Talha KAYA..

6K posts

Talha KAYA..

Talha KAYA..

@SerhatTalat

Haktan, Hukuktan, Adaleten, Barıştan, Kardeşlikten yana, Irkçılıktan, Ayrımcılıktan, Şiddeten nefret eden bir neferim..

Katılım Mart 2015
4.3K Takip Edilen2.4K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
Ya milyonlarca Kürde Kardeşçe kucak açıp bu toprakların en Saygın, en Çağdaş, en Müreffeh, en Demokratik, en Zengin Ülkesi olacağız, ya da kaderimizi bu gerici, vahşi, çağdışı çetelere mahkûm edip ülkeyi Dünyanın en geri kalmış ülkesi olmaya müsade edeceğiz karar sizin beyler!
Türkçe
1
1
10
1.4K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@gurseltekin34 Delege olmadan, kongre olmadan, seçim olmadan, atama olmadan polis zorunla gelip bir partinn başkanlığını işgal etmek ne ya! Ahlâklı bir siyastçi görevi bittiği an sıradan bir nefer olur partinin her çalışmasında katılır partiye zarar verecek söz duruş imaya asla mehal vermez...
Türkçe
0
0
1
30
Gürsel Tekin
Gürsel Tekin@gurseltekin34·
Sayın Genel Başkanın, “arınma” çıkışınızın bazı çevrelerin kimyasını bozduğu çok açık. Ama görünen o ki daha çok bozulacak. Çünkü bağırarak, çağırarak, çamura yatarak, edepsizliği siyaset zannederek bu partiyi yönetebileceğinizi düşünüyorsanız büyük yanılıyorsunuz. Kardeşim, önce bir duracaksınız. Önce dönüp aynaya bakacaksınız. Kamuoyunda hakkınızda konuşulan, tartışılan onca konu varken; öfkenizi sorgulayanlara değil, kendi vicdanınıza yönelteceksiniz. İnsan merak ediyor; “arınma” sözü neden bu kadar ağır geldi? Temiz siyaset çağrısı neden bu kadar rahatsız etti? Unutmayın; sesi yükseltmek haklı olmak değildir. Siyasette bağıranlar değil, hesabını verebilenler ayakta kalır.
Türkçe
924
102
723
49.7K
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
Rasim Ozan Kütahyalı tutuklanmış. Dosyanın ağırlığından, savunmanın hafifliğinden işinin zor olacağını ifade etmiştik. Bu karar da gösterdi ki suça bulaşan hiçkimse ‘özel’ değil.
Türkçe
1.8K
184
2.3K
223K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
Harekete düşman olanların gazına gelen aynı zamanda paragöz olan serseri. Kürdlerin talihsizliği, bedbahtlığı her kime değer verip baş tacı etmişse gün gelmiş karga misali Kürdü omuzuna pislemiştir. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış misali kendini vazgeçilmez sanan ahmak..
Talha KAYA.. tweet media
Türkçe
0
0
3
40
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@LogHaber Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış 😀
Türkçe
0
0
0
17
HaberLog
HaberLog@LogHaber·
Mem Ararat : ▪️ Görüyorum ki sanatımı küçümsüyorsunuz, sizin ölçülerinizde makul bir sanatçı değilim. ▪️ Gözünüz aydın artık kapım ve pencerem çeliktendir. Ve size sonsuza kadar kapanmıştır. ▪️ Kimsenin kölesi değilim, tek silahım sözüm ve sazımdır.
Türkçe
186
88
2.9K
343.2K
Bedel Boseli
Bedel Boseli@bedelboseli·
YÜZLERCE KÜRT SANATÇI'YA İMZA KOMPLOSU KURDULAR; ÖMÜR BOYU TÜM GELİRLERİNE EL KOYDULAR! Parti şirketi olan KOM MÜZİK'ten Kürt sanatçılara imza tuzağı! YÜZLERCE KÜRT SANATÇININ ÖMÜR BOYU TÜM GELİRLERİNE EL KOYMUŞ DURUMDALAR! Bu yüzden Kürt sanatçılar kendi eserlerinden ömür boyu tek bir kuruş para kazanamıyorlar, aç ve açıkta kalmış durumdalar! Bu yüzden Kürtçe müziği bırakanlar, canına kıyanlar oldu. Buna en ufak itiraz eden, sesini çıkaran bir Kürt sanatçı kesinlikle tüm HDP/DEM Parti belediyelerinde kara listeye alınır, bir daha belediyenin düzenlenlediği konser ve festivallere katılmaz, bilinçsiz halka linç ettirilirler! Nitekim Kürt sanatçıların yüzde 90'ı tüm HDP/DEM Parti belediyelerinin kara listesindedir. Açıklıyorum: 1. PKK'nin İstanbul'daki sivil kadroları "Kürt sanatçıların müzik dağıtım işleri" için 1987'de Kom Müzik şirketini kurdu. Yurtsever Kürt sanatçılar genellikle bu şirket ile çalışır. Bu nedenle çok zenginleşti, büyük bir şirkete dönüştü, güçlü bir dağıtım ağı oldu. Bu şirketin yönetiminde her zaman BDP, HDP, DEM Parti yöneticileri olur. 2. Yurtsever Kürt sanatçılardan Mem Ararat ve Koma Wetan'dan Kerem Gerdenzeri gibi 100'den fazla müzisyen, Kom Müzik şirketine giderek şöyle dedi: "Siz yurtsever Kürt hareketinin, Kürt partisinin müzik şirketisiniz; bu Kürdi duygularla sizi tercih ettik, albümlerimizin dağıtımını siz yapın, başkaları kazanacağına dağıtım gelirlerini siz kazanın, birlikte güçlenebiliriz (...)" 3. BDP, HDK ve DEM Parti yöneticilerinin yönetiminde olduğu Kom Müzik şirketi yöneticileri, "Değerli Kürt sanatçılar, yoldaşlar, bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz, biz her zaman sizin arkanızda olacağız. Takdir edersiniz ki albümlerinizin dağıtım işlerini yapabilmemiz için bu kâğıtlardaki sözleşmeyi imzalamanız gerekiyor" der. 4. Sanatçılar karmaşık hukuki terimlerle dolu bu sözleşmeyi pek anlayamazlar; aslında bir avukata danışmaları gerekir. Ancak, "BDP/HDP/DEM Parti'ye bağlı koskoca yurtsever Kürt hareketinin hakiki müzik kurumu bizi kandıracak değil ya, gidip bir avukata gösterip danışmak da değerli kurumlarımıza ayıp etmiş oluruz" düşüncesiyle araştırmadan imzalarlar. 5. Büyük bir heyecanla, evlerine dönüp kendi aileleri ve ekipleriyle bunu kutlarlar; ardından bu şarkıların 10–15 saniyelik tanıtım kısımlarını kendi kanallarında ya da sosyal medya hesaplarında paylaşırlar. Ama o da ne!? Sanatçılar büyük bir şok içindedir. Çünkü kendilerine şöyle uyarılar gelmiştir: "Bu şarkıyı kendi kanal ve sayfalarında yayınlamaya hakkınız yok; Kom Müzik özel izin ile yayınlamanıza izin verse bile tüm gelirleri Kom Müzik'e aittir." 6. Bu saf ve temiz yürekli sanatçılar, "Teknik bir sorun vardır, şimdi Kom Müzik ile iletişime geçeriz, sorunu çözerler; Yurtsever Kürt Hareketi'nin şirketi bizi dolandıracak değil ya!" diye düşünürler. Ancak Kom Müzik'in verdiği cevap büyük bir hayal kırıklığıdır, dolandırıcılığın âlâsıdır! 7. Kom Müzik şöyle der: "Yoldaş, siz o imzayı atmakla tüm albümlerinizin tüm gelirlerini, tüm kullanım haklarını ömür boyu bize devrettiniz. 8. İşte bu nedenle Kürt müzik sanatçıları, Sosyal medya hesaplarında kendi söyledikleri şarkılarının 10 saniyesini bile paylaşırsa parası KOM Müzik'e gidiyor. Sanatçılar tek kuruş alamıyor. Konserlerde bile kendi şarkılarını söylediklerinde ve bu konserleri klip olarak kendi kanal ve hesaplarında yayınladıklarında tüm parası KOM Müzik'e gidiyor. 9. Düşünün: Yurtsever Kürt Hareketi'nin kurumudur bu! Canımız ve kanımıza ödediğimiz bedeller üzerine kurulan kurumdur bu! Yöneticileri imza hilesiyle yüzlerce Kürt sanatçının şarkılarını, kendi öz eserleri ve emeklerini ömür boyu ipotek altına almışlar, el koymuş durumda! 10. Nitekim bu haksızlığa uğrayan sanatçılardan biri olan Mem Ararat şöyle der: "Bu müzik albümlerini hazırlamak için stüdyonun kirasını ve tüm masraflarını ben kendi cebimden ödedim, bu şarkılar kendi beste ve üretimlerimim. Miks, mastering masraflarını kendim ödedik. Hatta albüm kapağını bile hazırlayan tasarımcıya parasını ben ödedim. Baştan sona tüm çalışma ve masraflar bana aittir. Siz hiçbir emek harcamadınız. Sırf Kürt hareketinin kurumu olduğunuz için, birlik duygusuyla, yurtsever duygularla gelip dağıtım hakkını size vermek istedim. Sadece dağıtım gelirleri size ait olabilir, ben bu amaçla imza attım, zaten sizinle böyle konuştuk. Ama elimi verdim, kolumu kopardınız." Mem Ararat gibi yüzlerce Kürt müzisyen Kom Müzik şirketine bunları dedi ve halen söylüyor. 11. Kom Müzik yöneticilerinin bu değerli Kürt sanatçılara verdiği cevap şu oldu: "İmzalamasaydınız yoldaşlar! Bu imza ile albümlerinin tüm gelirleri, tüm hakları ömür boyu bize aittir. İtiraz eden olursa, sesini çıkaran olursa sonuçlarına katlanır, hain ilan edilir. Bakın size karşı karalama kampanyaları başlatılır, milyonlarca Kürt halkının gözünde itibarınız düşer. Sizin gibilerini çok gördük, onlar artık hiçbiri piyasada yok, Kürt halkı onları sokakta görse yüzlerine tükürür hale getirdik, halkın korkusundan en verimli çağlarında konser veremez oldular. Siz de ona göre adımınızı denk alın, sesinizi çıkarmayın!" 12. Bunca zulüm ve haksızlık yetmezmiş gibi bu KOM Müzik yöneticilerinin de dahil olduğu yolsuzluk, vurgun ve Kara Liste çetesi, iftira ve karalama kampanyası çerçevesinde şu iftiraları atıyorlar: "Mem Ararat, geçmişinden utandığı için eski şarkılarını artık konserlerde söylemiyor, geçmişine ve halkına sırtını döndü, paracıdır, haindir" şeklinde iftiralar yayıyorlar.Burada Mem Ararat bir örnektir, yüzlerce sanatçının durumu budur. Mem Ararat ise, "Yahu bunca haksızlığa rağmen size karşı sesimi çıkarmadım, sizi mahkemeye vermedim, hiç eleştirmedim bile; yeni eserler çıkarıp, konserler veriyorum sadece önüme bakıyorum. Neden bana saldırıyorsunuz!?'' dedi. 13. Peki KOM Müzik'in kurduğu bu imza tuzaklarının Kürt sanatçılar üzerindeki genel etkisi ne oldu? BDP, HDP, DEM Parti yöneticilerinin başında olduğu parti şirketi Kom Müzik, yüzden fazla Kürt sanatçıyı anlattığım imza tuzağına düşürmüş. Sesini çıkaran hain ilan ediliyor, iftiralar atılıyor, itibarı yerle bir ediliyor. Tabii Kürt halkı meselenin özünü bilmediği için bu iftiralara inanıyor, hatta Kürtlerin büyük bir kesimi bu iftiraları gerçekmiş gibi kendi elleriyle daha da yaygınlaştırıyor. Kendi kıymetli sanatçılarına zulmün en büyüğünü yapıyorlar! Bu nedenle bazı Kürt sanatçılar ömür boyu konser vermeye korktu. Onların hayatları kaydı, Kürt ulusunun meşhur yıldızları kaydı. Kürtçe müziğe küstüler, kendi sanatlarından koptular; imza komplosu ve konser ambargosu nedeniyle geçimini sağlayamadıkları için kahrından müziği bıraktılar. Hatta bazıları yaşamına son verdi. 14. Çok sevilen Kürt sanatçının imza komplosu nedeniyle Korona Pandemisinde düştüğü trajik durum! Tüm Kürtlerin severek bağrına bastığı, çok sevdiği, baş tacı yaptığı 65 yaşlarında bir sanatçı… Bazen konserlere gider, küçük de olsa karnını doyuracak, kirasını ödeyecek kadar bir gelir elde ederdi. 2019'da koronavirüs ortaya çıkar ve 2022 yılına kadar konserler, etkinlikler tüm dünyada yasaklanır. Bu değerli Kürt sanatçımız ve ailesi, artık yiyecek kuru ekmek alacak parası kalmamıştır. Ağlayarak Kom Müzik şirketi yöneticilerini arar: "Açım. Lütfen, ne olur bari kendi eserlerimin gelirinden küçücük bir pay verin, ailem aç kaldı, ben aç kaldım, pandemi nedeniyle sokağa çıkmak, tüm dünyada konser ve etkinlikler yasaklanmış durumda, şimdi hiçbir gelirim yok" diye yalvarır. Onurlu bir insan kendi şahsı için başkasına yalvarmaz ama ailesi, çocukları söz konusu olunca yalvarabiliyor! Ey Xuda bu çok acı bir durum! BDP/HDP/DEM Parti yöneticilerinin başında olduğu Peki KOM Müzik yöneticileri ne cevap vermişlerdir sizce? "Yoldaş sen Kürtlere sanatın, müziğin ve sesinle mücadelemize güç verdin, partimize hizmet ettin. Bugüne dek hiç bir gelir elde etmedin bu zorlu durumda tabii ki sen ve ailen, çocukların için elimizden geleni yapacağız" demelerini mi bekliyorsunuz!? Eğer parti yöneticilerinin Kürt aydın, tarihçi, dilbilimci ve sanatçılara böyle diyeceğini, düşünüyorsanız siyasi olarak çok cahilsiniz, hiçbir şey bilmiyorsunuz! Tabii ki bu mağdur Kürt sanatçının talebini reddettiler. Dediler ki: "Yoldaş, sen imza atmışsın, tüm gelirler ömür boyu bize aittir, bundan dönüş yok." Bununla yetinmediler; küstahça şunu da dediler: "Bugüne kadarki eserlerinden sana tek kuruş vermeyiz ama bundan sonra yeni albümler çıkarırsan, hah işte belki oradan sana küçük bir pay verebiliriz." İnanılmaz bir vicdansızlık. 15. Düşünün ki HDP ve DEM Parti belediyelerinin Kara Listesi'nde olduğu için Kürt illerinde belediye konserlerine katılması yasak olan yüzlerce Kürt sanatçı; parti şirketi Kom Müzik'in imza komplosuyla ömür boyu tüm gelirlerine el koyduğu yüzlerce Kürt sanatçı bu ağır yıkım ve trajedi altında yaşıyor. Milyonlarca Kürdün gözleri önünde… 16. Soru şu: Şimdi bu Hareket ve partideki (KCK, BDP, HDP, DEM Parti vs.) kaç kişi gerçekten Kom Müzik üzerinden yapılan bu dolandırıcılığı ciddi bir şekilde araştıracak ya da bir araştırma komisyonunun kurulmasını ciddi ve ısrarlı bir şekilde isteyecek? Kaç kişi "Ya bu sorun çözülür, Kürt sanatçıların telif hakları kendilerine iade edilir yada gerçekten istifa ederim, bu parti ve hareketten ayrılırım" diyecek? Kaç kişi bunları yapacaksa bu siyasi hareket ve partide o kadar namuslu, şerefli ve onurlu insan vardır. @bedelboseli
Bedel Boseli tweet media
Türkçe
124
168
673
564.5K
Nizamettin Ariç
Nizamettin Ariç@aricnizamettin·
Kürt Sanatını Hedef Alan Hegemonya ve Sömürü Sistemi Kürt sanatçılarının eserlerine ve emeğine yönelik gasp, sömürü ve korsanlaştırma; yalnızca değerli sanatçımız Mem Ararat’ın yaşadığı münferit bir olaydan ibaret değildir. Aksine bu durum, yıllardır Kürt müziği ve sanat üretimi üzerinde kurulan sistematik bir sömürü düzeninin parçasıdır. Bu sömürü düzeni sadece ticari bir nitelik taşımamakta; aynı zamanda Kürt sanatı ve siyaseti üzerinde hegemonya kuran ideolojik bir yapının parçası olarak işlev görmektedir. Türkiye ve Kürdistan’da Kom Müzik, Avrupa’da ise Mîr Müzik adı altında faaliyet yürüten yapılar; sanatçıların eserlerini ve tüm telif haklarını ellerinden alarak birçok müzisyeni mağdur etmiştir. Ben de farklı bir boyutta olsa dahi bu mağduriyeti bizzat deneyimlemek zorunda kalan sanatçılardan biriyim. Geçmişte Mîr ve Kom ile bağlantılı çevreler, çeşitli etkinliklerde satmak üzere benden belirli miktarlarda CD talep etti ve ben de kendilerine bu ürünleri sağladım. Ancak sattıkları bu CD’lerin ödemelerini şahsıma yapmayarak emeğimi gasp ettiler. Bu konuyu, PKK’nın etki alanında sanatçı olarak aktif olan çok sayıda isimle görüşmüş olmama rağmen maalesef hiçbir çözüm üretilmedi. Bu sorumsuz yaklaşımın bir sonucu olarak müziğimi bir daha asla bu yapılara teslim etmedim. Uğradığım haksızlığı ve bu konudaki temel şikayetimi, özellikle SES Plak özelinde de kısaca dile getirmek istiyorum: 1990’lı yıllarda, Etem Güner ve Hasan Güner’e ait bir şirket olan SES Plak ile imzaladığım anlaşma, toplamda beş albümü kapsıyordu. Bu anlaşma; karşılıklı imzalanmış, usulüne uygun, şahitli ve tasdikli bir sözleşmeye dayanmaktaydı. Ancak üzerinde mutabık kalınan ödemeler belirlenen süre zarfında yapılmadığı ve bu ödemelerin tarafıma ulaşmayacağı kesinleştiği için, avukatım aracılığıyla sözleşmeyi hukuki olarak feshettim ve eserlerime ait tüm dağıtım haklarını geri aldım. Buna rağmen söz konusu beş albüm; SES Medya, SES Müzik ve SES Plak gibi çeşitli yeni isimler altında, bugüne dek yasa dışı bir biçimde dolaşımda tutulmaya devam etmiştir. Bilinmesini isterim ki; bugün piyasada gördüğünüz ve üzerinde SES logosu bulunan eserlerimin pek çoğu iznim olmaksızın dağıtılmaktadır; bu hırsızlık ve korsanlık düzeni hâlâ sürmektedir. Aydın Plak ve Koçer Plak (Müzik) gibi albümlerimden bir veya ikisini yasa dışı yollarla kopyalayıp dağıtan diğer şirketlerin adını ise şimdilik sadece zikrederek geçiyorum. Bu sorun yalnızca birkaç sanatçıyı etkilemekle kalmayıp, tüm Kürt sanat ve kültür camiasını yakından ilgilendirmektedir. Bizler sesimizi yükseltmediğimiz müddetçe bu sömürü düzeni varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bu nedenle; tüm Kürt sanatçılarına, müzisyenlerine ve bestecilerine sesleniyor; onları maruz kaldıkları haksızlıkları dile getirmeye ve yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşmaya çağırıyorum. Sessizlik, yalnızca bu adaletsiz düzeni ayakta tutmaya ve kalıcı kılmaya hizmet eder. Şayet bu konuda hukuki destek sunmaya istekli avukatlar veya hukuk profesyonelleri olursa, sanatçıların güçlerini birleştirerek ortak bir hukuk mücadelesi yürütmelerini tüm kalbimle desteklediğimi özellikle vurgulamak isterim. Kürt sanatının, dilinin, kültürünün ve kültürel üretiminin korunması hepimizin ortak ve tarihsel sorumluluğudur. 42 yıldır Kürt sanatçıları bastırmaya, terörize etmeye ve silmeye çalışıyorlar. Bu sistemi ortadan kaldırmalıyız. Değerli Mem Ararat’a yapılan bu haksızlığı bir kez daha şiddetle kınıyorum.
Nizamettin Ariç tweet mediaNizamettin Ariç tweet mediaNizamettin Ariç tweet media
Türkçe
143
228
1.2K
95K
Aynştayn Hoca Efendi..
Aynştayn Hoca Efendi..@47mardinbeyi47·
İki Hristiyan arkadaş yolda yürürken biri diğerine: “Biraz bekle, ben günah çıkartıp gelicem” demiş ve kiliseye girmiş. Rahip sormuş: — Anlat evladım, ne günah işledin? Genç mahcup şekilde: — Peder… ben zina yaptım…+++
Aynştayn Hoca Efendi.. tweet media
Türkçe
10
8
220
68.4K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@zafersahin06 En iyisi bütün partileri kapatın seçim meçimi ortada kaldırın hazır meclis çoğunluğunuz da var bir yasa çıkarın ömür boyu iktidarda kalın sizde rahat edin sizi istemiyenlerde rahat etsin bu kadar sorun sıkıntı butlan falan filan bizi yordu yeter artık..
Türkçe
0
0
0
62
Zafer Şahin
Zafer Şahin@zafersahin06·
▪️Mutlak butlan yükleniyor mu? 📌CHP’de 13 yıllık Kılıçdaroğlu döneminin sona erip, Özgür Özel görünümlü İmamoğlu döneminin başladığı 38. Olağan Kurultay’a o günkü parti yönetimi “Demokrasi ve Birlik Kurultayı” adını vermeyi uygun görmüştü. 📌Kaderin garip bir cilvesi olsa gerek… CHP’nin iki yakası o meşhur kurultayın toplandığı 4-5 Kasım 2023’ten sonra hiçbir araya gelemedi. Parti adeta bir karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldı. 📌Özgür Özel’in 682, Kılıçdaroğlu’nun 664 oy topladığı ilk tur seçimlerindeki 18 oy farkı CHP’yi mahkeme kapılarına düşürdü. 📌O gün bugündür hem CHP hem de Türkiye’nin gündeminde bir “Mutlak butlan” tartışması var. (Bu 18 fark meselesine yeniden döneceğiz.) 📌Mutlak butlan davası şu an istinaf incelemesinde. Karar her an çıkabilir. Özellikle Gökhan -Muhittin Böcek ve Özkan Yalım’ın “Etkin pişmanlık” kapsamında verdikleri ek ifadelerin  “Mutlak butlan dosyasına eklenmek üzere” Ankara’ya yollanması “Butlan bu kez çıkacak” beklentilerini artırdı. 📌Yalım’ın ifadesindeki “CHP’nin 38.Olağan Kurultayı öncesinde yapılan il kongrelerinde, Özgür Özel’in genel başkanlığına destek olunması yönünde delegelerle görüşmek için Diyarbakır, Van, Aydın, Denizli, Aksaray, Yozgat, Mersin ve hatırlayamadığım 40 civarında ile giderek delegelerle görüştüm”    şeklindeki beyanları kritik. 📌Çünkü Yalım, devamında bazı delegelerin  çocuklarının Özel’e  destek karşılığında belediyelerde işe alındığını ve bu durumun SGK kayıtlarının incelenmesi halinde ispatlanabileceğini söylüyor. 📌Peki o kurultayda yakınlarını belediyelerde işe aldırarak oyunu değiştiren kaç delege var? İşte burada devreye yine SGK kayıtları giriyor. Bir kulis bilgisi olarak aktaralım… 📌4-5 Kasım 2023’teki kurultaydan sonra kurultay delegelerinin birinci derece yakını olup CHP’li belediyelerde işbaşı yapan 100’ün üzerinde isim tespit edilmiş durumda. 📌Peki Kılıçdaroğlu kurultayı kaç oyla kaybetti? 18 oyla… Hukuk bu durumu “Delegenin iradesinin fesata uğraması” olarak yorumluyor. 📌Yani mahkeme somut delillerle “İradesi fesata uğramış delege sayısının sonuca etkili olduğu” kanaatine varırsa mutlak butlan çıkar… Hem de Temmuz’u beklemeden
Zafer Şahin tweet media
Türkçe
483
506
1.9K
64.3K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@sabihabayar @uluser_07 Ee normal değilmi ? Ne kadar katil, mafia, çete, kara para aklayan, kumar, fuhuş, karanlık işler yapan tüm kriminal tiplerin hepsi Kıbrıs'a gitmiyormu?
Türkçe
0
0
4
755
sabiha bayar
sabiha bayar@sabihabayar·
@uluser_07 Nedenini biz bilemeyiz yalnız grok konudan bağımsız olarak sorulan bir soruya şöyle cevap vermiş
sabiha bayar tweet media
Türkçe
18
56
292
23.7K
ULUSER
ULUSER@uluser_07·
KKTC Resmi Gazetesi'nde yayımlanan Bakanlar Kurulu kararlarıyla, AKP li Mehmet Metiner ve Mete Yarar KKTC vatandaşlığına geçmiş. Sizce neden böyle bir şey yaptılar ?
ULUSER tweet media
Türkçe
776
990
3.6K
438.7K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
Bir Kürd olarak, tüm baskı, işkence, tutuklama, zulümlere rağmen arkadaşlarını satmayan, dünya malına tenezzül etmeyen, asla geri adım atmayan, mücadelleye zarar vermeyen, ahlaksızlığa meyil etmeyen, asla boyun eğmeyen ve bu onurlu davaya inanan tüm yoldaşlarmla gurur duyuyorum❤️
Talha KAYA.. tweet media
Türkçe
1
4
40
342
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@Redbeeea Genelde ev sahipleri binanın üstüne mülk sahibi Allah'tır diye yazar kira bir gün geçtimi kiracının kapısına dayanırlar allahsızlar, babanda bu allahsızlardandır sanırım 😀
Türkçe
0
0
0
57
RED
RED@Redbeeea·
Babamın kiracısıyla kavga ettiği günü unutamıyorum. Adam 3 yıldır aynı evde oturuyordu. İlk taşındığında maaşı iyiydi, düzenli ödüyordu. Sonra ekonomi bozuldu, işleri düşmüş. Bir gün babam mutfakta sinirli sinirli telefonla konuşuyordu: ‘Bu ay da eksik yatırmış.’ Akşam kapı çaldı. Kiracı gelmişti. ‘Abi biraz daha süre ver, kalanını ay sonu tamamlayacağım’ dedi. Babam bir anda patladı: ‘Herkesin derdi var! Ben bankaya ne diyeceğim? Adam sessiz kaldı. Yanında küçük kızı vardı. Çocuk babasının elini sıkı sıkı tutuyordu. Babam devam etti: ‘Ödeyemiyorsan çık evden.’ Adam o an ilk kez sesini yükseltti. +++
Türkçe
274
22
855
1.4M
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@avcemilcicek Bir Kürd olarak, tüm baskı, işkence, tutuklama, zulümlere rağmen arkadaşlarını satmayan, dünya malına tenezzül etmeyen, asla geri adım atmayan, mücadelleye zarar vermeyen, ahlaksızlığa meyil etmeyen, asla boyun eğmeyen ve bu onurlu davaya inanan tüm yoldaşlarmla gurur duyuyorum❤️
Türkçe
0
0
0
23
Avukat Cemil
Avukat Cemil@avcemilcicek·
Bakın ne buldum. AKP’ye geçen Burcu Köksal’ın eşinin attığı tweetler. Muhtemelen silecek linkleri yoruma bırakıyorum. 1– Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı 7 trilyon yolsuzlukla itham etmiş! 2– Seçimlerde AKP’nin yolsuzluk yaptığını iddia etmiş! 3– 15 Temmuz darbe girişimini Erdoğan’ın eniştesinden öğrendiğini yazıp AK Partili vekillerle dalga geçmiş. Ben şunu merak ediyorum böyle bir şahsı nasıl içinize alacaksınız? Nasıl güveneceksiniz? Elden ele yayalım da görmeyenler görsün.
Avukat Cemil tweet mediaAvukat Cemil tweet mediaAvukat Cemil tweet media
Türkçe
143
1.4K
3.4K
128.4K
Maaruf Ataoğlu
Maaruf Ataoğlu@mmaarufataoglu·
Tarihi Bilmeyenlerin ‘Lan’ Siyaseti Maaruf Ataoğlu Mustafa Destici’nin kullandığı üslup, siyasetin değil; seviyesizliğin ve cehaletin dışavurumudur. Bir insana, hele hele yaşça büyük ve siyasî tecrübesi olan Sayın Ahmet Türk’e “Lan” diye hitap etmek; ne devlet ciddiyetiyle, ne milliyetçilikle, ne de insan terbiyesiyle bağdaşır. Önce edep öğrenin… Sonra tarih okuyun… Sonra konuşmaya çalışın. Kürdistan dediğiniz coğrafya; sizin günlük siyasi sloganlarınızla ortaya çıkmış bir isim değildir. Mezopotamya’nın bağrında, on binlerce yıllık tarihsel hafızaya sahip kadim bir coğrafyadır. Sümer’i, Med’i, Hurri’yi, Pers’i, Osmanlı’yı okumadan; tarih sadece kendi dar ideolojik ezberlerinden ibaret sanan zavallılar hakikati kavrayamaz. Sorun şudur: Siz ve sizin zihniyetiniz, tarihin kendinizle başladığınızı zannediyorsunuz. Oysa tarih; bağıranların değil, o coğrafyada iz bırakanların hafızasıdır. Dağarcığınızda fikir yok… Bilgi yok… Tarih yok… Söyleyecek sözünüz tükenince geriye sadece “Lan” dili kalıyor. Sizin bilgi derinliğiniz “Lan” kadardır. Bir babaya, bir büyüğe, Kürd Halkının müstesna bir şahsiyetine hitap ederken bile nezaket gösteremeyen bir anlayış; bırakın devlet aklını temsil etmeyi, Kürdistan’da koyun çobanlığına bile liyakatli görülmez. Çünkü insanın makamını büyüten şey, cırtlak sesi değil; ahlakı, birikimi ve üslubudur.
Maaruf Ataoğlu tweet media
Türkçe
193
105
642
28.3K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@samiltayyar27 Bir Kürd olarak, tüm baskı, işkence, tutuklama, zulümlere rağmen arkadaşlarını satmayan, dünya malına tenezzül etmeyen, asla geri adım atmayan, mücadelleye zarar vermeyen, ahlaksızlığa meyil etmeyen, asla boyun eğmeyen ve bu onurlu davaya inanan tüm yoldaşlarmla gurur duyuyorum❤️
Türkçe
0
0
1
31
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
Gökhan Böcek’in CHP Genel Merkezi’nde Veli Ağbaba’ya teslim edilmek üzere 1 milyon Euro verdiği iddiasını inkar edenler, ‘bağış’ adı altında yeni bir savunmaya geçtiler. CHP’li isimler de destekçisi gazeteciler de ‘bağış olabilir, bağış da suç değildir’ retoriğine sarıldılar. Oysa partilere bağışın bir üst limiti vardır. İddianın geçtiği 2024 yılında yasal olarak bağışta üst limit, 351 bin 134 liradır. İddiaya konu para miktarının TL karşılığı o tarihte yaklaşık 32 milyon liradır. Bu durumda hukuken bağıştan söz edilemez. Ayrıca, bağış makbuz karşılığı kayıt altına alınır, böyle bir makbuz da yoktur. Peki rüşvet suçu oluşur mu? Görevin ifasıyla ilgili bir kamu görevlisine menfaat temini, rüşvet suçudur. Milletvekili de kanun gereği kamu görevlisi sayılır. Ağbaba da Özel de milletvekilidir, partiler de kamusal niteliği olan yapılardır, nitekim Hazine’den yardım almaktadır. Yani, Böcek bağış olarak tasnif edilemeyecek 1 milyon Euro’yu milletvekili/yönetici nüfuzunu kullanmak üzere Ağbaba’ya vermişse, rüşvet suçu oluşur. Ayrıca, Hazine yardımı alan büyük partilerde adayların genel merkeze bağışı, rutin bir durum değildir. Buna ihtiyacı da yoktur. CHP, yerel seçimin yapıldığı 2024 yılında 1 milyar 892 milyon lira Hazine yardımı aldı. Yani, bu savunmaların hiçbir hukuki yanı olmadığı gibi ahlaki de değildir.
Türkçe
457
246
998
78.7K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
Bir Kürd olarak, tüm baskı, işkence, tutuklama, zulümlere rağmen arkadaşlarını satmayan, dünya malına tenezzül etmeyen, asla geri adım atmayan, mücadelleye zarar vermeyen, ahlaksızlığa meyil etmeyen, asla boyun eğmeyen ve bu onurlu davaya inanan tüm yoldaşlarmla gurur duyuyorum❤️
Talha KAYA.. tweet mediaTalha KAYA.. tweet mediaTalha KAYA.. tweet media
Türkçe
0
6
54
642
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@samiltayyar27 Bu ağzı bozuk adamlar hiç hak etmedikleri mevki makam imtiyazlara sahip oluyorlar maalesef..
Türkçe
0
0
1
17
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
Evladın sorumsuzca bir hareketi, babayı da arkadaşı da yaktı. Avukat Begüm Ece Pazarcı’nın arkadaşının çakarlı lüks aracındaki video paylaşımı sonrasında aracın sahibi 173 bin 392 lira ceza yedi, araç trafikten 1 ay süreyle men edildi. Sosyal medyaki tepkilere öfkelenen Baba Emin Pazarcı, kontrolsüz ve asla kabul edilemeyecek küfürlü paylaşımları sonrası çalıştığı Akşam Gazetesi’nde 3 ay süreyle zorunlu izne çıkarıldı. Kendisiyle konuştuğumda kızına da sorumsuz davranışı nedeniyle çok ağır konuştuğunu anlatmıştı. Nitekim sosyal medyadaki paylaşımında bu yanlışı kabullenmediğini ifade etmişti. Maalesef, arada evlat olunca imtihan da ağır oluyor. Dostane tavsiyem; Yaşananları unutması, o paylaşımları silmesi, okuyuculardan özür dilemesi ve sakinleşince yeni bir başlangıç yapmasıdır. Geçmiş olsun.
Türkçe
2.8K
141
1.7K
729.5K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@samiltayyar27 DEM geleneğinde etini lime lime etseniz bile teslim olmak, bırakıp kaçmak, inandığı davaya ihanet etmek yoktur direniş vardır, bunu dost da düşman da iyi biliyor. Öyle zoru görünce kendini kurtarmak için arkadaşlarını satmaz onurunu ayaklar altına almz. Ne mutlu Kürdüz DEM liyiz.
Türkçe
0
0
1
57
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
CHP’den seçilmiş biri büyükşehir, biri il olmak üzere 17 belediye başkanı AK Parti’ye geçti. Belediye başkanlarının tamamının baskıyla parti değiştirdiği iddiasını bir an için kabul edelim. Ve soralım? Neredeyse DEM’li tüm belediyelere kayyım atandı, kimileri cezaevine girdi, biri bile AK Parti’ye geçmedi, peki neden? CHP yönetimi “birinci partiyiz, ilk seçimde iktidarız” diyor, o halde bu başkanlar neden kaybedecek tarafı seçiyor? Sorun, sadece başkanlarda mı veya baskı iddiası, transferleri izaha yeter mi? Bakın. CHP’den AK Parti’ye geçen Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ı ziyaret ettiğimde dedim ki: “Başkanım, ilkesel olarak bu geçişleri doğru bulmadığım için seninle ilgili ‘hayırlı olsun’ paylaşımı yapmadım ama partimin kararıdır, saygı duyarım, bize düşen ne varsa yardımcı oluruz. Fakat, merak ediyorum, hayatında ne değişti?” Umut Başkan, derin bir nefes aldı: “Abi hiç sorma, huzur buldum, rahatladım. CHP’de sürekli tehdit ediyorlardı, baskı yapıyorlardı, kavga, gürültü, taciz, hayattan kopmuştum.” Diğer başkanlarda da ‘huzur’ hasreti dikkatimi çekmişti. Netice itibariyle CHP, biraz da kendine baksa nasıl olur?
Türkçe
1.2K
245
1.4K
185.5K
Talha KAYA..
Talha KAYA..@SerhatTalat·
@DemirFerit62 O dönem güvenlikten, adaletten sorumlu olup bu zalimliğe bu caniliğe bizatihi iştirak-yardım eden, göz yuman suç ortakları yetkililer neden ceza evine alınmıyr acaba? Bunlarn ayrıcalığı nedir? Herkesin ortak çağrısı bu katillerdn soracağımz bu mazlum kızın cesedi nerede olmalıdr?
Türkçe
0
2
37
2K
Ferit Demir
Ferit Demir@DemirFerit62·
SON DAKİKA... Gülistan Doku cinayeti soruşturması kapsamında tutuklanan ve Elazığ Kapalı Cezaevi’ne konulan soruşturmanın bir numaralı ismi, Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, valinin koruması Şükrü Eroğlu, Gülistan Doku’nun SIM kartına girerek verileri temizlediği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile birlikte Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer ve Erdoğan Elaldı’nın Elazığ Kapalı Cezaevi’nden Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne nakledildikleri öğrenildi.
Türkçe
66
261
2.8K
255.3K