S.A.K
219 posts

S.A.K
@SAKinvests
Magna est veritas, et praevalebit. Çoğunlukla finansal piyasalar, bazen de diğer her şey hakkında yazıyorum. Yazılanlar yatırım tavsiyesi değildir.


#BORSK Şirket İncelemesi Herkese merhaba. Bugün FinX’in eski güzelliklerinden olan şirket incelemesi ile karşınızdayım. İnceleyeceğim şirket Bor Şeker. Umarım beğenirsiniz. Beğenirseniz daha çok kişiye ulaşması adına paylaşırsanız sevinirim. Gelen talepleri olursa şirket incelemelerine devam etmek istiyorum. İncelememi istediğiniz başka şirketler varsa bu gönderinin altına yazabilirsiniz. En çok talep edilen şirketleri incelemeye devam edebilirim. Ön Uyarı: Şirkette herhangi bir yatırımım yok. Bu paylaşımı gizli değer “ihtimaline” ve büyüme alanına örnek olması açısından yapıyorum. Herhangi bir yatırım tavsiyesi amacım yok. Zira hissede pozisyonum da yok. Şirketi tanıyıp, hikayesini bilip takip etmekte fayda olduğunu düşünüyorum. O zaman Başlayalım! Bor Şeker Fabrikası, 1983 yılında Türkşeker tarafından kurulmuş ve 2018'de DSL Yatırım tarafından özelleştirilmiştir. 2024 yılında ise halka arz olmuştur. Şirketin mevcut ortakları: - Emir Haktan Dişli, Sadık Enes Dişli, Eren Ali Dişli ve Handan Dişli %35,42 - Arz Portföy %35,42 - Halka açık kısım: %29,17 Şirket, pancardan şeker üretimi alanında faaliyet gösteriyor. Başlıca ürünler kristal ve küp şeker, yan ürünler ise melas ve pancar küspesidir. Küspe hayvan yemi olarak, melas ise maya, alkol, gübre, yem, yapıştırıcı ve benzeri sektörlerde kullanılır. Şirket bu yan ürün olan melası daha verimli kullanabilmek için etil alkol tesisi kurdu. (Buraya geri döneceğiz) Şeker sektöründe devlet tarafından belirlenen kotalar dahilinde üretim yapılmaktadır. Bor Şekerin A Kotası 2026/2027 döneminde 71.350 Ton’dur. Şirketi incelemeye değer kılan konular ise kapasite yatırımları ve Adapazarı Şeker satın alımıdır. Bor Şeker 21.04.2026 tarihinde Yıldız Holding ile imzalanan sözleşmeyle Adapazarı Şeker’in %99,59 hissesini satın aldı. Bu satın alma haliyle Adapazarı Şeker’in kotasını da içeriyor. Bor Şeker bir kapasite yatırımı yaptı. Kapasite artışı için Kasım 2025’te düzenlenen ÇED raporunun ilgili kısmı görseldeki şekilde:



#MAVI beklentisi, organik olarak bir önceki yıl kaybedilen ciro geri alınacak (vs F24 -5%), FAVÖK% ise hafif aşağıda. (FY25: 18.9%) Şirket 2025'te genel merkezi taşımıştı, oradaki tek sefere mahsus harcama ile birlikte gerçekleşen capex, gelirin %5.5'ini oluşturdu. Bu yıl 30 mağaza yenilemesinin etkisi yüksek olacak ki %6 bekleniyor. Gelir büyümesi tarafı bana biraz muhafazakar geldi. Şu ana kadarki gidişatta çift haneli büyüme ya da yüksek tek hane beklerdim. Tabii burada bayram etkisi de var. Şirketin beklentisi daha doğrudur. Kuzey Amerika'daki mağaza büyümesine devam etmesi ise en olumlu taraf. 2025'te de 11 yeni mağaza açıldı. Umarım oradaki işler de iyi gider. Çevremdekilere rastgele sorduğumda Mavi'nin yurt dışında güçlü olduğuna dair bir algı olduğunu fark etmiştim, fakat sanıldığının aksine şirketin gelirlerinin %90+'sı Türkiye'den geliyor (FY:25 %91). Bana kalırsa şirketi bir sonraki seviyeye taşıyacak adım yurt dışı kasını güçlendirmesinden geçiyor. Yurt içi pazar büyüyor ama nereye kadar + pazar payına koşma durumu bir noktadan sonra işi kırılganlaştırabiliyor, pazar küçüldüğü noktada payı korumak adına marjların feda edildiğini diğer birçok hızlı tüketim grubunda görmüştük. Hem büyümeyi farklı kanallarla desteklemek hem de riski dağıtmak için çeşitlendirme şart.


İstanbul Manifestival’in son gecesine hazır mısınız? ❤️🔥








2026/06 Portföy notlarımı blogumda paylaştım. İlgilenenler için linki iletiyorum. patreon.com/SAKinvests/pos…



İşletme, iktisat okuyan gençlere hayatın hilesini veriyorum spl düzey 3 alıyorsunuz üstüne ing iyiyse CFA çekiyorsunuz tebrikler İstediğiniz yere girebilirsiniz..






Bu dönemde hakkaniyetli bir fon yöneticisi olmak, özellikle TEFAS'a açıksa, ekstra zor. Geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde algı ve beklentiler o kadar bozuldu ki TEFAS adeta Tinder'a döndü. Borsaya para koyan biri gelip, "şunu aldım kaç x yapar sence?" diye soru sorabiliyor. Kaç x ne yahu? Kısa bir süre içerisinde birkaç kat katlamayı normal bir şeymiş gibi gören yatırımcı tabanı oluşmuş. Fonu alıyor, beklediği getiri kısa sürede gerçekleşmedi mi hemen kaydırıyor. Elinde örnekler (seçenekler) de malum, şu fonlar şöyle getirmiş al bak diyor. Açıklama yapsan dert yapmasan dert. Zor zamanlar geldiğinde yatırımcı tabanının fon yöneticisiyle birlikte zorluğa göğüs germesini beklerken bu tarz örneklerin varlığı her iki taraf için de örtülü bir baskı unsuru oluşturuyor. Bu baskı alışılagelmiş yatırım stili vadeye yayılan fon yöneticilerini ekstra etkiliyor. Gelinen nokta ortada. Herkes QoQ bilanço yatırımcısı, momentum traderına döndü. İyi bir haberde şirket Tesla muamelesi görürken kötü haberde İhlas CEO'suna dönüyor. Fon işi artık sadece fonu yönetmek değil aynı zamanda fon yatırımcılarının beklentilerini yönetmeyi de gerektiriyor (her zamankinden daha fazla). Fon yöneticisi arkadaşlara sabır diliyorum.








Türkiye makarna üretiminde İtalya ve ABD'den sonra üçüncü sırada, makarna ticaretinde ise İtalya'dan sonra ikinci sırada geliyor. İhracat tarafına baktığımızda son on yıldır tonaj olarak dünya pazarında payımız %17'lerden %26'lara gelmiş. İtalya %42'lik pay ile üretime paralel ihracatta da lider (1). Biz her ne kadar tonaj olarak pay almış olsak da ürün kırılımlarına baktığımızda hikaye biraz farklılaşıyor. Örneğin İtalya 2130 bin ton ihracata karşılık 3.2mlr$ gelir üretirken (ton başına 1.501$), Türkiye 1354 bin tona karşılık 855mn$ gelir üretiyor (631$). Ton başına gelirlere baktığımızda İtalya'nın yarısından daha düşük seviyelerdeyiz. (2) Böyle olmasının sebebi ürün kırılımlarında yatıyor. Düşük segment sayabileceğimiz ekmeklik buğday içeren makarna tonaj kırılımında en yüksek paya sahip (1mT) ve son on yılda neredeyse ikiye katlamış. Bu ürün grubunun ton başına fiyatı ort. 562$ dolar. (3) Buna karşılık görece yüksek katma değerli olan durum buğdayından makarnada ise yaklaşık 350 bin ton ihracatımız var. Bu grubun satışları 2020 yılında 900 bin ton üzerine çıksa da son beş yılda ciddi gerilemiş. Segmentin ton başına ort. fiyatı ise 792$ olarak gerçekleşmiş (4). Bir de yine makarna ihracatı altında sayılan ama görece küçük tonajlara sahip Noodle ihracatımız var. Orada da 66 bin ton civarında bir satışımız olmuş ve durum buğdayından makarnaya paralel seviyelerde satış fiyatına sahip, 804$. Her ne kadar tonajda pay alıp ölçek olarak büyüsek de değer olarak bariz şekilde gerideyiz. Bu durum aslında hızlı tüketim ürünlerini içeren birçok ürün grubu için geçerli. Alt segmente bağlı kalma, premiumlaşmanın zayıf olması ve buna bağlı olarak markalaşamamak. Makarna sektörü bu durumun en net örneklerinden birisi. Kaynak ve detaylar için: TMSD Sektör Raporu Ocak 2026 "makarna.org.tr/uploads/files/…"

