Ömer Faruk Günenç retweetledi
Ömer Faruk Günenç
1.1K posts

Ömer Faruk Günenç
@OFGunenc
Bolu Abant İzzet Baysal University, Department of Architecture
Bolu, Türkiye Katılım Eylül 2016
216 Takip Edilen270 Takipçiler
Ömer Faruk Günenç retweetledi

Formations of the Secular: Christianity, Islam, Modernity
Talal Asad, Stanford Univ Pr, 2003
PDF 🎯
archive.org/download/Talal…
archive.org/details/TalalA…

English
Ömer Faruk Günenç retweetledi

📢 11. KENT ARAŞTIRMALARI KONGRE ÇAĞRISI!
🌍 Ana Tema: İklim Değişikliğine Dirençli Kentler
Kentler, iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedildiği, aynı zamanda uyum, dönüşüm ve dirençlilik kapasitesinin üretildiği kritik mekânlardır. Sizi artan afet riskleri, ekolojik kırılganlıklar ve toplumsal eşitsizlikler karşısında kentleri yeniden düşünmeye davet ediyoruz.
💻 Katılım Formatı
Kongremiz bu yıl hibrit formatta düzenlenecek olup, katılımcılar yüz yüze veya çevrimiçi olarak kongreye dahil olabilecektir.
📍Tarih & Yer
12–13–14 Ekim 2026
Tepav, Ankara / Türkiye
📅 Kongre Takvimi
• Özet Gönderimi Son Tarih: 29 Haziran 2026
• Değerlendirme Sonuçları: 27 Temmuz 2026
• Son Kayıt Tarihi: 7 Eylül 2026
• Program İlanı: 14 Eylül 2026
🎯 Akademisyenleri, araştırmacıları, yerel yöneticileri, kentleşme aktörlerini ve tüm paydaşları iklim krizine karşı dirençli kentler için birlikte düşünmeye, üretmeye ve tartışmaya davet ediyoruz.
🔗 Detaylı bilgi ve başvuru:
kentarastirmalari.org/icus2026/
#COP31 #ICUS2026 #KentAraştırmalarıKongresi #ResilientCities #İklimDeğişikliği #DirençliKentler #UrbanStudies #SürdürülebilirKentler

Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

Son zamanların en önemli gündemlerinden biri “doğum oranlarının düşmesi.” Ama biraz derine inince karşımıza çıkan asıl mesele bence şu: ev hanımlığı.
Bir çalışma vesilesiyle bir süredir bu kavram üzerine düşünüyorum ve fark ettiğim şey şu: “Ev hanımı”na dair olumlu bir temsil neredeyse yok. Ne medyada ne edebiyatta kayda değer bir olumlu temsil dikkat çekmiyor.
Ev hanımlığı bugün bir gösterge gibi çalışıyor: ekonomik bağımlılığın, düşük statünün ve “gelenekselliğin” göstergesi. Daha da önemlisi, hissettirdiği şey, tabiri caizse Hindistan kast sistemindeki Dalitler’e tekabül ediyor. Toplumsal olarak gerekli ama sembolik olarak değersiz görülen bir alan. Elbette bu birebir bir eşitleme değil, bir analoji.
Bu değersizleştirme çok eski değil. Özellikle Y kuşağı sonrası belirginleşiyor. Kadının evde kalmayı, yemeğini yapmayı ve çocuklarını bizzat büyütmeyi tercih etmesi ise giderek daha fazla değersizleştirilen bir konuma yerleştiriliyor.
Bu değersizleştirme Althusserci bir okumayla ideolojik aygıtlar aracılığıyla sistematik biçimde üretilir. Medya ise bireyleri bu konum içinde “çağırarak” ev hanımlığını belirli anlamlarla özdeşleştirir. Bugün bu üretilme ve özdeşleştirme daha sinsi bir seviyede yapılıyor kanaatimce.
Ev hanımı, kendini ailesine adamış, dış dünyada iddiası olmayan, varsa bile ancak kocasının imkânlarıyla var olabilen biri olarak çiziliyor. Peki “entelektüel ev hanımı” nerede? Okuyan, yazan, düşünen ama evinde kalmayı tercih eden bir kadın neden görünmez?
Gündelik etkileşimler içinde ise bu değersizleştirme, mikro-işaretler aracılığıyla gerçekleşir. Bazen bir bakış, bazen kısa bir “hımm” bu anlamı yeniden üretmeye yeter.
Ev hanımlığına dair söylemler esasen bir sembolik şizofreni de üretiyor. Nasıl? Bir yandan “annelik kutsaldır” diyerek yüceltiliyor, diğer yandan modern rasyonalite içinde değersizleştiriliyor.
Daha dikkat çekici olan ise şu: Bu bakış yalnızca modern dünyaya tam adaptasyon iddiasındaki seküler kesime özgü değil. Bu kodlanma, en dindarından en gelenekseline kadar geniş bir kesimi içine almış durumda. Hatta sahada, dindar ve geleneksel kimliğiyle bilinen bir grubu bizzat çalışmış biri olarak şunu söyleyebilirim. Ev hanımlığı kategorisine en güçlü biçimde sahip çıkması beklenen bir çevrede bile bu durum açıkça görülüyor. “Ben ev hanımıyım”veya “Eşim ev hanımı” cümlesi neredeyse hiç tek başına kurulmaz. Hep bir “ama” ile gelir. “Ev hanımı ama çok çalışıyor”, “ama boş değil”, “ama lise/üniversite mezunu”,“ama aslında çalışan kadından daha çok yoruluyor…” Yani kimse sadece şunu rahatça söyleyemez: “Ev hanımıyım.”
Belki de bu yüzden doğum oranlarının düşmesini sadece demografik bir mesele olarak değil, ev hanımlığının değersizleşmesiyle birlikte düşünmek gerekir.
Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

TTK'nın abone olduğu pek çok veri tabanı ve e-kitaplara uzaktan erişmek için ttk.gov.tr/kutuphane/ adresine girin ve Kütüphane Kaynaklarına Uzaktan Erişim menüsüne tıklayarak buradaki talimatlara göre ilerleyin...

Türk Tarih Kurumu@ttkgovtr
Kurumumuz, kütüphane koleksiyonunu e-kaynaklarla zenginleştirmeye devam ediyor. Taylor & Francis e-kitap koleksiyonundan yaklaşık 14 bin kaynağın eklenmesiyle araştırmacıların hizmetine sunulan e-kaynak sayısı 20 bine ulaştı. E- kaynak koleksiyonumuza erişmek için: ttk.gov.tr/ttk-veri-taban… #TTKkütüphanesi
Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

🌿 Ahmet Erdem Tozoğlu ile “Demiryolu ve Kent: 19. Yüzyılda Osmanlı Balkan Şehirlerinin Mekânsal Değişimi” üzerine konuşacağız.
👉🏻 tinyurl.com/3rsvzx7n

Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

Tüm metni tek gönderide toplamayı seçtim, karışık olmuştu biraz. 🔽
Akademideki maaş sorunu tüm cumhuriyet tarihinde büyük kriz alanı. Kısmi iyileşme sağlanan birkaç dönem hariç (1965-1973, 2014-2018) akademisyenler her zaman "sınırda" bir meslek grubu olarak bırakılmış. Maliye Bakanlığı yüksek bürokrasisinde bu konuda bir uzlaşı olduğu anlaşılıyor.
Alman 18. yy. siyasal iktisatçı Johan Justi akademinin maaşlarının çok yüksek tutulmaması gerektiğini "orta seviye maaş, törensel onurlandırma" ilkesiyle şöyle formüle etmiş: "bilge bir bakan, akademisyenleri kibirleri üzerinden yönetir." Kralın "lütufkar bir kabulü" veya "kısa bir sohbet hazineden çıkan büyük paralardan çok daha etkili olabilir"
Akademi maaşlarının orta seviyede tutulması tarihsel olarak kamu maliyecileri ile siyasetçilerin güçlü uzlaşı alanlarından biri. Maaşın zorunlu ders karşılığı (10 saat) ile garanti altına alınması da devletin temelde üniversiteden eğitim beklentisiyle bağlantılı bir politikası. Ayrıca araştırmanın da sıralamadaki yerini gösterir.
Günümüzdeki durumda ise krizler iç içe geçiyor: yükseköğretimin yaşadığı depresyon, yapay zekanın ortaya çıkardığı belirsizlikler üniversitenin değerini tartışmaya açıyor. Üniversite tüm büyük inovasyonların kaynağı olsa da piyasa başarı anlatılarını hi-jack etmede usta...
Akademisyenlerin saygın maaş beklentisi birçoğu da ironik olarak kendi mensubu olan kişiler tarafından mugalataya boğuluyor. Bu semptomun kaynağı da akademinin içindeki hayal kırıklıkları, kişilik çatışmalarıyla bağlantılı.
Akademi modern çağda itibar, saygınlık, bilgiye ve öğrenci yetiştirmeye adanma gibi idealist temeller üzerine inşa edilmiş.
Bildung idealini çökerten ne olduğunu henüz kimsenin tanımlayamadığı Amerikan "mükemmeliyetçiliği" öğrenciyi müşteriye ve hocayı satıcıya dönüştürerek büyük bir yabancılaşma yarattı. Akademisyenlerin önemli bir kısmı ruhen Bildung idealine bağlı olsa da, yönetim kademeleri işletmeciliğin özel dillerinde konuşuyor.
Hocalar maaş iyileştirmesi istemeyi bu yüzden zul sayarlar. Hocanın para konuşması ayıptır. Piyasadaki en ucuz emek hoca emeğidir. Her yere konuşmaya giderler, sohbet ederler. Konuşmaya hazırlanmaya en az yarım gün hazırlık yapılır. Para için gidilmez, bilginin paylaşımının hazzı için gidilir. Biri tutup para verirse bir zarfa 2bin lira konup cebinize sıkıştırılmaya çalışılır, utanırsınız, almak istemezsiniz ısrar ederler, 'size layık değil ama' diyerek (1 saat lise özel ders 4000 lira).
Özetle akademinin geçim derdini Bourdieu'nün dediği gibi formüle edersek, anti-ekonomik mantığa göre kurulmuş akademik alan itibar için yapılandırılmıştır: Nesiller emanet edilir, kültürü koruma vazifesinin merkezidir, inovasyon da yapmalıdır, topluma hizmet üç esas misyonundan biridir, araştırma, yayın, proje yapmalıdır, okulun idari işleyişini yürütmelidir, iyi ve güncel bir eğitim vermelidir vb. Modern dünyada tüm bu görev listesinin benzerini üstlenen kurum yoktur, olamaz da.
O nedenle akademinin ilk sorunu geçim değil, hak ettiği saygınlıkla ele alınmamasıdır.
Üniversitelerimiz uluslararası sıralamalara girdiğinde duyulan kıvanç anlamlı. Hocalarının önemli bir kısmının, özellikle İstanbul'da, açlık sınırında yaşadığı gerçeği ile birlikte kıvanmak lazım. Üniversite az imkanla büyük başarılar elde edebilen bir kurumdur...
Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

📘 Yeni kitap!
Kentsel Ulaşımda Erişilebilirlik: Engelleri Anlamak, Engelleyeni Bulmak
Cihan Erçetin
Erişilebilirlik yalnızca fiziksel değil; toplumsal ve yönetsel tercihlerin de bir sonucudur.
⤵️
kitapyurdu.com/kitap/kentsel-…

Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

📚 Yeni kitap!
Kentsel Tasarım: Kuram, Uygulama, Eğitim
Editör: Şebnem Önal Hoşkara
Kentsel tasarımın kuramsal ve uygulamalı yönlerine kapsamlı bir bakış.
#KentselTasarım #Şehircilik #İdealkent
⤵
kitapyurdu.com/kitap/kentsel-…


Türkçe

@GalatasaraySK Coca Cola sponsorluğunu kabul etmeyiniz. Zulme ortak olmayınız. Mazlumun yanında, zalimin karşısında durun. Evlatlarını kaybetmiş bir Gazzeli annenin feryadı size ulaşmadı mı?
Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

🍀 2025 Güz dönemi seminer kayıtları başladı!
📌 71 oturumdan oluşan, farklı disiplinlerden 20 seminer sizi bekliyor...
✨ Ayrıntılı bilgi için 👉🏼 tinyurl.com/2025guz
✨ Katılımcı kayıt formu için 👉🏼 tinyurl.com/guz25kayit
✨ Seminer seçimi için 👉🏼 tinyurl.com/kayit25guz




Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

Dünya bu insanların hürmetine dönüyor. Sizlerle gurur duyuyoruz. Emine Güneş, yakinen tanıdığımız bir ailenin/dostumuzun mangal yürekli kızı. Yakalanan son gemideydi. @tcbestepe @tcsavunma @TC_Disisleri
Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

Ömer Faruk Günenç retweetledi

🏆 BIG AWARD NEWS TODAY: Francis Kéré, the Burkinabè architect and 2022 Pritzker Prize winner, has been named the 2025 recipient of Cal Poly Pomona’s Richard Neutra Award for Professional Excellence. @cppenv @fuergando
archinect.com/news/article/1…




English
Ömer Faruk Günenç retweetledi

@Turkcell Dünyanın her yerinde ücretsiz verilen SİM kartı 990 TL'ye satmanın mantığı nedir? Size müşteri olmak için gelen insanlara Hoşgeldin sürprizi mi? Harika bir ticari mantık.
Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

Osmanlı Felsefe Çalışmaları
82. Kitap
Ahmed Midhat Efendi’nin
Târîh-i Ulûm’una Dâir
Îzâh, Şerh ve Mütâlaalar
Ahmet Cevdet Paşa
Yayına Hazırlayanlar
Feyzullah Tat - Ali Utku
Çevriyazı ve Sadeleştirilmiş
Metin Bir Arada
🔎 9786253965839
kitaparasi.com/ahmed-midhat-e…


Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

İdealkent Dergisi'nde yeni dönem!
İdealkent Dergisi 15 yılı geride bıraktı…
Bu süreçte kurucu editörlerimiz başta olmak üzere konuk editörlerimizin de katkılarıyla çok güçlü bir yayıncılık anlayışı inşa ettik…
15 yılda mimarlık, planlama, kentleşme ve yerel yönetim disiplinleri başta olmak üzere şehri anlama çabasında çok sayıda makaleyi okuyucu ile buluşturduk…
Kuruluşundan günümüze dergimize emek veren kurucu editörlerimiz Mustafa Altunoğlu, Zafer Çelik, Emir Osmanoğlu ve Orçun İmga ile ikinci yılımızdan itibaren aramıza katılan Şerife Geniş hocalarımıza ve onlarca misafir editörümüze minnettarız…
Bu süreçte şehircilik çalışmalarının öncü akademik yayın platformu haline gelen İdealkent Dergisi, önümüzdeki döneme yeni bir editoryal yapılanmayla giriyor!
Dr. Ömer Faruk Günenç – Mimarlık Editörü
Dr. Sezen Savran Penpecioğlu – Kentleşme Editörü
Dr. Cihan Erçetin – Planlama Editörü
Doç. Dr. Asmin Kavas – Yerel Yönetimler Editörü
Yeni editörlerimize hoş geldiniz diyoruz.
Katkılarının dergimizin bilimsel niteliğini daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz.
#İdealkent #Şehiriçin #Sürdürülebilirşehir #EditörDeğişimi #KentÇalışmaları #Mimarlık #Planlama #Kentleşme #YerelYönetimler

Türkçe
Ömer Faruk Günenç retweetledi

📢 Makale Çağrısı | İdealkent Dergisi – Sayı 52 (Haziran 2026)
Kodlardaki Kentler:
Şehircilik ve Mimarlıkta Hesaplamalı Yaklaşım Taksonomileri
Günümüz kentleri, sadece planlanmıyor; kodlanıyor!
Kent planlama, mimarlık ve tasarımın dijital dönüşümüne ışık tutan bu özel sayımız için teorik, metodolojik ve uygulamalı özgün çalışmaları bekliyoruz.
Ayrıntılı bilgi için internet sitemizi ziyaret edin: idealkentdergisi.com/wp-content/upl…

Türkçe





