Muhammed yılmaz
373 posts











🗣️ Yusuf Kaplan: "Batılıların korkulu rüyası Ehl-i Sünnet’tir, Şia değil. İslâm’ın düşmanları Şia ile ittifak yaparak veya Şia’nın önünü açarak İslâm’ın önünü tıkamaya çalışıyorlar. Şiilerin devlet kurmasına izin verdiler, ama Sünniliğin iki kalesi Türkiye ile Mısır’a darbe üstüne darbe yapıyorlar! Mısır, darbelerle esir alınmıştır, Türkiye de laiklikle mankurtlaştırılarak Batı hegemonyası önünde tehlike olmaktan uzaklaştırılmıştır. Ama Türkiye laiklikle teslim alınsa da, Türkiye’nin ruhu, Ehl-i Sünnet iradesi ve kudreti yok edilememiştir."


Israel kidnapped a one year old child and, for ten hours, burned the child with cigarettes right in front of the father, and drove nails into the child's feet. Osama Abu Nassar was near the border east of Al-Maghazi when Israeli soldiers opened fire. A quadcopter drone forced him to leave his 18-month-old son Karim on the ground and walk toward the checkpoint, where he was stripped and detained. Soldiers then brought the child. According to witnesses and the medical report, they burned Karim's leg with cigarettes and drove a metal nail into his foot. Karim was released after 10 hours through the Red Cross. His father is still detained. The family is calling on international institutions to intervene for his release so he can continue his psychological treatment, which he was already receiving before any of this happened. This is not an accusation. It is a medical report and eyewitness testimony about a toddler. Via- Mohammed Aabed.



HORRIFIC night in the West Bank. Israeli settlers are attacking more than nine Palestinian villages and cities now, including Bethlehem, setting cars and homes on fire and attempting to burn families alive.



Şimdi, ilginç, teknik ve ibretlik bir okuma yapalım. Kategorize etmeden, fotoğrafı biraz daha yakınlaştırarak, rikkatinizi istirham edeceğim. Daha cümleye girişteki yargılama hatta saldırıya bakar mısınız ? Kendisi gibi düşünmeyen ve cümle kuran herkes "Mezhepçiliği körüklemek için" var. Bu, aslında tam olarak İran manipülatörlerinin yaptığı bir tarz. Devam ediyor, Adeta, tanrısal konumdan başladığı yargılarını "dağıtmaya" devam ediyor. "Getirilen argüman zaten çok zayıf da. Ama aslında bu dostların Kerbela olayını da bilmediğini gösteriyor bu sohbet." Sadece 3 cümledeki kibir, tahkir, hakikat ötesi hakikat kesinliğinde hüküm sahibi mood, neler dedirtiyor sayın Doko'ya. Hazret devam ediyor, "halife Hz. Ömer olduğunu nereden çıkarmış bu arkadaşlar." İlk twitinde toplam 17 cümle var, 17 cümlenin tamamında, sadece Bekir Develi ve Furkan Erten'e değil, onlarca gazeteci - yazar - anlatıcı - şahsım da dahil olmak üzere, on binler, yüzbinler, milyonlarca kişiye, evet 17 cümlesinin tamamında, "mezhep körükleyicileri, bilmiyorlar" ile başlayıp, farisî meddahlara özgü duygu labirentlerinde istismarlar yaparak, cümleleri cut kurgu ile birbirine bağlıyor ve finali yaparken, yazısınının girişindeki Tanrı koltuğuna oturup son pozunu keserek bir daha nakarat ediyor; "100'lerce mezar taşına Ömer ismini yazdıran siyonistler İran'ı bombalayıp çocuk öldürürken mezhepçiliği körüklemeyeceğiz." Bu twiti, 300 binden fazla görüntülenme alıyor Enis Doko'nun ** Sonra ilginç bir şey oluyor. Doko, "konuya daha hakim hocalarının, dostlarının" yönlendirmesi ile "hatalı" olduğunu kabul ediyor, özür diliyor. 300 binden fazla zihni kirlettiği, yanılttığı o twitindeki tanrısal yargı dağıtan kişi gitmiş, "hata, hüsnü zan, haddi aşmak" gibi ifadeler gelmiş bu kez. "Haddimi aştım" twitinin kilit cümlesi şu aslında. "Ben bugüne kadar hep sadece felsefeci İranlılarla muhattap oldum. Sağlıklı bir örnekleme sahip değilim." Hazret, meğer bugüne dek meğer hep "felsefeci İranlılarla muhatap" olmuşmuş, o sebeple imiş.. "Haddini aştığını" yazarak, tanrısal hükümlerle yeni leviathan yazar eda ile konuşan kişiden, kimsenin sesini duymaması için kendi kendine konuşan bir "iranlı felsefecilerle muhatap olur gibi" sessiz sessiz kendine konuştuğu o metni, ben bu twiti yazarken 23 bin küsür kişi görüntülemiş idi, gün geçtiğinde muhtemelen en fazla 40 bin olacaktır .. ** Ben, şahsen, bin türlü yönü ile, binlerce içerik, cümle, bağlam, kişi, metin, iş, süreç ile beraber, "anlatı" kurmak - yıkmak - inşa etmek - bütünlemek için yaşarım. En az 20 yıldır, Tv kanalı, kurumlar, programlar, süreçler, isimler, siteler, hesaplar yönettiğim, misafir ettiğim, davet ettiğim, ettirdiğim, önerdiğim.. yıllar boyunca, yüzlerce ismi belirlerken ve onlarca isme, 1 kez bile yer vermezken, alan açmaz iken, onlarca kriterim olur idi, hiç bir zaman şahsi, bireysel tercihlerim değil, kamu hakikati adına, kitlesel anlatıya zarar vereceğini düşündüğüm 1 insana dahî yer vermemeye Allah şahittir (evet itiraftır)) gayret ettim, ediyorum. İnsanların, yazarların, ilgili kişilerin bir çok metnini okuduktan, izledikten, dinledikten sonraki, zihin örgüsünü, atıflarını tanıdıktan sonra, emin olun, artık zihin artık "tabula rasa" gibi, tertemiz bir bakış açısına sahip oluyor, Enis Doko da bende yaklaşık olarak burada idi açıkçası yıllardan bu yana kamusal varlığı, üretimleri ile.. Dosttan öte dostum, kardeşim, yoldaşım olan sevgili Ersin Çelik, eski programına misafir aldığında da şaşırmış, üzülmüştüm, ne yalan söyleyeyim yadırgamıştım dostumu, beni bağışlasın ilk kez burda yazıyorum, çünkü, sizi seven, takdir, takip eden, referans gören binlerce gencin zihninde, artık, o kişiyi de refere etmiş, kitlesel halka sağlamış oluyorsunuz. Bir başka dijital mecradaki yayınları ile de bu kitlesellik daha da genişledi, "takdir" böyledir, bize nedir, o başkadır.. Sadece şu kadarını kaydedeyim, dijital medyadaki benzer bazı isimlerin de maalesef bazı siteler, platformda özellikle yazdıkları yazılarla kamusallık - meşruiyet kazandıklarını, benzer zehirlerle genişlediklerini, ıstırapla görüyorum. Nihayetinde, "Felsefeci İranlılarla muhattap" olarak sahili selamette kalana rast gelmedik, uzun yoldan geldik, uzun yola devam ettik, bu da böyle bir bûselik.. İyi bayramlar nitekim 🍀


“Birine kızdığımızda ona Ömer diyerek hakaret ederiz.” 🔴Gazeteci Furkan Erten, İran’da yaşadığı olayı aktardı.

İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin resmi sayısı 1 milyonu geçti









