Ordu

474 posts

Ordu

Ordu

@Ordu193

Katılım Şubat 2026
42 Takip Edilen7 Takipçiler
Ordu
Ordu@Ordu193·
@ZENA1822601 @Hubeyb_027 hayvanı kesiyoruz.(kötü) kısacası her erkek kendine ait cariyeleri ya da hizmetçisi olmasını istemez mi? Mesela robot yapmakta bu arzudan. Yani bu arzu insanda var dinde bunun farkında… Bunu yasaklamamış bunu kullanmış hep olacak bir arzudur…
Türkçe
0
0
0
14
Ordu
Ordu@Ordu193·
@ZENA1822601 @Hubeyb_027 Hocam bu önermenizin 2 hatası var. İnanç(düşünce) başka ameli başka… İnanç ve ibadet konusunda islam nettir tartışılan konular muemelat. Emri sürece yayma her konuda var. 2) Sadece yaygınlık olarak ele almayın işlevsellik-ihtiyaç gibi bakın. Mesela et yemek ihtiyaç ama hayvan k+
Türkçe
1
0
0
17
Hubeyb Öndeş
Hubeyb Öndeş@Hubeyb_027·
-Bu hadisi yazanlara -Bu hadise "sahih" etiketini koyanlara -''bunlar çökerse islam çöker'' diyenlere tepki yok, ama bunların iftira olduğunu belirtip Hz. Muhammed Peygamberi temize çıkartmaya çalıştığım için küfür yiyorum. Sahiden hangimiz müslümanız? Hangimizin şerefi var?
Hubeyb Öndeş tweet media
Türkçe
81
0
153
11.1K
Ordu
Ordu@Ordu193·
@mesutozbilir Hocam benim asıl merak ettiğim soru şu: biz bir yasa yapsak ve küçük evliliğe izin vermezsek şeriate aykırılık olur mu? Mesela 15 yaş sınır koyduk.
Türkçe
1
0
0
146
Mesut Özbilir
Mesut Özbilir@mesutozbilir·
Öğrencilerime hep şunu söylerim; alışveriş, nikah, talak vb. muamelat bahislerini okurken her zaman siz kadı, karşınızda da davalılar varmış gibi düşünerek okuyun. Şimdi aşağıdaki iddia üzerinden bir pratik yapalım. Öncelikle nikah akdi ve zifafın/fiili evliliğin ayrı şeyler olduğunu belirteyim. Olay şu: Baba, küçük yaşta kızını nikahlasa (beşik kertmesi), kız fiili evlilik çağına gelince damat ve ailesi artık zifaf vaktinin geldiğini, kızın akranlarının evlendiğini iddia edip kızı koca evine götürmek isteseler, kızın babası da hayır henüz bülûğa ermedi deyip bunu reddetse ve mahkemelik olup kadı huzuruna çıksalar, İslâm hukuku ne der? Şunu der: Baba fiili olarak evlilik çağına geldiğini düşünürse kızını koca evine gönderir, görmez ise göndermeme hakkı vardır. Mesele aşağıda iddia edildiği gibi "hayız görmeyecek kadar küçük"lerden değil, "akranları bulûğa erdiği halde kendisi hayız görmeyen kız"dan bahseder. Bir kaç hafta önce twitterda 17-18 yaşlarında bir kız hayız görmediğini ve tedavi olarak hayız gördüğünü yazmıştı. Böyle bir vakıa söz konusu. (Primer amenore) Tarihte küçük yaşta evlilik yaygın olduğu için cinsellik konusu tartışılmış; yaş, bulûğa erme ve biyolojik gelişim olarak cinselliğe güç yetirme (itâka) şeklinde üç farklı yaklaşım kitaplarda yer almıştır. Hanefî fukahası arasında yüksek bir mevkii olan İbnü'l-Hümam bu görüşleri değerlendirdikten sonra açık bir şekilde şunu söylemiştir: "Cinsel ilişkiye güç yetiremeyecek kimseyle birliktelik helal olmaz. Zira bu, onu helak etmektir veya helake götüren bir yoldur." demiştir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu'l-kadîr, [Halebî, 1970, y.y.] IV,383) Şayet verdiğim örneğin (primer amenore) çok istisna bir durum olduğu, bu sebeple fıkıhta dikkate alınmasının mümkün olmadığı iddia edilirse, bu iddiayı def etmek için daha nadir görülen bir örnek vereyim; Hanefî fıkıh kitabı el-İhtiyar'da şöyle der: “İster ric'î ister bâin talakla boşanmış olsun, (henüz bulûğa/ergenliğe ulaşmamış) küçük yaştaki kızın doğurduğu çocuğun nesebi, (...) sabit olmaz.” Biyolojik olarak bulûğa ulaşmamış kızın, çocuk doğurması mümkün değildir. Ama fıkıh böylesine istisna bir durumu bile var sayarak hüküm koymuş. Zira bulûğa ermenin ölçüsü hayız görmektir. Olur da kız hayız görüp bulûğa ermiştir de bunu gizlemiştir, ya da biyolojik olarak bulûğa ermiştir de henüz hayız görmemiştir vs. pek çok senaryo olabilir. Dolayısıyla kitaplarda bu bağlamda geçen bülûğa ermemiş kız, bulûğa ermemiş değil, bülûğa ermiş ama alameti görülmemiş kızdır. Ve bunlar idealize edilmiş yaklaşımlar değil yargıya konu olması halinde nasıl hüküm verileceğine dair ortaya konulmuş kazâi içtihatlardır. Bir fiilin ahlâkî boyutunu vermez bize. Hukukçu olanlar durumu daha iyi anlayacaktır. Bu konuların anlaşılmamasının bir sebebi de Tanrıya ve babaya savaş açan batı düşüncesinin ülkemizde oluşturduğu Hollywood kaynaklı şablonlar ve inşa ettiği baba algısıdır. Bugün maalesef baba; ailesinin ve evlatlarının maslahatını gözeten, koruyucu bir konumda değil; sinema sektörünün zihinlere işlediği üzere kızını satan, ona değer vermeyen, bencil ve kötü bir figür olarak düşünülmektedir. Bir de Batı'da böyle şeyler olmadığı, bunların yalnızca İslam toplumlarında olduğu iddia edilmiş. Batı'da o dönemde böyle sistematik bir hukuk mu vardı ki olsun? Kızlar ve kadınlar insandan mı sayılıyordu? Mülkiyet hakları var mıydı? Seçme ve reddetme hakları var mıydı? Ben şahsen İslam hukukunu okudukça hayranlığım artıyor. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, herkesin hakkı, bilhassa da zarar görme ihtimali olan zayıf ve güçsüzlerin hakkı korunmaya çalışılmıştır. İstismarlar, suiistimaller, kötü örnekler her hukuk sisteminde olur, bugün yok mu? Ama İslam hukuku, Orta Çağ'ı bırakın bugün için bile hiçbir sistemle kıyas edilmeyecek düzeyde insana değer veren yüce bir sistemdir. Ne var ki birkaç asırdır pratiği olmadığı için teorik olarak da kendisini güncelleyememiştir. Kaza ile diyanet, hukuk ile din birbirine geçmiştir. Onun için de fıkıh kitaplarında okunan her şey din zannediliyor.
asamikar07@asamikar07

Hz. Ayşe'nin evlilik yaşı hadisi meselesinde birçok kişi tarihsel gerçeklerden bahsediyor @enis_doko gibi. Tarihsel gerçeklerin herkes farkında nenelerimizin erken yaşlarda evlendiğini herkes biliyor. Buradaki asıl mesele şu: Ehli sünnetin hak ilan ettiği 4 mezhebin dördüne göre de, babası onay verir, “çocuğum bu ilişkiden zarar görmez” derse; henüz adet bile görmeyecek kadar küçük çocukla bile ilişkiye girilir. Herkes evlilik noktasına odaklanıp ilişkiye girme mevzusunu atlıyor veya atlamak istiyor. Ortada biyolojik bir gerçeklik var. Henüz adet görmemiş küçük çocukla ilişkiye girmek onun sağlığını hatta canını bile tehlikeye atar. Bu durum 1000 yıl önce de böyleydi 2000 yıl önce de böyleydi. Nitekim günümüze ulaşan birtakım Osmanlı dönemi mahkeme kayıtları da bize gösteriyor ki maalesef bu konuda birçok üzücü olay yaşanmış. Hassas meseleler olması sebebiyle konuyla alakalı çalışmalardan alıntı yapmadım. Bilgi edinmek isteyenler Tarihçi Yahya Araz'ın şu makalelerini inceleyebilir: 1-) Cinsel İlişkiye Uygundur Lakin Kendi Adına Konuşamaz: Osmanlı İstanbul’unda Kız Çocuklarının Evlendirilmesi Üzerine Bazı Gözlemler 2-) 17. ve 18. Yüzyılda İstanbul ve Anadolu’da Çocuk Evlilikleri ve Erişkinlik Olgusu Üzerine Bir Değerlendirme Mezheplerin bu görüşlerinin yer aldığı kaynakları incelemek isterseniz: x.com/mahmudsamiuzum…

Türkçe
3
5
131
14.7K
Ordu
Ordu@Ordu193·
@MTASDEMR1 @SbastienDu2323 @Hubeyb_027 Olup sonrasında mirası kapmalarından hoşlanmazdılar. Bunun yerine zaten büyüyüp evleneceğine biraz erken yaşta evlensin kocanın ailesi baksın mantığı vardı. Şimdiki şartlarda yok televizyon okul internet vb ne yapsınlar? Günümüz açısından kesinlikle hoş değil ama şartlar farklı
Türkçe
0
0
0
18
Ordu
Ordu@Ordu193·
@MTASDEMR1 @SbastienDu2323 @Hubeyb_027 Kanka bak mesela din git 9 yaşında evlen dememiş. Ya da git 30 yaşında evlen de dememiş. Erken,geç, yaş farkı kültür farkı vesaire karışmamış. Toplumun yaygın olan örfüne bırakmış. Mesela o zamanlar kız çocuklarına değer verilmezdi. İmkanlar az kıtlık çok. Sadece yük+
Türkçe
2
0
0
25
Ordu
Ordu@Ordu193·
@SbastienDu2323 @Hubeyb_027 İslamın kendisi evrensel. İnanç esasları ibadetleri falan. Fıkhı o kadar da evrensel değil(açayım biraz). Fıkıh dediğimiz şey ortamdan etkilenme ve yaşayış biçimidir. Mesela zina haram evlilik helal(evrensel olan) ama kiminle nasıl kaç yaşında evleneceksin senin örfüne kaldı
Türkçe
1
0
0
34
Sarı kedi
Sarı kedi@SbastienDu2323·
@Ordu193 @Hubeyb_027 Neden koskoca tanrı kaldıramazmıydı cariyeliği,köleliğide kaldırmamış?hani islam evrenseldi?
Türkçe
1
0
0
49
Ordu
Ordu@Ordu193·
@ZENA1822601 @Hubeyb_027 Buna 2 cevabım var anla. 1) Hırsızlık suç ama kölelik işlevsel birşeydi. Ve evrensele yakındı.hamile kalmış bir kadına hadi doğur diyemezsin zamanını beklemen lazımdı dinde zamanını bekledi. 2) Toplumda yaygınlığı, gelen emri etkiliyor. Devam edin demezse de eli kesin demezdi.
Türkçe
2
0
1
100
Besm-i Tibuk
Besm-i Tibuk@ZENA1822601·
@Ordu193 @Hubeyb_027 Genel olarak hırsızlığın yaygın olduğu bir toplum düşünelim. Birileri peygambere gelse "Biz hırsızlık yaptıktan sonra çaldığımız malları satmak istiyoruz" derse Peygamber onlara ne demelidir? 1- Zaten toplumda yaygın bir şey devam edin 2- Bu yaptığınız kabul edilemez. Vazgeçin
Türkçe
1
0
5
126
Ordu
Ordu@Ordu193·
@Hubeyb_027 Günümüz açısından bakınca evet kesinlikle kulağa hiç hoş gelmiyor. Ama 1800-1900 yıllara kadar kölelik ve cariyelik vardı. Uzak doğuda bile vardı. Hal böyle iken tarihi bilgiyi reddetmekte saçma.
Türkçe
2
0
0
149
Ordu
Ordu@Ordu193·
@Hubeyb_027 İyi de bu hadiste çokta bir sorun yok.Toplumda Cariyelik vardı.Savaşa teşvik için ganimet ve cariyeler vardı. Dinden bağımsız vardı.cariyelerle ilişki de sahibine yasak değildi.Bunların sorduğu da hamile kalmazsınlar diye içine boşalmak istemiyoruz. Bunda sakınca var mı yok diyor
Türkçe
6
0
3
774
love'nt
love'nt@love_nt0010·
@SkinnyPeterTR Hacı abi ben "bide masalı kurttan dinleyelim" yorumu yaptım diye ne ana kaldı ne dana, amklarım beni katil aklıyor dediler
Türkçe
2
0
0
897
Ordu
Ordu@Ordu193·
@ntahabercom Tam olarak nesi tartışılmış gayet düzgün açıklamış dinde böyle bir yasak yok onun için kuzenle fazla içdışlı olmayın diyor. Ve ekliyor evlenmeyi düşünenler doktorları dikkate alsın kan uyuşmazlığı,çekingen hastalık geni vb birçok sorun olabilir…
Türkçe
0
0
42
2.5K
NTA Haber
NTA Haber@ntahabercom·
Bir gencin “Kuzenimizle evlenebilir miyiz?” sorusuna hocadan dikkat çeken yanıt geldi: “Dinen sakınca yok.” Ancak ardından eklediği sözler tartışma yarattı: “Yapalım mı yapmayalım mı, orasını doktorlar bilir.” Bu cevap sosyal medyada gündem oldu.
Türkçe
84
9
236
231.2K
Ordu
Ordu@Ordu193·
@emrullaherdinc Aldatılmayı Allah düşmanımın başına vermezsin. Ölsen olmuyor öldürsen olmuyor affetsen olmuyor boşasan olmuyor(Gönül kalıyor)
Türkçe
0
0
3
1.7K
Emrullah Erdinc
Emrullah Erdinc@emrullaherdinc·
🔴 Eşiyle İlişkisi Olduğunu İddia Ettiği Kişiyi Öldürdü Sultangazi’de İhsan C.(41), eşiyle ilişkisi olduğunu öne sürdüğü Erdal Kökyayan’ı (41) silahla vurup kaçtı. Kökyayan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken İhsan C. ve olay sırasında aynı araçta bulunan akrabası Hasan C.(35), yakalandı.
Türkçe
29
28
270
185.7K
Ordu
Ordu@Ordu193·
@AhmedHusrv Soru gayet basit biz bir yasa yapsak içinde çocuk evliliğine 15 ten önce yasak koysak şeriate aykırı davranmış olur muyuz? Ayrıca senden daha fazla fıkıh biliyorum. Konu Atatürk kemaslitlik kafirlik değil konu öncede toplumun örfünde vardı şimdi karşıyız ne olacak?
Türkçe
1
0
0
21
Ahmet Hüsrev
Ahmet Hüsrev@AhmedHusrv·
Biraz fıkıh bilsen bunları sormazsın, yani ben burada her cahilin saçma sapan iddialarını cevaplayamam, internetten mecelleyi indir osmanlı da evlilik hukuku nasıl uygulanmış gör, çocuk evliliği filan sizin fantezileriniz İslam hukukunda bir yeri yok. Cumhuriyet kurulduğunda bile evlilik yaşı kadınlar için 15 idi, sizin kafanızla bakarsak çocuk evliliğini Atatürk getirdi.
Türkçe
1
0
0
36
Ahmet Hüsrev
Ahmet Hüsrev@AhmedHusrv·
1. Hiyerarşide Kuran-hadis uyumu yok anlayışına bir bakalım, Modernistlerin iddiası hadislerin kurana uygun olmaması, peki bu uygun olmayan hadisler islam tarihinin başından beri mi tartışılıyor yoksa modern dönemde mi tartışmaya açıldı, özellikle kadın ve evlilik üzerine hadislere getirilen eleştirilere bakalım, tarih boyunca ne gayri müslim toplumlarda ne de Müslüman toplumlarda bunlar tartışılmamış, ne Resulullah döneminde ne de sonraki dönemlerde islama getirilen eleştirilerde mesela Aişe’nin yaşı yok, kölelik mefhumu yok, erkeğin birden fazla kişiyle evlenmesi gibi meseleler yok, batının kendi toplumunda kadının pozisyonunu ve durumunu tartışmaya açıp üzerinde bir reform yapması sonucunda Müslüman toplumlarda da bu meselelerin tartışıldığı görülüyor, bu tartışmalar Müslüman toplumların batılılaşması sonucu ortaya çıkmış, batı karşısında Müslüman toplumların hem sahada yenilmesi hem de onlardan geri kalması sonucunda fatura “geleneğe” çıkartılıyor, bunlardan biri de hadis alanı… tabi oryantalistlerin 18. Yüzyıldan sonra bu alanda kalem oynatmasının sonucu da var, tartışmalar batı üniversitelerindeki teoloji kürsülerinden islam dünyasındaki akademik çevrelere yayılıyor. “"yürürlükteki herhangi bir kanunun, anayasaya uygun olmak zorunda olması" hukuki değil çevre faktörlerinden çıkma suni bir tartışma, kişilerin algıları değiştiği için yürürlükteki kanunların anayasaya uygun olmadığı zannediliyor oysa aynı kanunlar anayasada da var. Mesela Nisa 34, hadis olsaydı kesinlikle reddedilirdi, ayet olduğu için zorlama bir şekilde tevil ediliyor mesela kölelikle ilgili ayetler…ayetler çok açık ama modernistlere göre islam tarihinde kölelik kuranla kaldırılmıştır ve tarihteki tecrübeler ve rivayetler uydurmadır. Bırakın dini bakış açısını bu anlayışın bilimsel ve tarihsel bir kökeni bile yok, yüzyıllardır tarım toplumunun oluşturduğu bir ekonomi-insan ilişkisini sanayi toplumundan edindiği modern anlayışla reddediyor ve sanki hiç yaşanmamış yalanına sığınıyor. 2. Kurancıların “hadislerin usulüne uygun şekilde düzenlenip, yürürlüğe girmediği" yönündeki eleştirilerine bakalım, bir kere bunu belirlemek için kurancıların ortaya bir hadis usulü koyması gerekiyor. Hiçbirinin bırakın bir usulü hadis konusunda bir altyapıları bile yok. Kurancılar bir imam hatip lisesi çocuğu seviyesinde bile hadis usulünden bi haberler, o yüzden körler sağırlar birbirini ağırlar durumu ortaya çıkıyor, getirilen itirazların akademik, bilimsel, metodik bir yanı yok. İslam dünyasında İlim çevreleri tarafından ciddiye alınmıyor, en ciddiye alınanlar Oryantalistlerin tenkitleri fakat onlarda yapılan reddiyelerle paçavraya dönmüş durumda. Mevcut Mushaf haline getirilen kuranın farklı kıraatleriyle yazımıyla Irak ve Yemen’e taşınmasıyla kendi tarihi var, kurancılar bu tarihi görmezlikten gelip, hiç sorgulamayıp olduğu gibi kabul ederken yine aynı kanaldan gelen tevatür sünneti, hadisleri, oluşmuş tecrübeyi, hukuku reddediyorlar. Bundan daha mantıksız ve irrasyonel bir durum olamaz. Hadis sözlü gelenekte kuran semadan Times new Roman şeklinde mi indi o da sözlü gelenek ki kurancıların bir kısmına göre Tevbe suresinin son iki ayeti gibi bazı ayetler de uydurma. Onlarda bu iddialarını yine kuran tarihine dayandırıyorlar, hadis inkarcıları bu konuda seslerini fazla çıkartamıyorlar çünkü onlarda aynı usulle hadisleri reddediyorlar. 3. Kurancılar da hadisleri tümden inkar etmedikleri konusuna gelince; Kurancılar kabullerini ve itirazlarını oturmuş bir metodolojiyle değil dönemin algılarına göre oluşturuyorlar. Mesela bu çağın en çok tartışılan ve her şeyin öznesi haline getirilen konusu kadın, o yüzden bu konuda oluşmuş algıya göre hareket ediyorlar, bundan 100 yıl sonra başka bir konu tartışıldığında bugüne kadar kimsenin dikkatini çekmediği Buhari ve Muslim’deki başka hadisler tartışılacak, bu tamamen onların önüne sürülen konularla alakalı. Mesela şu anda batıda “insan vaktine ayrılan zaman” tartışılıyor, çalışma zamanı, bireysel olarak kendine ayrılan zaman, aileye ve çevreye ayrılan zaman gibi… bundan bir elli yıl sonra tahminim dönemin modernistleri Oruç ve namaz vakitlerini tartışmaya açıp aslında kuranın öyle demediğini ve konuyla ilgili rivayetlerin uydurma olduğunu söyleyecekler, çünkü bunlar modernistlerin kendi özgün tartışmaları değil, başkalarının ajandalarını takip ediyorlar farkında değiller.
fragile@mplatonikfragi3

Teşbih hatalı. 1. Kuran-Anayasa paralelliği kurmaya çalışmışsınız ama Kuran düzenlenme şekli olarak hem anayasa, hem yasa hem yargıtay içtihadı gibi davranıyor. Yani metin bir anayasa gibi rafine bir şekilde temel hak ve özgürlükleri tanımlamıyor veya islam devleti ve kurumlarını anlatmıyor. Aynı şey hadisler için de geçerli. Onlar da benzer şekilde hem kanun hem içtihat hem de anayasa gibi davranıyorlar. Yani kıyasladığınız metinler zaten şeklen böyle bir hiyerarşi gözetilerek oluşturulmamışlar. Zaten hakimin de konuya yaklaşımı "anayasada yazmıyor, o zaman yasaya bakayım" şeklinde değil. Normlar hiyerarşisi daha detaylı bir konu olsa da en temel bilmeniz gereken şey, normlar hiyerarşisinde altta kalan bir normun üstteki normlara uygun olması gerektiğidir. Yani "üstte yok alta bakalım var mı" diye bir durum yok. En basit hali ile normlar hiyerarşisi "yürürlükteki herhangi bir kanunun, anayasaya uygun olmak zorunda olmasını" ifade eder. 2) Burda Kuran'ı dinde tek kaynak kabul edenlerin itirazlarını hukuk ile kıyas ederek anlatmak gerekir ise; Kurancıların temel itirazı "hadis hükümlerinin usulüne uygun şekilde düzenlenip, yürürlüğe girmediği" yönünde. Hukuka düşük ilginiz sebebi ile belirtme ihtiyacı duyuyorum; detaylara girmeden anlatmak gerekirse, mevzuatlar (kanun, yönetmelik vs.) yetkili merci tarafından oluşturulur ve resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girerler. Kurancılar peygambere/sahabeye isnad edilen bu metinlerin gerçekten onlar tarafından oluşturulmadığını iddia ediyorlar, yani "yetkili merci" tarafından oluşturulmadığı kanaatindeler. Ayrıca bu metinlerin Kuran gibi hemen mushaf haline getirilmediği, sözlü gelenek ile aktarılıp sonradan yazıya geçtiklerini gözetip bir ilan problemi olduğunu da iddia edebilirler. Kurancılara göre siz; Türkiye Büyük Milllet Meclisi tarafından değil de "Tosta Bayılan Muğla Milaslılar" isimli grup tarafından oluşturulmuş ve bir lise dergisinde ilan edilmiş şeylere "kanun" diyorsunuz. Tabi giderek kalabalıklarşan bir grup oldukları için itirazları da burda anlattıklarımdan daha çeşitli. 3) Kurancılar da hadisleri tümden inkar etmiyor. Kuran'da ismi yazmayan tüm sahabileri yok sayan bir hadis inkarcısı ile karşılaşmadım. Aslında çoğu zaman düzgün ifade edemeseler de temel itirazları Hadis Usul'ün dine kaynak oluşturabilecek kadar sağlam bir yöntem olmamasına

Türkçe
3
1
9
1.7K
Ordu
Ordu@Ordu193·
@AhmedHusrv Soru çok basit şimdi bir yasa yapsak içinde çocuk evliliğine karşı gelen yasa koysak şeriate karşı gelmiş olur muyuz? (Cevap evetse dinden kabul ediyorsunuz cevap hayırsa örften kabul ediyorsunuz…)
Türkçe
1
0
0
23
Ahmet Hüsrev
Ahmet Hüsrev@AhmedHusrv·
@Ordu193 Kimse dinden falan kabul etmiyor, İslam'da örf şeri bir delildir, islam hukukunun çeşitliliği, mezheplerin farklılığı örfe dayanır.
Türkçe
1
0
0
27
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Bir kez daha yüksek sesle diyorum işte: Türkiye biz Kürtlerin hem vatanı hem devletidir.
Türkçe
484
63
890
63.2K
Ordu
Ordu@Ordu193·
@AhmedHusrv Modern dünyaya kadar heryerde çocuk evliliği vardı. Modern dünyayla buna karşı çıkılıyor. Tartışmalı olan kısım ise şu siz bunu dinden kabul ediyorsunuz biz ise örften. Şimdi yasa yaparsak çocuk evliliğine izin vermezsek şeriate aykırı mı olur?(aramızdaki fark bu soruda)
Türkçe
1
0
0
23
Ordu
Ordu@Ordu193·
@AhmedHusrv Bu yazdıkların tamamı boş. En basit şekliyle anlatayım. Mesele küçük yaşta kızların evlendirilmesi hadislerde var.(talak4 te iddet süresi var) bu onların örfü. Batılaşmayla itiraz başlamıyor modern anlayışla itiraz başlıyor. Çünkü o zamanki dünyada batı-doğu hepsinde vardı
Türkçe
1
0
0
28
Ordu
Ordu@Ordu193·
@trbioscom Takip edelim bakalım neye dönüşecek? Dönüşürse okey dönüşmezse ne diyeceksin?
Türkçe
0
0
0
19
SİYAH SANCAK
SİYAH SANCAK@siyahsancakx·
⚪️ Manisa’da bir şahıs, boşanma aşamasındaki eşini ve eşinin tüm ailesini katletti. Hayatını kaybedenler; ➖Eşi Şadiye Nur Coşkun (20) ➖Kayınbiraderi Yusuf Can Girgin (13) ➖Kaynanası Fatma Girgin (41) ➖Kayınpederi Musa Girgin (51)
SİYAH SANCAK tweet mediaSİYAH SANCAK tweet media
Türkçe
439
254
4.2K
1.1M
Ordu
Ordu@Ordu193·
@emrullaherdinc Anasını vay piç oğlu piç. Buna kısas uygulayacaksın ama sadece bu piçe değil annesine babasına kardeşine de.. soyunu sopunu sikeceksin. Meydanın ortasına canlı canlı yarısını gömecek sonra taşlayacaksın ama öldürmeyeceksin bir hafta acısı çıksın sonra ölsün
Türkçe
0
0
9
2.6K
Emrullah Erdinc
Emrullah Erdinc@emrullaherdinc·
🔴Boşanma Aşamasındaki Eşini ve Ailesini Öldürdü Manisa’nın Turgutlu ilçesinde Ömer Coşkun, boşanma aşamasındaki eşi Şadiye Nur Coşkun'u (20), annesi Fatma Girgin'i (41), kayınbiraderi Yusuf Can Girgin'i (13) ve kayınpederi Musa Girgin'i (51) tabancayla başlarından vurarak öldürdü. Olayın ardından jandarma tarafından yakalanan şüpheli gözaltına alındı.
Emrullah Erdinc tweet media
Türkçe
213
132
771
273.6K