Necati Latifoğlu

6.6K posts

Necati Latifoğlu

Necati Latifoğlu

@Tuhataneyoo

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu İrticaın şu sizin lehçede manası bu mu?

In the middle of nowhere Katılım Temmuz 2016
195 Takip Edilen25 Takipçiler
Necati Latifoğlu
Necati Latifoğlu@Tuhataneyoo·
@JeanJulienOrion @mayueksel Paralelci daha doğru bir tabir aslında: alttan iş yürütmenin, sahtekârlığın, hak yemenin, ev, yatak odası dinlemenin, şantajın, soru çalmanın, kendinden başkasını müslüman sanmamanın karşılığı yok aslında...
Türkçe
0
0
0
2
Gültekin Avcı
Gültekin Avcı@JeanJulienOrion·
"Fetö" kelimesi; gerçeklerin üzerine atılan en pratik sis bombası. Hakikat konuşulmaz, “Fetö” denir ve konu kapanır. Herkes suçunu bu kelimeye atar; kelime büyür, hakikat küçülür. "Fetö"; günahların sürgün edildiği hayali bir çöl. Şuursuz kalabalıkları yönetmenin en kısa yolu.
Türkçe
40
726
1.8K
30.9K
Necati Latifoğlu retweetledi
Jake Shields
Jake Shields@jakeshieldsajj·
Jake Shields tweet media
ZXX
113
1K
7.5K
67.1K
Necati Latifoğlu retweetledi
Jackson Hinkle 🇺🇸
Jackson Hinkle 🇺🇸@jacksonhinkle·
Why do Zionists LOOK like this?!
English
1.8K
3.6K
11.4K
153.1K
Necati Latifoğlu retweetledi
MEC Vakfı
MEC Vakfı@mecvakfi·
Fatma Sultan Camii’nde Bir Asır Sonra İlk Cuma Namazı İstanbul Fatih’te, Valilik binasının tam karşısında bulunan ve Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhanevî'nin (Rh.a.) gelmesiyle Gümüşhaneli Tekkesi olarak anılan tarihî Fatma Sultan Camii, Mahmud Es’ad Coşan Vakfı ve İstanbul Valiliğinin kapsamlı rekonstrüksiyon çalışmalarıyla yeniden ibadete açıldı. Bir asrı aşan sessizliğin ardından ilk Cuma namazı, 17 Nisan 2026 Cuma günü büyük bir katılımla eda edildi. Mahmud Es’ad Coşan Vakfı, şehrin kültürel ve manevi mirasını gelecek nesillere taşıma sorumluluğuyla yürüttüğü bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkürlerini sunar. #MECVakfı #FatmaSultanCamii
Türkçe
5
88
438
11.3K
Necati Latifoğlu
Necati Latifoğlu@Tuhataneyoo·
@mrubin1971 Seni, ağababalarını, kıçını yaladıklarını, terörist ülken itraili, soyunu, sopunu toptaaaan....
Türkçe
0
0
0
20
Michael Rubin
Michael Rubin@mrubin1971·
“Erdoğan İsrail’i savaşla tehdit etmeye devam ediyor. Bu, böyle başlayabilir.” #Turkiye
Michael Rubin@mrubin1971

“1967’de İsrail, Mısır’ı sadece altı günde yenilgiye uğrattı. İsrail aynı şeyi Türkiye’ye karşı yapabilir mi?” 1945 Michael Rubin tarafından 16 Nisan 2026 19fortyfive.com/2026/04/destro… Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır, İsrail’e yönelik görüşlerini gizlemiyordu. Temmuz 1959’da, “O mikrobu, İsrail’i yok etmek için kesin bir savaş istiyoruz,” diye ilan etti. Ertesi yıl, Kahire Radyosu şu yayını yaptı: “Kesin savaşa hazırlanıyoruz ve doğru zamanda güç ve hızla saldıracağız.” 1960’ların ortalarında Suriye kaynaklı terör, Nasır’ın önüne geçme tehdidi oluştururken, Mısırlı lider İsrail karşıtı söylem ve gösterilerini daha da artırdı. Mart 1965’te, İsrail Batı Şeria ve Gazze’yi işgal etmeden iki yıl önce, Nasır şöyle dedi: “Filistin’e toprağı kumla kaplıyken girmeyeceğiz, toprağı kanla doymuş halde gireceğiz.” Sekiz ay sonra ise, “Hedefimiz İsrail Devleti’nin yok edilmesidir. Acil hedef: Arap askeri gücünün mükemmelleştirilmesi. Ulusal hedef: İsrail’in ortadan kaldırılmasıdır,” diye açıkladı. Nasır daha sonra Tiran Boğazı’nı ve Süveyş Kanalı’nı İsrail gemilerine kapatıp ordusunu seferber ettiğinde, İsrailliler tehdidin sadece retorikten ibaret olmadığını anladı. Tarihçiler ve hukukçular “yakın tehdit” kavramını tartışabilir, ancak varoluş meselesi akademik bir sorun ya da sonradan yapılacak bir “nerede hata yapıldı” incelemesinin konusu olmamalıdır. İsrail’in düşmanları her zaman stratejik derinliğe sahip olmuştur. Mısır, yüzölçümü bakımından İsrail’den yaklaşık 40 kat büyüktür. En dar noktasında İsrail’in genişliği dokuz milden (yaklaşık 14 km) daha azdır. Bugün tarih tekerrür ediyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, içerideki ekonomik başarısızlık ve siyasi huzursuzluktan dikkatleri başka yöne çekmeye ve dışarıda liderlik iddiası ortaya koymaya çalışırken, İsrail’e yönelik saldırgan söylemini Nasır’ın stratejisine benzer şekilde artırmıştır. Nasır gibi, söylemini askeri yığınakla da desteklemiştir. Bugün Erdoğan açıkça savaş tehdidinde bulunmaktadır. Türkiye’nin Dağlık Karabağ’da yaptığı gibi İsrail’e girebileceğini söyleyerek tehdit etmiştir. Sonuçta Türkiye’nin desteklediği Azerbaycan güçleri, tüm nüfusu etnik temizlikle bölgeden çıkarmış, geride kalan az sayıdaki kişiyi ise başlarını keserek öldürmüştür. Nisan 2026’da Türkiye, limanlarına yanaşan gemilerin İsrail ile hiçbir bağlantısı olmamasını şart koşarak “yumuşak” bir abluka başlattı. 10 Nisan 2026’da Erdoğan hükümeti, Hamas’a yardım götürmeye çalışan bir filoyu durdurduğu gerekçesiyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında 4.500 yıldan fazla hapis talebiyle iddianame hazırladı. Perde arkasında ise Türkiye, yalnızca Suriye’nin İsrail’e saldırı kapasitesini artırmaya çalışmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki birçok ülkenin savunma ve istihbarat yetkililerine göre İran’ın yerine geçerek Hizbullah için bir can damarı haline geliyor. Türkiye’nin insansız hava aracı fabrikaları, İsrail savunmasını aşabilecek silahlar üretmektedir. Olası bir Trump yönetiminin Türkiye’ye F-35 savaş uçakları satışı, İsrail’in niteliksel üstünlüğünü zayıflatabilir. Bu arada Türkiye’nin İran’ın izlediği yolu takip ederek nükleer silah kapasitesine ulaşma ihtimali de giderek belirginleşmektedir. Diplomatlar gerilimi küçümsemeye çalışabilir, ancak bölgede yaşayanlar için gerçekler, temennilerden daha önemlidir. 2026 Türkiye’si, 1966 Mısır’ına denktir. Diktatörler, Yahudi devletine karşı kamuoyunu kışkırtmaya çalışmaktadır. Uzlaşmanın mümkün olmadığı ideolojik nedenler, Nasır’ı motive etmiş ve Erdoğan’ın nefretini beslemektedir. İsrailli liderler, Erdoğan’ın sözlerini eyleme dökmeyeceği yönünde herhangi bir yanılgıya kapılmamalıdır. ABD’nin, Erdoğan’ın işgal altındaki Kuzey Kıbrıs’a F-16 konuşlandırmasına karşı hareketsiz kalması, Türk lideri her şeyi yapabileceğine daha fazla inandırmaktadır. Beyaz Saray da bundan sonra ne olabileceği konusunda yanılgıya kapılmamalıdır. 5 Haziran 1967’de İsrail, Odak Harekâtı’nı başlatarak Mısır hava kuvvetlerini, yerdeki 300’den fazla uçağıyla birlikte yok etti. Varoluşsal tehditlerin doğası, çaresiz önlemler gerektirmesidir. Basitçe söylemek gerekirse, eğer İsrail Türkiye’nin hava gücü, donanması ve askeri sanayi tesislerinin kendi varlığına tehdit oluşturduğundan korkarsa, bu tehdidi önlemek için yeni bir Odak Harekâtı başlatmaktan başka seçeneği kalmayacaktır. 1967’de Nasır’ın ordusu bugünkü Erdoğan’ın ordusuna benzerdi: büyük ama abartılmış. Erdoğan’ın ideolojik tasfiyeleri de Türkiye’nin kapasitesini zayıflatmıştır. Türk liderliğini saran paranoya nedeniyle, İsrail Hava Kuvvetleri operasyonlarını Erdoğan’ın yurtdışı ziyaretlerinden birine çıktığı zamanlara denk getirmelidir. Erdoğan, eski istihbarat şefi Hakan Fidan ve halefi İbrahim Kalın gibi ikinci kademe isimlere dayanır, ancak bu kişiler müttefik oldukları kadar rakiptir de. Birine ya da her ikisine yönelik bir darbe, oluşacak boşluğu daha da büyütecektir. İsrail daha sonra Kuzey Kıbrıs’taki, İncirlik, İzmir, Diyarbakır ve yarım düzine diğer şehirdeki üslerde bulunan Türk F-16’larını ve diğer uçaklarını hedef alabilir. İsrail savaş uçaklarının ayrıca Türk Donanması’nın ana üssü olan Gölcük ile Aksaz, Foça ve işgal altındaki Hatay’daki İskenderun’u hedef alması muhtemeldir. Türkiye’nin karşılık verme ve toparlanma kapasitesini zayıflatmak için İsrail’in ayrıca Türkiye’nin silah üretiminin büyük bölümünü gerçekleştirdiği Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tesislerini hedef alması gerekir. Bayraktar TB2 ve Akıncı üretimindeki rolü nedeniyle Baykar’ın merkez, personel ve tesislerinin de hedef alınması muhtemeldir. Ankara merkezli BMS Savunma, gözetleme dronları üretmektedir ve olası hedefler arasında yer alabilir. Türk radar ve hava savunma sistemleri ise büyük ihtimalle ilk dakikalarda etkisiz hale getirilecektir. Türkiye, kendisini NATO şemsiyesi altında güvende sanabilir, ancak durum böyle değildir. Kuzey Atlantik Antlaşması’nın kolektif savunma maddesi olan 5. Madde, çeşitli boşluklar barındırmaktadır. “Silahlı saldırı”nın neyi kapsadığı tartışmaya açıktır; özellikle NATO üyeleri Erdoğan’ın tehditlerini kışkırtıcı olarak görürse. NATO’nun oybirliği ile karar alması nedeniyle, herhangi bir üye teorik olarak 5. Maddenin uygulanmasını engelleyebilir. Bu durum, uzun süredir NATO içindeki uzlaşıyı kendi çıkarları doğrultusunda engelleme tehdidini kullanan Türkiye’ye karşı aynı yöntemin uygulanması anlamına gelebilir. Elbette İsrail’in Türkiye’nin vereceği karşılığa hazırlıklı olması gerekir; bu karşılık güçlü olacaktır. Ancak Türkiye ile İsrail arasında savaş kaçınılmazsa, saldırının zamanlamasını belirlemek ve en avantajlı konuma geçmek için önleyici bir saldırı giderek daha gerekli hale gelecektir. Ayrıca, Türkiye’nin Mısır’dan farklı olarak İsrail ile kara sınırı bulunmadığı ve uluslararası toplumun sükûnet çağrısı yapacağı göz önüne alındığında, İsrail geleneksel Arap devlet stratejisini taklit ederek önce saldırıp ardından ateşkes arayabilir. Böyle bir durumda ABD Donanması, sükûneti sağlamak için Doğu Akdeniz’e konuşlanabilir.

Türkçe
158
19
123
16.2K
makinacınız
makinacınız@kibelemo·
@ajansmuhbir1923 Çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak. Özgür aklın lider olduğu akılcı bir toplum elzem bir gerekliliktir. Atatürk bunu görmüş ve birşeyler yapmaya çalışmış. Ancak çağdaşlaşanlar Avrupa’nın bozukluğuna teba etti. Biat toplumu bu boşlukta zihne engel düşüncelerle ilerlemeye devam
Türkçe
1
0
1
2.6K
🎙️ Muhbir
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923·
⚠️ İstanbul’da 2022 yılında sünnet edilirken kan kaybından hayatını kaybeden 27 günlük Zahit bebeğin davası 4 yıl sonra başladı. Operasyonu gerçekleştiren ve bir tarikatın önde gelen isimlerinden olan Dr. Kamil Salih Selman, Adli Tıp raporlarında kusurlu bulundu. Sanık doktorun kendisini, ‘Vaktimin çoğunu dini sohbetlere ayırıyorum, el pratikliğimi kaybetmemek için çocukları sünnet ediyorum’ sözleriyle savunması kan dondurdu. 👉🏻 Korkunç hadise iddialara göre şöyle gerçekleşti: • Sünnetten kısa süre sonra eve dönen ailenin bebeğinde kanama başladı. • Durumu mesaj yoluyla doktora bildiren aileye, “Tampon yapın ve 3 saat açmayın” talimatı verildi. • Kanaması durmayan bebek, aynı gün saat 17.30 sularında tekrar kliniğe götürüldü. • Klinikte yapılan müdahalenin ardından “Sorun yok” denilerek eve gönderilen bebeğin kanaması ertesi gün de devam etti. • Dr. Selman’ı defalarca arayan ancak telefonlarına yanıt alamayan aile, doktorun eşi üzerinden kendisine ulaşabildi. • Klinikte yapılan üçüncü müdahalenin ardından eve gönderilen Zahit bebekte kanamanın tekrar başlaması üzerine, aile çaresizce büyük hastanelere yönlendirildi. • Durumu ağırlaşan Zahit bebek için ilk olarak Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne gidildi. • İddiaya göre Dr. Selman, hastanedeki kendi öğrencisi olan bir doktoru arayarak aileyi yönlendirdi. • Ancak ailenin ulaştığı doktor, Cumhurbaşkanlığı protokolünün hastanenin yanık ünitesini ziyaret etmesi nedeniyle meşgul olduğunu belirterek telefona yanıt veremedi ve müdahalede gecikme yaşandı. • Daha sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen 27 günlük Zahit Affan Şahin, 16 Ekim 2022 günü tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. (Barış Terkoğlu)
🎙️ Muhbir tweet media
Türkçe
348
399
2K
793.2K
Necati Latifoğlu retweetledi
Biliyor Muydunuz
Biliyor Muydunuz@bilio_muydunuz·
Almanya’da yaşayan homeopati uzmanı Suzan Güzelcik, “Sadece evde tek bir yöntemle bağırsaklarınızın nasıl çalıştığını göreceksiniz” diyerek daha önce hiç kimsenin anlatmadığı kadim bilgiler paylaştı.
Türkçe
32
789
6.2K
421.3K
Big Trader
Big Trader@big__trader·
Hepinize; Almanya'dan gelenlerden, bir şekilde bu çikolatalardan gelmiştir. Bakın en iyisi hangisiymiş.
Türkçe
64
54
808
73.5K
SAGA
SAGA@sagafener·
@borsacibaba Guylian nasıl olmaz. Şaşırtıcı..
Türkçe
1
0
1
2K
Necati Latifoğlu retweetledi
Brian McGinnis
Brian McGinnis@BrianMcGinnisNC·
The moment Brian McGinnis finally saw his wife again. After days of uncertainty, the only thing that mattered was this, being reunited with his family. Brian has always believed in standing up for people and serving his community. In the past few days, people across the country stood up for him. To everyone who called, spoke out, shared his story, and supported Brian and his family, we are deeply grateful. This moment belongs to Brian and his family, but it also belongs to every person who refused to stay silent. Brian is finally home. #StandWithBrianMcginnis
English
873
4.2K
24.9K
326.2K
Naz YAVUZARSLAN
Naz YAVUZARSLAN@NazYavuzarslan·
Pankart çok acı; "Sonumuzun Türkiye gibi olmasını istemiyoruz." İçim parçalandı … Lanet olsun bizi bu duruma düşürenlere… #TelAviv
Naz YAVUZARSLAN tweet media
Türkçe
503
89
734
765.4K
тэкин Агаджык Tekin Agacik
⚠️🔶 Devrim Muhafızları Hava ve Uzay Kuvvetleri'ne ait bir füze Hormozgan Eyaleti, Minab ilçesindeki bir okula isabet etti.
Türkçe
1
2
10
3.1K
Dr. Simon
Dr. Simon@goddek·
Friendly reminder. 🙏🏻
Dr. Simon tweet media
English
54
830
3.9K
42.3K
Akhtar Ghasemi
Akhtar Ghasemi@akhtar1989·
Ms. Alinejad, For years, you told the world to “listen to the voice of the Iranian people”; yet in practice, you have consistently sought to frame the people’s protests along gendered and ethnic lines an approach that effectively fragmented society, weakened national unity, and led to the selective representation of voices — a path that facilitated funding for people like you. If your concern is truly the Iranian people and their voice, for more than two weeks now millions of people have been in the streets, loudly chanting for the return of the monarchy and the name of Crown Prince Reza Pahlavi. Why do you not hear this voice, and why have you not even once mentioned the people’s choice, #CrownPrince_RezaPahlavi through the global platforms you have at your disposal? Is the “voice of the people” only valid when it aligns with your own preferences and narrative? The people are loudly declaring their choice and chanting: “This is the final battle Pahlavi will return.” How long will you continue, through clear double standards and different behavior, to ignore and erase the voice of millions? The world has heard the voice of the Iranian people and has no need for distorted narratives; but at the very least, clarify your own position in the eyes of the people.
English
2
3
28
4.5K
Masih Alinejad 🏳️
Masih Alinejad 🏳️@AlinejadMasih·
One of Iran’s biggest mosques burned during uprising. Don’t panic. This isn’t chaos. It’s 47 years of rage. For 47 years, after every Allahu Akbar from these minarets, innocent Iranians were executed by an Islamist regime.
English
343
3.5K
17.9K
670.5K
Necati Latifoğlu
Necati Latifoğlu@Tuhataneyoo·
@kozlubey Dün dündür, bugün bugündür; çevir kazı yanmasın diyorsun yani? Gelene ağam, gidene paşam? Sahi ne zaman bu kadar iyi tornistan yapmayı öğrendin?
Türkçe
1
0
0
16
ZohaibAi
ZohaibAi@ZohaibAi__sf·
Tell me the number that is biggest then this 99.9% will fail
ZohaibAi tweet media
English
17.7K
255
3.2K
2M
🇮🇳Jitendra pratap singh🇮🇳
Berlin, Germany There were Christmas decorations in one place. Just then, a group of Muslim women arrived and started shouting, "Remove all this. This is not permissible in our religion. This is haram." Berlin is our city, not yours.
English
10
59
115
3.6K
Necati Latifoğlu
Necati Latifoğlu@Tuhataneyoo·
@tamer_kahveci6 Bu kafalar memleketteki en bağnaz, en anti-demokratik fosil kafalar, sonra da demokrasi yok çığırtkanlığı yaparlar...
Türkçe
0
0
0
10
Necati Latifoğlu retweetledi
Cahit Tuz / جاهد توز
2 yılı aşkın süredir devam eden soykırıma rağmen siyonist yapı ile ilişkilerini hiç bozmayan hatta daha da geliştiren @presidentaz'e sormak lazım bu videoda ifade edilenler doğru mudur? "Ermenilere yapmadıklarını bize yaptılar" diyor?
Türkçe
50
276
629
19K
Kuyumcu Hamdi Bey
Kuyumcu Hamdi Bey@hainfraksiyon·
“Aliya İzzet Begoviç bir sürü Müslümanın ölmesine sebep olmuştur.” @nonpapertv
Türkçe
35
24
172
56.8K