Sabitlenmiş Tweet
Sairnenehatun 🖊️
94.7K posts

Sairnenehatun 🖊️
@_guzelgunler
Aşısız aşım, kaygısız başım😂 Allah'ın düzenine aykırı iş tutan herkese karşıyım! Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek benim karakterim! 🦀
Aydın, Türkiye Katılım Mart 2011
12.7K Takip Edilen12.7K Takipçiler

@Dede38__ @NeclaCetin9 Ne çok şey! Bir çocuk için, annenin ailedeki rolü. Annelik; her doğurana değil, yakışana!
Varlıkta, yoklukta var olabilene nasip oluyor.
Türkçe
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi

Şair Deniz İnan’ın " Karşı evin annesi "
isimli şiiri 2019 yılında Avrupa ’da en iyi
Türk Şiiri ödülünü almıştır.
KARŞI EVİN ANNESİ
Sen iki ters bir düz kırgınlıklar örerken beş numara şişle
Yumuşacık kakaolu kekler yapardı karşı evin annesi
İmrenirdim
Mutfağındaki eksik malzemeden bihaber
Tepeleme dolu kızgınlıklar yüklerdim dişlerimin arasına
Bilmezdim anne
Karşı evin babasında bitermiş iş
Bunu görmezdim
Hep başın ağrırdı
Başın, hep ağrırdı
Sırf bu yüzden bile bazı zamanlar
Seni sevmezdim
Küçüktüm anne
Bilseydim evinde su faturası ödenmemiş
Çeşmeden akmayan suya
İsyan etmezdim
Sen iki kere ikinin dört ettiğini ekmek hesabından bilirken
Mis kokulu çamaşırlar asardı karşı evin annesi
Özenirdim
Ellerindeki çamaşır suyu kokusundan rahatsız
Çocukça bir küskünlük eklerdim gecelerime
Oysa ellerin ruhuma akarmış saçlarımdan
Ömrümü tararmış titreyen parmakların
Bilmezdim anne
Büyümek denen illet dayanıncaya dek kapıma
Ellerinin ne muhteşem olduğunu bilmezdim
Küçüktüm anne
Yoksa
Gün aşırı patlayan sarı ampulü
Mumla yamayacak yüce gönlünü
Ezecek kadar ezilmezdim
Sen çalı süpürgesiyle süpürürken dış kapının ağzını
Taze boyalı saçlarını savurarak süzülürdü karşı evin annesi
Ayağında yüksek topuklu bir isyan
Düşündüm de şimdi
Ne iğreti dururdu o topukların üstünde dursan
Senin çatlamış ayakların vardı anne
Hacı şakir kokardın en beyazından
İncecik bir yemeniyle gizlerdin
Ölünce her bir teli yılan olacak sandığın sırma saçlarını
Çok yeni anladım anne
Ağaran her saç telinden üstüme düşen payımı
Çocuktum anne
Bir bisikletim olsa bütün mutluluklar benimdi
Babam eve sarhoş gelmiş geç gelmiş
Hepsi sabah sokağa çıktığımda biterdi
Bilmezdim anne
Karşı evden arta kalan çantalar dolusu giysi
Üstümüze cuk otururken
Ruhuna azap olur akarmış
Bilmezdim benim annem gözünün yaşıyla her bayram
arifesi
Vitrinlere bakarmış
Sen ilkokul fişlerimi kardeşimle hecelerken
Telefonu keşfetmiş karşı evin annesi
Bilsen ne cahildin ne görgüsüzdün gözümde
Yak deseler yakacağım o dakika dünyayı
Yık deseler
Ne şu eski divan kalacak
Ne çiçekli perdeler
Şimdiki aklımla ah bir sorsalar bana
Desem
O tertemiz günlerim
Hani şimdi neredeler
Ben ay sonunu nasıl getireceğim diye
Hesaplar yaparken bir gün
Oğlum nefes nefese yararak ortalığı girdi içeri
Yumuşacık kakaolu kekler yapmış dedi karşı evin annesi
Çok geç anlıyor insan anne
İlle de kendi annesi
İlle de kendi annesi...
DENİZ İNAN

Türkçe

@Dede38__ @nasuhmahruki Ben de bir gün bir söz yazdım ve altına ismimi yazamadım. Herhalde birinin üstüne attım. 😃 Geçmiş gün unuttum şimdi
Türkçe

AZİZ NESİN ANLATIYOR..
Bir roman yazdım. Üç ay, geceli gündüzlü bu romana çalıştım. Dünyada herkes birbirini kandırır, yazar kısmı da kendi kendini kandırır. Başkalarına söylemeye utansam bile kendi kendime söyleyebilirim. Roman çok güzel oldu. Gazetelerden birine götürdüm.
"Biz telif roman neşretmiyoruz," dediler.
"Bir kere okuyun!"
"Ne gereği var, halk telif roman sevmiyor."
Bir kitapçıya götürdüm. Daha "Bir romanım var," der demez, "Biz yalnız tercüme romanlar basıyoruz," dedi.
Başka birine götürdüm. O da, "Tercüme varsa getirin, telif roman satılmıyor," dedi.
Nereye gittimse, hepsi birbirinin ağzına tükürmüş. Üç ay, ha babam ha, çalışıp büyük ümitlerle yazdığım roman, kimse görmeden cami kapısına bırakılacak günah çocuğu gibi elimde kaldı.
O zaman aklıma geldi. Bizim arkadaşlar, kimi Fransızcadan, kimi Almancadan, kimi İngilizceden, İtalyancadan hikâyeler aparıp Johnson’u Ahmet, Martha’yı Fatma yapıyorlar; sonra kendileri yazmış gibi hikâyenin altına imzalarını çakıp dergilere veriyorlar. Ben niye sanki tersini yapmayayım?
Oturdum, romanda ne kadar Türk adı varsa değiştirdim. Amerikan ismi koydum. Elime bir yerden de New York’un planını geçirdim. Romandaki yer adları da Amerikan'ca oldu.
Şimdi sıra geldi, romanın yazarına... Mark Obrien diye bir de ortaya Amerikan yazarı çıkardım.
"Yalnız çeviri roman yayımlıyoruz," diye beni tersyüz eden gazeteye romanı götürdüm. "Size Mark Obrien'den çevirdiğim bir roman getirdim," dedim.
"Çok güzel. Kim bu Mark Obrien?"
"Aaa! Bilmiyor musunuz? Ünlü Mark Obrien yahu! Kitapları bütün dünya dillerine çevrildi."
Romanı okuma gereği bile görmediler; trink paraları sayıp aldılar. Yalnız bana "Yazar ve eseri hakkında bir şeyler yaz," dediler.
Sarıldım kaleme:
"Mark Obrien'in son şaheseri: 'Strugglefor Life'
Amerika’yı yerinden oynatan bu eser bir ayda
4 milyon sattı. Bütün dünya dillerine çevrilen
bu kıymetli roman, nihayet 'hayat kavgası' adıyla dilimize de çevrilmiştir."
Mark Obrien efendiye bir de hal tercümesi şişirdim, sormayın. 18 çocuklu ailenin en küçük çocuğu. Babası Philadelphia'da bir çiftçi.
Oğlunu papaz yapmak istiyor. Küçük Mark, daha 14 yaşında ilahiyat profesörünün kaba etine iğne batırıp mektepten kovulmak zekâsını gösteriyor. Tıpkı birçok ünlü Amerikan yazarının hayatı gibi… Balıkçılık yapıyor.
Hep bildiğiniz hikâye. Derken 40 yaşında ilk hikâyesini
‘Let Us Kiss’ dergisine gönderiyor. Dili, üslubu o kadar bozuk, anlamsız, saçma ki!
Anlayacağınız, uzun bir hal tercümesi.
Bizim roman bir tutunsun. Kitapçılar,
"Aman şu mark Obrien'den bir çeviri de
bize yap!" diye peşime düştüler.
Mark Obrien'den tam 18 roman çevirdim.
Daha da ömrüm oldukça çevireceğim. İş bununla kalmadı. Hani ünlü polis hafiyesi
Jack Lammer var ya. Kitabı herkesin elinde dolaşıyor. Ondan da 6 kitap çevirdim. Son günlerde işi ilerletmiştim. Hintçeden, Çinceden bile çeviriyordum.
Bu gidişle bir zaman gelecek, Amerikan edebiyat tarihini yazacak olanlar, Türkçe romanları okumaya mecbur olacaklar. Benim de artık son umudum, Mark Obrien adıyla, Amerikan edebiyatında yer almak.
Aziz Nesin

Türkçe

@TanTasci @EmrePna69972541 Ne vicdansızlık! Peh! Yok mu bir örtü, bir çamaşır sepeti, kova, bir poşet yazık!
Türkçe

Keşke telefon tutacağına bi şemsiye tutsaymış, hayvan cebelleşiyor yumurtası ıslanmasın diye ama insanlar etkileşim derdinde !
ZAM Haber@ZamHaberAjans
Gaziantep’te yağan aşırı yağışa rağmen yuvasındaki yumurtalarını terk etmeyen güvercin sosyal medyada yoğun ilgi gördü.
Türkçe
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi

@SynergyKendiyas Kullanmıyorum ama dediğiniz doğru Allaha sığınıyoruz her türlü zorluktan, fenalıktan... Allah'a emanetiz🤲🤲🤲
Türkçe

"5G değil isterse 5000G olsun !
Siz iman sahibi iseniz, Allahu Tealaya müracaat ediyorsanız; abdestinizi alıp günde 5 kez kendinizi temizliyor resetliyorsanız, korkmanıza gerek yok.
Hiç bir frekans iman frekansının üzerine çıkamaz"
"Zararlı değildir" demiyoruz, "siz bu hal üzere olursanız zarar veremez" diyoruz
Synergy Kendiyas@SynergyKendiyas
🚨 5G FREKANSI ⁉️ ➡️Zararlı mı? ➡️Ne yapmak, nasıl korunmak lazım ? Manevi pencereden gelen cevap 👇
Türkçe

@kursadoguz @mruseng @cem_avs @selvinkorkmaz @avbulentkaya @MertUznsoy TV yan odada kapalı. Biz bıktık usandık aynı konuşmalardan izlemiyoruz. Ama bir zamanlar sabaha kadar siyaset meydanı, savaş Ay ve Uğur Dündar izlemişliğimiz var. İnanç, güven uçtu gitti...
Türkçe

Rota tüm hızıyla devam ediyor. Sokağı, seçimleri, ekonomiyi konuşuyoruz…
@cem_avs @selvinkorkmaz @avbulentkaya @mruseng @MertUznsoy

Türkçe
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi

Nafiz Deniz Seçer, köy köy gezerek gönüllü olarak zeytin fidanı dikiyor 🌱
13 yıl içinde Türkiye'nin dört bir yanındaki atıl arazilere on binlerce fidan dikti, yüz binlerce tohumu toprakla buluşturdu. 🌱
Hedefleri 1 milyon zeytin ağacı 🌿
“Ben dağlardayım, ellerim toprakta... Sen de bir fidan sahiplenerek ya da bu mücadeleyi çevrene yayarak yanımda olabilirsin. Hatta sadece burada paylaşmakla kalma; komşuna anlat, iş yerindeki arkadaşlarına söyle, arkadaşlarını etiketle…bu topraklara nasıl can verdiğimizi herkese duyur!”
Nafiz Deniz Seçer
emeğine yüreğine sağlık 🙏
Türkçe

@toparlanvegitme @fikrettopal44 Bugün pazartesi miydi? Vallahi dümdüz yaşıyoruz günlerin adı yok
Türkçe
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi
Sairnenehatun 🖊️ retweetledi

Muharrem İnce ve Özgür Özel şehitlerimizin olduğu gün "bizimkilerin keyfi yerinde" paylaşımını bilinçli bir bölücülükle atan Amedspor'u tebrik etmeye başladıysa, Erdoğan'ın kazanması çok yakın demektir.
Erdoğan ve Devlet Bahçeli açılım sürecinde zora girdi çünkü Türk halkı açılım sürecini desteklemedi.
Özgür Özel'in yapmaya çalıştığı şey Kürt vatandaşları kendine cezbetmek değil.
Açılım sürecinden dolayı midesi bulanan Ak Partililere "Biz gelirsek daha fazlasını yaparız" dedirttirmek.
Bunun için Amedspor'u tebrik etmek için sıraya girdiler.
Yani anlayacağınız arkadaşlar, seçim atmosferi başladı.
Şimdi bu süreçte CHP PKK'ya daha fazla yanaşacak.
Erdoğan bu konuda biraz daha mesafeli görünecek.
Böylece CHP'nin oyları eridikçe Erdoğan'ın oyları artacak.
Erdoğan bu süreci biraz daha sessiz sürdürecek.
Bu sessizlik onun Kürt oylarını alması konusunda zararına olmaz.
Netice itibariyle açılım sürecinde elinden geleni yaptı.
Kaldı ki bunlar Kürt kimliği ile PKK kimliğini birbirinden ayırt bile etmiyorlar.
Etseler, PKK'ya meşruiyet verici hamleler içerisinde olmazlardı.
Anlayacağınız büyük akıl devreye girdi.
CHP bunlardan daha çok PKK sempatizanı dedirtmek bu aklın bir yolu.
Özgür Özel de Muharrem İnce de şimdi bu aklı ön plana çıkaracak hamlelere doğru hızla koşuyorlar.
Özgür Özel'in zaten Kemal Kılıçdaroğlu'na sahip çıktığı Twiti gördünüz.
Tüm bu olanlar seçimleri Erdoğan'ın kazanması için oluyor.
Türkçe
















