Alaybeg(Yeni Hesap)
6.8K posts








Alevi bir yurttaş olarak, Senden Utanıyorum. Yazıklar olsun sana Nokta

Baktım ki hakkımda bir kampanya oluşturuluyor: Anlaşılıyor ki konuşmanın sadece bir bölümünü alıp ve onu saçma sapan bir yorumla “darbe” ile kirletmeye çalışıyorlar. O zaman tekrar açıklayayım ki herkes doğruyu bilsin. Ne darbesi; ne iması… İma ile yorum ile bu kadar ağır hakaret kim yapabilir? Hangi kişi ve/veya kurum darbe imasında bulunabilir? Hele Halktv… Sürekli bu konudaki hassasiyetini belirten bir kurum olarak buna müsaade edebilir mi? Kurumun en hassas olduğu konu tam da budur. “Halktv’de darbe iması” başlıkları kuruma yapılmış en büyük haksızlık olur. Hemen ekleyeyim: Yok eğer burada hedef HALKTV ise (ki kampanyada kullanılan dil “Haltv’de” diye başlıyor) ben açık açık ilan ederim: “Hiç tereddüt etmeden benim üzerimden hiçbir kurumun yıpratılmasına müsaade etmem ve HalktV’den ayrılırım”. Zaten muhalefetin nefes alacak alanları bu kadar kısılmışken o toplumun o nefesinin benim üzerimden kısılmasına da müsaade etmem. Ben irademi açık açık söylüyorum… Gelelim kendi payıma… Askeri darbeyi zaten kim aklının ucuna getirebilir. 17-25 Aralık Yargı Darbesinde en önde durdum. 15 Temmuz keza aynı. 367 Kararına ve de 27 Nisan Muhtırasına… Açın TGRT arşivini; açın TVNET arşivini; açın TV24 arşivini… Şu anda yapılmak istenen kampanya adeta deli saçması gibi bir şey. Ömrünü darbenin en küçük ihtimaline karşı vermiş bir insanın yorumla darbe iması gibi kirletilmesi en akla mantığa aykırı şey olduğunu anlamak bu kadar mı zor. Bugün söylediğim konu zaten programda konuştuğumuz ve gazete manşetlerindeki konu: Ülkedeki uygulamaların demokrasiden uzaklaşması meselesi. Gazete manşetlerinden vereyim: Cumhuriyet “DEMOKRASİYE MUTLAK DARBE” Karar “DEMOKRASİYE KAYYUM” BirGün “DARBEYE KARŞI DİRENİŞ” Manşetleri ile çıktı. Yani eğer bugün konuşmalarım yorumlanacak ise demokrasiye darbe yapıldığı şeklinde yorumlanır. Zaten açık açık söylediğim de budur. Programın ilerleyen bölümlerinde defalarca 76 yıl geriye gidip “AÇIK OY-GİZLİ SAYIM” sistemini hatırlatan bir duruma gidişi anlattık. Konu gazete manşetlerine de taşınmış olan DEMOKRASİ’nin yara almasıdır. Programı baştan sona izleyin ve konu bütünlüğünün ne olduğunu net şekilde görürsünüz. Bütün darbelere karşı dimdik duran bir kişiyi darbe iması ile suçlamaya çalışmak sanırım başka bir akıl tutulması olsa gerek. Veya başka şeylerin üstünün örtülmesi. Elbette darbeye nasıl karşı durduysam demokrasinin özü olan seçme-seçimle hakkı gibi en temel İNSAN ÖZGÜRLÜĞÜ değerlerine de sahip çıkacağım. Demokrasiye, hukuka sahip çıkmaya devam edeceğim. Bunu kendim için değil; ÜLKEM için VATANIM için yapacağım. Evlatlarım için yapacağım. Bu ülkem için mücadelemi hiç bırakmayacağım. Bunu da net şekilde ilan ederim






Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum. Biz bir aradayız! 🇹🇷





Karşı Devrim’e Direneceğiz! Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen mutlak butlan kararını tanımıyoruz. Parti Meclisimiz konuyu detaylıca değerlendirmek üzere bu akşam olağanüstü toplanacaktır.














