Sabitlenmiş Tweet
Murat
22.3K posts


Helal olsun aslan parçalarına...
Keşke yönetimi de layık olsa bu taraftara...
Daktilock@daktilock
Galatasaray taraftarları, Nevizade’de kutlama yapmak isteyen Amedspor taraftarlarına izin vermedi: “Aponun p*çleri, yıldıramaz bizleri!”
Türkçe

"Ben Türküm. Bu topraklar benim. Ve ilelebet benim kalacak". Aksini düşünenin anasının a.na koyayım !
Bursaspor Medya@bsmedya
Aksini Söylersek Namerdiz!
Türkçe

@ugurvcann @siyahsancakx Adamdan hatta Konyadan da bahsetmiyorum. Genelden bahsediyorum. Çok arkadaşım akrabam var. Aynen bu şekilde. Ama iş particiliğe gelince aklımın almadığı bir hale evriliyor.
Türkçe

@Velioglu974 @siyahsancakx Yav sen bu adamın siyasi görüşünü nerden biliyorsun da laf ediyorsun anlamıyorum %65 o partili diye bu adam da mı öyle olacak belki ağır solcu belki türkçü nerden biliyorsun içini
Türkçe

⚪️ #ARŞİV | Konyaspor, oynayacağı bir karşılaşma öncesinde İdlib’deki şehitlerimizi anarken duygu dolu anlar yaşanıyor;
Türkçe

@nebuhaber Bu kız çok saçma sapan işlere kalkışıyor. Aldığı ev (!) ve sonrası gibi. En sonunda her şeyi eline yüzüne bulaştırıp sonrasında ağlaya ağlaya ülkesine geri dönüp bizi suçlamaz inşallah.
Türkçe

@darkwebhaber Acayip bir hal aldı dünya. Şu hareketleri yapmak için akıl hastası olmak gerekiyor.
Türkçe
Murat retweetledi

@gokceekatuun kutlayacaksa belediye kutlasın dryip geriçevrilmiş. İnşallah bedel ödetmez siyaset Trabzonspora.
Türkçe

Trabzonspor, siyasi baskılara rağmen geri adım atmadı: Amedspor'a tebrik yok!
Kulisten gelen bilgilere göre Trabzonspor yönetimi, Amedspor’u kutlama konusunda doğrudan siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı.
Bazı siyasi çevrelerin kulübe müdahale ettiği, tebrik mesajı yayınlanmaması halinde bunun olumsuz karşılanacağı uyarısının yapıldığı aktarılıyor.
Trabzonspor’un Karadeniz kimliğiyle şekillenen taraftar kültürü ve milliyetçi duyarlılıkları yüksek taban profili, bu baskının zemin bulmasını zorlaştıran etken olarak öne çıkıyor.
Trabzonspor, sonuç olarak kutlama mesajı yayınlamadı.
Spor mu, Siyaset mi?
Amedspor meselesi, Türk futbolunun hiçbir zaman tam anlamıyla ayrışamadığı bir kırılma hattını bir kez daha gün yüzüne çıkardı: siyaset ile spor arasındaki ince çizgi.
Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın tebrik mesajları kimilerince “centilmenlik” olarak değerlendirilirken, aynı mesajlar bazı çevrelerce siyasi bir tutum alma olarak okundu. Bir kulübün başka takımı kutlaması, Türkiye bağlamında artık yalnızca futbol adabına dair bir mesele değil.
Trabzonspor’un sessizliği de bu çerçevede anlam kazanıyor. Suskun kalmak bile artık bir tercih, bir mesaj.
Bu tablo, Türk futbolunun yapısal bir sorununu gözler önüne seriyor: Kulüpler artık sadece sahada değil, sosyal medya bildirimlerinde de siyasi denge kurmak zorunda hissediyor kendini. Hangi takımı kutlarsın, hangisini kutlamazsın; bu sorular ligden çok, Ankara’daki rüzgârın yönüne göre şekilleniyor.
Süper Lig sahada değil, bu tartışmaların gölgesinde bitiyor.

Türkçe

@ZaferrHaber Kulübe am.d için kutlama talebi gitmiş. Kutlayacaksa belediye kutlasın denip geri çevrilmiş. Helal olsun lan 👏
Türkçe

Dün am.d bugün de bu. N'oluyor lan 😁👏
Trabzonspor@Trabzonspor
🇹🇷 3 Mayıs Türkçülük Günü kutlu olsun
Türkçe

Doğduğu gün ailesi tarafından bir çöplüğe bırakılarak terk edilen Murat Akman, çocukluğunu çocuk esirgeme kurumunda geçirdi.
Kurumu evi gibi benimsemişti, fakat 18 yaşına geldiğinde, istemese de, yasalar gereği ayrılmak zorunda kaldı.
Yine de oradaki öğretmeniyle bağını hiç koparmadı ve elinden geldiğince kurumda kalan çocuklara destek olmaya devam etti.
Askerlik görevini komando olarak yerine getirirken, devletten aldığı maaşı yine çocuk esirgeme kurumundaki çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için gönderdi.
Her operasyona çıkmadan önce, hayatını kaybetme ihtimaline karşı, “son mektubu” olabileceğini düşündüğü bir yazıyı kaleme alıyor ve çocukluk arkadaşı olan birine ulaştırılmak üzere bir silah arkadaşına emanet ediyordu.
Bir gün, Murat Akman’ın geri dönmediği bir operasyon sonrası, mektubu emanet ettiği asker arkadaşı, onu vasiyet edildiği kişiye teslim etti.
Murat’ın birlikte büyüdüğü o arkadaşı, şehidin isteği üzerine mektubu bir medya kuruluşuna belirli bir bedel karşılığında devretti.
Gazetenin ödediği bu ücret, Murat’ın büyüdüğü çocuk esirgeme kurumuna bağışlandı.
Ve Murat Akman’ın mektubu, şehit olduktan sonra gazetede yayımlandı.
“Bu yazı bir komando erin mektubudur.
Eğer bu satırları bir gazetede okuyorsanız, ben artık hayatta değilim demektir.
Bir ailem olsaydı, bu mektubu onlara gönderirdim ama benim kimsem yok.
Şu anda koğuştaki ranzamda oturuyorum.
Yanımda Adana’dan, Ağrı’dan, Sivas’tan, Edirne’den, Diyarbakır’dan, Ankara’dan, Antalya’dan, İzmir’den, Urfa’dan, Trabzon’dan…
Kısacası Türkiye’nin dört bir yanından gelen, birbirini tanımayan ama birbirinin canını korumaya ant içmiş birçok asker var.
Birazdan göreve çıkacağız, tek dileğimiz kimseye zarar gelmeden geri dönmek.
Ölme ihtimalini düşünerek mektup yazmak çok zor.
İnsan ölümü aklına getirmek istemiyor; hep bir umut var ya hani, “belki sağ dönerim” diye.
Askerliğim bitince bu mektubu yırtıp atacaktım ama eğer bu satırları okuyorsanız, demek ki atamadım.
Zaten kalem tutmakta pek iyi değilimdir; ben silah tutmayı daha iyi bilirim.
Siz öğrettiniz bana o silahı tutmayı — sizi korumak için.
Garip olan şu ki, siz bu mektubu okurken ben neden öldüğümü bile bilmiyor olacağım.
Belki bir mayına bastım, belki de kurşunlara hedef oldum.
Soruyorum size: Bilen var mı, ben ne uğruna öldüm?
Kışlada her televizyona baktığımda, insanların birbirini öldürdüğünü, birbirine zarar verdiğini gördüm.
Müziğin sesi yüksek diye komşusunu vuranlar,
Gücü sadece kadına yetenler,
On lirası için adam öldürenler,
Kız arkadaşına baktı diye bıçak çekenler…
Söyleyin bana, ben kimi korumak için öldüm?
Eti az pişti diye garsona bağıran adam;
Ben sen rahat uyu diye kurşunların arasında yaşadım.
Arabasını solladılar diye öfkeyle levye kapıp inen adam;
Beni doğurduğu gün çöp bidonuna atan annem;
Söyleyin, ben kimin uğruna öldüm?
Yetimhanede de, askerde de, en güzel şeyin ekmeği paylaşmak olduğunu öğrendik biz.
Peki size ne paylaşmayı öğrettiler?
Ben sizleri önce Allah’a, sonra birbirinize emanet ediyorum.
Ben sizden razı oldum, Allah da sizden razı olsun.
Murat Akman – 1996
Bu yazıyı sık sık paylaşırım.
Neden mi?
Belki birilerinin vicdanı sızlar diye…
Ama nedense bir kaç kişi dışında okuyan yoktur....🙏💓😨
Sonuna Kadar Okuduysan LÜTFEN PAYLAŞIM YAPMAYI UNUTMA Kİ GÖRMEYEN OKUMAYAN KALMASIN🙏🙏

Türkçe

@yamtar632 @MHP_Bilgi Bana düştü lan at yaprrrrrrrrrrrrrrrrrrraaaaaaaaaaaaaaa
Türkçe

@HasanEnesSeluk2 @MHP_Bilgi O zaman önder aponuzla Yeni Türkiye kurmaya çalışıncaya kadar neder Türkçüler günü diyordunuz kertenkele. Kimi kandırıyorsun sen.
Türkçe

@yasinnafsr @MHP_Bilgi Kardeş sen o profilindeki ne mutlu Türküm diyene yazısını değiştir ne mutlu milliyetçiyim diyene diye yaz. Göktürk alfabesini de sil Arapça Kürtçe karışık bir şey yaz oraya. Önder aponuzla kuracağınız Yeni Türkiyenin hayaliyle size mutluluklar.
Türkçe

@Velioglu974 @MHP_Bilgi 3 Mayıs’ı; Atsız Türkçüler,Atsız’ın kardeşi Sançar Türkçülük, Türkeş ise Milliyetçiler günü diye anmıştır. Bu sebeple üçü de yanlış değildir. Bu konuda polemik çıkarmak da işgüzarlıktır.
Türkçe
Murat retweetledi


















