacaksınız. Çünkü haddi fazlasıyla aştınız, bilesiniz. MESEM, ÇEDES, İHL, Seçmeli Dersler, TYMM, ÖMK... Gündeminiz bu kadar, bunlar olmasaydı ne yapacaktınız Allah aşkına? Size mi soracağız, siz kimsiniz? Çeşitli kanun ve yortuların arkasında, başını kuma gömmüş deve kuşu gibi duruyorsunuz. Sizi görüyoruz.


***RAMAZAN HOCA OLAYININ ARKA PLANI*** Manisa'da üyemiz Ramazan Avuşmak'ın tutuklanması ile ilgili süreci, başından itibaren takip ettik ve sendika olarak öğretmenimizin sınıfına, öğrencilerine kavuşacağı güne kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Özel çaba ve işgüzarlıkla başlatılan adli ve idari sürecin, artık cibilliyetlerini çok iyi bildiğimiz belli mihraklar tarafından hukuk çerçevesinden çıkarılarak, bir linç kampanyasına dönüşmemesi için sabırla ve özenle hareket ettik. Ancak daha önce benzer bir çok olayda gördüğümüz gibi burada da Eğitim İş sendikasının yerine göre savcı, hakim veya müfettiş rolüne büründüğüne, okuldaki işgüzar üyelerini de cürmüne alet ederek iddianame hazırladığına, yargıladığına, soruşturduğuna ve infaz ettiğine şahit olduk. Beyler durun bakalım! Biz daha bir cümle kurmadan bu telaşınızın sebebi nedir? Kumpasçı üyeniz deşifre olmuş, güvenliği yokmuş vs. Hem her türlü kumpası kuruyor hem de aklınızca önlem alıyorsunuz. Bunu yaparken de bir şehri zan altında bırakıyorsunuz. Başından beri olup bitenlerin tamamını çalışıyor, not ediyor ve belgelendiriyoruz. Bütün gizem bir öğrencinin şikayetinin, sınıfın tamamının şikayetine nasıl dönüştüğünde düğümleniyor. Aslında filmi biraz geriye sardığımızda herşey ayan beyan ortaya saçılıyor. Eğitim İş'in derdi eğitim, okullar, öğrenciler, vatan, millet, ülke vs. değil. Varsa yoksa milli ve manevi değerlere düşmanlık. Hikaye şudur, bu yıl okullarda yaşanan Ramazan etkinlikleri bunların kimyalarını bozdu, korktular, tedirgin oldular. Zeminleri kaydı, kökleri kurudu. Aradılar, bütün örgüt pusuya yattılar, geçen yıl Bursa'da yaptıkları gibi bu sefer Manisa'da bayatlamış filmi vizyona sürdüler. Bırakın bu eski numaraları, toplum laiklik vs. tartışmalarını çok geride bıraktı. Okullar artık eğitimi, bilimi, teknolojiyi konuşuyor, üretiyor. Siz madem bu kadar vatanseversiniz, tam zamanı, şimdi açıklayın size inansın kamuoyu. Diyarbakır annelerini ziyaret eden üyelerinizi sendikanızdan neden attınız? Bu eyleminizle kime destek olmuştunuz acaba? Biz Ramazan hocamızın yanındayız. Onun kelepçeyle götürüldüğü o görüntüleri asla doğru bulmuyoruz. Öğretmen davet edildiğinde gider, sorulara cevap verir diyoruz. Ortada tutuklu yargılanmayı gerektiren bir durum yoktur diyoruz. Gerekli hukuki süreçler işletiliyor, en kısa zaman içinde hak yerini bulacak ve Ramazan hocamız görevinin başına dönecektir. O gün geldiğinde, bugün bir kaşık suda fırtına koparanlar bakalım özür dileme erdemini gösterebilecek mi? Yeri gelmişken uyaralım; üyemiz olsun olmasın idareci ve öğretmenlerim, okulunuzda Eğitim İş üyesi birileri varsa dikkat edin, takip ediliyorsunuz. En küçük bir olayda merkeze bildiriliyorsunuz. Bunlarda dostça uyarı yok, meslek dayanışması yok, pusu var, çarpıtma var, şikayet etme var. Daha da üzücü olan bu kirli ve karanlık işleri sendikacılık zanneden köhne ve jakoben bir azınlık var ortada. Dünya değişiyor bunlar körleşiyor. Herkes konuştu, biz dersimizi çalıştık. Şimdi bizi takip edin, bilgilendirmeye devam edeceğiz.








"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopayla..." #BursaNutkuYargılanamaz #ÖzkanRonaYalnızDeğildir

BURSA NUTKU YARGILANAMAZ! Laiklik Meclisi Sözcülerimizden, Eğitimiş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona (@ozkanrona) nezdinde Mustafa Kemal Atatürk'ün Bursa Nutku'nu yargılamaya çalıştıkları davanın karar duruşmasında Bursa Adliyesinde olacağız. Bütün üye ve dostlarımızı Bursa Nutku'na sahip çıkmak üzere 5 Aralık Cuma günü saat 09.00'da Bursa Adliyesine çağırıyoruz.











