
Hayrani Ünal
2.1K posts








5 gün önce Pbr Phe ve Tly satmak için soran takipçilerimi uyarmıştım. Şimdi de 15 gün borsa kapalı ppf e geçelim diye soran var, geçebilirsiniz. Ancak siz alıp satarken valörden gün kaybedeceksiniz 15 gün ppf te dursanız net 15 günlük elinize 1.65 geçecek, valörden gün kaybettiğiniz fon o günlerde böyle bir pozitif getirisinde üzülürsünüz. Finansal okur yazarlığı sıfır olan adamlar burada algınızı yönetmesin kararları kendiniz verin tuş sizin elinizde.

















Fon Okuryazarlığı #19 | Fon Yoğunlaşma Riski Nedir? Selamlar herkese! Bugün biraz "yumurtaları aynı sepete koyma" meselesinin teknik tarafına, yani #Fon Yoğunlaşma Riski konusuna girelim istiyorum. Bu işin sadece "çeşitlendirme iyidir" demekten çok daha fazlası olduğunu konuşalım. Nedir Bu Yoğunlaşma Riski? En basit haliyle; bir fonun toplam varlığının çok büyük bir kısmını sadece birkaç hisseye veya tek bir sektöre bağlamasıdır. Teknik tabiriyle "Concentration Ratio". Eğer elinizdeki fonun ilk 5 hissesi portföyün %40’ını kaplıyorsa, orada ciddi bir yoğunlaşma var demektir. Bu kötü mü? Değil. Ama neyi satın aldığınızı bilmeniz lazım. 1. Sistematik Olmayan Risk (İdiyosinkratik Risk) İşin teknik analiz kısmında biz buna "Unsystematic Risk" diyoruz. Pazar genelinden bağımsız, sadece o şirkete veya sektöre özel bir kriz (mesela bir CEO değişimi, fabrika yangını veya regülasyon değişikliği) fonun canını çok yakabilir. Mantık şu: Portföyde 50 hisse varsa birinin batması %2 etkiler, ama 10 hisse varsa %10 can yakar. 2. Volatilite ve "Standard Deviation" Yoğunlaşmış fonlar genellikle daha yüksek Standart Sapma ile çalışır. Yani piyasa %1 düşerken bu fon %3 düşebilir (veya tam tersi). Eğer kalp çarpıntısı istemiyorsanız, fonun yoğunlaşma oranına bakıp "Ben bu oynaklığı kaldırabilir miyim?" diye kendinize sormanız şart. 3. Korelasyon Tuzağı Burası çok önemli: Bazen bakarsınız fonun içinde 20 farklı hisse var, "Tamam, çeşitlendirilmiş" dersiniz. Ama bir bakarsınız hepsi bankacılık veya hepsi teknoloji... Teknik okuma: Bu hisseler arasındaki Korelasyon Katsayısı 1’e yakınsa, aslında siz çeşitlendirme yapmamışsınızdır. Hepsi aynı habere aynı tepkiyi verir. Gerçek bir fon yönetimi, birbiriyle zıt hareket edebilen (negatif korelasyonlu) varlıkları da sepete eklemelidir. 4. Alfa Peşinde Koşmak mı, Defans mı? Peki neden bir yönetici bu riski alır? Tabii ki Alfa (Endeks üstü getiri) yaratmak için. Eğer yönetici çok güvendiği 5-6 kağıda ağırlık vermezse, endeksi geçmesi çok zordur. Kritik Soru: Fon yöneticiniz gerçekten dahi bir "stock-picker" (hisse seçici) mı, yoksa sadece gereksiz risk mi alıyor? Bunu anlamak için fonun geçmişteki Sharpe Oranı'na (risk başına alınan getiri) bakmak gerekir. Teknik tarafta neye bakacağım? • İlk 5-10 varlığın portföy içindeki ağırlığı • Sektörel dağılım (örneğin %60 teknoloji gibi) • Ülke/bölge dağılımı • Korelasyon (fonlar birbirine benzer mi hareket ediyor?) Mesela iki farklı fonun var ama ikisinin de içinde aynı büyük hisseler yüksek ağırlıktaysa, düşüş geldiğinde ikisi de aynı anda düşer. Bu da “çeşitlendirme yaptım” hissini boşa çıkarır. Temel tarafta ne oluyor? Yoğunlaşma arttıkça volatilite artar. Yani kazanç potansiyeli kadar sert geri çekilme riski de büyür. Özellikle trendin tersine döndüğü dönemlerde bu çok net hissedilir. Peki çözüm ne? • Farklı temalara yayılmak (teknoloji + sanayi + enerji gibi) • Farklı coğrafyalar eklemek • Aynı hisseleri tekrar eden fonlardan kaçınmak • Portföy içi ağırlıkları dengelemek Toparlayacak olursak; Yoğunlaşma bir kumar değildir, bir strateji tercihidir. Eğer risk iştahınız yüksekse ve "Benim fonum endeksten kopup gitsin" diyorsanız yoğunlaşmış fonlar ilacınız olabilir. Ama "Param huzurla büyüsün" diyorsanız, sepetin daha geniş tutulduğu fonlara yönelmek teknik olarak daha mantıklı bir hamle olur. Kısacası mesele fon sayısı değil, gerçekten neye yatırım yaptığın. Aynı görünen farklı fonlar bazen sandığından çok daha “aynı” olabilir. Bunu fark eden yatırımcı bir adım öne geçer. Herkese iyi akşamlar!


























