Yalçın Murgul@NMurgul
FATMA GİRİK’İN KARTAL İLE DÖVÜŞTÜĞÜ SAHNE, ZAGOR ÇİZGİ ROMANINDAN MI ALINDI?
Orhan Elmas’ın yönettiği 1969 yapımı Boş Beşik filminin en hatırlanan bölümü, Fatma Girik’in bebeğini kaçırıp yiyen kartalın yuvasına kadar tırmanıp onunla dövüştüğü sahnedir. Filmin senaryosunda Boş Beşik efsanesi ve Necati Cumalı’nın 1949’da tamamladığı aynı isimli oyunundan esinlenildiği söylense de ne Boş Beşik halk hikayesinin çeşitli derlemelerinde ne de Necati Cumalı’nın oyununda böyle bir bölüm bulunmaktadır.
Boş Beşik’teki sahnenin asıl esin kaynağı, sinemanın ilk büyük dehalarından David W. Griffith’in başrolünde yer aldığı, 1908 yapımı ve yaklaşık 7 dakikalık Rescued from an Eagle’s Nest filmidir. Filmde bir kartalın bebeği kaçırması üzerine Griffith’in de aralarında bulunduğu bir grup insan kartalın yuvasına tırmanır; Griffith kartalla yerde boğuşarak onu öldürür ve bebeği kurtarır (film hem Wikipedia’dan hem de YouTube’dan izlenebilir). Konu açısından bu kısa film, Fatma Girik’in kartalla dövüşme sahnesiyle büyük ölçüde örtüşse de, Boş Beşik’teki “kartalı öldürme” sekansının esas benzeştiği anlar, Zagor’un bir macerasının içindedir.
Fatma Girik’in kartalla boğuşma sahnesi, Bepi Vigna’nın yazdığı, Gaetano Cassaro’nun çizimlerini yaptığı, Zagor’un Şeytanın Adamları macerasındaki bir bölümle, aşağıdaki resimlerde de görüleceği üzere kare kare büyük benzerlikler gösterir. Macerada, Kızılderili şefi adayı Üç Ay, şef olabilmek için çıplak elle dağdaki kartalı yakalayıp Kızılderili kampına götürmek ister ve ve dev kartalla amansız bir mücadeleye girişir. Boş Beşik’teki sahnede de tıpkı bu maceradaki karelerde olduğu gibi Fatma Girik kartalın (gerçekte tahnit edilmiş bir akbabanın) bacağından tutar, onunla yüz yüze savaşır. Filmde kartalın gagasının Fatma Girik’in yüzüne yaklaşması, Fatma Girik’in aynı Kızılderili Üç Ay gibi kartalı hem boynundan hem de ayağından yakaladığı anda arkadaki uçurumu farketmesi ve şaşkınlık yaşaması, ikisinin birlikte uçurumdan düşmesi ve düştükleri noktada üst üste gelerek ölmeleri, Zagor’daki sahne kareleriyle neredeyse birebir uyum içindedir. Fatma Girik, Boş Beşik filmindeki bu sahnenin aurasının üzerine oturmasından mıdır nedendir bilinmez, bu filmden sonra beyazperdede giderek yırtıcılaşmıştır.
Zagor çizgi roman serisi, 1960’larda Türkiye’de büyük bir popülarite yakalamıştı ve bunun neticesinde 1971’de Levent Çakır’ın başrolünde oynadığı, Zagor Kara Bela ve Zagor Kara Korsanın Hazineleri filmleri çekilmişti ( Mehmet Aslan’ın yönettiği 1970 yapımı Zagor filminde ilginçtir ki Zagor yoktur). Hatta Zagor’un yaratıcısı Gallieno Ferri, 2010’da ziyaret ettiği İstanbul’da Levent Çakır’la tanışma fırsatı bulmuştu. 1960’lardan itibaren Türk sinemasında kendine özgü bir kolajlama yeteneği ve yaratıcılık biçiminin belirginleştiği göz önüne alındığında, ikonik sahnelerde beklenmedik kaynaklardan yararlanılmış olması şaşırtıcı değildir.
( Boş Beşik filmindeki sahne, birkaç nesli çok rahatsız ettiği için ilgili videoyu bu gönderiye iliştirmedim.)