

Filiz Er
10.8K posts






































DEMİRTAŞ SERBEST BIRAKILMALIDIR “MHP’nin Bilge Lideri Sn. Bahçeli’nin de dediği gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları acilen uygulanmalıdır. Bu çerçevede başta Selahaddin Demirtaş olmak üzere haklarında karar verilenler tahliye edilmelidir. Özellikle Demirtaş’ın serbest bırakılması, sürecin başarıyla sonlanması için gerekli olan güven ikliminin kökleşmesinde belirleyici bir öneme sahiptir. Demirtaş’ın sürece katkısı ziyadesiyle önemli olacaktır. Sayın Bahçeli’nin bu yönde ortaya koyduğu irade, süreci pozitif yönde ilerletecek önemdedir. İnanıyoruz ki bu sürecin gelip dayandığı kritik eşiğin aşılmasında da bu önemli bir faktör olacaktır.” (2 Mayıs Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği’nin kongresinde yaptığım konuşmadan.)


KRİTİK EŞİĞİN AŞILMASI KONUSUNDA HÜKÜMETİMİZE ÇAĞRIMIZDIR “Buradan devletimize/hükümetimize de sözümüz var bizim. Bu kritik eşikte beklemek, süreci enfekte etmekte isteyenlerin oyun planına hizmet anlamına gelir. Süreci bekletmek doğru değil. Sürecin başarıyla hitamını ve kalıcı barışın teminini sağlayacak adımları cesaretle atmanın tam vaktidir. Meclis üstüne düşeni yapmalıdır. Hükümet üstüne düşeni yapmalıdır. Bu tarihi fırsat güvensizliğe kurban edilmemelidir. Yolun sonuna geldik. Son düzlükte, “Evvela sen, sonra ben!” türünden kısır döngülerin süreci zehirlemesine izin verilirse, bu tarihi bir vebal olur. Çözüm için gerekli olan güven ikliminin bozulmasına izin verilmemelidir. Karşılıklı güven teatisi sağlanmalıdır. Hiçbir komplekse ve taktiksel hesaba kapılmadan gerekli adımlar atılmalıdır. Güven karşılıklı adımlarla gelişir ve kök salar. Bir adıma karşılık bir adım. Sonra tüm adımlar kendiliğinden gelir. Şimdi acil ve önemli olan soru şudur: O kritik eşikte birbirimize bakıp duracak mıyız, güven-güvensizlik üzerinden suçlamalar getirerek süreci bozulmasını dört gözle bekleyenleri sevindirecek miyiz? Kandil’e bakarak pozisyon belirlemek yanlışlığına düşmemek lazım. Kandil’i hala Türkiye’ye karşı kullanma hesabı yapan o güç merkezlerinin oyununu bozacak cesaretli adımlarla süreci taçlandırmak gerek. Soruyorum: Sürecin bozulması kimin işine yarar? Süreç bozulduğunda kimin kazanacağı ve kimin kaybedeceği belli. Birbirimize kazandırmak varken ve hep birlikte kazanacağımız yeni bir Türkiye inşa etmek fırsatı önümüzde dururken, başkalarına kan ve gözyaşlarımız üzerinden kazanım sunmak sorarım size hangi akla hizmettir? Biz Erdoğan liderliğindeki devletimize-hükümetimize güveniyoruz.” (2 Mayıs Cumartesi günü Demokrasi ve Birlik Derneği’nin kurultayında yaptığımız konuşmadan)







































