murat
452 posts









Çok genç ve erken bir kayıp Çok çok üzgünüm. Sevenlerine ve ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Kimseye saygı duymadığı için yalanlar yayan bazı tiplemeler, hiçbir vefat edene de saygı duymadıklarından, etkileşim için aşıları gündeme getiriyor ve bir yandan vefat eden hanımefendinin anısına saygısızlık yaparken bir yandan da insanları korkutuyorlar. Konu tekrar halk sağlığını ilgilendirdiği, burada oluşacak yanlış algı halkı yine yanlış yönlendireceği için bu açıklamayı yazıyorum. Genç birinin kalp krizinden ölmesinin trajikliği üstünden mRNA aşısına yüklenip etkileşim kovalıyorlar. Ancak bu baştan aşağı yanlışlarla dolu bir çıkarım. Bir kere kalp krizi koroner damarın tıkanmasıdır, myokardit ise kalp kasının iltihabıdır, ikisi apayrı tablolardır ve aşıyla ilişkilendirilen tek ciddi yan etki kalp krizi değil, myokardittir. O myokarditin profili de zaten oldukça bellidir. En sık ikinci dozdan sonra, çoğunlukla ilk bir hafta içinde, ortalama iki gün civarında, genç erkeklerde görülür ve vakaların büyük kısmı taburculukta semptomları düzelmiş halde hafif seyreder (1). Pencere günlerle ölçüldüğü için aşıdan aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkan bir kalp krizini aşıya bağlamak biyolojik olarak imkansızdır; mRNA birkaç günde parçalanır, hücrede birikmez, genetik koda karışmaz, koroner damara pıhtı atmaz, geride yıllar sonra tetikleyecek hiçbir şey bırakmaz. Kırk iki milyondan fazla kişilik çalışma, myokardit riskinin genel olarak aşıdan değil virüsün kendisinden sonra daha yüksek olduğunu, aşıya bağlı olanın nadir ve mütevazı kaldığını gösteriyor (2). Aşıya bağlı myokardit virüse bağlı olandan hem daha seyrek hem de tipik olarak daha hafif ve düzelir seyirliyken, virüsün yaptığı daha ağır ve daha ölümcüldür. Hele damar tarafında, yani bugünkü atılan iftiralar özelinde ise durum zaten tümüyle aşının lehine. Çünkü kırk sekiz milyon erişkinlik kayıt COVID enfeksiyonundan sonraki ilk hafta arteriyel trombozun, yani kalp krizi ve inmenin riskini yaklaşık yirmi kat, venöz pıhtınınkini otuz kattan fazla yükseltiyor (3), enfeksiyonu önleyen aşı da bu olaylardan dolaylı olarak korur, tersini yapmaz. Ani kardiyak ölüme gelince, genç kişilerin ölüm kayıtları tek tek tarandığında mRNA aşısı ile ani kardiyak ölüm arasında bir ilişki bulunmamıştır (4). Bunların üstüne, bu aşıların yalnızca ilk yılında on dört ile yirmi milyon arası ölümü önlediği hesaplanmıştır (5). Yani bu zırvacıların hakkında algı yaymak için fırsatını kolladığının aksine, mRNA aşılarıyla ilgili hesaplamanız gereken gerçek şey; aşının zarar verip vermediği değil, kaç hayat kurtardığı olmalıdır. Genç oyuncunun kalbini durduran şey de otuzlu yaşlarda görülebilen erken koroner ateroskleroz, ailesel kolesterol yüksekliği vb. birçok gerçek sebep olabilir. Kesin olan şey, yıllar önce yapılmış bir mRNA aşısının konuyla ilgisi olmadığı. Diriye saygınız yok, bari vefat edene saygınız olsun Zamansız bir acı kaybı, kendi rezil propagandanıza alet etmeyin. Yazı içeriğindeki kaynakları yorumlarda paylaştım.




Kızılcık Şerbeti oyuncusu 35 yaşındaki Ece İrtem, evinde geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti.























