
Serdar Daban
101 posts




Babası çok yüce bir velî olan Seydâ Muhammed el-Konevî Hazretleri'nin şu anda hasbelkader gerçekleşen bir ârıza sonucu postuna oturmuş bulunan Feyzullah, bir zaman önce İsmailağa’ya gidip ziyâretlerde bulunmuş ve onlara çok büyük destekler vermişti. Bu arada bizim aleyhimize de pek çok tweet atarak terbiyesiz ifâdeler de kullanmıştı. Lakin biz, olayları şahsîleştirmemek adına bunlara cevap vermemiştik. Ancak mesele Ehl-i Sünnet itikadı noktasına gelince ve bu kişi, paylaştığım konuşmasında "Allâh'ın Arşta ve gökte olduğunu" söyleyerek Allâh'a mekân isnad edince; artık babasından dolayı kendisine saygı gösteren ve mürîdliğini devâm ettiren Müslümanları uyarmak boynumuzun borcu olmuştur. Şeyh geçinen bu adam böyle diyerek, evvelce "Allâh gökte midir, yerde midir belli değil, 1400 senedir âlimler bunu çözememiş." diyen Nureddin Yıldız'dan bile daha büyük bir dalâlet cümlesi kurmuştur. Şunu belirtmek gerekir ki; "Allâh Arş'tadır ve göktedir" diyen birinin Ehl-i Sünnet'ten olması mümkin değildir. Bütün Ehl-i Sünnet ulemâsı, Allah'ın mekândan ve cihetten münezzeh olduğu hususunda yüzlerce, binlerce eser telîf etmiştir. Hâl böyleyken, Nakşîbendi-Hâlidî tarîkatının kimlerin eline kaldığı artık çok daha ziyâde bir şekilde vuzûha kavuşmuştur. Bu kişinin, İsmailağa'nın da Vehhâbîlik çizgisine doğru süratle ilerlediği bu dönemde onlarla bir hareket etmesinin sırrı da böylece daha iyi anlaşılmıştır. Hazreti Ali Radıyallâhu Anh'ın, Allâh-u Teâlâ'nın mekândan münezzeh olduğuna dâir kavli için bakınız: "Ebû Mansûr el-Bağdâdî, el-Fark beyne'l-Fırak, s. 333" İmam Gazâlî Hazretleri'nin hocası İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî Hazretleri'nin; "Ehl-i Sünnet'in kesinlikle mezhebi şudur ki; Allâh-u Teâlâ, cihetlerle özelleşmekten ve bir mekânda bulunmaktan son derece münezzehtir." sözü için bakınız: "el-Cüveynî, el-İrşâd, s. 58" İmâm-ı Sübkî'nin, İbnü Asâkir'den naklen: "Allâh-u Teâlâ'nın üst cihet dâhil olmak üzere hiçbir yönle sıfatlanamayacağı"nı zikrettikten sonra; "Bu inancı hiçbir Sünnî inkâr edemez." buyurduğu beyânı için bakınız: "Tâcüddîn es-Sübkî, Tabakâtü'ş-Şâfi'iyyeti'l-Kübrâ, 8/186" Yine bu konuda net açıklamalar için bakınız: "Ebü'l-Mu'în en-Nesefî, et-Temhîd fî usûli’d-dîn, s. 36" İşte Ehl-i Sünnet itîkadının metinleri olarak yüzyıllardır okutulan bu kitaplardaki beyânlardan yola çıkarak; şimdi şeyhlik yapan Feyzullah'ın Ehl-i Sünnet'ten olup olmadığına kendi videosunu izledikten sonra siz karar verin!





Ehli sünnet bir şeyh olduğu iddia edilen Feyzullah Konevi neden vahhabiler gibi “Allah arşta, semada” ifadeleriyle Allahın haşa semada olduğunu iddia ediyor?



Babası çok yüce bir velî olan Seydâ Muhammed el-Konevî Hazretleri'nin şu anda hasbelkader gerçekleşen bir ârıza sonucu postuna oturmuş bulunan Feyzullah, bir zaman önce İsmailağa’ya gidip ziyâretlerde bulunmuş ve onlara çok büyük destekler vermişti. Bu arada bizim aleyhimize de pek çok tweet atarak terbiyesiz ifâdeler de kullanmıştı. Lakin biz, olayları şahsîleştirmemek adına bunlara cevap vermemiştik. Ancak mesele Ehl-i Sünnet itikadı noktasına gelince ve bu kişi, paylaştığım konuşmasında "Allâh'ın Arşta ve gökte olduğunu" söyleyerek Allâh'a mekân isnad edince; artık babasından dolayı kendisine saygı gösteren ve mürîdliğini devâm ettiren Müslümanları uyarmak boynumuzun borcu olmuştur. Şeyh geçinen bu adam böyle diyerek, evvelce "Allâh gökte midir, yerde midir belli değil, 1400 senedir âlimler bunu çözememiş." diyen Nureddin Yıldız'dan bile daha büyük bir dalâlet cümlesi kurmuştur. Şunu belirtmek gerekir ki; "Allâh Arş'tadır ve göktedir" diyen birinin Ehl-i Sünnet'ten olması mümkin değildir. Bütün Ehl-i Sünnet ulemâsı, Allah'ın mekândan ve cihetten münezzeh olduğu hususunda yüzlerce, binlerce eser telîf etmiştir. Hâl böyleyken, Nakşîbendi-Hâlidî tarîkatının kimlerin eline kaldığı artık çok daha ziyâde bir şekilde vuzûha kavuşmuştur. Bu kişinin, İsmailağa'nın da Vehhâbîlik çizgisine doğru süratle ilerlediği bu dönemde onlarla bir hareket etmesinin sırrı da böylece daha iyi anlaşılmıştır. Hazreti Ali Radıyallâhu Anh'ın, Allâh-u Teâlâ'nın mekândan münezzeh olduğuna dâir kavli için bakınız: "Ebû Mansûr el-Bağdâdî, el-Fark beyne'l-Fırak, s. 333" İmam Gazâlî Hazretleri'nin hocası İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî Hazretleri'nin; "Ehl-i Sünnet'in kesinlikle mezhebi şudur ki; Allâh-u Teâlâ, cihetlerle özelleşmekten ve bir mekânda bulunmaktan son derece münezzehtir." sözü için bakınız: "el-Cüveynî, el-İrşâd, s. 58" İmâm-ı Sübkî'nin, İbnü Asâkir'den naklen: "Allâh-u Teâlâ'nın üst cihet dâhil olmak üzere hiçbir yönle sıfatlanamayacağı"nı zikrettikten sonra; "Bu inancı hiçbir Sünnî inkâr edemez." buyurduğu beyânı için bakınız: "Tâcüddîn es-Sübkî, Tabakâtü'ş-Şâfi'iyyeti'l-Kübrâ, 8/186" Yine bu konuda net açıklamalar için bakınız: "Ebü'l-Mu'în en-Nesefî, et-Temhîd fî usûli’d-dîn, s. 36" İşte Ehl-i Sünnet itîkadının metinleri olarak yüzyıllardır okutulan bu kitaplardaki beyânlardan yola çıkarak; şimdi şeyhlik yapan Feyzullah'ın Ehl-i Sünnet'ten olup olmadığına kendi videosunu izledikten sonra siz karar verin!







Ebubekir Sifil Efendi’ye cevabımı eski konuşmalarımdan videolar paylaşarak, canlı yayında inşâellâh vereceğim. Tabî ki birileri gibi 35 dakika sürmeyecek. Kalıcı bir eser niteliğinde olsun, Ehl-i Sünnet’e takviye olsun diye birçok deliller ortaya koyacağım. Otuz beş dakikada iki tane Arapça değil, saatlerce, yüzlerce Arapça ibareler inşâellâh okuyacağım. Ancak olmuş armutların dökülmesini bekliyorum. Onun için biraz zaman lâzım. İsmailağa'ya da sorduğum sorular var, belki o arada onların da cevabı gelir veya gelmez. Ona göre, ben bu olayı birilerinin dediği gibi, "dağ sıçan doğurdu" şeklinde değerlendirmeyeceğim. Ben yine ilmî reddiyelerimi ümmete kalıcı bir eser niteliğinde hazırladım ve yakında paylaşacağım inşâellâh.









Mahmûd Efendi Hazretleri'mizin ölmüş evliyânın yardımının ve tasarrufunun devâmına dâir yaptığı bu konuşmayı paylaşan İsmailağa bugün tersini açıklıyorsa değişen biz miyiz onlar mıdır? Mahmûd Efendi Hazretleri'miz burada yıllar önce vefat etmiş ve Üveys (Veysel) el-Karanî Hazretleri'nin yanında gömülü olduğunu söyleyen bir zâtın bilfiil bedeniyle uçakta hâzır bulunduğunu ve atılacak yerleri târif ettiğini ve onun söylediği bütün yerlerin tam isâbet ettiğini, daha sonra da kimliğini soran pilota, "Ben falan kabirdeyim, gelip beni ziyâret edersin" dediğini açıkça beyân ediyor. Benim anlattığım bunlardan fazla nedir? Dolayısıyla bana yapılan itirâz ve muhâlefetler, bizzat Mahmûd Efendi Hazretleri'nin, Alî Hayder Efendi Babamız'ın ve silsilemizin itikādına yapılıyor. Ve bu video hâlen İsmailağa'nın sitesinde duruyor. Şimdi kendi sitesinde ne olduğundan bile haberi olmayan bir yönetimin elbette kendilerine tâbi olanları Mahmûd Efendi Hazretleri'nin yolundan saptıracakları îzâhtan vârestedir.



Cübbeli Ahmet’e cevabımdır.. youtu.be/9ZGp9tsih34













🔴 Ahmet Mahmut Ünlü: Ebubekir Sifil, bana cevap vereceğini söylemiş. Kabirden terbiye var mı? Var. Ali Haydar Efendi, kabirden feyiz vereceğini söyledi. Ölüler, kabirden tefsir bile yazabiliyor.





